Son Dakika
21 Temmuz 2018 Cumartesi

HAVA-SU-TOPRAK-ATEŞ VE TAHTA!

Vatandaşa 2 böbrek de fazla olur mu bu durumda.

13 Nisan 2018 Cuma, 14:27
HAVA-SU-TOPRAK-ATEŞ VE TAHTA!

Ormanlar 5 yıllığına satışa çıkarılacak.

Ormanlardaki canlı, dikili ağaçları da ‘orman ürünü’ kabul edildi.

Ülkenin dört bir yanındaki ormanları büyük şirket ve holdinglere 5 yıl süreyle satacak.

Ormanı ihaleyle alan şirketler, önceden işaretlenmiş canlı ağaçları diledikleri zaman kesip diledikleri gibi işleyecek ya da satacaklar.

Satacak bir şeyler mutlaka bulunuyor.

Soluduğumuz havadan bile vergi alınabileceğini,  hatta satılabileceğini anlıyoruz bu gelişmeden.

Devletin bu 5 yılda denetimi olacak ise mesele yok.

Yok, her şeyi ile teslim edilecek ise 5 yıl sonra dımdızlak bırakılmış olarak iadesi kuvvetle muhtemel.

Yaşanmış barbarca nice farklı örnek söyletiyor bize bunu.

Yanılmayı çok arzu ederiz.

Ama bir kere yanılmış olduğumuz örnek yok.

TBMM Genel Kurulu’nda oylanıp kabul edilen madde yüzünden devlet ormanlarından sonra şimdi de holding ormanları döneminin başlayacağı ifade ediliyor.

Meclis’te yapılan bütün uyarılara rağmen ormanlardaki dikili ağaçların satışından geri adım atılmamış olması, ‘bir bildikleri var herhalde’ demeyi de çok arzu ediyor gönül.

Tahsis süresi bittikten sonra aynı firma aynı yeri eğer isterse tekrar alabileceği gibi daha verimli gördüğü başka bir ormanlık alanı da yine ihaleyle 5 yıllığına alabilecek.

Ormanı ihaleyle alan şirketler, önceden işaretlenmiş canlı ağaçları diledikleri zaman kesip diledikleri gibi işleyecek ya da satacaklar.

Yani;

‘Bizim ormanlarımız’ yerine ‘Holding Ormanları’ deyimi girecek hayatımıza ve sanayi sektörüne.

Tahsisi bir holdinge verilmiş ormana başka hiç kimse giremeyecek.

‘Ormanı alan holdingler artık kendi bölgelerine bırakın vatandaşı isterlerse arı bile sokmazlar’ anlamına geliyor bu.

Dikili ağaçları satma kararı maliyetleri düşürme gerekçesine dayandırıldı.

Tomruk haline getirmek büyük maliyetmiş.

MHP Mersin Milletvekili Baki Şimşek bu gerekçeye, “Özel sektör maliyet hesabı yapamayacak kadar enayi mi” sözleriyle karşı çıkmıştı.

Su için sondaj ihalesi de gündemde malumunuz.

İçilebilir mineralli yeraltı kaynakları havzası olduğu ön görülen sadece Muğla’da doğa harikası alanların bir hafta sonra ihalesi var.

Kamu sondaj ile işletmeye talip olur ise elini tutan yo, o zaman endişeye de gerek yok.

Yok talip olmaz ise nur topu gibi Su Holdingleri keyfiyetine tabi olunmak durumu var.

Toprak, su, hava, ateş 4 element biliriz.

Cem Yılmaz’ın Gora sinema yapımında bir diyalog vardı.

‘4. element Tahta’

Çok güldürmüştü vatandaşı.

Hoş şimdilerde metali de araya sokuşturup 6 ya da 7 element teorisini tartışmaya açanlar yok değil.

Ahşap ile metal, su ve toprak türevidir oysa.

Neyse, diyeceğimiz başka;

Toprağa dair ne varsa özelleşiyor.

Suya dair ne var ise özelleşiyor,

İkisinin ürünü ağaç-tahta-orman özelleşiyor,

Havaya ilişkin varlıklara yoklamalar var.

Ateş’i siz örnekleyin.

Avustralya en çarpıcı örnek.

Orada ormanların özelleştirilmesi süreci nereye dayanmıştı hatırlayanınız var mı?

2000 Sydney Olimpiyatları ormanlara ve oralarda yaşayan yerli halkı Aborijin’lere adanmıştı.

Yaşam alanları olan ormanlar yok edildiği, onlara yaşayacak alan bırakılmadığı için.

Bizden özür dileyen de olmaz maazallah.

Şöyle bitirelim;

‘İki böbrek lükstür’ diye algı yaratıp, çift böbrek vergisi getirilir ya da vatandaşların böbreğini ihaleye koyarlar mı dersiniz?

AHMET GÜLER

13 Nisan 2018, İZMİR 

 

eskisehir escortankara escortescort samsunescort bayan bursa

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir