Kılıçdaroğlu: ''Öyle bir düzen inşa ettiler ki, haramilerin düzeni''

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iktidarın uygulamalarını eleştirerek, ''Öyle bir düzen inşa ettiler ki, haramilerin düzeni...'' dedi. 

Haber albümü için resme tıklayın

Süfyan Kızılarslan / Ajans Bizim / Türkiye / ANKARA

Kılıçdaroğlu, CHP Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, ''kendi ailemiz'' diye tanımlandığı CHP'lilere şöyle seslendi:

"Mustafa Kemal Atatürk'ten bu yana CHP'de genel başkanlık yapmış olan herkesin başımızın üstünde yeri vardır, herkesin bunu çok iyi bilmesi lazım. Türkiye'nin bu kadar derdi varken, bu kadar büyük rezaletler yaşanırken olayı getirip başka bir tartışma atmosferine çekmek hem partiye hem Türkiye'ye ihanettir. Şöyle bir algıyı oluşturmak istiyorlar: 'Zaten iktidar simsiyah, kapkara, zaten rezil bir yönetim var. Yozlaşmış bir yönetim var; oyu kime verelim, CHP de onlar gibi...' Hayır, CHP onlar gibi değil, tertemiz bir partidir. Verilmeyecek hiçbir hesabımız yoktur. Dolayısıyla bu gereksiz tartışmadan herkesin süratle çıkmasını istiyorum."

Kılıçdaroğlu, Sivas ve Başbağlar'da yaşananların acısının hala yüreklerde olduğunu belirterek, "Acıları ortaklaştırmamız lazım" dedi. Kılıçdaroğlu, bu yaraların sarılması için ''Adaletsizliğe, haksızlığa, hukuksuzluğa'' karşı birlikte olunması gerektiğini söyledi.  Adaleti herkes için istediklerini anlatan Kemal Kılıçdaroğlu, HDP'li Ömer Faruk Gergerlioğlu'nun, bir tweet paylaşımı yüzünden milletvekilliğinin düşürüldüğünü ifade etti. 

Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Anayasa Mahkemesi oy birliğiyle bir karar aldı. 'Seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ihlal edilmiştir. Serbest bırakın.' dedi. Anayasa'nın 153. Maddesi, Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazete'de hemen yayınlanır yasama, yürütme, yargı organları ve idari makamları, gerçek ve tüzel kişileri bağlar diyor ama hala içeride. Bu mudur adalet? 'Benden olunca derhal serbest bırakın, benden olmayınca mahkeme kararına uymayın, Anayasa Mahkemesi kararına uymayın.' Hani haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandı. Nerede bu şeytanlar?"

''Bahçeli de onun bir parçası''
Bir yerel medya kuruluşu sahibinin "basının özgür, serbest bırakılması" çağrısı yaptığını ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Bırakın serbest bırakmayı; İçişleri Bakanlığı, Cumhuriyet gazetesi aleyhine 1 milyonluk tazminat davası açıyor, 'beni eleştiriyorsun' diye'' şeklinde konuştu. Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

''Sen pürüpak olsaydın eleştirilmezdin. Hala rüşvet alan adamı saklıyorsun, ismini vermiyorsun. Eğer rüşvet alan birisini koruyorsan, sen de onun bir parçasısın zaten. Sadece o mu? Hayır. Aynı şekilde Bahçeli de onun bir parçası. Bahçeli'nin de söylemesi lazım. 'Ben senin hakkını, hukukunu savunuyorum, rüşvetten her ay 10 bin dolar para alan bir siyasetçiden söz ettin. Kim bu adam?' Cevap var mı, yok. Bu bir mihenk taşıdır. Kimlerin düzgün ve temiz olduğunu, kimlerin kirli olduğunu gösteren mihenk taşıdır bu. Kim bu 10 bin doları her ay rüşvet alıyor açıklayın, verin mahkemeye. Yapmıyorlar, neden? Ortaklar."

''Böyle bir rezaleti Türkiye hiç yaşamadı''
Kılıçdaroğlu, BBP Ordu örgütü kadın kolları başkanı Fatma Yümlü'nün kelepçelenerek gözaltına alınmasına da değinerek, haberi duyunca inanamadığını söyledi. Yümlü'yü arayıp ''geçmiş olsun'' dileklerini ilettiğini anlatan Kılıçdaroğlu, ''Böyle bir rezaleti, Türkiye hiç yaşamadı. Adalet derken nereden nereye geliyoruz değil mi? Gergerlioğlu için, BBP Kadın Kolları Başkanı için, AK Partili medya patronu için adalet istiyoruz'' diye konuştu. 

Boğaziçi Üniversitesi'ndeki uygulamaları da eleştiren Kılıçdaroğlu, Rektör Melih Bulu'ya şöyle tepki gösterdi:

"Boğaziçi Üniversitesi sanki onun özel hapishanesi, kendisine özel bir dünya kurmuş. Öğrenciler, akademisyenler, çalışanlar istemiyor. O, bütün kapıları kapatmış gelenleri copluyor, biber gazı, neredeyse her taraf tel örgülerle çevrili...Beyefendi içeride 'özgürlükler.' diyor. Hayır efendim, sen kendi hapishaneni kendin yaptın zaten. Böyle bir akademisyen olabilir mi? Düşünce özgürlüğünü, bilimi, insan haklarını, adaleti savunacak. Bir kişinin talimatıyla hareket ediyor. Bir kişinin talimatıyla hareket edip olayı sorgulamıyorsa, zaten o bilim insanı değildir, aklını bir yerlere kiraya vermiş insandır."

Kemal Kılıçdaroğlu, Sakarya ile Diyarbakır'a giden CHP heyetlerinin ziyaretlerine ilişkin izlenim ve görüşmelerindeki diyalogları da aktardı. 

''Altı kez tasarruf genelgesi çıkardı''
Kemal Kılıçdaroğlu, "AK Parti iktidarı 2003 yılından bu yana tam 6 kez tasarruf genelgesi çıkardı. Normalde sağlıklı işleyen devlette bir genelge çıkarırsın herkes ona uyar. 6 kez çıkması ne demektir? Kimse uymuyor, uymayınca bir daha, bir daha. Niçin uyulmuyor? Yukarıya bakıyor, 'Yukardaki uymadığına göre ben niye uyacağım?' diyor" değerlendirmesinde bulundu.

Kılıçdaroğlu, Marmaris Okluk Koyu'nda yapılan Cumhurbaşkanlığı Konukevi'ni de şu sözlerle eleştirdi:

" Erdoğan'ın yayımladığı yeni tasarruf genelgesi bu; yeni bir saray. Genelge çıkarıyor, 'Ben hariç, ben uymayacağım.' diyor. Sen hariçsen vatandaş niye uysun? Lüks hayat, şatafat, rüşvet, yolsuzluk var; lağım patlamış, hala ve hala israfa devam ediyorlar. İsraf haram ve günah. 'Ama ben paramı ve günahı işlemeye devam edeceğim.' diyor. AK Parti'ye geçmişte oy veren bütün kardeşlerime seslenmek isterim, eğer israf haramsa ve günahsa eğer sen gidip hala ona oy veriyorsan sen de günah işliyorsun.'' 

''Haramilerin düzeni''
Kılıçdaroğlu, özetle şöyle konuştu:

''Öyle bir düzen inşa ettiler ki, -haramilerin düzeni- öyle bir düzen inşa ettiler. Bakınız; Türk Lirası, döviz karşısında eriyor mu? Eriyor. Değer kaybediyor mu? Değer kaybediyor. Bunlar ne diyorlar? "Biz yerliyiz ve milliyiz" diyorlar. Ne yerliler ne de milliler. Eğer Türk Lirası değerini sürekli kaybediyorsa, ortada bir sorun var demektir. Bunların anladığı yerliden, “yemek” anlıyorlar, y harfiyle başlıyor. Milliden de “malı götürme” anlıyorlar, anladıkları bu. Faizler artıyor mu? Sürekli faizler artıyor. Ne diyordu? "Faiz sebep, enflasyon sonuçtur" diyordu, değil mi büyük devlet adamı, büyük iktisatçı; memleketi güllük gülistanlık hale getiren büyük adam ne diyordu? "Faiz sebep, enflasyon neticedir." O zaman faizi sıfır yap, enflasyon da sıfır olur. Niye yapmıyorsun? Kaç tane Merkez Bankası Başkanı değiştirdin? Söylediğinin yanlış olduğunu o da artık öğrenmeye başladı.''

"Enflasyon vergisi, fakirin fukaranın sırtındaki en ağır vergidir. Aylık gelirim diyelim bin lira, bir ekmeğe aynı vergiyi öderim; başkasının aylık geliri 1 lira, o da ekmek alınca aynı vergiyi öder. O nedenle enflasyon vergisi en ağır vergidir. Türkiye, bir enflasyon sarmalı içine girdi. Her yazın normalde fiyatlar düşer, yeni ürünler piyasaya çıkar. Şimdi fiyatların düşmesini bırakın, bütün fiyatlar arttı. Sonbaharda, kışın ne olacak? Adam kendisine yazlık saray yapıyor, millet açlıktan ölmüş umurunda bile değil. Rüşvetsiz iş yapmak da mümkün değil. Artık öyle bir düzen de yok. Haramilerin iktidarı var, beraber değiştireceğiz. Adaletli, düzgün çalışan, halktan yana bir iktidarı birlikte kurmak zorundayız. 19 yıldır ülkeyi yönetiyorlar, getirdikleri tablo bu."

''Satacak yer kalmadı''
Merkez Bankasının 128 milyar dolarlık rezervinin kime satıldığını sorduklarını ancak cevap alamadıklarını belirterek, şöyle devam etti:

'' 15 Temmuz Şehit ve Gazilerinin -251 şehidimiz var- paralarına çöktüler ya, paralarına çöktüler. Bir de '15 Temmuz' diye ortalıkta geziyorlar, ağırıma giden de o. 39'u polis, Beşiktaş'taki terör saldırısında ölenler için toplanan paralara çöktüler.

Satmadıkları bir şey kalmadı. Tekel'i sattılar, fabrikaları sattılar, kağıt fabrikalarını sattılar, barajları sattılar, arazileri sattılar, kupon arsaları sattılar, bankaları sattılar. Hayırsız bir evladın, babadan kalma mirasını nasıl sattığını gözlemliyorsak, aynısını yapıyorlar. Cumhuriyetin bütün birikimlerini sattılar ve şimdi geriye dönüp "para yok" diyorlar. Para yok evet, her şeyi sattın. O nedenle değerli arkadaşlarımız; işimiz var ve çalışacağız ve anlatacağız. Şimdi sıra geldi TEİAŞ'I, Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi'ni satmaya geldi. En kârlı şirketlerden birisi. Satacak yer kalmadı.''

Altay tankında 2007'de ilk ihalenin yapıldığını ve üretilen 5 tankın başarılı bulunduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, 2014 yılında ihalenin iptal edilerek, yeni ihalenin BMC'ye verildiğini söyledi. Teslim zamanı gelmesine karşın ortada tank olmadığını ve Tank Palet Fabrikası'nın şimdi el değiştirdiğini  belirten Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Bu, temel bir milli güvenlik sorunudur. Türkiye Cumhuriyeti'ne tank yaptırmamak için yapılan bir girişimdir. Bunun bir numaralı aktörü Recep Tayyip Erdoğan'dır. İkinci aktörü de Devlet Bahçeli'dir. Hayatımda Türkiye Cumhuriyeti'ne zarar verecek bu kadar büyük bir olaya ilk kez tanık oluyorum. O nedenle tank üzerinde duruyoruz. Bir devletin tank üretmemesi için, devleti yönetenlerin özel çaba harcaması ne'' demektir? Egemen güçler tarafından teslim alınması demektir.''

Fabrikayı alıp orduya teslim edeceklerini belirten Kılıçdaroğlu, ''Şimdi Erdoğan'a sesleniyorum: Eğer yürekli birisiysen, artı namuslu birisiysen, çık benim karşıma, kim yalan söylüyor, kim yalan söylemiyor? Senin istediğin televizyonda çıkalım, Tank Palet'i tartışalım. Yüreğin varsa, cesaretin varsa ve namuslu adamsan'' diye konuştu. 

Kılıçdaroğlu, TBMM'nin itibarını yeniden sağlayacaklarını, milletvekillerinin milletin derdiyle ilgilenesini sağlayacaklarını, siyasi ahlak yasasını çıkaracaklarını belirtti ve ''Kim kul hakkı yiyorsa hesabını soracağım, burnundan fitil fitil getireceğim'' dedi.  

Grup toplantısında, Arifiye'deki tank paleti fabrikasında Altay tankı üretimi konusunda hazırlanan, "Kim yalancı, kim hain?" başlıklı videoyu katılanlara izletildi. 

Kılıçdaroğlu, toplantı öncesinde, partiye katılan Yozgat'ın Sorgun ilçesi Bahadın beldesi Belediye Başkanı Yurtseven Bozdemir ve belediye meclis üyesi 6 kişiye CHP rozetini taktı.

06 Tem 2021 - 23:45 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?