CHP'den ''salgının seyri ciddiye alınmalı'' çağrısı

CHP COVID-19 Danışma Kurulu, ''Gün salgına müdahil olma günüdür. Gün pandemiyi ciddiye alma zamanıdır. Göz ardı edilecek her detay daha çok hastalık ve ölüm anlamına gelecektir. Alınmayacak her tedbir, önlemleri almayanları sorumlu kılacaktır" dedi.

Süfyan Kızılarslan / Ajans Bizim / Türkiye / ANKARA

CHP COVID-19 Danışma Kurulu, Omikron alttürü nedeniyle salgının seyrinin ciddiye alınması çağrısı yapılarak, ''Alınmayacak her tedbir, önlemleri almayanları sorumlu kılacaktır'' denildi. 

Konuya ilişkin açıklamada, Omikron alttürü kaynaklı salgının hızla yayıldığı belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

''Gün salgına müdahil olma günüdür. Gün pandemiyi ciddiye alma zamanıdır. Göz ardı edilecek her detay daha çok hastalık ve ölüm anlamına gelecektir. Alınmayacak her tedbir, önlemleri almayanları sorumlu kılacaktır.

Çünkü Omikron adı ile anılmakta olan yeni endişe verici SARS-CoV-2 varyantı, ülkemiz dahil pek çok ülkede büyük bir hızla yayılmaktadır. Endişe verici varyantlardan beşincisi olan Omikronun, Delta varyantından 2,7-3,7 kat daha bulaşıcı olduğu gösterilmiştir. Omikron varyantı hastalığı daha önce geçirmiş kişilerde de tekrar hastalığa yol açabilmektedir.  Bu nedenle aşıları eksik olan herkes yeniden hastalığa açık hale gelmiştir. Hal böyleyken varyantı önemsememek, varyantın yayılımını azaltacak tedbirleri hayata geçirmemek ihmalden öte bir sorumsuzluktur.''

COVID-19 salgınının sadece aşılama ile kontrol altına alınamayacağı ve buna ek olarak fiziksel mesafe kurallarına uyulması gerektiği belirtilen açıklamada, ''Omikron varyantının yaratacağı sorunları azaltmak yalnızca kişilerin alacağı 'maske, mesafe, temizlik' tedbirlerine indirgenemez. Aksine kişisel ve kamusal tedbirler birlikte ele alınmalı ve yurttaşlar pandeminin karşısında savunmasız kendi kaderlerine terk edilmemelidir'' denildi. 

''Bilimsel olmayan uygulamalar''

Açıklamada, şu değerlendirmelere yer verildi:

''Omikron varyantının ülkemizde görülen olgular içindeki oranı tam olarak açıklanmamış olmasına karşın artmaya başladığı gözlenmektedir. Sağlık çalışanlarının ve sağlık sisteminin tükenmemesi ve sağlık kuruluşlarındaki tıkanmaya bağlı olarak ölüm gözlenmemesi için başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere tüm kurum/kuruluşların ve toplumun hazırlıklı olmaları sağlanmalıdır.

Üzülerek ifade etmek gerekir ki; yaklaşık iki yıllık salgın sürecinde, ülkemizde, COVID-19 hastalığının tanı, tedavi ve önlenmesine ilişkin olarak eksik, hatalı ve bilimsel olmayan uygulamalarla karşılaşılmıştır. Hastalığın giderek yaygınlaştığı bu dönemde salgının ve her bir olgunun bilimsel bilgiler ışığında yönetilmesi çok önemlidir.''

Salgın yönetimi ve önlemler

CHP COVID-19 Danışma Kurulu'nun açıklamasında yapılması gerekenler özetle şöyle sıralandı: 

''1-Salgın Yönetimi:

-Ülkemizde görülen olguların ve kaybedilen kişilerin dağılımı bilimsel epidemiyolojik ölçütlere uygun olarak kamuoyu ve bilimsel camiaya açıklanmalıdır.

-Aşılama oranları, kullanılan aşı dozu ve çeşitlilikleri, yaş grupları ve cinsiyete göre toplumla paylaşılmalıdır.

-'Tam aşılı' tanımı bilimsel ölçütlere uygun olarak yapılmalı ve gerçek tam aşılı oranı kamuoyuyla paylaşılmalıdır.

-Temaslı takibini de içeren filyasyon çalışmaları bilimsel ölçütlere uygun şekilde yürütülmeli 

-Salgın yönetimi basamaklandırılmış sağlık hizmeti ilkesi doğrultusunda yeniden planlanmalıdır.

-Yurttaşların PCR, hızlı ve tükürük testleri dahil olmak üzere tüm tarama ve tanı testleri ile monoklonal antikor ve yeni jenerasyon ilaçlara erişimi ücretsiz olarak kamu güvencesinde sağlanmalıdır. 

-Salgınla ilgili Sağlık Bakanlığı dökümanları, sağlık çalışanlarına rehberlik etmek üzere güncel bilgiler ve gelişmeler ışığında güncellenmelidir.

-Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu aldığı her kararın gerekçesini topluma açıklamalıdır.

-Merkezi yönetim hiçbir ayrım gözetmeden yerel yönetimleri pandemi mücadelesine dahil etmeli, karar ve uygulamaların ortaklaşması sağlanmalıdır. 

2-Korunma:

Farmakolojik Olmayan Önlemler

-Başta sağlık kuruluşları olmak üzere tüm kamusal mekanlar ve kalabalık nüfusa sahip işyerleri COVID-19 açısından güvenli ve sağlıklı mekanlar haline getirilmelidir. Gereken kurumlarda ultraviyole ve filtre uygulaması hayata geçirilmelidir. Okulların havalandırılması karbondioksit monitörizasyonu ile etkin biçimde izlenmelidir. 

-Omikron varyantının bulaşma yolları ve bulaşma hızı dikkate alınarak, kapalı ortamlarda etkin havalandırmanın sağlanması ve bu durumun izlenmesi ve denetlenmesi için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.

-Hastalığın bulaşmasını azaltmak üzere alınan kişisel önlemlerin başında gelen maskelerin standartlara uygun olup olmadığı ilgili kurumlarca denetlenmelidir. 

-Başta sağlık kuruluşları olmak üzere işyerlerinde çalışan sağlığı ve güvenliği ile ilgili önlemler alınmalı ve izlenmelidir. 

- Maskelerin ve respiratörlerin, toplumdaki her bir birey ve sağlık çalışanları için uygun koşullarda temin edilmesi sağlanmalıdır.

-Okullar, bakım kurumları, cezaevleri, kışlalar gibi kalabalık ortamlardaki kişilere yönelik test kapasitesinin -hızlı antijen testlerinin de sürece dahil edilmesiyle- artırılarak olguların zamanında tanımlanması ve önlemlerin zaman geçirmeden alınması sağlanmalıdır.

-Alışveriş merkezleri gibi kapalı ve kalabalık ortamlara girecek kişilerden son 48 saat içinde yapılmış negatif test sonucu istenmelidir. 

-Toplu ulaşım yoğunluğunun azaltılması için esnek mesai uygulamasına geçilmeli, pik dönemlerinde evden çalışma koşulları sağlanmalı, toplu ulaşım seferleri azami düzeyde arttırılmalıdır.

Aşılama

-Etkili aşı kampanyaları düzenlenmelidir. 

-Çok geç kalınmış bir uygulama olarak 5-11 yaş grubunun aşılanması sağlanmalı ve bu çerçevede mRNA aşısının uygun doz versiyonu ülkemize kazandırılmalıdır. 

-Bu durumda özellikle risk grubu içersinde yer alan kişilere inaktif aşılar yerine omikrona karşı çok daha etkili olduğu kanıtlanmış olan mRNA aşıları (ülkemizde Pfize-Biontech şirketinin ürettiği Comirnaty) uygulanmalıdır.

-Ülkemizde geliştirilmiş olması memnuniyet verici olan Turkovac aşısına ilişkin faz 1, 2, 3 çalışmalarının verileri en kısa sürede bilim insanları ve toplumla paylaşılmalıdır. 

Tanı Aşaması

-Olguların hızla artmakta olduğu bu dönemde tanı kapasitesinin yetersiz kalmaması için malzeme ve iş gücü açısından gerekli önlemler alınmalıdır. Şu anda yetkili laboratuvarların yüztde 57'si özel yüzde 43'ü kamu kurumlarında bulunmaktadır. Yetkili kamu laboratuvar sayısı hızla arttırılmalı ve test olanaklarına erişim kolaylaştırılmalıdır.

-Omikron varyantının rutin olarak taranmasına yönelik PCR testleri yaygınlaştırılmalı ve tüm laboratuvarlar için temin edilebilir kılınmalıdır.

-Hızlı antijen ve tükürük testlerinin tanı ve tarama amacıyla rutin kullanıma girmesi ve bu testlerin evlerde ücretsiz olarak kullanımı sağlanmalıdır. 

-Sekanslama ve benzeri yöntemlerle olası yeni varyantların ortaya çıkışı izlenmeli ve gerekli önlemlerin alınması sağlanmalıdır. Bu amaçla özellikle üniversitelerin katılımıyla genomik analiz platformu oluşturulmalıdır.

-Hastanelerin hizmet ve alan kapasitesini aşan test ortamları değiştirilmeli, yurttaşların güvenle ve çok sıra beklemeden başvurabilecekleri test mekanları hastane dışı ortamlarda yaratılmalıdır.

Tedavi Aşaması

-COVID-19 hastalığının seyri ve klinik belirti/bulguları konusunda toplum şeffaf bir şekilde bilgilendirilmelidir. 

-Toplum tabanlı algoritma yaklaşımı hazırlanmalı ve yurttaşlara duyurulmalıdır. 

-COVID-19 tanısı alan kişilere telefon edilerek Favipiravir ilacı kastedilerek “ilaç istiyor musunuz?” sorusunun yöneltilmesine son verilmeli, yurttaşlar uzman olmadıkları konuda sorumlu olmaya zorlanmamalı ve aksi bilimsel bilgi oluşmadığı sürece Favipiravir kullanımına tümüyle son verilmelidir. 

-Yakın geçmişte “Remdesivir” örneğinde yaşandığı gibi bugün itibariyle “Molnupiravir” isimli ilacın ücret karşılığında yasa dışı/kaçak yollardan temin edildiği bilinmektedir. İvedilikle bu durum etkin müdahale ile önlenmelidir.

-COVID-19 tedavisinde etkili olduğu bilimsel araştırmalarla gösterilmiş ve gösterilecek olan her tedavi endikasyon dahilinde gerekli hastalar için ücretsiz olarak temin edilmelidir. Bu bağlamda ivedilikle COVID-19 tedavisinde riskli gruplarda kullanılmak üzere geliştirilen ve dünyada kullanıma giren “yeni” ilaçlar (monoklonal antikorlar, Paxlovid) ülkemizde de riskli gruplarda kullanılmak üzere ücretsiz olarak temin edilmelidir.''

09 Oca 2022 - 03:10 - Siyaset



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?