Evimizde oluşan çöpleri ayrıştırarak çevreyi korumaya başlayabiliriz

Güzel İzmir’imizin Gaziemir ilçesinde tespit edilen radyoaktif atıklar, Marmara denizindeki kirlilikler, Adana’da yakılan ve gelişi güzel atılan İngiltere’den ithal edilmiş plastik atıklar, İkizdere’de taş ocağı yapılması için kesilen ağaçlar ile her gün çevreye biraz daha zarar verme çabasında olduğumuz bir gerçek.

TMMOB KİMYA MÜHENDİSLERİ ODASI EGE BÖLGE ŞUBESİ

UCTEA CHAMBER OF CHEMICAL ENGINEERS EGE BRANCH

5 HAZİRAN DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ

Her yıl 5 Haziran’da çevrenin önemini, kıymetini hatırlasak da ne yazık ki bunun birkaç günden fazla sürdüğünü göremiyoruz. Hâlbuki çevremiz her geçen zamanda alarm veriyor. Yakın zamanda Marmara denizindeki “ deniz salyası” da bunun en büyük göstergesi olsa gerek. Geleceğe temiz bırakmamız gereken denizler, kontrolsüz sanayileşme ile ortaya çıkan atıklar, azot ve fosfor dengesi ve küresel ısınmanın güçlü etkileri ile bize kuvvetli bir uyarı vermeyi sürdürmektedir.

90’lar ve öncesinde henüz komşuluk ölmemiş, birinin yardıma ihtiyacı olduğunda mutlaka yanında olunur, çocuklar sokakta korkmadan saklambaç, yakan top, yerden yüksek oynarlardı. En önemlisi kimse kimsenin bahçesine çöpte dökmezdi. Yaşadığımız çağ kendimiz kadar doğaya da yabancılaştığımızı kanıtlar niteliktedir.

Hükümetler toplumun yansımasıdır. Komşusunun bahçesine çöp atmaktan beis duyan bir toplumdan diğer ülkelerin binlerce ton plastik çöpünü, asbestini, radyoaktif maddesini para karşılığı alıp kendi ülkemizin sularına ve topraklarına gömebilen bir topluma dönüştüğümüzü ve en önemlisi ileride çocuklarımıza oynayacakları bir alan değil içecek su bile bırakamayacağımızı düşünmek bizi ciddi şekilde kaygılandırıyor. Nereye baksak tüketim toplumu olmamızın en kötü sonuçlarından bir olan çevre kirliliği ile karşılaşabiliyoruz. Güzel İzmir’imizin Gaziemir ilçesinde tespit edilen radyoaktif atıklar, Marmara denizindeki kirlilikler, Adana’da yakılan ve gelişi güzel atılan İngiltere’den ithal edilmiş plastik atıklar, İkizdere’de taş ocağı yapılması için kesilen ağaçlar ile her gün çevreye biraz daha zarar verme çabasında olduğumuz bir gerçek.

En başta insan olarak doğaya muhtaç olduğumuzu ve doğanın bizlere en temel ihtiyaçlarımız olan hava, su ve gıda sağlayan tek kaynak olduğunu aklımızdan çıkarmamalıyız. Covid -19 salgınını yaşadığımız şu günlerde taktığımız maskelerle temiz havanın ne kadar önemli olduğunu daha iyi anladık. Yine sera gazı ektisiyle yaşanan iklim değişikliklerine bağlı olarak yaşadığımız dengesiz hava koşulları nedeniyle, bazen susuz kalma endişesi yaşarken bazen ise sel baskınları karşısında çaresiz kaldık. Tarım yapacak alanlarımız her geçen gün azalırken buna karşın ülkemizde gıdaya ihtiyaç duyan insan sayısı ise giderek artmakta.

Oysa çevreyi korumak için yapmamız gerekenler çok basit. Nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız, ilk olarak evinizde oluşan atıkları ayrıştırmakla başlayabilirsiniz. Ambalaj atıklarının geri dönüştürebilir olduğunu ve bunları geri kazanmanın doğal kaynakları koruyarak ülke ekonomisine katkı sağladığını unutmayınız. Yaz aylarında olduğumuz şu günlerde dondurmamızı külahta tercih etmek veya serinlemek için içeceğimiz su için taşıyacağımız bir matara bile ambalaj atığı oluşumunu azaltacaktır. Elbette çevre kirliliğine sadece atıklar ile sebep olmayız. Evimize gelen elektriğin üretilmesinde dahi doğaya zarar vermeye devam ettiğimizi bilerek, enerji ve su tasarrufu için de gerekli gayreti sarf etmeliyiz. Tek başınıza alacağınız önlemlerin etkisiz kalacağı yanılgısına düşmemeliyiz.

Bizler Kimya Mühendisleri ve Biyomühendisler olarak ilk başta evlerimizde ve sonrasında çalıştığımız işyerlerimizde sorumluluk bilinciyle yaklaşmalı ve özellikle fabrikaların hava, su ve toprak kirliliğine sebep olabilecek faaliyetlerinde önlem almalarında yol gösterici olmalıyız. Özellikle işletmelerimizde Çevre Politikası’nı oluşturmalı ve hatta üçlü sorumluluk dediğimiz faaliyetin her aşamasında insan hayatını, çevrenin ve doğal kaynakların korunmasını ele alan ve sürekli ön planda tutan yaklaşım bilinciyle hareket etmeliyiz.

Çevrenin bir rant alanı olmadığı ve olamayacağı, canlıların yaşam hakkını tamamlayan en önemli şey olduğu tekrar tekrar hatırlanmalıdır. Çevreyi korumanın aslında sadece kendimize değil gelecek nesillere karşı da en önemli sorumluluğumuz olduğu unutmamalıyız.

TMMOB

Kimya Mühendisleri Odası

Ege Bölge Şubesi

05 Haz 2021 - 02:19 - Çevre


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

01

Gunes Atabay - Çöpleri ayrıştırma sorumluluğu yasal bir altyapıyı gerektirir. Kamu otoritesi, bu durumda belediyeler, bu konuda gerekli düzenlemeleri yapmak, belde sakinlerine uygun çöp bidonları veya malzemeyi dağıtmak, bu konuda uda bir proje hazırlayarak eğitim toplantıları düzenlemek ve yaptırımları geliştirip denetlemek zorundadır ! Çöp ayrıştırma işi yurttaşların niyetine birakilamaz ciddi takibi gerektirir!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Haziran 17:42


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?