STK'lardan ortak bildiri: "Avcılık tamamen yasaklansın"

Türkiye'de son 16 yılda açılan yaklaşık 17 bin avcılık kursuyla, 500 bini aşkın kişiye avcılık sertifikası verildi. 

Türkiye'de son 16 yılda açılan yaklaşık 17 bin avcılık kursuyla, 500 bini aşkın kişiye avcılık sertifikası verildiğini bildiren doğa ve çevre dostu 234 sivil toplum kuruluşu, doğanın korunmasından sorumlu kurumların, doğamızın yok edilmesine seyirci kaldıklarını belirttiler. 
Tarım Orman Bakanlığına bağlı Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğünün, "hangi canlının kaç birey, ne koşullarda, nerelerde öldürüleceğine" karar vermek yerine, onları koruyan kararlar alması gerektiğini savunan sivil toplum kuruluşlarının, "Avcılık tamamen yasaklansın" sloganıyla yaptıkları ortak açıklamada, şu görüşlere yer verildi: 
"Başka bir canlıyı öldürmenin sporu, turizmi, hobisi, ihalesi olamaz. Bu dünya üzerindeki yaşamı paylaştığımız öbür canlılardan bahsediyoruz, onlar uzak ve yakın komşularımız. Komşularımızı birer rakam ve kotaya indirgeyen Merkez Av Komisyonu’na da kararlarına da karşı çıkıyoruz. Oysa Türkiye, taraf olduğu Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin 6. ve 8. maddeleri uyarınca nesli tehlike altındaki türleri korumayı taahhüt etmiştir. 

"Tüm canlıların sesi olma zamanı"

Buna rağmen, bu hükümler ve taraf olunan öbür uluslararası sözleşmelerin, ülkemiz mevzuatı sayılan hükümleri görmezden gelinerek, nesli tehlike altındaki kimi türler bile ava açılmaktadır. Bu kabul edilemez. Geçtiğimiz 16 yıl içinde yaklaşık 17 bin avcılık kursu açılmış ve yaklaşık 500 bin kişi avcılık sertifikası almıştır. Doğanın korunmasından sorumlu kurumlar, silah endüstrisinin ve avcıların doğamızı yok etmesine ne yazık ki seyirci kalmakta, daha da üzücüsü bu durumu teşvik etmektedir."

TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu’ndan 1 Temmuz 2020’de geçen, Kanun Teklifi’nin 15. Maddesi’ne getirilen bir ek ile "yabancı diplomat ve “üst düzey misafirlerin” diledikleri takdirde ücretsiz olarak avlanabilmesi ve yaşam alanları tahrip edildiği için yerleşim yerlerine gelen ayı, domuz gibi hayvanların da avlanabilmesinin yönetmeliğe bağlanması oy çokluğu ile kabul edildiğini, bunun asla kabul edilemez bir durum olduğu belirtilen açıklamada şöyle denildi:

"Doğamızı günbegün yok edecek olan bu kararların bir an önce durdurulması gerekmektedir. Kara Avcılığı Kanunu’nun ivedilikle değişmesini, Doğa Koruma Kanunu olarak yeniden düzenlenmesini ve doğa ihtisas mahkemelerinin kurulmasını talep ediyoruz. Şimdi, yaşam hakları ve alanları ellerinden alınan tüm canlıların sesi olma zamanı. Çünkü yaşam hakkı bütün canlılar için pazarlık edilemez en doğal hak. Hepimizin yaşamı birbirine bağlı. İnsan diliyle kendi haklarını savunamayan tüm canlıların sesi oluyoruz."
Özcan Yaşar / Ajans Bizim / Türkiye / İSTANBUL

22 May 2021 - 16:22 - Çevre


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?