Son Dakika
22 Ekim 2019 Salı
”

İcatları ile ünlü: NIKOLA TESLA

Dünyanın bilim ve teknoloji yapısını tam anlamıyla ‘kökünden’ değiştirebilecek pek çok araştırmanın altına da imza attı. Özellikle ‘elektriğin kablosuz taşınabileceğini bulan o. Thomas Edison onu aşağılamak için elinden geleni ardına koymamıştı.

23 Ocak 2017 Pazartesi, 18:54

Bugün sizlere Nicola’yı tanıtmaya çalışacağım.
Nikola Tesla 10 Temmuz 1856’da doğdu.
Tesla Sırp kökenli Amerikalı bir bilim adamı.
İcatları ile ünlü.
Bir fizikçi ve elektro fizik uzmanı.
Dünyanın bilim ve teknoloji yapısını tam anlamıyla ‘kökünden’ değiştirebilecek pek çok araştırmanın altına da imza attı.
Özellikle ‘elektriğin kablosuz taşınabileceğini bulan o.
Thomas Edison onu aşağılamak için elinden geleni ardına koymamıştı.
Kazanan hep Tesla oldu.
Elektrik üzerine yaptığı sayısız deneyler sonunda
Alternatif elektriği buldu.
7 Ocak 1943’e gelindiğinde, yirmi altı ülkede kendisine ait üç yüze yakın patenti bulunuyordu.
O kadar çok seveni var ki, günümüzde 10 Temmuz, New York ve pek çok eyalette Tesla Günü olarak kutlanılıyor.
Manhattan’da 40.Sokak ve 6.Cadde köşesine ismi verilmiş.
Time dergisi 1931 yılında, Tesla’nın doğumunun 75. Yıldönümünde, kapak resmi olarak onu seçti.
Nikola Tesla’nın dengi biri gelene kadar, Dünya daha çok bekler.
Bunları söyleyen, “E.ARMSTRONG.
Tesla’nın babası papazmış.
Annesi okuyup yazma bilmezmiş.
Ama halk arasında, pratik ev gereçleri mucidi olarak bilinirmiş.
Nikola annesi için, yaratıcı dahi olmaya adaydı diyor.
Babası onun papaz olmasını istermiş.
Tesla ise, mühendis olmayı istiyordu.
Sonunda, babası da onu kıramamış.
Annesinin de desteği ile Tesla, fizik ve matematikte bilgisini arttırmış ve Graz’daki Politeknik okuluna girmiş.
Sonra Prag Üniversitesi’nde eğitimini sürdürmüş.
Bilmediğini bilen bir kişiliğe sahip olduğu için, yabancı dil öğrenmesi gerektiğini biliyordu.
Bu nedenle yabancı dil kurslarına devam etti.
Anadili olan Sırpça ve ailece bildikleri Almancaya ek olarak İngilizce, Fransızca ve İtalyancayı öğrendi.
Nikola ailedeki beş çocuktan biriydi.
Bir büyük erkek kardeşi vardı ve adı Dane (Daniel) idi.
Dane 12 yaşında öldü.
Nikola henüz 5 yaşındaydı.
Ağabeyi Dane, ata binerken bir kaza geçirerek ölmüştü.
Kimine göre, kazanın olma nedeni Tesla.
Ağabeyi ata bindiği sırada, atı korkutmuş.
Yani kazaya, Nikola neden olmuş.
Tesla’da takıntılar başlamış.
Hatta şizofreniye benzer belirtiler çıkmış ortaya..
Milka, Angelina ve Marica adında üç kız kardeşi varmış.
Ailesi 1862 yılında Gospic’e göç etmiş.
Tesla yukarıda da belirttiğim gibi, Karlovac’ta okula başladı.
Ancak kişisel takıntıları ve asosyalliği nedeniyle, üçüncü sınıfın ilk döneminde okulu bırakmış.
Kimi çevreler okulu bitirdiğini söylerler.
Bu arada, ailesiyle ilişkisini kesmiş ve bir oto mühendislik firmasında çalışmaya başlamış.
Tesla, bu dönemde ağır bir depresyon dönemi geçirmiş.
Daha sonra babasının isteği üzerine Prag’ta Charles Ferdinand Üniversitesi’nde eğitime başlamış.
Burada, sadece bir yaz dönemi öğretime devam edebilmiş.
Babasının ölümünden sonra okulu bırakmış.
Paris’te bir telefon şirketinde, çalışmaya başlamış.
Burada, doğru akım motorları ve dinamolar konusunda denetim sahibi olmuş.
Çalıştığı döner makinelerini korumak için, regüle edici kontrol cihazları icat etmiş.
Nikola Tesla’ya göre, doğru akım, doğru sistem değildir.
Alternatif akım doğru olanıdır.
Jeneratör ve motordaki komütatörü ortadan kaldırmak için alternatif akımın tüm sistemlerde kullanılması gerekir.
Fakat o zamana kadar, alternatif akımda çalışabilen bir motor yapılamamıştı.
Nikola Tesla bu sorunu uzun uzun düşündü.
1882’nin Şubat ayında, Budapeşte’de Szigetti adında bir sınıf arkadaşı, “Dönen Manyetik Alan”ı buldu.
Bu buluş, tüm elektrik endüstrisinde devrim yapacak bir buluştu.
Artık, dönen elemana bağlantı gereği olmayacaktı.
Komütatör yoktu artık.
Bu buluştan sonra Tesla, tüm alternatif akım elektrik sistemlerini tasarladı.
Neydi bunlar?
Alternatörler,
Elektrik enerjisinin ekonomik iletimi ve dağıtımı için gerilim yükseltici ve alçaltıcı transformatörler ve
Mekanik güç sağlamak için alternatif akım motorları.
Tasarıları arasında, Dünyanın her tarafında harcanıp giden su gücünden yararlanmak da vardı.
Hidroelektrik santralleriyle, bu büyük gücün elde edilmesini ve kullanılmasını tasarladı.
Budapeşte’de bir konuşma sırasında herkesi şaşırtan bir şey söyledi.
Bir gün gelecek, Niyagara Çağlayanı’nı elektrik elde etmek için kullanacağım.
Floresan , radar, MRI yapımları, Nikola Tesla’nın teorileri kaynak olarak alınan ve yaratılan projelerdir.
Kendi deyimiyle, zihninde çakan şimşekler, çoğu zaman oma rehberlik etmiş.
Bunlardan, ışık patlamaları olarak söz eder.
Bakın neler der?
Bu ışık patlamalarını hâlâ, zaman zaman yaşıyorum.
Yeni bir fikrin, zihnimde parıldayıvermesi gibi durumlarda, ortaya çıkıyor.
Ama artık eskisi kadar heyecan verici değil bu, eskiye nazaran daha etkisiz.
Gözlerimi kapattığımda, ilk önce mutlaka çok koyu ve tek tonlu bir mavi fon görüyorum.
Tıpkı açık ama yıldızsız bir gecede olduğu gibi.
Birkaç saniye içinde bu alan, parıltılar saçan ve bana doğru ilerleyen yeşil ışıltılarla doluyor.
Neden sonra sağ tarafımda, birbirine paralel ve yakın ışınların oluşturduğu, iki ayrı sistem görüyorum.
Bu iki sistem, birbirleri ile dik açı oluşturacak şekilde duruyorlar.
Sarı, yeşil ve altın renklerinin hâkim olmasına karşın, her türlü rengi içeriyorlar.
Sonra bu çizgiler, daha da parlaklaşmaya başlıyor.
Her yere parıltılar saçan, belirgin noktalar serpiliyor.
Bu resim yavaş yavaş, görüntü alanımdan çıkıyor ve sola doğru kayarak yok olup gidiyor.
Yerini pek de hoş olmayan, ölü bir griliğe bırakıyor.
Burayı, çabucak kabaran ve kendilerine canlı formlar vermeye çalışıyormuş gibi duran, bulutlar doldurmaya başlıyor.
İşin ilginç yanı şu:
İkinci aşamaya geçilinceye değin, bu griliği belirgin bir şekle benzetemiyorum.
Her seferinde, uyuyakalmadan az önce, gözlerimde kimi şeylerin ya da insanların görüntüleri canlanıyor.
Onları gördüğüm anda anlıyorum ki, bilincimi yitirmek üzereyim.
Eğer ortaya çıkmıyorlarsa ya da bunu reddediyorlarsa, uykusuz bir gece geçireceğimi anlıyor ve biliyorum…
O günlerde genellikle doğru akım, ısıtmaya, aydınlatmaya, güç sağlamaya ve iletmeye en uygun yol olarak bilinirdi.
Fakat, doğru akımla direnç kayıpları o kadar büyüktü ki, her mil kare için bir güç santraline gerek vardı.
İlk akkor ampuller (110 Volt’ta), güç santraline yakın olanlar parlak, bir milden daha uzaklıktakiler ise kaybolan güce bağlı olarak sönük yanıyorlardı.
Elektrik mühendisliğini bırakıp, 1884’te cebinde sadece 4 sentle New York’ta gemiden ayrıldı.
Doğru akım üretecinin, bir komütatörle dış devrede tamamen aynı yöne akan dalga dizileri şeklinde, alternatif akım oluşturduğunu, gördü.
Motorda dönme hareketini sağlayacak, bir doğru akım elde etmek için, yöntem tersine çevrilmeliydi.
Bir yıl boyunca, Tesla, bu yabancı ülkede açlıktan korunmak için mücadele etti.
Bir süre çukur kazarak geçimini sağladı.
Birlikte çalıştığı çukur kazıcı arkadaşı, yemek saatlerinde Nikola Tesla’yı dinlemeyi adet edinmişti.
Yeni elektrik sistemlerinin hayali tariflerini dinleyerek, bu konu üzerinde bir plan yaptı.
Nikola Tesla’yı A.K.Brown adlı firmanın sahibiyle tanıştırdı.
Brown ve bir ortağı Nikola Tesla’nın parlak planlarıyla büyülenmişlerdi.
Büyük bir atılım yapmaya karar verdiler.
Nikola Tesla’ya, Batı Broadway’de bir deney laboratuvarı kurdular.
Nikola Tesla jeneratör, transformatörler, iletim hattı, motorlar ve ışıklar üzerinde tasarladığı sistemlerin tümünün, planlarını hazırladı.
Nikola, iki ve üç fazlı sistemleri de tasarladı.
Bu sıralarda, Cornell Üniversitesi’nden Profesör W.A. Anthony, alternatif akım sistemini inceledi.
Hemen arkasından da, Nikola Tesla’nın senkron motorunun en iyi doğru akım motoruna eşit yeterlikte olduğunu açıkladı.
Nikola Tesla, 1887’nin Kasım ve Aralık ayında dilekçelerini verdi ve altı ay sonra, yedi tane ABD patenti aldı.
1888’in Nisan ayında, çok fazlı sistemini de içeren dört ayrı patent için yaptığı başvuru da hızla, kabul. edildi.
Yılın sonuna kadar 18 patent daha aldı.
Bunları, çeşitli Avrupa patentleri izledi.
Bu kadar hızla dağıtılan bu patent çığırının, eşi enderi görülmemişti.
Fikirler ilginç ve farklıydı.
Ancak aralarında bir çelişme yoktu.
Bu yüzden patentler tek bir tartışma bile yapılmadan verildi.
Bu sırada Nikola Tesla, New York’da AIEEde yaptığı bir’ toplantıda çok gösterişli bir konferans verdi.
Tek ve çok fazlı alternatif akım sistemlerinin gösterisini yaptı.
Böylece dünya mühendisleri, telle yapılan elektrik enerjisi iletimindeki sınırlamaların giderilmiş olduğunu gördüler.
George Westinghouse, alternatif akım konusunda uzman olan çalışanı William Stanley, Jr. istifa edince, Tesla’nın laboratuvarlarına gitti ve Nikola ile tanıştı.
Westinghouse, alternatif akım patentleri için bir milyon dolar nakit ve her satış üzerinden 2,5 dolar teklif etti.
Tesla’yı 1 yıllığına işe aldı.
Bazı kaynaklara göre, Westinghouse iflasın eşiğindeydi.
Tesla’dan sözleşmesinden vazgeçmesi durumunda 1 Milyon dolar ödeme teklif etmek zorunda kaldı.
Tesla’nın teklifi kabul edip etmediği bilinmiyor.
Bilinen, kontrattan vazgeçildiği.
1890’da, uluslararası Niagara komisyonu elektrik üretmek için, Niagara çağlayanının gücünü kullanmak amacıyla çalışmalara başladı.
Lord Kelvin, adlı bilgin, komisyonun başkanlığına atandı.
Hemen ardından, doğru akım sisteminin en iyi çözüm olacağını açıkladı.
Bu yanlıştı.
Çünkü güç, 26 mil uzaklıktaki Buffalo’ya iletilecekti.
Doğru akımla, bunu başarmak imkansızdı.
Alternatif akımın gerekliliğini kabul etmek zorunda kaldı.
Westinghouse’dan teklif vermesini istediler.
Onunla, on tane 5000 beygir gücündeki hidroelektrik jeneratörü için ve General Electric ile iletim hattı için kontrat yaptılar.
Westinghouse bunu ancak Tesla’nın başarabileceğini
biliyordu.
Bu sistem iletim hattı, yükseltici ve alçaltıcı transformatörler Nikola Tesla’nın 2 faz projesine uygundu.
Hareket eden parçaları azaltmak için, dıştan dönen alan ve içi sabit armatürlü, büyük alternatörler planlanmıştı.
O zamana kadar bu büyüklükte bir proje yapılmadığı için, bu tarihi proje heyecan yarattı.
Uzaktan radyo kontrolü
Sonradan, Telsiz denilen, radyo alanında da Nikola Tesla öncülük yaptı.
Bu, mors koduyla yapılan haberleşmeden ileri bir haberleşme idi.
1898’de New York’da Madison Square Garden’de telsiz ile uzaktan kontrollü, parlak bir gösteri düzenledi.
Geleneksel Elektrik Fuarı’nın geliştiği yer ve genellikle Barnum-Bailey sirkinin çalıştığı büyük alanın ortasına, büyük bir tank koydu ve suyla doldurdu.
Bu küçük gölün üzerine, yüzmesi için, 1 metre uzunluğunda anten direği olan bir tekne koydu. Teknenin içinde bir radyo alıcısı vardı.
Nikola Tesla, seyircilerin isteği doğrultusunda ileri gitme, sağa veya sola dönme, durma, geri gitme, ışıkları yakıp söndürme gibi çeşitli şeyleri uzaktan radyo kontrol sayesinde yaptı.
Unutulmaz gösteri tüm seyircileri hayran bırakmıştı.
Günlük gazetelerin manşetlerinde yer aldı..
Yüksek frekans öncülüğü
Nikola Tesla, araştırmalarında, yüksek gerilim ve yüksek frekansın bilinmeyen alanlarına yer verdi.
Yüksek frekans cihazlarını kullanırken, bir elini daima cebinde tutardı.
Bütün laboratuvar asistanlarına bu ön tedbiri almalarında ısrar ederdi.
Bu kural, günümüzde bile, gerilim bakımından tehlikeli cihaz etrafındaki uyanık araştırıcılar tarafından, uygulanmaya devam ediliyor.
O zaman yararlanılmamış olmasına rağmen, Nikola Tesla’nın yüksek frekans ve yüksek gerilim alanındaki keşifleri, modern elektroniğin yolunu açtı.
Nikola Tesla, neon tüpünün ve floresan tüpünün aydınlatmasını gösteren deneyler de yaptı.
Bazen, frekans aralığının alt ve üst kısımlarında yaptığı denemeler, Nikola Tesla’yı keşfedilmemiş bölgelere yöneltti.
Mekanik ve fiziksel titreşimlerle çalışırken, Houston Caddesi’ndeki yeni laboratuvarının etrafında hakiki bir depreme neden oldu.
Binanın doğal rezonans frekansına yaklaşan, Nikola Tesla’nın mekanik osilatörü, eski binayı sarsarak tehdit etti.
Bir blok ileride, polis karakolundaki eşya esrarengiz bir şekilde dans etmeye başladı.
Böylece, Nikola Tesla, rezonans, vibrasyon ve “doğal 7 periyot”a ait matematiksel teorileri ispatlamış oldu.
Dünya çapında telsiz
1904, Wardenclyffe, Long Island tepeciğindeyiz.
Wardenclyffe yakınında yavaş yavaş yükselen garip yapı, bütün seyredenlerin ilgisini çekerdi.
Tek parça olması dışında, büyük bir mantara benzeyen yapı, yerdeki kısmı geniş ve 62 metre, yukarısındaki tepe noktasına doğru daralan, kafes şeklinde bir iskelete sahipti.
Tepede 30 metre çapında bir yarım küreyle örtülüydü.
İskelet, bronzdan kalın cıvata ve bakır lambalarla birbirine bağlanmış, sağlam ağaç kolonlarından yapılmıştı.
Yarım küre şeklindeki tepe, üstten yüzeysel olarak bakır bir elekle kaplıydı.
Tüm yapıda demir metali yoktu.
Mimar Standford White, konuyla o kadar ilgilendi ki, en iyi yardımcısı W. D. Crow’u görevlendirerek proje işini ücretsiz yaptı.
Tesla, o sıralarda, 34’üncü caddedeki eski Waldorf-Astoria otelinde oturuyordu.
Her gün taksiyle, hiç bıkmadan çarklı araba vapuruna binerek Long Island şehrine, oradan da Long Island demir yoluyla Shoreham’e aktarma yaparak inşaata gidiyordu.
Proje kontrolünün aksamaması için, trenin yemek servisi onun için özel yemek hazırlıyordu.
Büyük kulenin yakınında, 30 metre karelik tuğla bina tamamlandığı zaman, Nikola Tesla Houston Caddesi’ndeki laboratuvarını binaya taşımaya başladı.
Bu sırada, radyo frekans jeneratörleri ve onları çalıştıran motorların yapımında, bazı gecikmelerle karşılaşıldı.
Birkaç camcı, planları hazır olan özel tüpleri şekillendirmeye çalışıyorlardı.
Dünya’nın en güçlü vericisi
Yüksek gerilim ve yüksek frekanslı elektrik iletimi konusundaki araştırmalar, Nikola Tesla’yı Colorado Springs yakınlarındaki bir dağın üzerine Dünya’nın en güçlü radyo vericisini kurup çalıştırmaya yöneltti.
60 metrelik direğin etrafında, 22,5 metre çapında, hava çekirdekli transformatörü yaptı.
İç kısımdaki sekonder, 100 sarımlı ve 3 metre çapındaydı.
Üreticisi, istasyondan birkaç mil uzaklıkta bulunan enerjiyi kullanırken, Nikola Tesla ilk insan yapımı şimşeği oluşturdu.
Bir direğin tepesindeki 1 metre çaplı bakır küreden, 30 metre uzunluğunda, kulakları sağır eden şimşekler çaktı.
40 km uzaklıktaki kasabalarda bile bu gök gürültüsünün işitildiği kaydediliyordu.
100 milyon Volt değerinde gerilim kullanılıyordu.
İlk denemesinde, vericideki güç, jeneratörünü yaktı.
Fakat tamir ederek 26 mil uzağa, gücü telsiz ile iletebilinceye dek deneylerine devam etti.
O uzaklıkta, toplam 10 kW’lık 200 tane akkor ampulü yakmayı başardı.
1899’da alternatif akım patentleri için, Westinghouse’dan aldığı paranın sonunu harcadı.
Albay John Jacob Astor, onu mali yönden kurtarmaya geldi ve Colorado Springs’deki denemeleri için 30.000 dolar destek verdi.
Sonra bu para da bitti ve Nikola Tesla, New York’a geri döndü.
J.P. Morgan, gösterişli başarıları ve şahsiyeti dolayısıyla, Nikola Tesla’nını hayranı olmuştu.
Nikola Tesla, kısa zamanda J.P. Morgan’ın sürekli misafiri oldu.
Kusursuz giyinişi, birkaç dilde yaptığı kültürlü konuşması ve medeni davranışıyla gösterişli centilmen Nikola Tesla, New York sosyetesinin gözdesi oldu.
İyonosfer çalışmaları, radar ve tribünler
Nikola Tesla, Dünya’nın katmanlarından biri olan iyonosferin, insanlığın yararına kullanabileceğini söyledi ve bunu ispatladı.
İyonosfer, 19. yüzyılda keşfedildi,
İyonosfer, dünya’nın üzerinde bulunan üçüncü sıra katman.
Nikola Tesla’yı ilgilendiren en önemli özelliğine nedir peki?
Elektrik enerjisinin ve radyo, ses ve elektro manyetik dalgaların kablosuz olarak çok uzak bir noktadan diğer noktaya taşımasını sağlar.
Nikola Tesla, iyonosfer ile ilgili çok fazla araştırma yaptıktan sonra, 1901-1905 yılları arasında 1905 Wardenclyffe Kulesi’ni inşa etti.
Bu kule, radyo yayın ve kablosuz elektrik taşıma merkezi idi.
Radyo frekans alternatörü
1890’da Nikola Tesla yüksek frekans alternatif akım üreteçlerini yapmıştı.
184 kutuplu olan bir tanesi 10 kHz’lik çıkış veriyordu.
Daha sonra, 20 kHz’e kadar yüksek frekansları elde etti.
On yıl kadar sonra Reginald Fessenden 50 kW çıkışlı radyo frekans üretecini geliştirdi.
Nikola Tesla’nın Dünya çapında telsiz hayali, 30 yıl sonra, icat ettiği vericinin kullanılmasıyla yeniden gerçekleştirildi.
Tesla’nın ölümünden 5 ay sonra, Amerikan Yüksek Mahkemesi önemli bir karar aldı.
Amerikan Patent Ofisi tarafından Marconi adına onaylanan kablosuz iletişim tekniği geçersizdi.
Patent hakkı Nikola Tesla’ya aitti.
Nikola Tesla uzaydaki hayatın varlığı ile de yakından ilgilendi.
Dünya’da ilk defa 1899 yılının Mart ayında, kendi laboratuvarından uzaya ses dalgaları gönderdi.
Uzaydan kozmik ses dalgalarının, kaydını yaptı.
Bunun duyurusunu yaptığında, bilim çevresinden ilgi ve destek görememesinin sebebi, o yıllarda kozmik radyo dalgalarının bilim camiasında yeri olmamasıydı.
USS Eldridge (DE 173) 1944
1917’nin Ağustos’unda, uzaktaki cisimlerin üzerine kısa dalga darbeleri gönderip, yansıyan kısa dalga darbelerinin bir flüoresan ekran üzerinde toplanmasıyla izlenebileceklerini açıkladı.
Nikola Tesla hiç evlenmedi.
Bekar ve aseksüel olmasının bilimsel yeteneklerine yardımcı olduğunu düşünüyordu.
Kolay öfkelenenirdi.
Yıllar geçtikçe, ondan, gittikçe daha az haber alınmaya başlandı.
Bazen gazeteci ve biyografi yazarları onu arayıp röportaj yapmak istiyorlardı.
Gittikçe garipleşti, gerçeklerden uzaklaştı, aldatıcı hayalciliğe yöneldi.
Not alma alışkanlığı edinmemişti.
Her zaman tüm araştırma ve deneylerine ait tüm bilgiyi, aklında tutabildiğini iddia ve ispat etti.
150 yıl yaşamaya kararlı olduğunu ve 100 yaşının üstüne eriştiği zaman, araştırma ve deneyleri sırasında topladığı bütün bilgiyi, etraflıca anlatarak, anılarını yazacağını söyledi.
II. Dünya Savaşı sırasında öldüğü zaman, kasasına askeri yöneticiler el koydular ve kayıtların cinsine ait herhangi bir şey duyulmadı.
Nikola Tesla’nın kendine özgü bir tutarsızlığı da, kendisine iki şeref unvanı verildiği zaman ortaya çıktı.
Birini reddetti.
1912’de Nikola Tesla ve Thomas Edison’un 40.000 dolarlık Nobel Ödülü’nü paylaşmaya seçildikleri açıklandı.
Nikola Tesla, bu ödülü de reddetti.
Thomas Edison’u sevenler tarafından kurulan AIEE Edison madalyasını 1917’de Nikola Tesla’ya layık gördü.
Bunu kabul etmeye yanaşabildi.

“Beş duyusunun aşırı hassaslaşması ve bundan dolayı çektiği sıkıntılar konusunda şöyle demiş:
“Yakından ve uzaklardan gelen kükreyen sesler, beni korkuya sürüklüyordu ve bunların ne olduğunu bir türlü ayırt edemiyordum.
Güneş ışınlarının önü periyodik olarak kesildiğinde, bu beynim üzerinde büyük bir güç alanı yaratıyordu.
Hemen kendimden geçiyordum.
Bir köprü ya da bunun gibi bir yapının altından geçebilmek için, tüm irademi zorlamam gerekiyordu.
Çünkü kafatasım üzerinde dayanılmaz bir basınç hissediyordum.
Karanlıkta bir yarasa kadar duyarlı olabiliyordum. Metrelerce uzaklıktaki bir nesnenin varlığını alnımda hissettiğim bir ürperti sayesinde fark edebiliyordum…”
7 Ocak 1943 tarihinde 86 yaşındayken New Yorker Oteli’nin bir odasında kalp yetmezliği sebebiyle hayata veda etti.
Ölmeden önce, teleforce silahı adını verdiği bir çalışmayı yürütmekte olan Tesla’nın bütün dokümanlarına, ABD hükümeti tarafından el konuldu.
Tesla’nın geride bıraktıkları ile en çok ilişkilendirilen kurum Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü oldu.
Tesla’dan geride kalanlar üzerinde çalışmalara devam edildiği ve geliştirilen teknolojiler olduğu söylentileri devam ediyor..

www.haberhurriyeti.com / MEHMET FUAT ABUT

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

kaçak iddaa siteleri iddaa siteleri bahis siteleri

mersin escort

eskişehir escort

mersin escort

mersin escort

mersin escort
Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
testlinkpanel
bahis forum izmir escort izmir escort ankara escort ankara escort izmir escort ataşehir escort bayan ümraniye escort kadıköy escort hd porno izle ataköy escort bakırköy escort esenyurt escort beylikdüzü escort ankara escort escort bayan ankara escort bayan sincan escort keçiören escort Ankara escort Antalya escort Pendik escort travesti porno izle antalya escort bayan mama escorts karabuk escort bartin escort artvin escort kocaeli escort kocaeli escort afyon escort aydin escort ankara escort escort bayan istanbul pendik escort Restbet Bahis Sitesi Tipobet Piabet Giriş Bahis Siteleri canlı maç siteleri bixbet giriş porno indir beylikdüzü escort gaziantep escort