Son Dakika
04 Aralık 2018 Salı

04 Aralık 2018 Salı, 17:14
Tarih 5 Aralık 1934.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı tanıyan yasayı onayladı.
Türkiye’de kadınlar artık milletvekili seçimlerinde oy kullanabilecek, aday olabilecekti.
O çağa göre çok önemli bir karardı..
O tarihte dünyada sadece 25 ülkede kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmişti.
Avrupa’da bile Fransa dahil bir çok ülkede kadınlara bu hak tanınmamıştı.
Hele hele müslüman ülkelerde bırakın oy kullanmayı, kadın evden çıkamıyordu.
Peki, Türkiye’de kadınlar bu hakkı nasıl kazandı?
Erkekler mi onlara bağışladı?
Yoksa kadınlar mı söke söke aldı?
*. *. *
Tarih 15 Haziran 1923‘tü..
Kurtuluş Savaşı bitmiş ama cumhuriyet henüz kurulmamıştı.
Dönemin aydınlarından yazar ve öğretmen Nezihe Muhiddin başkanlığında bir siyasi parti kuruldu.
Adı, “Kadınlar Halk Fırkası”ydı.
Bu Türkiye’nin ilk siyasi partisiydi.
Çünkü daha Cumhuriyet Halk Fırkası(Partisi) bile kurulmamıştı..
Kadınlar Halk Fırkası kuruluş bildirisinde Mustafa Kemal’in devrimlerine bağlı olduğunu belirtiyor ve kadınlara siyasal hak istiyordu.
İçişleri Bakanlığına verilen dilekçede savaş durumunda kadınların askerlik yapması gerektiği de öngörülüyordu.
Ancak kadınların bu isteği tepki gördü.
Özellikle gazeteler yorumlarla, karikatürlerle kadınları alaya aldı.
İçişleri Bakanlığı 8 ay beklettiği dilekçeyi Osmanlı’dan kalma seçim yasasına aykırı olduğu gerekçesiyle geri çevirdi.
Bunun üzerine 7 Şubat 1924‘te Nezihe Muhiddin ve arkadaşları Kadınlar Halk Fırkasıyerine Türk Kadınlar Birliği‘ni kurdu.
Birlik programına “Siyasetle ilgimiz yoktur” maddesini õzellikle koyarak amaçlarını şöyle açıkladı.
“Kadınlığı düşünsel ve toplumsal alanlarda yükselterek çağdaş ve gelişmiş bir yere eriştirmek”
 
*. *. *
Parti kurmalarına izin verilmeyen kadınlar rahat durmuyordu.
Mitingler yapıyor, camilerde toplanıyor ve siyasal haklar elde etmenin mücadelesini veriyorlardı.
Zamanla yurt geneline yayılıp, Denizli, Aydın, Afyon ve Diyarbakır’da şubeler açmışlardı.
1925 yılında İstanbul’da bir milletvekili boşluğu vardı.
Türk Kadınlar Birliği seçme seçilme hakkı olmamasına rağmen o boşalan koltuğun bir kadınla doldurulması için meclise dilekçe verdi.
Bu girişim de büyük tepki topladı.
Cumhuriyet Gazetesi’nde konuyla ilgili yorumda Yunus Nadi“Türkiye’nin hayatında çok mühim meseleler mevcut olduğu bir zamanda hanımlarımızın mebusluk propagandası veya reklamı ile meşgul olmaları pek ciddiyetsiz” diyordu.

Gazeteler haberlerle , karikatürlerle kadınların bu istekleriyle alaya devam ediyordu.

*. *. *
Tarih 21 Haziran 1927 idi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Askerlik Kanunu görüşülüyordu.
Giresun milletvekili Hakkı Tarık bey, kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi gerektiğini söyleyince, İçişleri Bakanı Recep Bey “Kadınlar Türk vatanıyla bu denli ilgili iseler önce askerlik yapsınlar” diyordu..
Mücadeleden vazgeçmeyen Türk Kadınlar Birliği , Kadın Yolu isminde bir dergiyle sesini daha gür çıkarmaya başladı.
Dergide Enver Behnan, Yaşar Nabi ve Fahrettin Kerim gibi dönemin kadın hakları savunucusu erkek de yazıyordu.
Türk Kadınlar Birliği1926’da Cumhuriyet Halk Partisine üye olmak için başvuruda bulundu.
Ancak cevap olumsuzdu.
Kendilerine “kadınların hayır işleri ile uğraşmasının daha doğru olacağı” söylendi.
Kadın Yolu Dergisi ısrarlı yayınlarıyla siyasi iktidar üzerinde etkili olmaya başlamıştı.
1927 yılında Nezihe Muhiddin hakkında kongrede usulsüzlük ve hesaplarda yolsuzluk yaptığı iddiasıyla davalar açıldı.
Gazetelerde yoğun bir itibarsızlaştırma kampanyasıyla Nezihe Muhiddin birlikten uzaklaştırıldı..
Yerine gelen Kadınlar Birliği’nin yeni başkanı Latife Bekir, kadınların siyasi hakları ile meşgul olmayacağını açıklarken, “Biz Nezihe Hanım gibi hayaller peşinde koşacak değiliz.” dedi.
Ancak Nezihe Muhiddin‘in başlattığı kadın hareketi 1930 yılında meyvesini verdi..
O yıl kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanındı.
Kadınlar Birliği de 11 Nisan’da Sultanahmet Meydanında bu karara teşekkür mitingi yaptı.
Ardından Cumhuriyetin 10. yılı şerefine kadınlara köy yönetimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanındı.
Artık sırada kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının verilmesi kalmıştı.
Ve 5 Aralık 1934 tarihinde kadınlara milletvekili seçme seçilme hakkı verildi..
Türkiye Büyük Millet Meclisi‘nde yapılan oylamada 258 olumlu, 53 çekimser ve boş oy kullanılmıştı.
8 Şubat 1935 tarihinde yapılan genel seçimlerinde 17 kadın milletvekili Meclis’e girdi.
Ardından yapılan ara seçimlerde de bir tane daha kadın milletvekili seçildi ve sayı 18’e ulaştı.
Türkiye’de kadınlar yıllar süren bir mücadele sonunda siyasi haklarını elde ettiler.
Ve bir tarihi gerçeğin altını çizdiler.
“Hak verilmez, alınır”
NOT: Kadın Halk Partisini ve Türk Kadınlar Birliğini kuran Nezihe Muhiddin hakkında çıkarılan iddialar ispatlanamadı. Ancak mahkemelerden af kanunu ile kurtuldu. Tüm kişisel itibarı elinden alınmış biri olarak kabuğuna çekildi. Roman yazdı.. Yıllarca adını kimse anmadı ve 1954’te vefat etti.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO