Hayvanlar Şurası…(27)

Cinayetlerin çözümünü devletten bekleyemeyiz. Devlet kendi söküğünü dikemeyen terzi durumunda. Susurluk Skandalı ve daha niceleri. Son 10 yılda 3 bine yakın faili meçhul olduğu iddiaları henüz yalanlanmış değil.

24 Kasım 2018 Cumartesi, 19:15

Oldukça yorgun görünen, yıpranmış, pörsümüş tüylerinin bir bölümü çamur ve pislikten keçeleşmiş yabancı kedi, eline aldığı mikrofunu  “ bir, iki..bir ikiii.” diye test ettikten sonra sözlerine şöyle başlıyordu:

“Sizler beni tanımazsınız. Adım Nalan. Aşağı komşunuz Mesa Site’sinin sakinlerindenim. Cinayete kurban gittiğini sandığım iki yavrum Civciv ve Salman buraya sık sık kaçarlardı. Bana haber vermeden en çok buraya gelirlerdi. Belki onları tanıyanlarınız vardır. Her iki yavrumdan altı aydır haber yok. Sizler de kayıp olduğunu farketmişsinizdir. Benim yavrularımın faili meçhuller arasında kalmasını istemiyorum. Katillerinin peşini ölene kadar bırakmayacağım. Buraya Mernuş’un iki yavrusunun cinayete kurban gittiğini öğrendiğim için geldim. Hem taziyeye, hem işbirliğine geldim. Belki katiller aynıdır. Seri  bir cinayet manyağı ile karşı karşıya olabiliriz. İşbirliğine varım, yeter ki beni de aranıza alın ve bana da görev verin”

“Evet.. Evet olabilir. Seri katili bulalım.” lafları atılınca Nalan “Bir dakika, sözümü bitirmedim daha” deyip konuşmasını sürdürdü:

“Cinayetlerin çözümünü devletten bekleyemeyiz. Devlet kendi söküğünü dikemeyen terzi durumunda. Susurluk Skandalı ve daha niceleri. Son 10 yılda 3 bine yakın faili meçhul olduğu iddiaları henüz yalanlanmış değil. Daha yenisi de var. Geçen günü bir büyük ulusal gazetenin manşetiydi. Emniyet Genel Müdürlüğü, son 5 yılda ölen ve kimliği belirlenemeyen 555 kişiye ait cesedin fotoğraflarını, sahipleri bulabilsin diye internette yayınlamış. Kimi yolda, kimi ormanda bulunan, bazıları cinayete kurban giden cesetlerin 97’si kadın, 458’i  ise erkekmiş. Böyle bir yönetimden, böyle bir devletten  bizlere yardım etmesini nasıl bekleriz.. Önce kendi imkanlarımızla katil ya da katilleri bulmaya çalışmalıyız. Bu olmuyorsa, bütün yasal yollar tıkanır hale gelirse bu kez Avrupa Hayvan Hakları Yüksek Mahkemesi’ne başvurmalıyız.”

Bu konuşma en çok Mernuş ve iki yavrusu Benek ve Cızırtı’yı etkilemişti. Elleri parçalanırcasına alkışlamaya başladılar Nalan’ı. Bütün kediler “Katile ölüm, katile ölüm” diye tempo tutuyorlardı.

Mernuş, bu tezahürat üzerine kürsüye gelerek, sol patisini havaya kaldırıp topluluğu susturuyor, sonra şunları anlatmaya başlıyordu:

“Arkadaşlar bazılarınızın katil ya katillerin yakalandıktan sonra öldürülmelerini istediğinizi biliyorum. Ama kana kanla karşılık vermek hayvan haklarına aykırı bir uygulama. Tüm dünyada idam cezası kaldırıldı, kaldırmayan ülkelere de baskı yapılıyor. Bizler katil veya katilleri yakalarsak fiske bile vurmadan adalete teslim edeceğiz onları. Bağımsız yargıya güveniyoruz. Yargı bağımsızlığı yanında, hukukun üstünlüğüne de inanıyoruz”

Bu sözlerden sonra bahçede derin bir sessizlik oldu.

Mernuş devamla, “Hazır toplanmışken, bu birlikteliğimizi ilk resmi kongremiz sayalım. Yani bu Birinci Hayvanlar Şurası olsun” önerisinde bulundu.

Tüm kediler “Olsunnnn” karşılığını verdiler.

Şura geçici başkanı Mernuş herkese söz vereceğini belirtiyordu.

Sonra söz isteyenleri sıraya koydu.

Benek, Cızırtı, Yılçarık, Yalaka, ve Nataşa sırayla kürsüye gelerek konuştular. Hatta sitede yaşamayan ve toplantıya gelenler de görüşlerini aktardılar.

Önerilerde bulundular.

Geçici Başkan Mernuş, şuraya katılanların oyuna sunacağı önerilerin, karar altına alınması gerektiğini vurgulayarak, not tuttuğu kağıttan, yazılanları aktarmaya başladı.

Mernuş, aynı zamanda hayvanların geçici anayasası anlamına gelen  kararları oylamaya sunarken, ad okunarak değil, işari oya (el kaldırmak suretiyle yapılan oylama) başvuracağını bildirdi ve “kabul edenler” diye bağırdı.

Toplantıya katılanların hemen hepsi sol ön patilerini, bazıları da iki patisini havaya kaldırarak kararları onayladılar.

Başkan, tüzüğe uygun olması açısından kabul etmeyenleri de belirlemek için “kabul etmeyenlerrrr” diye sorunca, arka sıradan birinin “Rettt” şeklindeki sesini duydu, bu itiraz üzerine adeta dondu. Sadece Mernuş değil, toplantıya katılanların tümü şaşkındı.

Sesin sahibini göremiyordu Mernuş. Sadece siyah bir kuyruk havaya kalkmıştı. Kürsü olarak kullandığı taşın biraz daha üstüne çıkarak arka sıradakini, reddedeni görmeye çalıştı.

Yine göremedi.

Peki itiraz eden kimdi? Neden itiraz etmişti. Kararlardan hangisine katılmıyordu?

(devam edecek)

www.haberhurriyeti.com / SEZAİ BAYAR

ÖNCEKİ BÖLÜMLERİ AŞAĞIDAKİ LİNKLERDEN OKUYABİLİRSİNİZ

 

Bir cinayet daha mı? (25)

Doğada yaşamaya alışkın olan hayvanların, her türlü canlı mahlukatın yine doğanın koşullarına ayak uydurarak, kendilerinde o gücü bularak 

Kediler Doğulu, köpekler Batılı mı? (24)

*Peyami Safa, Fatih-Harbiye adlı romanında Doğu-Batı farkını ele alırken -bu aynı zamanda idealizm ve maddecilik çatışması- kedi ve köpek cinsini ayrı 

Polonya Yahudileri gibi…(23)

Kedileri beslemeye başladığımız günden sonra kendimizi ve bize yakın olanları, İkinci Dünya Savaşı’nda işgale uğramış Polonya’da yaşayan Yahudi 

 Kayıp anaları ve Mernuş…(22)

Ülkede binlerce faili meçhul cinayetlerin, kayıpların olması, bu nedenle bağrı yanık anaların, Cumartesi Anneleri’nin, çocuklarını şehir şehir aramak 

 Kediler ve Susurluk komedisi…(21)

İnsan hakları filan hikaye. İhlaller gırla gidiyor. Hukukun üstünlüğü değil, üstünlerin hukuku hala geçerli. Kendileri için hak ve özgürlükleri yaygın hale 

Pamuk nerde ?..(20)

Komşumuzun minik kızı Ayfer acı haberi verdi: “Pamuk park yerinde hareketsiz duruyor, gördünüz mü? Ölmüş müdür acaba?”

Kedilerin  önsezileri…(19)

*Komşularımızdan biri sabah  erkenden bağırıyordu. “Kediler arabamın  tüm boyasını kazıdılar. Nedir başımıza gelenler. Bunları defedelim gitsinnn.”

Kediler Örgütleniyor… (18)

6 gün önce yazıldıSıra bugüne kadar kaybolan, öldürülen iki komşu kedinin başına gelenlerin ne olduğunu öğrenmeye gelmişti.Acaba bu ölümlerde “derin devlet’in

Kediler kongresinde tartışma …(17)

5 gün önce yazıldıHem dünyaya geliyoruz, hem yaşam hakkı tanınmıyor. Hem varsınız deniyor, hem yoksunuz. Bu nasıl bir kısır döngüdür? Sorunlarımız var, çözmüyorlar.

Kedi cilveleri… (16)

Bahçeye gelen yabancı kediler arasında “mahallenin aşiftesi” siyah benekli beyaz kediye “ Nataşa” adını uygun görmüştük nedense. Nataşa’nın önüne

Kedileri bekleyen tehlikeler…(15)

Geri kalmış ülke politikacıları dünyanın her köşesinde, “Önce politikacı, sonra insan, daha sonrası hayvanlar” tezini savunuyorlardı. Çünkü

Peri Bacası yıkan başkan (14)

Hristiyanlık öncesi dönemde Güzel Atlar Ülkesi adıyla bilinen Kapadokya yöresinin tarihi ve kültür varlığı olan peri bacalarından birinin yıkılması demek, tarihin “yıkılması” demek. Tarihin “silinmesi” demek.

Katliama müthiş tepki var..(13)

Kütük haline getirdiğiniz o ağaç gövdeleri cehenmem ateşiniz olur inşallah

Ağaç katliamı ve sonrası… (12)

Sitenin yeni bayan başkanınından kedilere karşı operasyon beklerken, otuz yıllık tam 39 ağaçı kökünden kestirmesi bizim için büyük yıkım oldu.

Bayan Başkan koltuğa oturunca…(11)

Yumuşak yürekli olacağını sandığımız bayan başkan “demir yumruklu leydi”yi oynamaya başlamıştı bile….

Şenlikli (!) kongre….(10)

Sanki ABD’nin Irak’ı işgal kararından sonra askerlerin bu ülkeye Türkiye üzerinden girmeleri için hazırlanan teskere oylanıyordu  Patitan kongresinde.

“Etnik koloni” işi zorlaştırıyor…(9)

Yavrular yavaş yavaş serpilmeye başladığı için sorumluluğumuz artmış durumdaydı.

Pembe memeli kedi… (8)

Patitan’da derin bir sessizlik hakim. Bu,  halkın kedileri benimsediği anlamına gelmiyor. Homurdananlar var, ama aile olarak bizler “duymazlıktan gelelim,

Bebelerrrrr… (7)

Hangi hayvan olursa olsun, tüm hayvanların doğal ortamlarında yaşamalarının doğru olduğuna inanıyordum. Hala da bu düşüncemin arkasındayım.

Mernuş kimden hamile kaldı? (6)

Mernuş’un giderek büyüdüğünü farketmeyişimiz. Çevre apartmanlar arasında turlara çıktığını biliyorduk Mernuş’un. Gizli gizli bir şeyler çevirdiğini hisseder gibiydik.

Mernuş ile tanıştığımız an…(5)

Yüzü, gözleri, duruşu, sessizliği öylesine güzel, öylesine etkileyiciydi ki…

Ana kuzusu olamadı… (4)

*Mernuş, sokak kedisi olarak bir duvar dibinde doğdu, sokak kedisi olarak yaşam mücadelesine atılmak zorunda kaldı..Hayatından hiç şikayetçi değildi.

Gözlerin gözlerime değince… (3)

Kendimi galiba insan gibi hissediyorum kimi zamanlar. Ama bir değişmez gerçek var ki hayvanım ve öyle yaratılmışım.

 Farklıdır benim memleketim…(2)

*Şu anda adımınızı attığınız bu minik alanın adı Patitan’dır. Pati’leri ile anılan hayvanların vatanı. Kediler dünyası burası.

Hayvan sevgisi meğer bulaşıcıymış…(1)

KEDİ… Önsöz… Hayvan sevgisi meğer bulaşıcıymış…(1) Hayvanlar âlemine doğru şöyle  “yüksek yoğunlukla” yönelmeye, kedilerle ilgili bir şeyler yazmaya karar verdiğimde, hayvan sevgisinin bana çocukluğumda ailemden bulaştığını anladım…

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO