Son Dakika
15 Ekim 2018 Pazartesi

HİÇ BİR ŞEY ÇEKTİRMEDİ, ‘PARMAĞIN’ ÇEKTİRDİĞİNİ!

Taş devrinden beri varlığı kabul edilmiş. 5 bin yıllık verilerden söz edilir. Vahşi bir geçmişi vardır. Çok çekmiştir. Hepsi büyük ölçüde geçmişte kaldı. Sadece onun dışında.

11 Ekim 2018 Perşembe, 14:38
5 yıllık serüveni vardır çorabın.

Buna inanmak zor olabilir.

Çorap;

Bugün hala kullanımda olan en eski kıyafet türü.

Pantolon ya da tişörtler kavramından çok önce;

Taş Devri’ne varan bir geçmişe sahip.

Kaynaklarda zaman olarak M.Ö. 3-5 bin yıllarını başlangıç tarihi gösteriliyor.

Orta Asya, Çin ve Mısır’daki yaşamış toplumlar da ilk uygulayan insanlar olarak belirtilmekte.

*.*.*.*

Heyecan verici tarih yolculuğuna Taş Çağlarından başlayalım.

M.Ö. 5000;

Kabile atalarımızın giydiği ilk “çoraplar” bugün sahip olduğumuza benzemiyordu.

O zamandan kalan çorap buluntusu;

Mağara resimleri.

Arkeolojik buluntulardan neye benzedikleri hakkında bazı ipuçları var tabi.

Hayvan derileri ve ayak bileği etrafına bağlanmış parçalalardan yapılmış gibi görünüyor.

*.*.*.*

Çoban düşünür ve şair Hesiod;örme coraplardan sözedilir.

MÖ 8. yüzyılda yaşamış.

Hayvan kılından örülen bir ayakkabı astarından (Piloi) bahseder.

“İşler ve Günler” adlı şiirinde, sandaletler altında giyilen tüylü hayvan tüylerinden yapılan bir tür çoraptır.

MÖ 5. yüzyıl;

Altay Pazırık Kurganı’nda bulunan keçe çoraplar.

Türklerde çorap geleneğinin çok eskilere dayalı olduğunu kanıtlar.

En eski örgü örneklerinden biri, Yale Üniversitesi’nin Suriye’de yaptığı araştırmalarda bulunan Araplara ait konçlu bir çorap.

İslamiyet öncesi devirlerde “Çapraz Doğu İlmeği” denen düz örme tekniği ile yapılmış.

Teknik incelemeler sonucu, çorabın şişle örüldüğü sonucuna varılmış.

İğne ilmeği ile yapılmış olabileceği görüşü de var.

.*.*.*.*

Mısır ve Suriye’deki bir kazıda çıkmış.

MS 300 – 500 tarihleri ​​arasına tarihlenmekte.

Mısır’daki Nil Nehri üzerindeki Oxyrhynchus’ta bulunmuş.

Çoraplar ayak parmağı özelliğine sahiptir ve sandaletlerle giyilmek üzere tasarlanmış.

Romalılar;

Ayaklarını deriden veya dokuma kumaşla örttükleri geçer belgelerde.

Kumaş parçalarını birlikte dikmeye, baldıra ve bele askıyla takılı çorap yapmaya başlamışlar sonraları.

Roma tabletlerinde “Daha ​​fazla çorap göndermek” talimatına rastlanır.

MS 5. yüzyıla gelindiğinde, Avrupa’nın kutsal insanları saflığı simgeleyen ‘putte’ denilen çoraplar giyermiş.

*.*.*.*

1000 yılına gelindiğinde;

Örme ve dokuma çoraplar, Avrupa’nın büyük kısmında asaletin bir statü sembolü haline gelecekti.

Kuzeyliler erkek-kadın bacaklarını dolar, güneyde ise uzun çorap kadın işi idi..

14. yüzyılda katolik kilisesi beyaz ketenden diz üstüne çıkan çorapları papazların ibadet kıyafeti olarak benimsedi.

1490;

Her bacağın farklı bir rengi ile renkli ipek, yün ve kadife tutkusu aldı başını yürüdü, gitti.

Günümüz taytlarına benzerliği vardı.

Kadınında da erkeğinde de bağımlılık haline geldi.

Nedeni;

Tende hissettirdikleri ile görüntüdeki cazibede idi.

1561;

İngiltere’de kullanılabilecek kumaş miktarı çok kısıtlı hale geldi.

Alım gücü ile toplumsal rütbe ve ayrıcalık tanımlar oldu.

*.*.*.*

1589;

Kumaş krizi bitti, herkes yeniden giyebildi.

İyice daraldı, pantolon yerine de geçmeye başladı.

Bu kez kilise harekete geçti.

Gerekçe;

Çorapların hissettirdikleri idi.

Gerçekte;

İlk örgü makinesi idi.ilk corap makinasi

İngiliz bir papaz olan William Lee icat edilmişti.

William makinesiyle yünden ördüğü bir çift siyah çorabı, Kraliçe Elizabeth’e sundu, üretim izni istedi.

Kraliçe, çorabı çok kaba buldu ama getiren kilise adına papaz olunca dillendiremedi.

Kraliçe ipek-kumaş tayt çorapların hissettirdiğinden mutluydu, söyleyemedi.

”Halk yaptığı çorap çifti başına 5 sterlin kazanıyor, iğneyle de yünü örüp evine para getiriyor’ diyebildi.

Makinenin insanların elinden işlerini alacağından korktuğunu söyledi.

Makinenin kullanımına hem izin verdi, hem izin vermedi.

Tayt görünümlülerin sadece asillere serbest bırakılması ayrıcalığı çözümü icat edildi.

Yoksullar kaba da olsa örgü giyecekti.

Çorap Polisleri bile oluşturuldu.

Londra’nın kapılarında giren veya çıkanların bacaklarını kontrol edildi.

Kuralı çiğneyen hapis cezasına çarptırıldı.

*.*.*.*

Fransa Kralı Henri IV, Papaz William’ın buluşunun sunduğu fırsatı fark etmekte gecikmeyecekti.

Ona finansal destek sundu.

Mucit Papaz William, bir çorap fabrikası inşa ettiği Rouen’e taşındı.

Çok geçmeden, Fransızlar tüm Avrupa’da örgü tezgahlarını yaydılar.

Soylu Erkekler için ipek ve keten karışımı kumaş çorap

Soylu Erkekler için ipek ve keten karışımı kumaş çorap

Alt sınıflar için üretilen yünler için kullanılan çoraplar, soylular için yapılanlar ise renkli ipeklerden üretilecekti.

Papaz William’ın örgü makinesi çok geçmeden, ipek çorap üretimine de geçecekti.

Sanayi Devrimi’nin çorapları oluyordu bir anlamda o çoraplar.

*.*.*.*

Köleler ve işçiler için bacaklarını saran “soccus” adı verilen kaba örgü giysiler olarak kaldı uzunca bir süre çorap.

Kumaş ile ipeğin alım gücü sabitlemişti soylulara has giyimi.

1935;

Kömür, hava ve suyun karışımından elde edilen mucize sentetik bulundu.

Naylon koydular adını.

24 ocak 1936′;

Wilmington’da ilk naylon çorap satışı yapılır.

Alım gücü sınırlarını kaldıran bir buluştur.

3 saatte 4000 adet naylon çorap satılır.

2. Dünya Savaşı bitimindeki sıkıntılar ile artık ipek çoraplar yerini naylonun egemenliğine bırakacaktır.

New york’taki mağazalarda 50 bin adetlik stoklar sadece 6 saat dayanabilir.

60’lı yıllara gelinir.

Çorap kadın için sadece sağlıklı yaşam maskesi ardında kalmaktan sıyrılır.

‘Fully Fashioned’ adı verilen bacak şeklinde çoraplarında üretimidir 15. yüzyıldan beri süregelen bu maskeyi kaldıran.

Düz bir boru şeklinde değillerdi.

Bacağın kıvrımlarına tam oturacak şekildeydi.

Naylon;

Aşırı inceliğiyle ve kristalimsi transparanlığıyla, ipek ve yapay ipeği saf dışı bırakmıştı.

*.*.*.*

İtici, çekici, kışkırtıcı, iç gıcıklayıcı, ısıtıcı, koruyucu.

Böylesi çeşitlilikte görevleri olan bir giysi türüdür çorap.

Görüldüğü üzre;

Geçen zaman içinde bin bir türlü çeşidi ve gayesi doğdu.

Baklava desenli çorapla, file çorabın kavram kargaşası bir yana;

Hiç bir şeyden çekmedi dünyada, ayak baş parmağı tırnağından çektiği kadar çorap.

5 bin yıldır oradan delindi çünkü hep!

www.haberhurriyeti.com / OĞUZ ÖRNEK

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO