Son Dakika
19 Mayıs 2019 Pazar

HEDEFİMİZ ARANANBİR KURULUŞ OLMAK

05 Mayıs 2019 Pazar, 20:28

Bünyesindeki Peyzaj mimarları, peyzaj teknikerleri, ziraat mühendisleri ve teknikerleri ile çıtasını ve kalitesini devamlı yükselten Reyyan Fidancılık İşletme Sahibi Orhan Şahin “Reyyan Fidancılık hedefini her gün daha da büyüterek, kaliteli, ileriye dönük üretim yapma yolunda emin adımlarla ilerliyor” ifadesini kullandı.

Peyzaj tasarımı ve uygulamaları konusunda farklı ve haklı bir ayrıcalığa sahip olan Reyyan Fidancılık İşletme Sahibi Orhan Şahin “İşletmemizin misyonu; mevcut her türlü kaynağın verimli bir şekilde kullanılarak çevreyle uyumlu, sanat prensipleri çerçevesinde, disiplinlerarası sürdürülebilir tasarımlar oluşturmak ve böylece konusunda öncelikle öncü ve aranan bir kuruluş olmaktır” ifadesini kullandı.

Fidancılığa nasıl başladınız? Firmanızı nasıl kurdunuz?

1997’de başka bir taşradan geldim. Peyzaj uygulamaları yaparak başladım. 2003’de İstanbul’da bizim bir ağabeyimizin vasıtasıyla, yardımıyla öğrendik. Sonra Bayındır’a geldik, 600 metre karede üretime başladık. İstanbul’da 2009’dan beri firmamız var ama üretim olarak 2003’ten beri üretim yapıyoruz. Bayındır’daki yerimizi 2015’te aldık, üretici belgelerini alıp üretime devam ettik.

Yola çıkarken size rehberlik eden birisi oldu mu?

Yok biz daha sonra SÜS-BİR’e üye olduk.Üretici belgesini aldıktan sonra zaten mecburen Ankara SÜS-BİR’e üye olmanız gerekiyor.

Sektörde ne gibi sorunlarla karşılaşıyorsunuz?

Maliyet açısından sıkıntılar yaşıyoruz. Elektrik-su yüksek, eleman sıkıntısı var. Bizim işimiz iş gücüne dayalı her dakika eleman olup çalışması gerekiyor.

Alım garantili mi üretim yapıyorsunuz?

Serbest piyasaya üretim yapıyoruz. Kendi arkadaşlarımıza, yıllardır çalıştığımız çevremize, peyzaj mimarlarına satış yapıyoruz. Kendimiz üretiyoruz, kendimiz satıyoruz.

İlaç, gübre, elektrik, su desteği oluyor mu size?

Böyle bir destek görmedik sadece gübrede KDV kaldırıldı. Destek beklentisi içinde oluyoruz ama maliyetlerimizi çok düşürür mü bilemiyorum. İlaç fiyatları daha yüksek dolayısıyla hiç bir üretici tam anlamıyla ilaç kullanamıyor ve dozajları düştüğü için etki etmiyor, gübrelemeyi tam yapamıyoruz. Gübreler pahalı olduğu için. Yerli gübrelere göre ithal gübreler daha uzun salınım yaptığı için daha uzun süreli fayda alıyorsunuz.

EĞİTİMLİ İŞÇİ BULAMIYORUZ

Sektörde nitelikli ve eğitimli işçi bulunamıyor mu?

Böyle elemanlar bulamıyoruz. Şu an birçok firma da zaten baş elemanları bir kaç kişi vardır. Onun dışında işi bilmeyen, sadece su taşımayı bilsin, otu temizlemeyi bilsin, onu da gösteriyoruz, yetiyor. Nitelikli eleman yetiştirmek çok zor, bunun için zaman gerekiyor. Ben 22 yıldır bu işin içindeyim daha her şeyi dört dörtlük ve tam anlamıyla öğrendim diyemiyorum. Çünkü her gün bir şey öğreniyorum. Yani en büyük sorunumuz nitelikli eleman olmaması.

Kooperatifin size faydası oluyor mu?

Ankara’daki kooperatifin şu an bakanlıkla yaptığı görüşmeler olsun, yurtdışındaki yeni pazar arayışları var. Birebir bir şey yok ama sektör için çalışmalarda bulunuyorlar. Bunu zamanla göreceğiz. Kaliteli üretim yaptıkça, yurtdışına açıldıkça bunun faydalarını göreceğiz elbette.

KDV, stopaj gibi vergiler piyasayı olumsuz etkiliyor mu?

Etkiliyor. Zaten ucuza alıyoruz. Satarken KDV’yi zaten alıyoruz ama sonraki vergi aşamaları ister istemez etkiliyor. Ama illa su, elektrik gibi bu tür şeylerde indirim gerekiyor. Sonuçta ciro olarak bizim sektör tarım ve hayvancılığın çok altında değil. Ciddi bir rakama ulaşmış vaziyetteyiz son yıllarda.

DEVLET TEŞVİKLERİ ARTMALI

Türkiye yurt dışından ithal bitki getiriyor. Sizce bunun önüne nasıl geçilir?

Bunun için öncelikle devlet teşviklerinin çoğalması gerekiyor. Nitekim şöyle devlette kullanılmayan arazilerin süs bitkileri üreticilerine makul bir fiyata verilmesi gerekiyor. Çünkü ithal ettiğimiz ürünler bugün kısa sürede yapabileceğimiz ürünler değil. Yıllarca bakılıp belli bir aşamaya eriştikten sonra alıyoruz. Ve bizim burada sayılı firmalarda yapmaya başladı ama genel itibariyle yapamıyoruz. Bunun için de hem dayanma gücü hem yer olması gerekiyor ki yapabilelim. Yurtdışından öğrendiğimiz şeyler tabi ki var ama üretebilip de aldığımız ürünler de çok, onlara karşıyız. Üretemediğimiz şeyleri ister istemez ihtiyaca göre alıyoruz ama üretebildiğimiz basit formdakileri almamız gerekiyor. Bunun bir kere önüne geçmemiz gerekiyor. Ve onun hesabının daha önceden yapıp, özellikle belediyeler bu tür alanları basit çalı gruplarını önceden üreticileriyle, kooperatifleriyle bunu paylaşıp, programını yaparsa bunları çok rahat bir şekilde yetiştirip üretebiliriz.

Ürettiğiniz bitki çeşitleri neler?

Mevsimlik çiçek olarak begonvil, kadife, sardunya, karanfil, skulent türleri… 9-10 çeşit yazın bir üretimimiz oluyor. Çalı olarak da ortanca, çitos, taflan, misidon, alez gibi türlerimiz mevcut. Gelen taleplere cevap verebiliyoruz. Çünkü çevremizin ne kullandığını genelde bildiğimiz, öngördüğümüz için ona göre üretimleri yapıyoruz.

BOYUNA DEĞİL FORMUNA BAKIYORUZ

Alıcı neden sizin ürünlerinizi tercih etsin ?

Elimizden geldiğince kompakt ve düzgün malzeme yapmaya çalışıyoruz. Bitkiyi diktik, belli bir boya ulaştı, tamam hazır demiyoruz. Çünkü biz yıllardan beri uygulama yaptığımız için bitkinin boyuna değil, dolgunluğuna, formuna bakıyoruz. İlacı yapılmış mı diye bakıyoruz. Torf kullanıldığında daha sağlıklı oluyor.

Ürünlerinizin kalite standartı nedir?

Torf kullandığınızda, sadece torflu bitkiyle toprak kullanılmış bitkiyi yan yana koyduğunuzda hem form olarak hem canlılık olarak farkı zaten görürsünüz. Göze daha iyi hitap ediyor ama diğer malzeme daha soluk görünmesine neden oluyor.

GENİŞ ÇAPLI TANITIM GEREK

Çiçek Festivali’ni nasıl buluyorsunuz, ne öneriyorsunuz? Size ve Bayındır’a katkısı oluyor mu?

Bu festival bir panayır oluyor sadece. Üretici orada sadece, stand kurduğunda günlük bir satış yapıyor. Geniş çaplı bir tanıtım olmuyor. İstanbul Fuarı gibi, Ödemiş Fuarı gibi. Bunlar gibi üretici kendi malını tanıtamıyor. Sadece bir panayır. Nasıl diyeyim, bir kermes gibi, bitki satılıyor. Bayındır’a has Ödemiş’teki gibi bir fuar yapılması gerekiyor.

Bu sektörün Bayındır ekonomisine katkısı nedir sizce?

Bayındır ekonomisinin herhalde yüzde 70’i çiçekçilik üzerine diyebiliriz.

Sektördeki hedefleriniz neler?

Sektördeki hedefim daha kaliteli üretimler yapıp, daha düzgün, ileriye dönük üretim yapmak.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
kaçak iddaa siteleri iddaa siteleri bahis siteleri