Yoksulluk sınırı 10 bin lira oldu. Sorumlusu kim?

Saadet Partisi lideri Karamollaoğlu, “Sopayla, tehditle, gözaltına almakla, kurumları kapatmakla bu işler çözülmez; iktidarın artık bu tutum ve davranışlarından vazgeçmesi gerekiyor” dedi.

Hasan Köseoğlu / Ajans Bizim
Türkiye / ANKARA

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi. 

İstanbul’da gerçekleşen TEKNOFEST programına Selçuk Bayraktar’ın daveti ile katıldığını belirten Karamollaoğlu, yerli ve milli teknoloji çalışmalarına destek verdiklerini belirtti.

Merkez Bankası Başkanı’nın vatandaştan enflasyonu aşağı çekmek için destek istediğini belirten Karamollaoğlu, “Dünyada böyle bir garabete rastlayamazsınız. Sen orada neden duruyorsun o zaman” dedi. 

“Ekonomide düzelme istiyorsanız; bir numaralı mesele yolsuzluğa son vermektir, ikincisi israfı önlemektir. Bu mantıkla siz, ülkenin sorunlarını çözemezsiniz” diyen Karamollaoğlu, “Amerika’ya bir seyahat yapıyorsunuz; koskoca araba filosunu uçaklarla Amerika’ya götürüyorsunuz. Allah’tan korkun ya! İsrafı önlemek istiyorsanız; tasarruf önce evden başlar. Önce saray mantığından kurtulmak gerekir. Memleketi böyle idare ederseniz kırk yıl geçsin bundan bir adım ileriye gitmez ama kırk adım geriye düşersiniz. Sadece dua ediyoruz Ya Rabbi şu arkadaşlarımıza akıl fikir ver diye” şeklinde konuştu.

“Dün ‘dostum’ dediğinize bugün ‘küstüm’ diyorsunuz”

Teknoloji ve sanayide dışa bağımlılıktan kurtulmanın birinci adımının siyasi iradenin bu konudaki kararlılığı olduğunu vurgulayan Karamollaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dış politikadaki duruşumuz bu anlamda çok önemlidir. S-400'ler ve F-35'lerde yaşadığımız krizler hepimizin malumudur. Irak'ta, Suriye'de, Afganistan'da; Amerika ve Rusya başta olmak üzere, diğer ülkelerle ve özellikle bölge ülkeleri ile yaşadığımız problemler bilinmektedir. Dış politika, iç politikaya benzemez; dış politika, iç politikaya alet edilmez; bunu defalarca ifade ettik.

İçerde kurduğunuz ittifakların mantığı ile dış politikada ülkeler arası ilişkileri sürdürmeye çalışırsanız, yanlış yaparsınız, şahsi ilişkilerle diplomatik ilişkileri birbirine karıştırırsanız; yol alamazsınız.

Dün Amerika'da ‘dostum’ dediğinize, yarın İstanbul'a gelince ‘küstüm’ demekle bu işler yürümez. Putin'le aranız açılınca ABD'ye el uzatarak, ABD ile aranız biraz biraz düzelince birlikte Suriye yönetimine cephe alarak dış politikada başarılı olamazsınız. Dış politikadaki bu savrulmuşluk, kararsızlık ve yönsüzlük hali ülkemize büyük zararlar veriyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Bush, Obama ve Trump'la iyiydik, Biden'le iyi değiliz" dediğini hatırlatan Karamollaoğlu, “İyi olan neydi Allah aşkına, bu dönemi size iyi gösteren gelişmeler nelerdir?” diye sordu. 

“Bu arkadaşlar Erbakan Hoca’yı hiç anlamamış”

Temeli 1956'da merhum Erbakan Hoca tarafından atılan ve bu nedenle “Erbakan Hoca'nın fabrikası” olarak da anılan Bayrampaşa'daki Pancar Motor Fabrikası’nın bulunduğu araziye şimdi Millet Bahçesi yapılacağı müjdesinin verildiğini hatırlatan Karamollaoğlu, “Hakikaten anlamak mümkün değil. Bu arkadaşlar Erbakan Hoca'yı hiç ama hiç anlamamışlar. Yıllar evvel oraya o fabrikayı kuran merhum Hocamız, o fabrikayı önce atıl hale gelsin, ardından kapatılsın, sonra da bir park yapılsın adına da benim ismim verilsin diye kurmadı. O fabrika işlesin, motor üretsin, ülkemiz dışa bağımlı olmasın diye kurdu” dedi.  

Her hafta gündeme düşen konular değişse de insanların değişmeyen tek gündeminin ekonomik problemler, geçim sıkıntısı ve işsizlik olduğunu vurgulayan Karamollaoğlu, şunları kaydetti:

“İşte Eylül ayının sonuna geldik ve Türk-İş bu ayın açlık ve yoksulluk sınırını açıkladı. Bu araştırmaya göre; açlık sınırı 3 bin 49 lira, yoksulluk sınırı da 9 bin 931 lira olmuş. Peki, asgari ücret ne kadar; 2 bin 825 lira. Peki, ülkemizde ortalama bir çalışanın, memurun, işçinin aldığı maaş hiç 10 bin lirayı buluyor mu; hayır.

Yani siz milyonlarca insanımızı açlık sınırının altında ve bir o kadar insanımızı da yoksulluk sınırın altında bir ücretle yaşamaya mahkum etmişsiniz! Bir kez daha söylüyorum; öncelikle zihniyetin değişmesi gerekiyor. Bugünü dünle mukayese ederken, enflasyon, döviz kurunu dikkate almaktan sadece rakamların zikredilmesiyle vatandaşı değil ama sadece kendinizi kandırırsınız. Asgari ücret belirlenirken açlık sınırını baz alırsanız, işte zamanla insanlar onun dahi altında bir ücrete mahkum hale gelir.”

''Sayaç okuma personellerini mi cezalandıracaksınız?''

Ülke ekonomisinin her geçen gün biraz daha kötüye gittiğini ifade eden Karamollaoğlu, “Bugün iktidarda bulunanlar, ülkemizin nimetlerini kendi aralarında paylaşanlar, bu ülkede külfet çeken insanımızın feryadını duymuyor olabilir. Ya da daha da vahimi, görmezden, duymazdan, bilmezden gelmeye devam ediyorlar. Fakat vatandaşın canı yanıyor, bu derin krizin sorumluları ise suçu sürekli başkalarına atıp, kabahati hep başkalarında arıyorlar” dedi. 

“Bu ülkede soğan fiyatları artıyor; soğan üreticisi suçlu oluyor. İğneden ipliğe her şeye zam geliyor; market sahipleri suçlu oluyor” diyen Karamollaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yurt problemi yaşanıyor; barınamıyoruz diyen gençler suçlanıyor. Ev kiraları artıyor; ev sahipleri ve emlakçılar suçlanıyor. Dahası sorgusuz sualsiz işinden edilen KHK'lılar zor bela gidip bir iş buluyor; onları işe alanlar cezalandırılıyor. Fakat ne hikmetse iktidarın hiçbir kabahati yok. Herkes suçlu, herkes hain; bir tek kendileri masum, bir tek onlar vatansever!

Sopayla, tehditle, gözaltına almakla, kurumları kapatmakla bu işler çözülmez. İktidarın artık bu tutum ve davranışlarından vazgeçmesi gerekiyor. Artan fiyatlar için marketleri sorumlu tutup, cezalar keserek bu işler düzelecekse; her gün yeni bir zamla kabaran elektrik, su ve doğalgaz faturaları için de sayaç okuma personellerini mi cezalandıracaksınız? Akaryakıt fiyatlarındaki artışı engellemek için istasyon çalışanlarına ve sahiplerine mi ceza keseceksiniz? Böyle bir mantıksızlık olmaz, bu kafayla problemlerimiz çözülmez; aksine her geçen gün daha da derinleşir. 

‘Faiz lobisi’, ‘soğan lobisi’, ‘patates lobisi’ derken sıra geldi ‘market lobisi’ ile mücadele etmeye! Hayat pahalılığını marketlere bağlayanlar; akaryakıt, elektrik, konut kirası, inşaat maliyetleri, kitap, kırtasiye fiyatlarındaki fahiş artışların sorumlusu olarak kimi görüyor merak ediyorum.”

“Enflasyonun, yoksulluğun ve hayat pahalılığının tek sorumlusu sizsiniz” diyen Karamollaoğlu, “20 yıldır bu dümenin başında siz varsınız ve geminin karaya oturmasından da siz sorumlusunuz. Fakat bu geminin karaya oturması nedeniyle kara kara düşünmek zorunda kalan milletimiz asla ümitsizliğe kapılmasın. Hiç kimse, bu millete karşı sorumluluk duygusunu kaybeden yöneticilere bakıp da umutsuzluğa düşmesin. Ülkemizin sorunlarını çözme sorumluluğunu üzerimize almaya ve bunun gerekliliklerini yerine getiremeye talibiz” şeklinde konuştu.

29 Eyl 2021 - 23:57 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?