Akşener, "İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem" istiyoruz

Kumru Tulgar / Ajans Bizim / Türkiye / ANKARA İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İYİ Parti’nin bugünkü grup toplantısında, partisinin “İyileşti...

Haber albümü için resme tıklayın

Kumru Tulgar / Ajans Bizim / Türkiye / ANKARA

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İYİ Parti’nin bugünkü grup toplantısında, partisinin “İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” önerisini açıkladı. 

Buna göre, Türkiye Cumhuriyeti, Başbakan ve Bakanlar Kurulu tarafından yönetilecek. Cumhurbaşkanı’nın, hiçbir partiyle bağlantısı olmayacak. Cumhurbaşkanı görev süresi 6 yıl olacak. Görevi biten Cumhurbaşkanı aktif siyasete dönemeyecek. Seçim barajı yüzde 5’e indirilecek.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, bugünkü grup toplantısında, konuşmasının sonunda partisinin “İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” önerilerini açıkladı. 

Akşener, yaptığı konuşmada, geçen hafta, Rize’nin İkizdere ve Çayeli ilçelerini ziyaret ettiklerini, ziyarette ilk öce, İkizdereli vatandaşların, “doymak bilmez müteahhitlerin yağmasına” karşı gösterdikleri duruşa destek olduklarını ve doğaya sahip çıktıklarını bildirdi.

Sonrasında ise İkizdere ve Çayeli esnafının dertlerini dinlediklerini ve orada İkizdereli, Çayelililerin ev sahipliğini, “Karadeniz’in mertliğine yakışır şekilde” yaptığını belirten Akşener, kendilerine teşekkür etti.

“Ben gezmezsem kim gezecek?”
 “Biz ziyaretlerimizi yaparken, İkizdere ve Çayeli’nde, Ak Parti teşkilatlarının, sağdan soldan topladıkları, küçük gruplar üzerinden, bazı provokasyon girişimleri oldu” diyen Akşener, şöyle devam etti:

“Ama ne Rizeli kardeşlerim, ne de Rizeli dava arkadaşlarım, bu girişime prim vermediler. Onlara da, bir kez daha teşekkür ediyorum. Yanlış anlaşılmasın, ben Sayın Erdoğan ve arkadaşlarını anlayabiliyorum. Bu arkadaşlar, son dönemde zor günler geçiriyorlar. Kaçmak zorunda oldukları birçok soru, sektirmek zorunda oldukları bir dolu iddia, sulandırmak zorunda oldukları, koskoca bir millet gündemi var. Bunun için de, benim sözlerimi çarpıtıp, ‘acaba buradan bir yol olur mu?’ diyorlar.

Varsın desinler, ben bunu anlarım. Ama bunu yaparken, Rizeli kardeşlerimi zan altında bırakmaya cüret etmelerini, asla kabul etmem. Kimse heveslenmesin, bana Türkiye’nin hiçbir yerinde zarar gelmez, ben Rize’nin geliniyim, hele Rizeli’den bana hiç zarar gelmez. Dün de, küçük ortak çıkıp, acınası çabalarını, bana cirolamaya kalkmış. Neymiş efendim? Benim Rize’ye gitmem provokasyonmuş. Neymiş efendim? Esnaf gezmeyecekmişim. Bak sen hele…

Sayın Bahçeli; ben gezmezsem, kim gezecek? Büyük ortağın ortada yok. Sen zaten ortada yoksun. Ben de gezmezsem, bu esnafı kim gezecek, milletimizin derdini kim dinleyecek? Buradan sormak istiyorum? En son ne zaman esnaf ziyareti yaptın? En son ne zaman çiftçinin elini sıktın? En son ne zaman işsize iş buldun? En son ne zaman milletin derdini merak ettin? Sen iktidarın küçük ortağısın. Madem bizim esnafa gitmemizden rahatsızsın, O zaman bir zahmet, o çok değerli koltuğundan kalkacaksın, milletinin ayağına gideceksin. Aynı benim yaptığım gibi, gideceksin Rizeli esnafın, Ispartalı çiftçinin halini hatırını soracaksın. Yani kürsüden öfke tiratları atmayı bırakıp, işini yapacaksın. Nefret siyasetiyle değil, millete hizmet siyasetiyle rekabet edeceksin. Eğer bunları yapamıyorsan da, bize gölge etmeyeceksin. Bu kadar basit.”

“4 milyar demedi, ‘4 milyaaaaaaar’ dedi”

Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iktidara gelirken vaatlerde bulunduğunu,  milletin de ona güvendiğini ve yetkiyi verdiğini kaydederek, “Ancak 19 yılın sonunda, bırakın vaatleri gerçekleştirmeyi,  Sayın Erdoğan ve bol maaşlı danışmanları, saraya kapanarak koptukları milletimizi, fakirlik, işsizlik ve yolsuzlukla baş başa bıraktı” ifadelerini kullandı. 

Akşener, şunları kaydetti:

“Biliyorsunuz Sayın Erdoğan, bozulan ekonomi ve pandemi karşısında, bunalan milletimize, el uzatmadı. Ara ara, lütuf gibi sunduğu, küçük pansuman tedbirler dışında, pandemi boyunca milletimiz, devletini yanında göremedi. Buna rağmen geçen hafta, kendisi çıktı, zor durumdaki esnafımıza sözüm ona müjdeler açıkladı. Yine kredi verdi, yine borç verdi. Paket kapsamında, 1.4 milyon esnafımıza da 4 milyar 622 milyon lira hibe verileceğini açıkladı. Olmadığı zaman, bir lira bile kıymetlidir, amenna. Ama, o dört milyarı öyle bir anlattı ki, şaşarsınız. Mesela, 4 milyar demedi, “4 milyaaaaaaar” dedi.

Ciddiyetsizliğe bakar mısınız? Aylardır kepengi kapalı esnafımız, tedarikçileri ve aileleriyle birlikte, 20 milyona yakın insanımız demek.  1 yıldan fazla zamandır, borçla harçla idare ediyorlar, eşlerinin ziynetiyle kira ödüyorlar. Arkadaş çıkmış, destek paketinin büyüklüğüyle değil, ‘a’nın uzunluğuyla esnafı kafalamaya çalışıyor. İkna siyasetinde gelinen son nokta. Gerçekten ibretlik. Allah akıl fikir versin.

Sayın Erdoğan; Sen ‘a’yı uzattıkça, sıfırlar da o kadar uzamıyor. Sen “a”yı uzattıkça, vatandaşın derdine derman olunmuyor. Sen ‘a’yı uzattıkça, pandemi sürecinde esnaflarımızı yalnız bıraktığın gerçeği değişmiyor. Dünyada devletten en çok iş alanlar listesinin zirvesinde olan, o beş müteahhitten birinin,  pandemi döneminde, tek kalemde 9,4 milyar liralık vergi borcunu sildin. Dile kolay, 9.4 Milyar lira…Ekonominin bel kemiği olan esnafa, 4 milyar 622 milyon lira, tek bir müteahhide 9.4 milyar lira…Böyle vicdansızlık olur mu? Tek bir kişiye, 20 milyon vatandaşımıza verdiğinin iki katını veriyorsun, üstüne bir de böbürleniyorsun. Böyle utanmazlık olur mu? Yazıktır, günahtır!”

Akşener, “Bitti mi? Hiç Biter mi?...Bu açıklamanın ertesi günü, milletin cebinden, bir yılda, 26 milyar lira daha almanın tezgahını kurdular” dedi. Esnafa verilecek 4,5 milyar liralık desteğin akaryakıt zammı ile sadece 2 ayda, vatandaştan geri alınacağını ifade eden Akşener, “İBAN yollamayı bıraktılar, artık direkt olarak vergi kesiyorlar” diye konuştu.

“Yargı işini yapar, hakikat neyse ortaya çıkar”

Akşener, “son dönemde sosyal medyada bir video fırtınası, aldı başını gidiyor” diyerek, iktidar mensuplarının isimlerinin, “çirkin işlerin, garip ilişkilerin aktörleri” olarak geçtiğini belirtti.

Normalde, kendi siyaset anlayışlarına göre parti içi meselelere karışmanın olmayacağını bildiren Akşener, “Ak Parti ve ortaklarının içindeki skandallarla, milletin gerçek gündeminin gölgelenmesini kabul edemeyiz.  Ama bu kepazeliği, artık sadece Türkiye değil, dünya takip ediyor” dedi.

Akşener, şöyle devam etti:

“Buradan konunun tüm paydaşlarına seslenmek istiyorum; Beyler; Türkiye Cumhuriyeti’nin itibarı söz konusu. Koskoca Türk Devleti’ni, cümle aleme rezil ettiniz. Bu işler, karşı videolar yayınlamakla, gizemli hikayeler anlatıp, gerçekleri bulandırmakla olmaz. Ekranlara çıkıp saçmalamakla, hamasetle hiç olmaz. Böyle devlet yönetilmez. Bu işler, bütün iddiaları araştıracak ve gerçeği milletimizin önüne koyacak,  şeffaf bir yargı süreciyle olur. Devlet itibarının, kişiler üzerinden, daha fazla ayaklar altına alınmasına izin verilemez. Yapılacak olan basit. İçişleri Bakanı ve suçlamalara maruz kalanlar kenara çekilir, Cumhuriyetin savcıları ve hakimleri devreye girer, gereken yapılır. Olması gereken budur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne yakışan budur. Devlet ciddiyeti bunu gerektirir. Adalet bunu gerektirir. Yargı işini yapar, hakikat neyse ortaya çıkar. Suçu olan cezasını çeker. Suçu olmayan aklanır, işinin başına döner. Bu kadar basit. 

Sayın Erdoğan; Bu kepazeliğe daha ne kadar sessiz kalacaksın? Çalışma arkadaşlarına ne zaman çekidüzen vereceksin? Alengirli abuk sabuk işlerinizle, aziz milletimizin en büyük kıymeti olan devletimizi, daha fazla yaralamayın. Çıkın, makamlarınızın sorumluluğuyla, temsil ettiğiniz devletin ciddiyetiyle, gerekeni yapın. Memleketi de, daha fazla küçük düşürmeyin. Ayıptır, günahtır.”

Akşener’in konuşması satır başları ile şöyle devam etti:

“-Yaşanan her yeni skandalda, her yeni yolsuzlukta, her yeni beceriksizlikte, bir kez daha anlıyoruz ki; Bu zihniyetin artık milletimize verecek hiçbir şeyi kalmamıştır.

-Partili Cumhurbaşkanlığı dedikleri bu ucube sistemde, Milletimizin çilesi dağ olmuş ama iktidar ve şürekası için her şey yolunda. 

-Türkiye bu zihniyeti daha fazla taşıyamaz. Milletimiz bu zor zamanlarda ne yiyor, ne içiyor, ne yapıyor, Umurlarında bile değil.

-Dört ayda 434 vatandaşımız intihar etmiş. Umurlarında bile değil. Her gün memleketin bir yerinden, bir cinnet çığlığı yükseliyor. Umurlarında bile değil. Önümüzdeki dönemde özellikle hizmet sektöründe işten çıkarmalar artabilir.  Yılın ilk 5 ayında, 2 Milyon 750 bin yeni icra dosyası açılmış. Çekilen krediler ödenemiyor, borçlar artık ötelenemiyor.

-Ama Sayın Erdoğan, gerçeklerle yüzleşeceğine, bize hala 2053 masalları anlatıyor. Bu düzen böyle gitmez. Türkiye böyle yönetilemez. Ömrünü tamamlamış, milletine sırtını dönmüş bu iktidarın, artık görevi devretme zamanı geldi. Bunu sadece biz söylemiyoruz. Bunu, karış karış gezdiğimiz Türkiye’de, milletimiz söylüyor. Ezilen, yok sayılan, sokakta yürüyemeyen kadınlar bizi çağırıyor! İşsiz gençlerimiz, umutsuz milyonlar bizi çağırıyor! Ay sonunu getiremeyen emekliler, emekçiler bizi çağırıyor! İkizdere, Kaz Dağları, Salda Gölü bizi çağırıyor! EYT’li kardeşlerim bizi çağırıyor! Ez cümle; Memleket bizi, Millet Bizi Çağırıyor!

-Güçlü, zengin ve mutlu bir Türkiye için atacağımız ilk adımı, aziz milletimizin takdirine sunuyoruz. İYİleştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem önerimiz, milletimize, memleketimize hayırlı olsun!”

İYİ Parti’nin yeni sistem önerisi
Akşener, konuşmasında, “İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem”i milletle birlikte inşa edeceklerini belirtti.

Akşener’in verdiği bilgiye göre sistemin ilkeleri şöyle belirlendi:

“İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem; Sosyal hayattan ekonomiye,  adaletten diplomasiye, doğadan demokrasiye, hemen her alanda ülkemizin karşılaştığı sorunların anahtarıdır. Türkiye’nin, Partili Cumhurbaşkanlığı sistemiyle, içine düşürüldüğü sıkıntılardan çıkış yoludur. Adaleti, vicdanı, liyakati, ortak aklı, Türk Devlet geleneğine yakışanı gösteren,  Milletten yana olanı tarif eden, devletle milleti yeniden buluşturan,  bir sistem tasarımı, bir ilkesel çerçevedir.

İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem İlkeleri” olarak belirlediğimiz ilkeler, 

-Demokratik Hukuk Devleti idealimizin özünü oluşturan, ‘Özgür Birey, Güçlü Sivil Toplum Kuruluşları, Güçlü Devlet ve bunlarla birlikte Güçlü Milli Ekonomi hedeflerimizin inşasını sağlayacak, temel yapıtaşlarıdır.

-Birinci ilke; Tarafsız Cumhurbaşkanı.

İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de Türkiye Cumhuriyeti, Başbakan ve Bakanlar Kurulu tarafından yönetilecek. Cumhurbaşkanı’nın, hiçbir partiyle bağlantısı olmayacak.  Cumhurbaşkanlığı makamı, tarafsız ve partiler üstü bir şekilde,  devleti ve milletin birliğini temsil edecek. Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetki alanı, demokrasinin tıkandığı alanlarda, kurumlar arasından hakemlik vazifesini ifa eden, devletin en üst organı şeklinde düzenlenecek. Böylece, partili Cumhurbaşkanı’nın,  meclisimizi etkisiz hale getiren karar ve uygulamalarının önüne geçilecek.

Keyfi uygulamalarla elinden alınan yasama gücü, yeniden Milletin Evi’ne, yani Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne devredilecek. Ancak tarafsız Cumhurbaşkanı sadece temsili görevler üstlenmeyecek. Cumhurbaşkanı, yalnızca bir dönem görev yapabilecek, ve görev süresi 6 yıl olacak. Görevi sona eren Cumhurbaşkanı, aktif siyasete dönemeyecek.

-İkinci ilke: Çoğulcu Demokrasi, Katılımcı Yönetim, Güçlü Meclis.

İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem çoğulculuğa dayanacak.  Ülke yönetimi, tek bir kişinin değil, Başbakanlık ve Bakanlar Kurulu’nun yetkisinde olacak. Hükûmeti kurma ve hükûmet etme süresi, adil ve serbest seçimlerle oluşan Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından belirlenecek. ek bir partinin milletvekili sayısının, hükûmet kurma yeterliliğine sahip olmaması hâlinde, elbette koalisyon hükûmetleri kurulacak.  Ama koalisyon hükûmeti kurulmadan önce, şeffaf yönetim anlayışıyla,  partiler arasında yapılacak koalisyon protokolü, milletimizle açık bir biçimde paylaşılacak.

Meclis dışından Bakan atanamayacak. Bakanlar, Başbakan tarafından milletvekilleri arasından seçilecek, ve tek kişiye karşı değil, hem kurul olarak birlikte, hem de her bir bakan ayrı ayrı olmak üzere, milletin seçtiği meclise karşı sorumlu olacak. Yasama yetkisi ve gücü, sadece Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde olacak. 

Kuvvetler ayrılığı ilkesinin, güçlü bir şekilde sağlanması için çok büyük öneme sahip olan, Anayasa Mahkemesi’nin üyeleri, Hâkimler Savcılar Kurulu, Sayıştay, Yüksek Seçim Kurulu, YÖK’ün yerine kurulacak olan, Türkiye Yükseköğretim Kurumu, ve RTÜK üyelerinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından, nitelikli çoğunluk ile seçilmeleri sağlanacak. 

İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de, merkezi yönetimle, yerel yönetimler arasındaki yetki dağılımı, iktidar ve muhalefet belediyesi ayrımı olmadan, milli iradeye saygı duyulacak şekilde düzenlenecek.

“Merkez Bankası Başkanı 5 yıllığına atanacak”
-Üçüncü ilke: Kuvvetler Ayrılığı ve Güçlü Denetim.

İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de,  devletin veya siyasetin hiçbir kurumu, Anayasa ve yasalardan aldığı yetkiyi aşarak, başka bir kurum üzerinde vesayet kuramayacak. 

Merkez Bankası’nı müdahalelere kapatacağız.  Merkez Bankası’nın bağımsızlığını zedeleyecek hiçbir uygulama ve düzenlemeye, müsaade edilmeyecek. Politika araçlarını ve tüm enstrümanlarını bağımsız olarak kullanabilecek. Merkez Bankası Başkanı, Bakanlar Kurulu tarafından 5 yıllığına atanacak. 

Ayrıca; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu,  Sermaye Piyasası Kurumu, Rekabet Kurumu, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, Enerji Piyasası Kurumu, Kamu İhale Kurumu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu gibi, devlet işleyişinde kritik öneme sahip olan kurumlarımız, idari ve mali özerkliğe sahip kurumlar olacak.  En az, yüzde 25 oranında kadın üyelerden oluşacak bu kurulların, başkan ve üyeleri,  en fazla iki defa olmak üzere, dört yıllığına Bakanlar Kurulu tarafından atanacak.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk Milleti adına, bütçenin kabulü ve denetiminde etkin hale gelecek. Keyfiyetle yapılan ödenek üstü harcama uygulamasına son verilecek. Ödenek üstü harcama ihtiyacının ortaya çıkması halinde, Bakanlar Kurulu, meclise ek bütçe kanun tasarısı sunacak. 

‘Sayıştay’ın denetim yetkileri artırılacak”

İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile kamu yönetiminde güçlü denetimi hedefliyoruz.

Bu çerçevede, yolsuzlukla mücadelede başarı için; Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nde yoğunlukla görülen, kamuda denetimsiz alanlar oluşturma uygulamalarına, derhal son verilecek. Sayıştay’ın denetim yetkileri artırılacak. Hükûmetin bütün harcamaları, istisnasız olarak, Sayıştay denetimine açık olacak. Milletin parasını harcarken sığınılan, “Ticari Sır” saçmalığına son verilecek.

Türk Denetim Yasası acilen hayata geçirilecek. Böylece, Bakanlıkların ve Genel Müdürlük denetim elemanlarının, Anayasal ve yasal güvence altında, görevlerini tarafsız, bağımsız ve sağlıklı bir biçimde, yerine getirebilmeleri sağlanacak.  Aynı zamanda, denetim birimlerinin, ortak etik ilkelerinin, raporlama standartlarının, olaylara yaklaşımlarının, doğru ve yanlış algılamalarının, aynı düzleme oturtulacağı bir hukuki zemin oluşturulacak.

“HSK en az 5’i kadın 15 üyeden oluşacak”
-Dördüncü ilke: Hukukun Üstünlüğü ve Tam Bağımsız, Tarafsız Yargı’dır.

İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de, milletimizin her bir ferdi, şerhsiz şartsız, kanun önünde eşit olacak. Suç işlediği takdirde, bağımsız ve tarafsız yargı önünde, hukukun üstünlüğü prensibi uyarınca, adilce yargılanacak. Hiçbir suç cezasız kalmayacak, ama bu ülkenin hiçbir vatandaşı da, sahte delillerle, kişiye özel suç icat edilip, cezalandırılamayacak. Yalnızca soruşturma evresinde görevli olmak üzere, Adli Kolluk Sistemi kurulacak. 

Anayasaya, hâkim ve savcıların coğrafi teminatını sağlayan hüküm konulacak. Aynı zamanda, Hâkim ve Savcılar Kurulunun yapısı ve üye atama sistemi de değiştirilecek. Hâkim ve Savcılar Kurulu, en az 5’i kadın olmak üzere, 15 üyeden oluşacak. Adaylar, yargı kurumlarımız, barolar, üniversiteler tarafından önerilecek ve Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından, üye tam sayısının en az 3’te ikisinin oyuyla seçilecek. HSK üyeleri, bir kez seçilecek ve görev süreleri 5 yıl olacak. Adalet Bakanı, ya da onun adına Adalet Bakanı Müsteşarı, kurulun gözlemci üyesi olarak toplantılara katılabilecek.  HSK Başkanı, kurul tarafından gizli oyla ve üye tam sayısının salt çoğunluğunun oyuyla seçilecek. 

Anayasa Mahkemesi üyelerinin seçimi de, yeniden düzenlenerek, siyasetin vesayetinden kurtarılacak, bağımsızlığı sağlanacak.

“Öğretim üyeleri kendi rektörünü seçecek”
-Beşinci ilke: Devlette Liyakat.

İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de; KPSS’den yüksek not aldığı halde, mülakatta elenen gençlerimizin hakkı teslim edilecek. Devletin her kademesinde, liyakat esas alınacak, torpilin yeni adı haline gelen mülakat kaldırılacak. Devlette göreve, siyasi otoriteye sadıklar arasından layıklar değil, layıklar arasından, devlete ve millete sadık olanlar alınacak. 

Üniversiteler hem idari, hem de akademik olarak özerk hale getirilecek.  Üniversitelerimize, kurucu rektör atamalarının haricinde, o üniversitenin akademik terbiyesi ve liyakatiyle yetişmeyen, kurum dışından rektör atanmasına son verilecek. Öğretim üyeleri, kendi üniversitelerinin rektörünü, aday olan öğretim üyeleri arasından, kendileri seçecek. En fazla oyu alan rektör adayı, Türkiye Yükseköğretim Kurulu’na bildirilecek. Nihai atama, Türkiye Yüksek Öğretim Kurulu tarafından yapılacak. Fakültelereyse, o fakültenin uzmanlığı dışından dekanlar atanmayacak. Dekan, fakültenin öğretim üyelerinin oylarıyla belirlenecek ve rektör tarafından atanacak. 

“Askeri liseler yeniden açılacak”

Kadim tarihsel köklere ve geleneğe sahip olan, Askerî Liseler ve Harp Akademileri yeniden açılacak. GATA’nın yapısı yeniden düzenlenerek, Askerî hekimlik alanında eğitim vermesi ve ordumuzun ihtiyaçları doğrultusunda, sağlık çalışanları yetiştirmesi sağlanacak. 

‘Kamu Denetçiliği Kurumu’ çatısı altında, ‘Devlet Liyakat Kurulu’ oluşturulacak. Liyakat Kurulu’nun üye sayısı, üye seçimi, çalışma usul ve işleyişiyle, görevleri, kanunla belirlenecek.

-Altıncı İlke: İnsan Hakları ve Bireysel Özgürlükler, Güçlü Sosyal Devlet, Güçlü Sivil Toplum, Güçlü Gençler.

İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de; Demokratik sosyal hukuk devletinin en temel kuralı olan, devletin, vatandaşın hizmetkârı olduğu prensibi çerçevesinde, milletimizin bireysel özgürlükleri, kişilik hakları, vatandaşlık hakları ve insan haklarının, hukuk tarafından en üst seviyede korunması sağlanacak.

Sivil toplum güçlendirilecek. Hak savunuculuğunu özgürce yapmaları için, önlerindeki engeller kaldırılarak,  demokrasiye olan katkıları artırılacak. Sadece iktidara yakın olan sivil toplum kuruluşları, vakıflar ve derneklerin hakları değil, muhalif düşünceleri savunan sivil toplum kuruluşlarının hakları ve hukuku da, eşit şekilde korunacak. Devlet Kuruluşları, iktidara muhalif görüşleri savunsa da, alanında uzman olan bütün sivil toplum örgütleriyle birlikte, toplum yararına çalışacak.

Her vatandaşımız, düşünce ve ifade özgürlüğünü, barışçıl protesto hakkını kullanabilecek. Yasal sınırlarda bu hakkı kullananlar, şucu-bucu gibi sıfatlarla düşman ilan edilmeyecek.

Maalesef ülkemizde, 2015 ile 2019 yılları arasında, 128 bin 190 kişi hakkında, savcılıklar tarafından, Cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla işlem yapıldı. 29 bin 704 kişi hakkında, kamu davası açıldı. Aralarında çocukların da bulunduğu, 9 bin 554 kişi hakkında da mahkûmiyet kararı verildi. Bu tablo, Cumhurbaşkanı’nın, aynı zamanda parti başkanı olmasını sağlayan, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin getirdiği üzücü ve tasvip edilmeyen bir sonuçtur.

İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de; Cumhurbaşkanlığı makamı, bu ucube tariften kurtarılacağı için,  partiye yönelik eleştiriler, Cumhurbaşkanı’na hitaben kabul görmeyecek. Cumhurbaşkanı, kişilik hakları itibarıyla, diğer vatandaşlarımız ve kamu görevlileri gibi, genel hakaret suçuna ilişkin düzenleme kapsamında korunacak.

Gençlerin kendisini ifade olanakları artırılacak. Liyakatin sağlanmasıyla, ekonomik özgürlüğe kavuşmanız, gelecek ümitlerinizi yeşertebilmeniz, ve özgür bireyler olarak, düşüncelerinizi rahatça dile getirebilmeniz için, gereken her türlü, hukuki ve idari düzenlemeler yapılacak. Devlet, gençlere hayatı güçleştiren değil, gençleri güçlendiren olacak. İhtiyaçlarını, eğitimlerini, istihdamlarını sağlayan olacak. 

İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de, Türk Ceza Kanunu’nda, “kadın cinayeti ve kadına karşı şiddet suçu” düzenlenecek. Öldürme, şiddet, tecavüz, tehdit, hürriyetten yoksun bırakma, hakaret, müessir fiil gibi, çeşitli suçlarda, eğer mağdur kadınsa, en ağır cezalar düzenlenecek, ve bu suçlarda failin indirim sebeplerinden faydalanması mümkün olmayacak.

İhtiyaç sahibi vatandaşlara yapılacak sosyal yardımlar, parti propagandasına malzeme yapılmaksızın, eşit ve somut kıstaslara göre belirlenecek, gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak. Devlet, engelli vatandaşlarımıza, engelsiz bir yaşam için her türlü desteği verecek, ihtiyaçlarını karşılayacak.

Sanat kurumlarının siyasete alet edilmeksizin, özgürce yönetilmesi, ve bütün sanat dallarındaki sanatçılarımızın, sosyal güvenlik haklarına kavuşmaları için gerekli yasal düzenlemeler yapılacak. Türkiye, düşünce ve ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kalkmasıyla, sanatçıların eserlerini korkusuzca, özgürce üretebilecekleri bir ülke olacak.

-Yedinci ilke: Özgür Basın. 

İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de, Medyanın siyasetten, siyasetin de medyadan nemalanmadığı bu düzen değişecek. Medya patronlarının diğer iş kollarındaki yatırımları çok sıkı denetlenecek. Medyadaki güçlerini, diğer alanlarda avantaj olarak kullanmaları engellenecek. Gerektiğinde, denetlemek için Rekabet Kurumu devreye sokulacak.

“Seçim barajı yüzde 5’e indirilecek”
-Sekizinci ilke: Adil ve Özgür Seçimler.

Demokrasinin işleyişinin en önemli teminatı olan seçimler, adil ve özgür şekilde yapılacak. Millet iradesinin, Meclise adaletli şekilde yansıyabilmesi için ilk adım olarak,  seçim barajı yüzde 5’e indirilecek. Siyasetin finansmanında şeffaflık sağlanacak, siyasi etik ilkelerinden taviz verilmeyecek.

Yüksek Seçim Kurulu’nun yapısı ve işleyişi ile ilgili gerekli düzenlemeler yapılacak, son dönemde yaşanan güvensizliklere meydan verilmeyecek. Yüksek Seçim Kurulu’nun, seçime ilişkin kararlarına karşı,  Anayasa Mahkemesi’ne başvurulabilecek.”

Akşener, İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem önerilerinin, “hukukta adaletin tesisi, devlette şeffaf, denetlenebilir ve verimlilik odaklı bir yönetim anlayışı, mutlu, huzurlu ve zengin bir Türkiye’nin anahtarı” olduğunu belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

“O nedenle, İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem, Ülkemizi içinde bulunduğu kutuplaşma ortamından ve yaşadığımız ekonomik krizden çıkartacak, böylesine kaotik dönemlerin bir daha yaşanmasının önüne geçecektir. Bugünden itibaren, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri, akademi dünyası ve milletimizle, sürekli temas halinde olacağız. Bu bizim için aynı zamanda demokrasinin de gereğidir. Önerimizi hep birlikte geliştirip, milletimiz nezdinde, en geniş toplumsal uzlaşıyla hayata geçirmek için, tüm görüş ve önerilere açığız. Çünkü İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem,  partimizin siyasi ikbali için değil, ülkemizin ve milletimizin güçlü, zengin ve mutlu yarınları içindir. Andımızda da denildiği gibi: ‘“Yasamız; küçüklerimizi korumak, büyüklerimizi saymak ve milletimizi özümüzden çok sevmektir. Ülkümüz; daima yükselmek ve ileri gitmektir.’

Darbelerin izinden arınmış, demokratik, adil ve potansiyelini hayata geçirmiş bir Türkiye vizyonuyla ortaya koyduğumuz, bu ilkeler manzumesi, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı, uğurlu olsun. Her zaman tekrarladığımız gibi; Varlığımız, Türk varlığına armağan olsun!”

Bu arada, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, milli iradeye duyduğu saygıyı ifade etmek için yakasına saygı anlamını taşıyan nergis çiçeği taktı.

26 May 2021 - 17:56 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?