Bu Yüreği Hiçbir Güç Durduramaz!

Datça Kadın Platformu, İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmediklerini tüm dünyaya haykırdı. Datça Cumhuriyet Meydanında toplanıp, şiddet mağduru kadınların isimlerinin yazılı olduğu yüzlerce kurdeleyi ağaçlara bağlayıp, fotoğraflarını taşıyan kadınlar, "Şiddetten uzak, eşit ve özgür yaşamaya dair talebimizden vazgeçmiyoruz!" dedi.

+1
Haber albümü için resme tıklayın

Datça Kadın Platformu, Türkiye’nin dört bir yanındaki tüm kadınlar gibi yine meydanlardaydı: Bir kez daha İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmediklerini, VAZGEÇMEYECEKLERİNİ dünya aleme ilan ettiler…


Datça Cumhuriyet Meydanı'nda toplanan kadınlar, şiddet mağduru kadınların isimlerinin yazılı olduğu yüzlerce kurdeleyi ağaçlara bağladılar, fotoğraflarını taşıdılar, isimlerini haykırdılar.
Eylemlerinin ardından okudukları basın duyurusuna:
“VAZGEÇMİYORUZ! İTAAT ETMİYORUZ” diye başladılar. “Umut da bizim, neşe de bizim, yaşama inanç da bizim.
Bu yaşam bizim. İstanbul Sözleşmesi bizim” dediler. “İstanbul Sözleşmesi'nden değil yolumuzdan çekilin” diye haykırdılar.


“VAZGEÇMİYORUZ!
İstanbul Sözleşmesinden Vazgeçmiyoruz
İstanbul Sözleşmesinin eşitlik fikrinden vazgeçmiyoruz!
Şiddetten uzak, eşit ve özgür yaşamaya dair talebimizden vazgeçmiyoruz!
Toplumsal cinsiyet eşitliğini hayatın her alanında hayata geçirme çabamızdan vazgeçmiyoruz!
Eşitlik için uygulanması gereken politikaları talep etmekten vazgeçmiyoruz!
Hayatlarımızdan, eşitlikten ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz!” diyerek okumaya devam ettiler.

“Katledilen kız kardeşimiz Deniz Poyraz’ın, öldürülen bütün kız kardeşlerimizin adlarını haykırmaya devam edeceğiz... Devlet çete ilişkisi içinde kadın düşmanı politikalar uygulayan, İstanbul Sözleşmesini feshetmek isteyen, kadın katillerini cesaretlendirip sırtını sıvazlayan erkek egemen sisteme boyun eğmeyeceğiz” dediler.


Basın Duyurusunun tam metni şöyle.
Basına ve Kamuoyuna
VAZGEÇMİYORUZ! İTAAT ETMİYORUZ!
Umut da bizim
Neşe de bizim
Yaşama inanç da bizim
Bu yaşam BİZİM!
İstanbul Sözleşmesi Bizim!
İstanbul Sözleşmesinden değil yolumuzdan çekilin!
VAZGEÇMİYORUZ!
İstanbul Sözleşmesinden Vazgeçmiyoruz
İstanbul Sözleşmesinin eşitlik fikrinden vazgeçmiyoruz!
Şiddetten uzak, eşit ve özgür yaşamaya dair talebimizden vazgeçmiyoruz!
Toplumsal cinsiyet eşitliğini hayatın her alanında hayata geçirme çabamızdan vazgeçmiyoruz!
Eşitlik için uygulanması gereken politikaları talep etmekten vazgeçmiyoruz!
Hayatlarımızdan, eşitlikten ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz!
KABUL ETMİYORUZ!
Ardında geniş bir toplumsal mutabakat olan ve yılların mücadelesiyle kazanılmış İstanbul Sözleşmesi’nden tek bir kişinin kararı ile hukuksuzca çıkılmasını kabul etmiyoruz.
Erkek şiddetinin ve çocuk istismarının önlenmesini, kadınların, çocukların, zayıf ve korunmasız birey ve canlıların, LGBTİ+’ların şiddete karşı korunmasını, şiddet faillerinin yargılanmasını ve cinsiyet eşitliğine dayalı politikalar geliştirilmesini devletin anayasal bir yükümlülüğü olarak görüyor ve bu yükümlülükten geri çekilmeyi kabul etmiyoruz.
6284 sayılı kanunun tam olarak uygulanmasını, TCK 103. Maddesinde değişiklik yapılmaya çalışılarak çocuk istismarı faillerine yönelik af çıkarma girişimlerini, kadınların yoksulluk nafakası haklarının sonlandırılmaya çalışılmasını kabul etmiyoruz.
LGBTİ+’ların nefret söylemlerine maruz bırakılmalarını ve İstanbul Sözleşmesi ile ilgili olumsuz kamuoyu oluşturmak için propaganda malzemesi yapılıp hedef gösterilmelerini kabul etmiyoruz.
Ülkenin dört bir yanında haykırıyoruz: İstanbul Sözleşmesinden Vaz-geç-mi-yo-ruz!
Uzun yıllar verdiğimiz mücadele sonucu kazandığımız haklarımıza hep beraber sahip çıkacağımızı haykırıyoruz!
Haklarımız ve hayatlarımız için hep birlikte ve güçlü olduğumuzu, çözümün dayanışmak olduğunu biliyoruz.
Vazgeçeriz sananlar yanılıyorlar. Kadınlar her yerde. Sokakta, meydanda, gecede gündüzde nöbette.
İTAAT ETMİYORUZ!
Biz kadınlar erkek şiddetinin bu memleketteki her türlü şiddetle at başı gittiğini biliyoruz. İstanbul Sözleşmesinden çıkmak, devletin şiddeti önleme yükümlülüğünden vazgeçmesi ve her alanda şiddetin artması demektir. Devletin hayatlara, bedenlere dizginsiz müdahalesinin artması demektir. Herkes bunu böyle bilsin.
Biz kadınlar öldürülen kadınların, çocuk istismarlarının hesabını soracağız. Nefret söylemi altındaki LGBTİ+’larla omuz omuza yürüyeceğiz. Bir kereden bir şey olmaz diyen, kadın cinayetleri tolere edilebilir diyen zihniyete asla yol vermeyeceğiz.
Hayatlarımızın her alanına müdahale eden, sanata, neşeye, yaşama sınırlandırma getirip sonra da kusura bakmayın diyen, her türlü keyfiliği yapma hakkını kendinde gören zihniyetle mücadele edeceğiz.
Katledilen kız kardeşimiz Deniz Poyraz’ın, öldürülen bütün kız kardeşlerimizin adlarını haykırmaya devam edeceğiz... Devlet çete ilişkisi içinde kadın düşmanı politikalar uygulayan, İstanbul Sözleşmesini feshetmek isteyen, kadın katillerini cesaretlendirip sırtını sıvazlayan erkek egemen sisteme boyun eğmeyeceğiz.
Erkek şiddetini meşrulaştıran politikalara asla alışmayacağız ve tahammül etmeyeceğiz. Nefesimiz kesilene kadar katledilen kadınların adlarını söylemeye, onların faillerini kollayan devleti, cezasız bırakan mahkemeleri, kadınları kapısından geri döndüren karakolları, kadına, çocuğa, her canlıya yönelik şiddete karşı politika üretmeyen, LGBTİ+’ları hedef gösteren ve nefret suçu işleyen, haklarımızı gasp etmeye çalışan iktidarı ifşa etmeye devam edeceğiz.
Biz hesap sordukça halkın güvenliğini sağlamakla görevli olanların şiddet ve tehditlerine boyun eğmeyeceğiz. Hesap sormaktan, hayatımız, bedenlerimiz bizimdir demekten, eşit, özgür, onurlu bir yaşam için mücadele etmekten, İstanbul sözleşmesinden asla vazgeçmeyeceğiz.
Bu sözleşme bizim. Türkiye, İstanbul Sözleşmesinden çekilen ilk ve tek ülke olduğu, yani şiddeti önleme yükümlülüğünden caydığı için bize yaşam hakkı tanımayanlara, “o zaman hayat olağan akışında akamaz” diyoruz.
Bize biçilen rolleri, eşitsizliği, şiddeti, adımıza karar verenleri reddediyoruz.
Hayat bizim, İstanbul Sözleşmesi bizim. Büyük Kadın İtaatsizliği bizim.
Bütün kadınları Büyük Kadın İtaatsizliğine çağırıyoruz.
Bizi susturacaklarını, denetim altına alacaklarını zannedenlere karşı yan yana gelerek, dayanışarak bugün buradayız, her yerdeyiz.
Yüreğimiz birlikte atıyor ve atacak… Unutmayın kadınların yürekleri kocamandır. Mücadele, boyun eğmeme, eşitlik, adalet, barış diye çarpar. Hem kendileri hem de bütün ezilenler ve şiddet görenler için. Bu yüreği hiçbir güç durduramaz!
Datça Kadın Platformu

02 Tem 2021 - 00:39 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?