Bakan Pakdemirli müjde verdi: Sözleşmeli üretime geçiyoruz

Bakan Pakdemirli, “Ekmek fiyatlarında çok aşırı artışlar olmayacaktır diye düşünüyorum" dedi.

Pakdemirli: “Kuraklıkla ilgili gerekli tedbirler alındı, Türkiye bir problem yaşamayacak"

Kumru Tulgar / Ajans Bizim / Türkiye / ANKARA

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “1. Türkiye Çiftçi Zirvesi”nde yaptığı konuşmada, kuraklığa karşı en büyük tedbirin "sulama yatırımlarını artırmak" olduğunu, bu konuda önemli bir atılım yaptıklarını belirterek, “En hızlı şekilde sulama yatırımlarımızı artırıyoruz. Mümkün mertebe çiftçimize destek olma gayreti içerisindeyiz. Piyasalarda herkesin gönlü rahat olsun. Kuraklıkla ilgili gerekli tedbirler alınmıştır. Türkiye, dün olduğu gibi bugün de, yarın da bir problem yaşamayacaktır" dedi.

Pakdemirli, ekmek fiyatlarının artacağına yönelik söylentilere ilişkin, son 2 yıldır sanayicinin, TMO tarafından buğday temini noktasında desteklendiğini ve desteğin bundan sonra da devam edeceğini ifade ederek, ekmek fiyatlarında çok aşırı artışların olmayacağını düşündüğünü söyledi.

"Son 2 senede, kalan zamanımızda sözleşmeli üretime geçilmeli”
Bakan Pakdemirli, konuşmasının ardından soruları cevapladı. Pakdemirli, tarladan sofraya uzanan yolda ürünlerdeki fiyat artışına ilişkin soru üzerine, bu konuda bazı yapısal problemler bulunduğunu, sözleşmeli üretim noktasında eksiklik yaşadıklarını söyledi.

Türkiye'nin sözleşmeli üretime geçmesi gerektiğini kaydeden Pakdemirli, şöyle devam etti:

“Bununla ilgili yasa tasarımımız Meclis'te. Çok iyi çalışılmış bir yasa tasarısı. Bana göre sözleşmeli üretim, Türkiye'de bugün itibarıyla bizim Bakanlıkta yapacağımız en önemli projelerden bir tanesidir, son 2 senede, kalan zamanımızda. Türkiye'nin bir an evvel sözleşmeli üretime geçmesi lazım. Bu geçiş bir anda olmaz belki. Hem çiftçi hem tüccar hem ihracat hem üretim dengesi açısından çok önemli diye düşünüyorum."

Pakdemirli, Dijital Tarım Pazarı projelerine değinirken, bu uygulamanın tarımda fiyat dalgalanmasını önleyebileceğini, ürünlerin tarladan sofraya çok daha istikrarlı ulaşmasını sağlayabileceğini kaydetti.

Yerli tohum çalışmalarına ilişkin soru üzerine Bakan Pakdemirli, Türkiye'deki 1.000 tohum firmasının 940'ının yerli, 42'sinin yerli, diğerlerinin ise yerli-yabancı ortaklığa sahip olduğunu bildirerek, “Türkiye'nin tarladaki yeterliliği yüzde 96. Yani 100 dönüm tarlanın 96'sı yerli. 2 tane alan var; bir tanesi anaç tohum. Bunu geliştirme konusunda biraz daha çalışmamız lazım. İkincisi de sebze tohumlarında bir eksiğimiz var” diye konuştu.

Pakdemirli, salgın sürecinde gençlerin tekrar memleketlerine, tarıma döndüğüne dair bir veri olup olmadığına ilişkin soru üzerine, "Bir istatistik yok, gözlem var. İnanılmaz derecede tekrar geriye doğru dönüş konusunda heves ve istek var. Bunu şuradan anlayabiliyoruz; Türkiye'de tarım arazisi fiyatları son 3 yılda en az 3 misli arttı" dedi.

“Çiftçi bir şekilde parayı kazandı”
Tarımda 11 çeyrektir süren büyümenin çiftçilere yansıdığını ifade eden Pakdemirli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hububat, arpa, buğday, kayısı fiyatından memnun olmayan çiftçimizi tanımıyorum. Fındıktan, bakliyat fiyatından memnun olmayan bir çiftçimizi tanımıyorum. Yani biz şöyle bir söz vermiştik; Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle beraber bir yıl içerisinde sahada problemli bir ürün, para kazanmıyor denilen bir ürün bırakmayacağız diye... 2019 içerisinde bunu gerçekleştirme şansımız oldu. 2020'de de pandemiye rağmen bunu devam ettirdik ve pandemiye rağmen çiftçi ürününü sattı ve para kazandı. Bazı istisnalar olmuş olabilir ama genel itibarıyla biz her zaman çiftçinin yanında olduğumuzu gösterdik. Bu anlamda çiftçi bir şekilde parayı kazandı."

Bakan Pakdemirli, "Türkiye tarımda kendi kendine yeterli ülke olmaktan çıktı" ve "tarımda ithalatçı hale geldi" şeklindeki iddialara ilişkin de  şunları söyledi:

" Muhalefet tabii ki burada bir argüman üretmeye çalışıyor. Ben hep şunu söylüyorum; tarım stratejik sektör ve bizim buraya yeni paydaşlar kazandırmamız lazım. Yanlış bir algı oluşturduğumuz zaman tarıma yeni paydaşlar kazandırmak yerine mevcutta da 'ya para kazanıyor muyum, kazanmıyor muyum?' nedir diye insanı endişeye düşürürler. Zaman zaman iddialarda bulunuyor ki yani öyle bakıyorsunuz. 'Nedir bu falan' diyorsunuz? İthalat.... Ne ithalatı kardeşim? Bakıyorsun, Türkiye söyledikleri dönemde 2 bin ton saman ithal etmiş. Saman dediğiniz de içine, yani gümrük tarife pozisyonu içinde böcek yuvalarından tutun, böcek yataklarından tutun, 1.000 tane ürün olan bir getiri... Diyelim ki hepsi saman olsun. Çünkü saman ithal etmek mantıklı bir şey değildir. En fazla 1 lira olan bir ürünü Avrupa'dan buraya getirmek çok mantıklı değildir ancak bir ihtiyaç olursa Türkiye yapar bunu. Türkiye, kapalı Küba değil ki, ihtiyaç olursa yapar. 2 bin ton o dönem saman ithal etmişiz ama bilançonun diğer tarafını okumuyor uyanıklar, 84 bin ton da ihracat var orada. Yani böyle bir yalancılık, böyle bir müfterilik ve yanlış bir imaj ortaya koymak kaydıyla, bir oy çalar mıyım mantığıyla veya sadece iktidar karşıtlığı yaparım ben medyamda mantığıyla bu işleri yönetemeyiz. Türkiye'ye bunlar iyilik değildir. Türkiye'nin gıda güvenliğine iyilik değildir. Türkiye'nin çiftçisine iyilik değildir."
Tarım Bakanı
Pakdemirli
Çiftçi Zirvesi

30 Haz 2021 - 02:30 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?