HKKK Toplanıyor…(41)

Gizliliğe uyulmazsa alınan kararlar dışarı sızabilir. Hatta ajanlar harekete geçebilir. Nesillerinin tamamen ortadan kaldırılmasını isteyen iç ve dış mihraklar (!), bundan  böyle canlı bombaları devreye sokabilirler

04 Ocak 2019 Cuma, 17:54

Mernuş‘un, kızı Benek ve isimsiz torunlarından ayrılması bazı noktalarda karışıklığa yol açmıyor değildi.

Benek, yavrularından birini  Mernuş‘un kucağına vermek isterken, annesi patisini geri çekiyor, minik yavru düşerek iki üç takla atıyor. Ardından koşarak ninesinin kuyruğunu ısırıyor. Mernuş kızgın bir halde torununu kovalarken, bu kez diğer yavrular ninelerine saldırıp, patileriyle sağını solunu çekiştirip kızdırmaya çalışıyorlar.

Mernuş‘un bu oyunlar sırasında yüzü çiziliyor.

Birden somurtuyor.

Daha çok kızı Benek’e kızıyor. “Yavrularına sahip çık, yoksa onları pataklarım” diyor olmalı ki hava gerginleşiyor.

Bu aslında aile içi bir sürtüşme.. Kısa süre içinde tatlıya bağlanıyor.  Vedalaşma kısa sürüyor.

Bizler Mernuş‘u sepetine koyarak veterinerden ayrılıyoruz.

Yıllardır yaşadığı Patitan’a dönünce ilk rastladığı Yılçarık‘a bir şeyler fısıldıyor Mernuş. Sonra da neşeli bir tavırla zıplayıp “Benek yaşıyor, Benek yaşıyor”diye diğer kedilere haber verirken mutluluktan adeta uçuyor.

Mernuş yeni durum-tesbiti yapmak, geçen aylardaki gelişmeleri değerlendirmek için derneğin yönetim kurulunu toplantıya çağırmaya karar veriyor.

Aslında geç kalınmış bir karar.

Nasıl ki ülkede, geleceğin planlaması için Milli Güvenlik Kurulu toplantısı yapılıyor, başta cumhurbaşkanı olmak üzere askerler ve siviller toplanıp geçen bir ay içindeki gelişmeleri değerlendiriyorlar, neden hayvanlar böyle bir sistemi uygulamasınlar ki?

Üstelik geleceklerini güvence altına almak amacıyla neden bir “Hayvanlar Siyaset Belgesi” hazırlamasınlar ki?

Hemen c‘a durumu anlatıyor ve yönetim kurulu toplantısının yapılacağını, bunun çok gizli ve gece icra edileceğini söylüyordu.

Toplantının gizli olması ve gece yapılmasında Mernuş haklıydı.

O günlerde etraf düşman kaynıyordu.

Sitede, üç bin metrekarelik alanda mutlu bir yaşam süren tüm kedilere ve Tami’ye gözlerini dikmiş, huzurlarını bozmak isteyenin sayısı her geçen gün öylesine artıyor ki, kimin dost kimin düşman olduğunu anlamak güç.

Gizliliğe uyulmazsa alınan kararlar dışarı sızabilir. Hatta ajanlar harekete geçebilir.

Nesillerinin tamamen ortadan kaldırılmasını isteyen iç ve dış mihraklar (!), bundan  böyle canlı bombaları devreye sokabilirler.

Toplantıların yeri, zamanı düşmanlarca bilinmemeli, gece karanlığındaki kurul toplantısının yeri çok iyi belirlenmeli.

Dernek ve komite başkanı Mernuş kurul toplantı yeri olarak Anayasa Parkı’ndaki şırıltılı havuz kenarını belirlediğini açıklayarak gece yarısı burada toplanılmasını duyuruyor.

Parkta, çağlayan süsü verilmiş küçük bir havuza üstteki kayalardan akan suların çıkardığı sesler, toplantının gizliliği için çok önemli faktör sayılır.

——-

Yazarın notu:

Dönemin Osmanlı padişahları, yabancı ülkelere yapacakları istiladan önce ordunun ne askerin savaş plan ve stratejilerini, düşmana karşı alınacak önemli taktik kararlarını havuzbaşında tartışırlarmış.. Bazı padişahlar saraydaki hamamı kapatır, bir yandan kese yaptırırlarken bir yandan da musluklardan akan su sesleri arasında toplantılarını icra  ederlermiş. Neticede su sesi konuşulanları anlamsız hale getirirmiş. Neler konuluşduğunu veya tartışıldığını duymak ısteyen ajanlar veya iç düşmanlar akan suyun çıkardığı ses nedeniyle hiç bir sonuç alamazlarmış.

———————

Mernuş, bu durumu Yılçarık‘a anlatırken “Su sesi çok önemli. Su sesi, insanların yaptıkları konuşmaların dışardan duyulmasını önlermiş. Yani casuslara (!) karşı en etkili önlem buymuş” diyordu.

Bunun bir hezeyan olmadığını da sözlerine ekliyordu.

Mernuş başkanlığında gece yarısın gerçekleşen HKKK (Hayvanları Koruma ve Kollama Kurulu) toplantısında hava oldukça serindi.

Bu serinliği biraz da parkın havuzuna akan sular yaratıyordu.

Kimi üyeler üşüdüklerini anlatmaya çalıştılar, Mernuş “Sizlerden bir saat üşümenizi istiyorum. Ölmezsiniz. Eğer buna katlanmazsanız bilin ki geleceğiniz karanlıktır” diye çıkıştı.

Benek’in yaşadığının anlaşılması karşısında fazla sevinilmemesi gerektiğinin altını çizen Yılçarık ise, yaptığı konuşmada birlik ve beraberliğin önemine dikkati çekti. “Aramızda nifakcılar varsa, ayrımcılık yapanlar varsa bunlarla mücadele ederken yasalara uyalım deniyor. Uyalım ama yasa boşluklarından yararlanıp, üstelik AB’nin desteği ile iç karışıklık (!) çıkarmaya çalışıyorlar. Ellerimiz kollarımız bağlı olmamalı. Gerekirse sert önlemler alalım. Tehlike var. Geleceğimiz tehdit altında, bunun lamı cimi yok” diyordu.

Yılçarık, sözlerini şöyle tamamlıyordu:

“Demokratik ülkelerde sabah kapıyı çalanın sütcü olacağını herkes bilir. Eğer sütcü değilse işte o an derin düşünme zamanıdır”

Mernuş ise “Evet, bıçak kemiğe dayanmak üzeredir. Yılçarık‘ın söylediklerine katılıyorum. Ülkenin bölünmez bütünlüğü için, birlik ve beraberliğimiz için yeni önlemlerin alınmasından yanayım. Bakmayın siz eski cumhurbaşkanı Demirel’in söylediklerine.

Batman’da, devletin gizli silahlarının sivillerin eline geçtiği ortaya çıkınca  Demirel “Devletin rutin dışı işleri olabilir” demişti. Var mı böyle bir şey? Hangi demokrasilerde görülmüş bu durum?

Devlet  yönetiminde şeffaflık ne olacak?

Demokrasinin açık rejim ilkesi ne olacak. Bu “derin devlet” fikrini alenen savunma anlamına da gelebilir.

Demokrasiyi korumak için daha sert önlemler almalıyız. Uyanık olmalıyız . Ama kurallar, kanunlar çerçevesinde olmalı. Rutin dışına çıkmadan” diyerek Yılçarık’a koltuk çıkıyordu.

Sabahın ilk saatlerine kadar, şarıl şarıl akan su sesleri arasında yapılan gizli toplantıda alınan kararlar tekrar tekrar gözden geçirildi.

Toplantıya ertesi gün devam edilmesi karar  altına alındı.

(Devam Edecek)

www.haberhurriyeti.com / Sezai BAYAR

***

ÖNCEKİ BÖLÜMLERİ AŞAĞIDAKİ LİNKLERDEN OKUYABİLİRSİNİZ

Yaşam felsefesi…(40)

Torunlar, yeni yetmeler salonun her yanında cirit atıp, koltukların üstünde oyunlar oynarken, Yudum’un asistanı trafik kazası geçirmiş bir kediye acil

Cennetten gelen iki misafir…(38)

Benek’in doğumu sırasında bahçedeki hayvanları biraz ihmal eder gibi olduk haklı olarak. Minik yavruların dünyamıza karışması, gözdemiz olan

Benek anne mi oluyor yoksa ?(37)

Görülmeye değer bir manzara. Annelerinin memelerini bulamayan, gözleri görmediği için kardeşleriyle birbirine sarılan yavrular iyi kötü süt emmek için

“Çuval ” operasyonu…(36)

Açıkcası “savaş” ilan etmişlerdi bize. Irak’ı sebepsiz işgal etmiş Amerikan güçlerini kendilerine “model” kabul etmiş zihniyetten korkulurdu.

Dünyada mekan, Ahrette iman…(35)

Mernuş, yavruları ve diğer kediler, mehtaplı bir gecede zifiri karanlığın içine düşmüş gibi algıladılar son durumu. Ve kendilerini dımdızlak gibi

“Merhamet ve Adalet İstiyoruz” (34)

“Merhamet, vicdan ve adalet bir gün size de gerekebilir.. Kesinlikle torpil ve himaye istemiyoruz. Pozitif ayrımcılıktan  nefret ediyoruz.Sakın ha, eskiden

“İlahi Adalet” … (33)

“Karasurat”ın arabası Söğütözü yakınında büyük bir kaza yapmıştı. Bariyerlere çarpan arac hurda haline gelmiş, kendisi hemen ameliyata

Hayvan Hakları Yasası…(32)

Necati son gelişmeden habersizdi. Arkadaşları dünyaya gözlerini açar açmaz bir aile buluyorlar, doğada korunuyordı. Geziyorlar, koşuyorlar,

Hafiyeler (!) İz Peşinde…(31)

İnsanlıktan nasibini almamış, psikopat, ruh sağlığı zedelenmiş bu  mahluklar,  değil hayvan sevgisini, insanlara, yakınlarına ve akrabalarına karşı dahi sevgi duygusunu açığa çıkarmaktan acizler. Bu tip varlıklara  akıl ve sevgi “damlalıkla

Yönetimden “köpek” taktiği. (30)

Tami son derece sevecen bir yaratıktı. Herkese aynı mesefade duran ve herkese aynı sıcaklıkta yaklaşan bir köpek. Hatta  bazılarına göre “yılışık”

 Manukyan’ın kızları gibi…(29)

Mernuş dişi kedileri uyarıyordu: doğum kontroluna dikkat edin. Şu anda nüfus patlamasına neden olmanın zamanı değil. Yıllarca vergi rekortmenliğini

Nerden çıktı bu Tami ? (28)

Tami kürsüden inerken yine kaküllerini düzeltmek zorunda kalmıştı. Sitenin bir köşesinde yerleşmeye niyetli olan Tami’nin kediler şurasına katılması

Hayvanlar Şurası…(27)

Cinayetlerin çözümünü devletten bekleyemeyiz. Devlet kendi söküğünü dikemeyen terzi durumunda. Susurluk Skandalı ve daha niceleri. Son 10

 “Katiller nerede?” (26)

Bu cinayetlerin göbeğinde Patitan dışından müdahale olmuşsa, işin içinde “derin devlet” var demekti. Oysa derin devlet daha çok insanlar ve  onların

Bir cinayet daha mı? (25)

Doğada yaşamaya alışkın olan hayvanların, her türlü canlı mahlukatın yine doğanın koşullarına ayak uydurarak, kendilerinde o gücü bularak

Kediler Doğulu, köpekler Batılı mı? (24)

*Peyami Safa, Fatih-Harbiye adlı romanında Doğu-Batı farkını ele alırken -bu aynı zamanda idealizm ve maddecilik çatışması- kedi ve köpek cinsini ayrı

Polonya Yahudileri gibi…(23)

Kedileri beslemeye başladığımız günden sonra kendimizi ve bize yakın olanları, İkinci Dünya Savaşı’nda işgale uğramış Polonya’da yaşayan Yahudi

 Kayıp anaları ve Mernuş…(22)

Ülkede binlerce faili meçhul cinayetlerin, kayıpların olması, bu nedenle bağrı yanık anaların, Cumartesi Anneleri’nin, çocuklarını şehir şehir aramak

 Kediler ve Susurluk komedisi…(21)

İnsan hakları filan hikaye. İhlaller gırla gidiyor. Hukukun üstünlüğü değil, üstünlerin hukuku hala geçerli. Kendileri için hak ve özgürlükleri yaygın hale

Pamuk nerde ?..(20)

Komşumuzun minik kızı Ayfer acı haberi verdi: “Pamuk park yerinde hareketsiz duruyor, gördünüz mü? Ölmüş müdür acaba?”

Kedilerin  önsezileri…(19)

*Komşularımızdan biri sabah  erkenden bağırıyordu. “Kediler arabamın  tüm boyasını kazıdılar. Nedir başımıza gelenler. Bunları defedelim gitsinnn.”

Kediler Örgütleniyor… (18)

Sıra bugüne kadar kaybolan, öldürülen iki komşu kedinin başına gelenlerin ne olduğunu öğrenmeye gelmişti.Acaba bu ölümlerde “derin devlet’in

Kediler kongresinde tartışma …(17)

Hem dünyaya geliyoruz, hem yaşam hakkı tanınmıyor. Hem varsınız deniyor, hem yoksunuz. Bu nasıl bir kısır döngüdür? Sorunlarımız var, çözmüyorlar.

Kedi cilveleri… (16)

Bahçeye gelen yabancı kediler arasında “mahallenin aşiftesi” siyah benekli beyaz kediye “ Nataşa” adını uygun görmüştük nedense. Nataşa’nın önüne

Kedileri bekleyen tehlikeler…(15)

Geri kalmış ülke politikacıları dünyanın her köşesinde, “Önce politikacı, sonra insan, daha sonrası hayvanlar” tezini savunuyorlardı. Çünkü

Peri Bacası yıkan başkan (14)

Hristiyanlık öncesi dönemde Güzel Atlar Ülkesi adıyla bilinen Kapadokya yöresinin tarihi ve kültür varlığı olan peri bacalarından birinin yıkılması demek, tarihin “yıkılması” demek. Tarihin “silinmesi” demek.

Katliama müthiş tepki var..(13)

Kütük haline getirdiğiniz o ağaç gövdeleri cehenmem ateşiniz olur inşallah

Ağaç katliamı ve sonrası… (12)

Sitenin yeni bayan başkanınından kedilere karşı operasyon beklerken, otuz yıllık tam 39 ağaçı kökünden kestirmesi bizim için büyük yıkım oldu.

Bayan Başkan koltuğa oturunca…(11)

Yumuşak yürekli olacağını sandığımız bayan başkan “demir yumruklu leydi”yi oynamaya başlamıştı bile….

Şenlikli (!) kongre….(10)

Sanki ABD’nin Irak’ı işgal kararından sonra askerlerin bu ülkeye Türkiye üzerinden girmeleri için hazırlanan teskere oylanıyordu  Patitan kongresinde.

“Etnik koloni” işi zorlaştırıyor…(9)

Yavrular yavaş yavaş serpilmeye başladığı için sorumluluğumuz artmış durumdaydı.

Pembe memeli kedi… (8)

Patitan’da derin bir sessizlik hakim. Bu,  halkın kedileri benimsediği anlamına gelmiyor. Homurdananlar var, ama aile olarak bizler “duymazlıktan gelelim,

Bebelerrrrr… (7)

Hangi hayvan olursa olsun, tüm hayvanların doğal ortamlarında yaşamalarının doğru olduğuna inanıyordum. Hala da bu düşüncemin arkasındayım.

Mernuş kimden hamile kaldı? (6)

Mernuş’un giderek büyüdüğünü farketmeyişimiz. Çevre apartmanlar arasında turlara çıktığını biliyorduk Mernuş’un. Gizli gizli bir şeyler çevirdiğini hisseder gibiydik.

Mernuş ile tanıştığımız an…(5)

Yüzü, gözleri, duruşu, sessizliği öylesine güzel, öylesine etkileyiciydi ki…

Ana kuzusu olamadı… (4)

*Mernuş, sokak kedisi olarak bir duvar dibinde doğdu, sokak kedisi olarak yaşam mücadelesine atılmak zorunda kaldı..Hayatından hiç şikayetçi değildi.

Gözlerin gözlerime değince… (3)

Kendimi galiba insan gibi hissediyorum kimi zamanlar. Ama bir değişmez gerçek var ki hayvanım ve öyle yaratılmışım.

 Farklıdır benim memleketim…(2)

*Şu anda adımınızı attığınız bu minik alanın adı Patitan’dır. Pati’leri ile anılan hayvanların vatanı. Kediler dünyası burası.

Hayvan sevgisi meğer bulaşıcıymış…(1)

KEDİ… Önsöz… Hayvan sevgisi meğer bulaşıcıymış…(1) Hayvanlar âlemine doğru şöyle  “yüksek yoğunlukla” yönelmeye, kedilerle ilgili bir şeyler yazmaya karar verdiğimde, hayvan sevgisinin bana çocukluğumda ailemden bulaştığını anladım…

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz