03 Mart 2019 Pazar, 18:58
Sezai Bayar
Sezai Bayar sbayar@haberhurriyeti.com Tüm Yazılar

İflaslar dönemi mi?

Ekonomik göstergeler Türkiye’nin geleceği konusunda hiç de iyi sinyaller vermiyor.

Sayın Erdoğan’ın “Seçim sonrası her şey yoluna girecek “mealli temennilerinin aksine, tehlike giderek büyüyecek gibi.

Aslında “gibi” de fazla…

Gelin, şu anda ülkede görünen tabloya bir göz atalım.

Enflasyon, faizler, hayat pahalılığı, doların şımarık ve domatesin terörist ilanı tablosu orta yerde. Bu konuda söylenenler hafızalarımızda.

Şimdi en tehlikeli dönemece gelindi ki, umarım bu dönemeçte kazalar az olsun, ülke daha da riskli bir tabloyu yaşamasın.

Bahis konusu reel sektör.

Yani Türkiye’de üretim yapan şirketler.

Türkiye genelinde 2 binden fazla şirket sırat köprüsünde…

Şaka filan değil. Gerçekleri yazamayan, yazmaya kalksa da, bu konudaki haberleri  ufacık gösteren, hatta satır aralarına sıkıştıran Saray yanlısı gazetelerde gördüm, 150-200 kişi arasında istihdam kapasiteli 2 bin şirket düşünün.

Bu şirketlerin 1500’ü iflasın pençesindeymiş.

İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçevan’ın belirttiğine göre de, iflasın eşiğine gelen ancak önce konkordato yolunu tercih eden şirketlerin zorlu bir süreçten geçtiklerini söylüyor.

Hatta böylesine kötü durumda olan şirketlerin konkordatoyu ilaç gibi gördüklerini vurguluyor.

Yani, boğazına kadar borçlu ve bu  borçlarını ödeyemez, çarkları döndüremez durumda kalan bu şirketlerin tamamı konkordato kapısında bekleyip, yeniden yapılanmayı gerçekleştirmek istediklerinde, yargının “iflastan başka çareniz yok” nasihatı ile karşılaşıyorlarmış.

Yani “ölümden önceki son çırpınış” para etmiyorlar.

Bahçevan, Nisan ayı sonrasında özel sektörde güç duruma giren şirketler için “ Reel sektörde bir seleksiyon olacak” diyor.

Yani kaçınılmaz son.

Konkordato kapısından ters yüz edilenlerin gidecekleri yollar belli.

İflas bayrağını çekmek.

Ya da Bankaların kucağına düşmek.

“Banka kucağı” demek yüzde 22-25 faizle borçlanmak demek.

Bu zaten iflastan beter hale gelmek demek.

Bugüne kadar konkordato isteyen şirketlerin yüzde 90’ı reddedilmiş.

Yani en az 1500 kadar şirketin iflası kesin gibi.

Tabii başka bir çare üretilemezse veya geriye dönük olarak başvurular tekrar incelenmezse.

Özetle ve sonuç olarak bu şirketler iflas ederse buralarda çalışan 150-200 kadar çalışanın kapı önüne konması kaçınılmaz olacak.

Bu ne anlama gelir?

Yani, yaklaşık olarak 300 bin kişi kapının önüne konacak.

Bir yandan, yeni istihdam alanları yaratacağız ve “Yılın sonuna kadar 2.5 milyon kişiye istihdam sağlayacağız” diyen  damat beyin palavrası, öbür yanda işsizlere eklenecek yeni insanlar.

Aileleriyle birlikte perişan olacak yeni işsizler ordusunu gözlerden gizleyen ve bu konuda elini kıpırdatmayan iktidarın, 2 liralık domates peşinde koşan fakir-fukara için tanzim satışları yaparak gerideki gerçekleri örtbas etmesi inanılır gibi değil.

Saray’ın patronu “palyatif” önlemlerle ekonominin düzeleceğini sanıyor.

Yeni sistemin bakanları “papağan” gibi önlerine konan yazılı konuşmaları tekrarlamakla meşguller.

Maliye ve Ekonominin başında damat bey pembe tablolar çizmekle meşgul.

Oysa her alanda kayıplar artıyor.

Enflasyonun azgın hale gelmesi, hayatın sürdürülebilir olmaktan çıkması, fakir-fukaranın artması, işsizliğin tavan yapması, kredi faizlerinin aşağı çekilememesi, dövizin durdurulamaması, üretimin düşmesi ve sonuçta istihdamın dibe vurması…

Neresinden bakarsanız bakın, eğer  görünen tablo ve gelinen nokta için uzman doktorlar heyetine  yani tıpçılara“ durum-vaziyet nedir?” diye sorsak, onların vereceği cevap galiba belli:

“ Şu anda hastamız, çoklu organ yetmezliği tablosuyla karşı karşıya. Yeni tedbirler ve yeni tedavi usulleri uygulanmazsa hastamızın geleceği pek parlak görünmüyor”

Yaşanan tablo orta yerde.

İktidar ve Saray’ın ekonomistleri çuvallamış görünürken, muhalefet ne yapıyor dersiniz?

Var mı ki?

www.haberhurriyeti.com / Sezai Bayar

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
hatay masaj salonu manisa masaj salonu kayseri masaj salonu samsun masaj salonu balıkesir masaj salonu maraş masaj salonu van masaj salonu aydın masaj salonu denizli masaj salonu tekirdağ masaj salonu diyarbakır masaj salonu