Son Dakika
18 Haziran 2019 Salı

Hâlâ öğreniyorum, öğretiyorum…

1929 doğumlu, Eskişehir Çifteler Köy Enstitüsü mezunu öğretmen Huriye Saraç – ÖĞRETMEN BENİSA, Aydın – Kuşadası’nda katıldığı bir etkinlikte öğretmenlik, kadın ve çocuğa yönelik şiddet konusunda bir konuşma yaptı.

24 Kasım 2015 Salı, 17:38

1929 doğumlu, Eskişehir Çifteler Köy Enstitüsü mezunu öğretmen Huriye Saraç – ÖĞRETMEN BENİSA, Aydın – Kuşadası’nda katıldığı bir etkinlikte öğretmenlik, kadın ve çocuğa yönelik şiddet konusunda bir konuşma yaptı.

www.haberhurriyeti.com / GÜNDEM
Hala öğrenmeye, öğretmeye ve öğretmenliğe devam ettiğini söyleyen Saraç’ın bu toplantıda yaptığı konuşma şöyle:

Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır, ya da milleti esaret ve sefalete terk eder. / MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

“Beyaz Zambaklar Ülkesinden” Öğretmenlere, Aydınlara…
Beyaz Zambaklar Ülkesi; bataklıklar içine yerleşmiş, doğal madenlerden yoksun, tüm yoksulluğa, imkansızlıklara ve elverişsiz doğal  koşullara rağmen; bir ülkenin her meslekten insanın omuz omuza bir dayanışma sergileyerek, geri kalmışlıktan kurtulmak için  nasıl  mücadele ettiğini, ayağa kalktığından ve kusursuz bir ekonomik, siyasal ve kültürel düzene kavuştuğu ülke…! Önce eğitim ve öğretim denilmiş ve seslenilmiş;
“Öğreten, Aydın olmak, modaya uygun kıyafetler giymek veya kolalı yakalık ve modern şapka takmak değildir. Halk size, iyi ücret almanız ve akşamları sözde okuma salonlarında kağıt ve domino oynamanız için okutup terbiye vermedi. Bu durumda siz aydın değil de, küflenmiş aydın oluşunuz. Halkın aklını, halkın iradesini ve enerjisini, halkın vicdanını uyandırmak zorundasınız. Halkın fikrini uyandıramazsınız; köylüyü, işçiyi toplumun tabakalarını nasıl iyi yaşanır, nasıl iyi yaşam koşulları yaratılır diye eğitmek zorundasınız.
Halka hayatın değerini anlamayı ve onu korumayı öğretin. Daha rahat, daha sağlıklı, daha uygun bir yaşam tarzı nasıl kurulur, onu öğretin. Kendilerinin ve çocuklarının sağlığını nasıl koruyacağını öğretin.  Mutlu bir aile hayatı nasıl kurulur, onu öğretin. Erkeğin kadına ve kadının erkeğe nasıl davranacaklarını ve çocuklarının nasıl eğitileceğini öğretin.
Halkı doğruluğa, düzene, disipline alıştırın. Halkın vicdan duygusunu geliştirin. Kendilerinin ve başkalarının haklarına saygı duymayı öğretin.
Bütün bu işlerde halka iyi örnek olun.
Halka, gerek davranışlarınızla, gerek konuşmalarınızla ve gerekse yaptığınız işlerle eğitmen olduğunuzu gösterin.
Bütün ülkenin insanları bir ailedir. Bütün vatana o gözle bakınız. Unutmayınız ki, fakir bir oduncu, hamal ve hizmetçi dul kadın da dahil, hepsi, bu ülkenin halkının tüm fertleri sizin kardeşlerinizdir.
Sizin göreviniz onları eğitmektir. Onları büyük, kültürlü halkların ailesine sokmaktır. Unutmayınız ki; halkın cehaleti, kabalığı, sarhoşluğu, hastalıkları, fakirliği sizin ayıbınızdır.”

GRİGORİY PETROV’un Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabı, Mustafa Kemal Atatürk zamanında Türkçe’ye ilk kez çevrildi. Atatürk, kitabı okuduğunda bu destansı başarıya tek kelimeyle hayran olmuştu. Derhal kitabın ülkedeki okulların, özellikle askeri okulların müfredatına dahil edilmesini emretti. Türk askerleri ülkelerindeki “yaşamı yenilemek” için mutlaka bu kitabı okumalıydılar. O vakitler, kitap o kadar çok ilgi gördü ki, Kuran-ı Kerim’den sonra en çok okunan kitap haline geldi.

Bu kitap tüm yoksulluğa, imkansızlıklara ve elverişsiz doğa koşullarına rağmen, bir avuç aydının önderliğinde; askerlerden din adamlarına, profesörlerden öğretmenlere, doktorlardan işadamlarına kadar, her meslekten insanın omuz omuza bir dayanışma sergileyerek, Finlandiya’yı, ülkelerini geri kalmışlıktan kurtarmak için nasıl büyük bir mücadele verdiklerini, tüm insanlığa örnek olacak biçimde gözler önüne sermektedir…

Bu kitapta anlatılanlar yukarıda da öz olarak belirttiği gibi imkansızlıklar içinde dahi topluma önderlik edecek aydın kişiler doğru bir şekilde eğitim ve öğretim verirlerse o toplumun her yönden kalkınmaması için hiçbir sebep yoktur.
O yüzden toplumlarımızın kalkınmasında en büyük görev aydınlarımızda…
Ama onları yetiştirecek olan tabii ki yine öğretmenlerimizde…
Son yıllarda artan kadın ve çocuklara yönelik şiddet olaylarının en büyük nedeni bana göre EĞİTİMSİZLİK, EĞİTİM NOKSANLIĞI…
Türkiye’nin batı bölgelerindeki eğitim imkanları, doğu bölgelerinde de olsaydı, bugün yaşadığımız kadın ve çocuk şiddet olaylarının minimum düzeye düşeceğine inanıyorum.
EĞİTİMİN ülkenin en büyük sorunlarından olduğunu gören MUSTAFA KEMAL ATATÜRK, 1936 yılında verdiği talimatlar ve kurduğu kadrolar ile KÖY ENSTİTÜLERİnin de temelini atmıştır.
Türkiye’nin 21 bölgesinde kurulan KÖY ENSTİTÜLERİ ve açık olduğu sürede buradan yetişen öğretmenler, kendi köylerinde başta eğitim olmak üzere her konuda köyde yaşayan insanlarla iç içe olmuş, onlara her türlü konuda destek olmuşlardır.
Dünyanın kabul ettiği bu sistem maalesef yine iç ve dış etkenler nedeniyle kısa bir süre sonra kapatılmıştır.
Kapatılmasaydı bugün TÜRKİYE nasıl bir konumda olurdu diye sorarız sürekli olarak…
Başta burada KADINA ve ÇOCUĞA ŞİDDETİ konuşmazdık büyük bir olasılıkla…
Ekonomik ve kültürel olarak daha üst düzeyde yaşayan bir toplum olur ve BARIŞ umudumuz daha az olurdu.
SEVGİ, SAYGI, HOŞGÖRÜ, KARDEŞLİK ve PAYLAŞIM gibi İNSAN OLMA DEĞERLERİNİ sürekli olarak gündeme getirmemize gerek olmazdı…
Çünkü; gerçekten KÖY ENSTİTÜSÜ’nden yetişen öğretmenler gittikleri köylerde iğneden ipliğe misali ve 7’den 77’ye herkese bir şeyler öğretiyordu.
VE ONLARIN ÖĞRETMENLİĞİ ÖLÜNCEYE KADAR SÜRÜYOR…
ÖĞRETMENLERİMİZ kadar, KADINLARIMIZIN DA ülkenin gelişmesinde en önemli bireyler olduğunu biliyoruz…
Kadınların EĞİTİM ve ÖĞRETİM olanaklarını geliştirirsek, onların yetiştirdikleri çocuklar, yarınlarda daha çağdaş bir ulus olmamızı sağlayacaktır.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ün kadınlar için söylediği bu sözler sanırım bunu en güzel şekilde ifade ediyor…

“Zaman ilerledikçe, ilim geliştikçe, medeniyet dev adımlarıyla yürüdükçe; hayatın, asrın bugünkü gereklerine göre evlat yetiştirmenin güçlüklerini biliyoruz. ANALARIN bugünkü evlatlarına vereceği terbiye, eski devirlerdeki gibi basit değildir. Gerekli özellikleri taşıyan evlat yetiştirmek, pek çok özelliği şahıslarında taşımalarına bağlıdır. Bu sebeple kadınlarımız, hatta erkeklerden daha çok aydın, daha çok kültürlü, daha fazla bilgin olmaya mecburdurlar!”

——–

HABERHÜRRİYETİ olarak HURİYE SARAÇ Öğretmenimize daha uzun ve sağlıklı ömürler dilerken tüm öğretmenlerimizin de gününü kutlarız.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
kaçak iddaa siteleri iddaa siteleri bahis siteleri