Siyah-beyaz yılların kaotik atmosferini bugün ibretle hatırlıyoruz

TBMM Başkanı Şentop: ''Sıkıntıları aşmanın yolu askeri darbe ve sıkıyönetim değildir''

Süfyan Kızılarslan / Ajans Bizim
Türkiye / ANKARA


TBMM Başkanı Mustafa Şentop, ''Sıkıntıları aşmanın yolu askeri darbe ve sıkıyönetim değildir ve hiçbir zaman, asla olamaz'' dedi.

12 Eylül askeri darbesinin 41. yılında, darbe bildirisinin okunduğu saat 04:00'da yazılı açıklama yaptı. 

''Tarih geriye sarılamaz ama bugünün masasına koyularak incelenip tartışılabilir'' diyen Şentop, darbe sonrası yaşanan gelişmelerin Türkiye'nin ''toplumsal siyasal ve demokratik tarihinde trafik bir dönemi'' işaret ettiğini kaydetti. 

Meclisin feshedildiğini, siyasi partilerin kapatıldığını, yasama yetkesinin ''Milli Güvenlik Konseyi''ne devredildiğini anlatan Şentop, ''o siyah-beyaz yılların kaotik atmosferinin bugün ibretle hatırlandığını'' ifade etti. 

Şentop, açıklamasında şunları yer verdi:

''Özellikle yetmişli yıllardan itibaren sağ/sol görünümlü anarşi ve terör ortamının puslu havasında işlenen sayısız cinayetin gazete manşetlerini işgal etmesi, kahvehanelerin rastgele taranarak her gün yeni ölüm haberlerinin topluma pompalanması, mahallelerin ideolojik çizgilerle birbirinden ayrılması, annelerin pencerede endişeyle çocuklarının eve sağ gelmesini beklemesi, öğretmen ve polis gibi temel kamu görevlilerinin bile karşıt görüşlü dernekler etrafında örgütlenmesi, aynı silahın öğleden önce sol, öğleden sonra sağ görüşlü gençlere karanlık ellerce verilip kaos cephesine sürülmesi, Maraş ve Çorum olayları gibi yüksek ateşli provokatif projelerle toplum hayatının cehenneme dönüştürülmek istendiği yıllara; siyaset alanındaki tıkanmalar, yüzde 100'leri aşan enflasyon ve başka ekonomik bunalımlar da eklendiğinde 41 yıl önceki Türkiye görüntüsü biraz olsun anlaşılabilir. Fakat bütün bu sıkıntıları aşmanın yolu askerî darbe ve sıkıyönetim değildir ve hiçbir zaman, asla olamaz.

Askerî darbe yapılınca bıçak gibi kesilen ideolojik cinayetler ve diğer toplumsal sorunlar, darbe yapılmadan çözülemez miydi?

Darbeden sonra kurulan askeri mahkemelerde yargılanan yüzbinlerce insanımız, hapishanelerde işkencelerle öldürülen yüzlerce vatandaşımız, idam edilen onlarca kişi ve fişlenen milyonlarca hayat. Darbenin travmatik sonuçları bugün bile telafi edilebilmiş değil.

'Zarar ölçülemez'

12 Eylül Darbesinin ve onun ardılları olan 28 Şubat ve diğer darbe girişimlerinin ülkemize, demokrasimize ve insanımıza verdikleri sosyo-ekonomik hasarlar ve belki daha önemlisi demokratik ve siyasal tarihimize verdikleri zarar ölçülemez.

Evet, aradan geçen zaman içinde 12 Eylül darbecilerini yargıladık, 28 Şubat darbecilerini yargıladık, 15 Temmuz hainlerini yargıladık ve 1960 darbecilerinin astığı siyaset ve devlet adamlarımızın iade-i itibarını temin ettik. Mevcut güçlü siyasal yapımız içinde vesayeti bütünüyle yok ederek Aziz Milletimizi ve demokrasimizi kara lekeler tarihinden kurtarılmış bir yapıyla buluşturduk.

'İçlerinde dikta hevesi besleyen...'

Bugün Türkiye Cumhuriyeti, bazı dış odakların 'bizim çocuklar' dediği yapıların aklına esince darbe yaptığı bir ülke değildir ve artık asla olmayacaktır. Halkın oylarıyla kabul edilen yeni yönetim sistemimiz, meşruiyetini bütünüyle Milletimizin özgür iradesinden alan bir yapıya kavuşmuştur. İçlerinde dikta hevesini besleyen ve bunu ancak askerî darbe, cunta gibi yollarla gerçekleştirebileceğini düşünen bedhahlara bu yolun artık bütünüyle kapandığını, bunun imâsına dahi yeltenmenin büyük bir yanlış ve suç olacağını güçlü biçimde ifade etmek isterim. Umuyorum ki yakın gelecekte yapılacak olan yeni Anayasamız, darbe dünyasıyla ilgili her türlü hevesin kökünü kazıyan bir içeriğin de teminatı olacak.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bugün siyasal alana musallat olmak, millet iradesini sıfırlamak isteyen her türlü darbe, terör, ekonomik kumpas ve başka gayrimeşru siyaset parazitlerini yok edecek güçtedir. Devletimiz bu güce Aziz Milletimizin siyasi olgunluğu ve desteği içinde gerçekleşen siyasi ve idari reformlar sonucu gelmiştir. Takdir edersiniz ki bu mücadele kolay olmamıştır. Arkasında bütün bir ülkenin kararlı, mücadeleci ve fedakar tutumu vardır. Siyasi meşruiyet sınırları içinde sessiz ve onurlu biçimde gerçekleşen bu değerli demokratik formu koruma ve kollama görevi sadece ve sadece siyasetin sorumluluk alanındadır.''
12 Eylül
TBMM
Mustafa Şentop

12 Eyl 2021 - 13:08 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?