Son Dakika
16 Ekim 2018 Salı

HİÇ DİNOZOR YEDİNİZ Mİ?

8 tondan 1.5 – 2 kiloya düştü

09 Ağustos 2018 Perşembe, 15:11

HİÇ DİNOZOR YEDİNİZ Mİ?

Beş saattir yoldaydı Altay ile Bora…

Motor Osurtan Yokuşu’ydu son tepelik. On dakikalık yolları kalmıştı. Saptılar göbekten. “Tüh!” dedi Altay; “Bakar mısın? Tıkalı yol. Tepeye kadar. Yürümüyor da. Şansa bak!”.

“Kapılma umutsuzluğa. Bak sağda bir yol var. Bir de tabela: Dinozor Lokantası. Bayıldım reklamına: Hiç Dinozor Yediniz mi? Sap sağa. Sahile çıkıyor bu yol haritaya göre. Uzayacak yolumuz bir saat ama. Doyururuz hem aç karnımızı dinozorla. Bekle Dinozor! Biz geliyoruz!”.

Geçtiler “Tarlaköy 5 Km” yazılı tabelanın yanından. Vardılar yirmi dakika sonra aynı köy evine benzeyen Dinozor’a. Park ettiler. Yoktu kimsecikler. Girdiler. Lokantanın içerisi de köy evi gibiydi. Kahverengiyle beyaz kireç duvarın uyumu. Tahta masalar. Yerde kilimler. Sıcaktı.

Çıktı mutfaktan dinozor şapkalı bir adam. Geldi yanlarına gülümseyerek:

“Hoş geldiniz. Buranın sahibi Dinozor Ağa’yım. Ne ikram edebiliriz size? Sebzeli dinozor mu? Dinozor şiş mi? Fırında patatesli dinozor mu? Dinozor sote mi? Dinozorlu mantı mı? Dinozor haşlama mı? Buyrun yemek listemiz. Ama önce mutlaka terbiyeli dinozor çorbasıyla başlamanızı öneririm. Parmaklarınızı bile içersiniz. (Yumuşattı sesini) Başka çorbamız yok.”.

Sordu Bora: “Merak ettim. Neden dinozor diyorsunuz? Dışardakiler gezen tavuk değil mi?”.

“Onlar dinozor.”.

“Dışarıdakiler minik. Dinozorlar iri.” dedi Altay. Ekledi: “Hele dinozor görmedik hiç!”.

“Tamam işte! Tavuk dedikleriniz dinozor. Hem de bir sürü görmüşsünüz dışarıda…”.

“Bizim bildiğimiz dinozor dev gibi. Cep telefonundan arıyorum… Bakar mısın şu resme? Dışardakiler buna göre soğan cücüğünden de küçük. Bunlarsa ufacıcık. Çok şakacısınız.”.

“Hayır! Şaka yapmıyorum. Bunlar dinozor. Hem de dinozorların kralı.”.

“Şaka gibi sandık ama. Bayağı bayağı ciddi söylüyorsun. Değil mi Bora?”.

“Israrcı da! Anlat Dinozor Ağa. Bilelim biz de aslında ne halt yiyeceğimizi?”.

“Şöyle biliyordunuz: Çarptı 66 milyon yıl önce asteroid dünyaya. Kapandı dinozorların çağı.”.

Gülümsedi Altay: “Sanki dündü.Vay canına. Geçiyor zaman göz açıp kapayıncaya kadar!“.

“Evet öyle biliyorduk.” dedi Bora. Onayladı başıyla Altay.

“Kapanan çağdı. Yok olmadı ama dinozor türlerinin tamamı. Kaldı ayakta en dayanıklısı.”.

Sordu Altay; “Hangisiymiş bu şanslı?”.

“T-Rex’ler. Tam adıyla Tiranozarus Rex. En iri dinozordu. Uzunluğu 14 metre. Dik durursa 6.5 metre. Ağırlık 5 – 8 ton arası. Dışardakilerin büyük büyük büyük büyük hem de çok büyük büyük en uzak akrabası. En hafifi dışardaki miniklerden 4 – 5 bin eder. Bu tavuklar T-Rex’in en yakın akrabası. T-Rex’ler organları küçülerek, tavuklaşarak yaşamda kaldı. Süpürülmedi.”.

“Anlamadım.” dedi Bora, “5 – 8 tondan nasıl bu kadar küçülebiliyor?”.
“İşin püf noktası da burada. Çevre koşulları değişir sürekli. Depremler, iklim değişiklikleri.. İklim ısınır veya soğur. Canlıların organları da çevreye uyum sağlar. Değişir… Evrim.”.

“Ya organları uyum sağlayamazsa?” diye sordu Altay.

“Sizlere ömür.O canlı türü yok olur gider. Sözgelimi otobüs boyutundaki balık megaladon. Hani şu TV’de dizisi olan. Ilık su canlısıydı. Balinalardı gıdası. Sudaki iklim değişti. Balinalar göç etti soğuk sulara. Göç edemedi Megaladon soğuğa. Gıdasız kaldı. Ve sizlere ömür…”.

Sordu Bora; “Tiranozarus’un öyküsü nasıl? Yok olmadılarsa neden?”.

“Çevreye uyum organlardaki değişikliklerle sağlanıyor. Megaladon gibi süpürülmedi doğadanTiranozarus. Basitleştirelim. Yediği iri gövdeli canlılar azalıyordu giderek. Yetinmeliydi artık daha küçük boyutlularla. Aldığı verdiği enerji azalıyordu. Küçülüyordu gövdeleriyle boyları.”.

“Hadi yaaa…” dedi Altay. Ekledi Bora; “Demek böyle düşmüş 8 tondan 1.5 – 2 kiloya?”.

“Tiranozarus ‘dehşet verici kertenkele’ demek. Timsah o kertenkelenin akrabası. Timsah bu topraklarda olsa yenir mi bilmem. Ama öteki akrabaları kuşlar. Yeniyor etleri. (O sıra bir tavuk girdi içeri). Bu tavuğun ayaklarına ağırlık bağlamışlar. N’olmuş biliyor musunuz? Ne olabilir.”.

Bakıştılar: “Yooo! Nereden bilebiliriz?”.

“Başlamış Tiranozarus gibi adım atmaya, yürümeye.Bakın tavuğun ayağına. 4 parmağı var. Ama biri geriye doğru. Başparmak benzeri. Tutunmaya yarıyor. Dinozorlardaki ters yönde değildi. Ve bulunan baş parmakta, tavuklardaki gibi diğerlerinin tersi yönünde durmuyordu ve küçüktü. Yere değmiyordu. Değişim başladığındadinozorun parmaklarına çok benziyordu.”.

Sordu Bora; “Benzemesi mi? Tiranozarus’tan geldiğini mi kanıtlıyor?”.

“Evet. Ters evrim işletildi. Başa doğru gittiler. Böylece tavuk embriyolarında dinozor bacakları geliştirildi.Embriyonik kas ve iskelet yapılarıyla dinozor benzeri uzuv yapıları oluşturuldu. Ötesine geçildi benzemenin. İşte son söz: Tavuğun DNA’sında hâlâ T-Rexgeni bulunuyor.”.

“Vay be! Bora oğlum. Kaynanan her gün tavuk yiyor. Hani T-Rexgeni canlanmış olmasın?”.

“Merak ettim.” dedi Bora; “Dinozor Ağa sen hangi fakülte mezunusun?”.

“Ne fakültesi? İlkokul mezunuyum ben. Bitirdim okulu. Doğru tarlaya…”.

Açtı iki yana kollarını Altay. Çıktı ağzından bir koca “Haydaaa!”.

“Üç yıl önceydi. Üniversiteden öğretim görevlileri gelmişti. 2015’te. Araştırma için. Kurdular çadırları. Kaldılar iki ay. Burası bağ evimdi. Tarla arkada. Konuştuk gece yarılarına kadar. Anlattılar dinozoru da. Gezen tavukları görünce ‘lokanta aç” dediler. Eh adıDinozor oldu.”.

O sıra bir çocuk uzattı kafasını: “Dinozor Ağa. Paketin geldi. Muhtarda.”.

“Gitmeliyim. Kusura bakmayın. Aç da bıraktım sizi. Siparişi Asabinus’a verin.Söyleyeyim; Asabinus kelebeğin adı. Ateşgüzeli demek. Aşçımız. (Seslendi) ‘Asabinus gelir misin?”.

Ve geliyordu iki metrelik yusyuvarlak kızıl saçlı Ateşgüzeli bir nine……kelebek gibi.

www. haberhurriyeti.com / Murat Tepebaşılı

Yorum

  1. Nevzat Oz

    9 Ağustos 2018 at 19:00

    Sayın Tepebaşılı’ya takip etsin birisi olarak keyif veren yazıları için teşekkür ederim.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO