”

Hadi evcilik oynayalım :)))

13 Kasım 2013 Çarşamba, 19:37
Hadi evcilik oynayalım :)))

Bu da nerden çıktı demeyin… Son zamanlarda evciliği ”EVLİLİK” adı altında yaşayan çiftler için adanmış bir söz…

Toplulumuzda evlilik beraberinde birçok örf, adet ve geleneklerin içinde bulunduğu bir kavramdır. Her topluma göre bu etkenler değişiklik göstermektedir.
Kız ve erkek birbirine aşık olur evlenmeye karar verir. Sonrasında yapılması gereken nedir?
Kızımız nereli ya da oğlumuz nereli sorusunu sormak, isteme, söz, nişan, kına, düğün, balayı, balayı dönüşü aileleri yeni eve misafir etme, çocuk doğurmak, çocuk yetiştirmek, aile bireyleriyle iyi geçinmek, hep iyi gelin olmak, hep iyi damat olmak, kayınvalideye anne, kayınpedere baba demek ……
Tabii ki HAYIR…
Evlilik psikolojik olarak hem kadının hem erkeğin hem de ailelerin hazırlanması gereken bir oluşumdur. Bu güzel kavrama sahip çıkmak adına her toplumun kendine göre sahip olduğu bazı gelenekleri de bilmekte, uygulamakta fayda var.
Çoğunlukla bireyler evlilik sonrası birbirlerine uyum göstermek adına isteklerinden vazgeçercesine bir yaşam sürüyor. Kimse karşı tarafın zevkine saygı göstermek istemiyor. Kendi beğenilerine partnerinin eşlik etmesini istiyor…
”SAYGI DUYMAK” uygulaması zor bir durum mudur?
Tabii ki hayır… Önemli olan aynı çatı altında bireylerin farklı özelliklerine karşı birbirlerine anlayış göstermesidir.
Dikkat edin evlilik belli bir döneme girdiğinde çiftler ilişki terapistine başvuruyorlar… Bazen de çiftlerden biri terapist yardımı almak isterken diğeri buna karşı geliyor.
Aslında neden evlilik öncesi bizler ilişki terapistine gitmeyi düşünmüyoruz?
Yapılması gereken budur. Evlilik kurumunun mantığını kavramak adına profesyonel kişilerden bilgi almak, emin olun evlendikten sonra oluşan sıkıntılar neticesinde alınan desteklere göre daha önemlidir. Herşeyden önce bilinçli bir şekilde evlilik nedir, neyi gerektirir, sevginin, saygının evlilikteki yeri öğrenilir.
Toplumumuz açısından son yıllarda bakınca boşanma sayısında artış olduğu gözleniyor. Çiftler arasında sevginin azalması, maddi sıkıntılar, aldatma, bir başkasına aşık olma….. ve daha birçok farklı nedenlerden dolayı çiftler mahkemeye başvuruyor.
Oysa ki aile büyüklerimize bakınca 40 ya da 50 senedir evli olanları görmekte mümkün…
Tabii ki evlenince boşanmak yok denen bir kural koymakta yalnış ancak evlilik toplumumuzda yeterli biliniyor mu, biz evlilikten ne anlıyoruz bunu bir kere daha sorgulamalıyız.
Keramet fikriyle biten ilişkiyi kurtarmak adına yapılan çocukların ileride yaşayacağı travmayı düşününce aslında çiftlerin evlilik öncesi uzmanlardan evlilik nedir neyi gerektirir sorularına yanıt almaları gerektiğini vurgulamakta haksız sayılmam…
Birbirini seven ve evlenmek isteyen çiftlere tavsiyem şudur ki sosyal bir kavram gibi gözüken ancak geleneksel özellikler taşıyan evliliğin altın kurallarını muhakkak uzman kişilerden bir kez daha dinleyelim…

www.haberhurriyeti.com / Dr. ELİF MİRZA – elif@suffren.nl

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz