“Kadına şiddette ezberler bozulmalı”

Akdeniz Belediyesi’nin düzenlediği ‘Kadına Şiddete Karşı Sıfır Tolerans’ seminerinde konuşan Dr. Aytül G. Demirci, kadına yönelik şiddet başlığı altında birikenlerin, nicelik ve yoğunluğu konuşarak tüketilebilecek bir boyutu çoktan aştığını söyledi. 

Haber albümü için resme tıklayın

Hediye Eroğlu / Ajans Bizim / Türkiye / MERSİN

Akdeniz Belediyesi, ‘25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslar arası Mücadele Günü’ kapsamında, ‘şiddetin önlenmesi ve farkındalık semineri düzenledi. 

Seminerde, Mersin Üniversitesi (MEÜ) Öğretim Üyesi Dr. Aytül Güneşer Demirci, Avukat Firdevs Gültak, MEÜ Öğretim Üyesi Dr. Erhan Uzunca ve Mersin İl Müftüsü Şaban Kondi, kadına yönelik şiddet, nedenleri, sonuçları ve mücadele yöntemleri konularında sunum yaptı.

Akdeniz Belediye Başkanı M. Mustafa Gültak, her türlü şiddete karşı olduklarını belirterek, şiddetin insanlık suçu olduğunun altını çizdi. Akdeniz’in; sosyal ve ekonomik anlamda Mersin’in en sorunlu ve geçmişte hizmetler noktasında da en çok ihmal edilen ilçesi olduğuna işaret eden Gültak, kadınların statüsünü yükseltmek, hayata ve istihdama katmak için hayata geçirilen proje, kampanya ve çalışmaları anlattı.

Akdeniz’de, aynı anda 55 kadının yerleşebileceği bir ‘Kadın Konuk Evi’ kazandıracaklarını da belirten Gültak, Akdeniz’de 17 mahalle evi olduğuna ve buralarda kadınlara ve gençlere yönelik mesleki ve beceri eğitimleri ve projeler yürütüldüğünü anlattı. Gültak, “Bir kadının en büyük sıkıntılarından birisi de bir erkeğin eline bakması, yani ona muhtaç olmasıdır. Neden? Kadının ne eksiği var ki? O nedenle ‘kadınlar üretsinler ve satsınlar’ dedik ve kooperatifleri kurulmasına vesile olduk. Kadın üretsin, ürettiğini satsın, evine harçlığıyla gitsin. Evine para götürsün, ‘ben de bugün para kazandım’ desin. İşte bu nedenle kooperatifçiliğe büyük önem veriyoruz'' dedi.

“Sorun, konuşarak tüketilebilecek bir boyutu çoktan aştı”
MEÜ Öğretim Üyesi Dr. Aytül G. Demirci ise sunumunda, konuyla ilgili farkındalık yaratmak üzerine odaklanmak için kavramsal bir çerçeve çizmeye çalışacağını belirterek, şunları söyledi:

“Çünkü bugün, kadına yönelik şiddet başlığı altında birikenlerin, nicelik ve yoğunluğu konuşarak tüketilebilecek bir boyutu çoktan aştı. Normal şartlar altında biz, sosyolojik düzlemde bu konunun analizini rahat görebilirken, artık günümüzde o rahatlığımızı da kaybetmiş durumdayız. Çünkü bütün yakıcılığı ile bunu her gün her birimiz çok fazla hissediyoruz, konu tüm sıcaklığıyla gündemimizde olan bir konu. Üzerine bolca konuşmak, düşünmek, yazmak ve tartışmak zorunda olduğumuz bir konu. O yüzden de her birimizin bildiği ezberleri, üzerinden bir daha geçmemiz gerektiği hepimizin görev alanına giriyor” 

“El birliği ile yaralarımızı sarmalıyız”
Avukat Firdevs Gültak ise sunumunda, kadına yönelik şiddetin hukuki sonuçlarını anlattı, kadınların da kendi hukuki haklarını bilmeleri gerektiğini ifade etti. 

Gültak; “Bugün yaşadığımız, tanık olduğumuz olaylar bizleri umutsuzluğa itmemeli ve biz kadınları asla geri planda bırakmamalı çünkü bu bize yakışmaz. Cinsiyet ayırımı yapmaksızın, şiddeti kınayan ve karşısında duran toplumun her bireyi, bu mücadele yolunda el ele yürümeli, toplumun kanayan yaralarını sarmalı ve şiddetin her türlüsüne karşı durmalıdır” diye konuştu.

“Kadının işgücü dışında kalması”
 MEÜ Öğretim Üyesi Dr. Erhan Uzunca, kadının iş gücü piyasasında neden yeterince aktif olarak yer almadığının, düşünülmesi gereken en önemli sorunlardan biri olduğunu söyledi. Uzunca, “Bunun en temel nedeni, tabi ki toplumsal cinsiyet ayırımı. Dolayısıyla toplumda kadına biçilen roller, kadın ile erkek arasındaki rol farkı, siyaseten, ekonomik olarak, kültürel bakımlardan görülen farklılıklar. Toplumdan topluma bu durumlar tabi değişiyor. Bizim burada toplumsal cinsiyet çerçevesinde işgücü piyasasına kadınların yeterince girememesinin nedenleri, o toplumun kendine ait değer yargılarının olması, kadın ile erkek arasında rol farklılıklarının ortaya çıkması ve sosyo-kültürel bir olgu olarak bunun kabul edilmesi şeklinde karşımıza çıkıyor” dedi. 

“Kadın; topluma şekil veren en güçlü varlıktır”
Mersin İl Müftüsü Şaban Kondi ise İslam’ın, kadına bakışına değinerek,  şunları söyledi:

“Kadının dokunduğu yerde, nezaket ve zarafet vardır. Medine döneminde, İslam tarihinde, düşünün; cenneti anaların ayağı altına koyan bir dinin mensuplarıyız. Şiddet ile din asla bir araya gelmeyecek iki kavramdır. Nasıl ki oksijen ile hidrojen bir araya gelerek hayatın kaynağı olan suyu oluşturuyor ise, kadın ile erkek de sevgi, saygı, nezaket, empati ile bir araya geldiğinde, bu toplumda hava kadar, su kadar, güneş kadar önem arz ediyor” 

24 Kas 2021 - 21:36 - 3. Sayfa


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?