Tekelleşme varsa o özelleştirme hiç yapılmaması lazım

Babacan, ''Türkiye gibi ülkelerde bir döviz kuru taahhüt ettiğiniz anda, piyasa bunu er ya da geç test eder. İfade edilen seviye yıkılıp geçilir'' dedi. 

Melda Çetiner / Ajans Bizim / Türkiye / İZMİR

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, '' Bir firma, özelleştirildikten sonra tekel durumuna düşüyorsa, tercihen o özelleştirmenin hiç yapılmaması lazım. Tekel, rekabetin ruhuna aykırı'' dedi. 

Babacan, Haber Global’de ''Siyaset Özel'' programında gazetecilerin sorularını yanıtladı.  

Babacan, gündemi değerlendirirken, elektrik ve doğalgaz dağıtım şirketlerinin kendi bölgesinde tekel olduğunu belirterek, ''Arıza çıktığında ‘Bu şirket değil, öbür şirket yapsın’ diye çağıramıyorsunuz. Kendi bölgesinde tekelse, o şirketin çok iyi denetlenmesi, düzenlemenin çok dikkatli yapılması ya da o özelleştirmenin hiç yapılmaması lazım. Bir firma, özelleştirildikten sonra tekel durumuna düşüyorsa, tercihen o özelleştirmenin hiç yapılmaması lazım. Tekel, rekabetin ruhuna aykırı” diye konuştu. 

Elektrik dağıtım şirketlerinin fahiş fiyatlar sebebiyle vatandaşların elektriğini kesebileceğinden emin olmadığını ifade eden Babacan, şu değerlendirmeyi yaptı:

''İcra iflas Yasası'nı daha önce değiştirdik. Vatandaşlarımızın evlerinde kullandığı temel ihtiyaç maddelerinin haczedilmesini önledik. Bir vatandaşımız ne kadar borçlu olursa olsun, elindeki bir buzdolabını, fırınını, bulaşık makinesini haczedemiyorsunuz. Çünkü bunlar temel ihtiyaç. Böyle bir icra iflas yasası varken, borcunu ödemeyen vatandaşın elektriğini kesme gibi bir uygulamaya elektrik şirketlerinin girmesi çok zor. Binde bir olsa yaparsınız. Çok sayıda hane halkı bu faturayı ödeyemeyecek.

Ben 11 sene bu ülkenin ekonomi yönetiminin başında oldum. Uygulama tecrübesi bambaşka bir şeydir. Hayali programlar, ideal bir şeyler yazar çizersiniz ama uygulama ve tecrübesi farklı bir şeydir. Biz sadece laf üretmiyoruz. Tutarlılık testi fazla yapılmıyorsa, bir mikrofon buldunuz mu konuşmak rahat. Biz iş üretiyoruz. Seçim sonrasıyla ilgili çok detaylı bir hazırlık yapıyoruz. Bunu kendi uygulama tecrübemizden ve dünyanın uygulama tecrübesinden istifade ederek yapıyoruz.

Geçmişe dönüp de 2002-2008 mi, 2003-2020 mi, bunlar hiçbir zaman içi dolu tartışmalar olamaz. Çünkü toplum vicdanında da dünyada da tescillenmiş bir başarı dönemi o. Dünya Bankası 2014’te ‘Türkiye’nin başarı örnekleri’ diye o dönemin kitabını yazdı. Kitabın sunuş yazısında, ‘Türkiye hızlı büyürken, gelir dağılımını düzeltebilen ender ülkelerden birisidir’ der. Biz yarınlara bakalım. Yüksek enflasyon bu ülkenin kaderi olamaz. Kültürü de olamaz. Nasıl 34 yılda iki ve üç haneli seyreden enflasyonu sadece iki yılda tek haneye indirip, paradan altı sıfırı atabildiysek, bugün de bu enflasyon düşer. Ama bu hükümetin iş tutuş tarzıyla düşmez.”

 ''Kuru tutma taahhüdüne kimse güvenmez''

Babacan, Londra’da finans camiasına ''Kuru burada tutacağız'' taahhüdünde bulunulmasına kimsenin güvenmeyeceğini belirterek, ''Türkiye gibi ülkelerde bir döviz kuru taahhüt ettiğiniz anda, piyasa bunu er ya da geç test eder. İfade edilen seviye yıkılıp geçilir. O testten başarılı çıkmış bir hükümet dünyada yok'' görüşünü savundu. 

Yaşanan  krizin  mertebesini 6 ayda çözülecek bir düzey  olarak gördüklerini kaydeden Babacan, ''2001 krizinden çözülmesi daha hızlı olur. 2001’de 300 milyar dolarlık bir ekonomimiz vardı. Şu anda ekonomi büyük ve korkunç bir yatırım altyapısı var. Korkunç bir sanayi altyapısı oluştu. Bunlar güven ışığı bekliyorlar. Özel sektörümüz güven ışığını görür görmez harıl harıl çalışır. Şu anda dünyadaki likidite hiç olmadığı kadar çok'' diye konuştu. 

''Dış operasyonlar dar ideolojik bakışın ürettiği sonuçsa istikrara zarar verir''

Babacan, dış operasyonların ülkenin dış istikrarına katkısının önemli olduğunu ifade ederek, ''İstikrara katkı sağlıyorsa, o istikrarın getirdiği ekonomik fayda çok daha büyük olur. Ancak dışarda yaptığınız askeri operasyonlar, dışarda asker bulundurma eğer rasyonalite gereği değilse, ulusal çıkarlarımız gereği değilse, dar bir ideolojik bakışın ürettiği sonuçsa, işte o zaman içerideki istikrara zarar verir. Onun da ekonomik maliyeti, fiilen harcadığınız paranın çok üzerinde olabilir” dedi. 

Demokrasinin bir maç sahasına ihtiyacı olduğuna dikkati çeken Babacan,  ''Şu anda siyasi partilerin adil bir rekabet içerisinde birbirleriyle yarışması için  demokrasi alanı yok. Türkiye’nin önceliği, el ele verip demokrasinin oyun alanını beraberce inşa etmektir. Demokrasi stadına ihtiyacımız var. Önce, bu sahayı  inşa edelim” ifadesini kullandı. 

12 Şub 2022 - 02:48 - Siyaset



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?