Mor Tabiat Harikası Besinler ve Probiyotik Faydaları

Bilimsel Fitoterapi ve Aromaterapi Derneği'nin (BİFAD) hazırladığı Dergi'nin 3. sayısında asaletin, lüksün, zenginliğin, romantizmin, tutkunun ve duygusallığın rengi olan “Mor” sebze ve meyveler sayfalarda yerini aldı. Biz de www.haberhurriyeti.com Gazetemizde Bifad Dergi'nin yazarlarının bu titiz çalışmalarını sırasıyla sizlerle paylaşıyoruz. Lezzetleriyle bizleri mest eden Morlar umarız siz okuyucularımızı da mest eder. Sağlıklı okumalar...(İbrahim Irmak)

Haber albümü için resme tıklayın

Lütfiye Bağlan AKÜNAL

BİFAD Üyesi (Mühendis)

Doğanın bizlere sunduğu mor ve mavi renkli meyva ve sebzelerin sihiri ve gizemi nerede saklı? Pek tabii bu gizem ve sihirin kaynağı Antosiyanin ve Probiyotiklerdir.

Gelin biraz Mor Besin mucizesini inceleyelim. Besinde mor renk ne ifade eder? Bir sebze ve meyveye mor rengi ne verir? Evet bu belki de birçok kişinin daha önce duymadığı Antosiyaninlerdir.

ANTOSİYANİNLER:

Yunanca Anthos “çiçek” ve Kyanous “koyu mavi” kelimelerinden meydana gelir. Phlarına bağlı olarak mavi, mor veya siyaha giden tonlarda suda çözünebilen polifenolik koful pigmentlerdir.   Antosiyanin adı verilen antioksidanlar; antiflamatuar, kan basıncı düzenleyici, dolaşım düzenleyici, bağışıklık arttırıcı, hafıza güçlendirici, antikanserojen, oksidatif stresi önleyici, göz sağlığı koruyucu ve iltihap azaltıcıdır. Son zamanlarda yapılan çalışmalar antosiyaninlerin, serbest radikalleri üreten kimyasal süreci tetiklediklerinden dolayı nörodejeneratif, diyabet, kalp-damar ve kanser hastalıklarına karşı koruyucu nitelikte olduklarını kanıtlamıştır. Son günlerin gündemi Covid-19 için ise antiviral özellikleriyle korunma anlamında tavsiye niteliğindedirler. Peki başlıca antosiyanin kaynakları hangileridir? Bunlar böğürtlen, ahududu, yabanmersini, çilek, nar, mor lahana, mürdüm eriği, kiraz, kırmızı pancar, siyah fasulyedir.

 “Beş kuruş pahalı olsun, kırmızı olsun”. Bu yazıyı okuduktan sonra kırmızı renk yerine moru tercih edenlerimiz daha çok olacak. Çünkü mor meyva ve sebzeler sadece antosiyanin değil aynı zamanda Probiyotik kaynağıdır.

PREBİYOTİK, PROBİYOTİK ve SİNBİYOTİKLER:

Probiyotik kelimesi “pro=için” ve “biotic=yaşam” kelimelerinden türemiştir. Kelime manası “Yaşam İçin” diye anlaşılabilir. Her insan hücresi için yaklaşık 1,3 bakteri olduğu tahmin edilmektedir. 1920 lerin başında penisilinin keşfi ve antibakteriyel ilaçların geliştirilmesiyle her bakterinin zararlı olmadığı ortaya çıktı ve sonrasında yapılan çalışmalarla Dünya, zaten çağlar öncesinden var olan Prebiyotik ve Probiyotiklerle tanıştı. Bununla da kalmadı bu faydalı mikroorganizmaların birçok türü ve cinsi olduğu anlaşıldı. İnsan sindirim sisteminde 500’den fazla bakteri türü bulunduğu ve insan bağırsağının 10 trilyon kadar canlı bakteri içerdiği araştırmalar sonucu kanıtlandı.

Tam da yerinde bir tabir olan “Yaşam İçin” anlamındaki probiyotikleri, prebiyotiklerle karıştırmamak lazımdır. Aslında bu iki bakteri grubu bir sürecin iki faydalı bacağıdırlar. Herkesin anlayabileceği gibi basite indirgeyerek açıklayacak olursak; birisi mahsul diğeri o mahsulü yetiştirmek için gerekli olan besini ve ortamı ifade eder. Probiyotikler bağırsak florasında bulunan ve sağlığımıza onlarca fayda sağlayan yararlı mikrobakterilerdir. Lactobacilius, Bifidobacterium ve Streptoccocus ve bunların şuşları en yaygın kullanılan probiyotiklerdir. Prebiyotikler, bu faydalı bakterilerin (probiyotikler) besinleridir. Sinbiyotikler ise, probiyotiklerle prebiyotikleri birleştiren ürünlerdir. Prebiyotikler sindirilemeyen gıda bileşenleri olarak probiyotiklerin besinidir.  Örneğin İnülin. İnülin gıdalarda doğal olarak bulunan sindirilemeyen bir liftir. Anne sütü ve lifli gıdalarda doğal olarak bulunan prebiyotiklerin galaktooligosakkaritler (GOS), fruktooligosakkaritler (FOS), oligosakkatitler ve inülin sayılabilir. Probiyotiklerin faydalarına gelince…. Sindirim sistemi, psikolojik ve psikiyatrik, kalp ve damar rahatsızlıkları, alerji, egzama, bağışıklık, kilo kontrolü, kolesterol ve trigliserid dengeleyici, enflamasyon azaltıcı rollerinin yanısıra; faydalı besinlerin bağırsak tarafından emilimini sağlar.

Probiyotikler hayvansal kaynaklı da olabilirler, hayvansal kaynaklı olmayabilirler de. Hayvansal probiyotikler deyince aklımıza ilk gelen kefir ve yoğurttur. Hayvansal kaynaklı olmayan sirke, turşu, vb sayabileceğimiz doğal probiyotik kaynakları olan şalgam, mor lahana, mor havuç, mürdüm eriği, yaban mersini, mor pancar gibi mor sebze ve meyvalardan nasıl muhteşem probiyotik kaynağı oluştuğunu inceleyelim.

Şimdi sebzeler ve meyvalar nasıl mucizevi probiyotikler yaratabilir diye düşünüyorsunuzdur, değil mi? Pek tabii bitkisel fermantasyon ile… Tüm bu süreçler nasıl işliyor? Tuzlu su ile birleştirilen sebzeler “Laktik Asit” üretir ve Laktik Fermantasyon süreci başlar. Bu süreç boyunca vücudumuz için çok faydalı bir probiyotik ailesine ait “Lactobasilius” adı verilen faydalı bakteriler üremeye başlar. Bu süreç süt ve süt ürünlerinden bağımsız tamamen vegan bir süreçtir. Peki ilk bakteri bu senaryoya ne zaman dahil oluyor? Bu da doğanın mucizesi işte... Bu mor sebze ve meyvalar havadan, sudan veya topraktan eser miktarda bulunan bu faydalı bakteriler eklediğimiz sebze ve meyvalarla sürece dahil oluyor. Yine sirke ve turşularımıza eklediğimiz şeker ile de beslenerek çoğalıyorlar. Turşu kurarken veya sirke yaparken belki de bilimsel temelini bilmeden rutin olarak yaptıklarımızın sebeplerini şimdi daha güzel bir şekilde anlayabiliyoruz.

TÜKETİM VE SAKLAMA:

Bu süreçlerde kaplarımızın, suyumuzun steril olması iyi bakterileri üretirken sürece zararlı mikrop ve organizmaların girişini önlemek içindir. Aksi halde fayda göreceğiz diye zarar görmemiz ihtimal dahilindedir.

Yine önemli bir husus belirli saklama koşullarına uymaz isek probiyotik denen canlı mikroorganizmaların yaşamını yitireceğidir. Fazla ısı, besin zincirinin kırılması ve raf ömrünün aşılması gibi sebeplerden ötürü probiyotik değerini yitirebilirler. Yine başka bir faktöre örnek verelim; anaerob bakteri sınıfındaki  Bifidobacterium spp. oksijen varlığında yaşamını sürdüremez. Saklama koşullarında probiyotiklerin aerob veya anaerob mu oldukları önem taşımaktadır. Yine önemli bir nokta; her besin öğesi her kişiye aynı etkileri yapmaz. Fayda göreceğiz diye bilinçsiz kullanım ile zarar görmekten kaçınmamız yerinde olacaktır.

Sağlıklı günler.

Kaynakça

Healthline, Mary Jane Brown PhD RD (UK) 2016 Aug 23

Z.Lu, F. Breidt, V Plengvidhya, H. P. Fleming National Library of Medicine NIH, National Center for Biotechnology Information

Agricultural Research Service US Dept of Agriculture, Raleigh, North Caroline, 27655-7624 USA

Biomin, Part of DSM

Gibson, Gr ve Roberfroid MB. İnsan kolon mikrobiyatasının diyet modülasyonu; prebiyotik kavramının tanıtılması J.Nutr 1995 Haziran 125 (6) 1401-12

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü ve Dünya Sağlık Örgütü Çalışma Raporu 2001. Gıdalarda Probiyotiklerin değerlendirilmesi için kılavuzlar

15 Oca 2022 - 01:31 - Sağlık



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?