Ekonomik ve Ekolojik kriz en çok emekçileri vuruyor,

Ekoloji Birliği 1 Mayıs bülteni yayınladı. Eş sözcüler Süheyla Doğan ve Derya Akyol imzasıyla yayınlanan bültende, "Ekonomik krizin yanı sıra ekoloji...

Ekoloji Birliği 1 Mayıs bülteni yayınladı. Eş sözcüler Süheyla Doğan ve Derya Akyol imzasıyla yayınlanan bültende, "Ekonomik krizin yanı sıra ekolojik kriz ve iklim krizi de en çok emekçileri, yoksulları, kadınları, çocukları ve göçmenleri vuruyor. Bilimsel yaklaşımdan uzak, siyasi ve ekonomik çıkarların gözetildiği popüler politikalar yüzünden salgın daha fazla yayıldı. Sağlık emekçilerinin talepleri göz ardı edildi ve “ölüyoruz, tükeniyoruz” çağrıları yanıtsız bırakıldı" denildi.

Bültenin tam metni şöyle:

Dünyanın pek çok yerinde emekçiler tarafından “birlik, mücadele ve dayanışma günü” olarak kutlanan 1 Mayıs, ülkemizde baskıcı rejimler yüzünden uzun yıllar çeşitli engellemelere, baskılara, yasaklara maruz kaldı. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da 1 Mayıs etkinlikleri Covid-19 pandemisi engeliyle karşılaştı. Uzun süredir yapılmayan sözde “tam kapanma bilerek ve isteyerek tam da 1 Mayıs öncesine denk getirildi.

Pandeminin başladığı 2020 Mart’ından bu yana çeşitli yasaklar ve kısıtlamalar yaşadık. Ancak destek mekanizmalarının ve politikalarının uygulanmaması nedeniyle, bu yasaklamalar çoğunluğu açlık sınırının altında yaşayan emekçilerin, kadınların ve gençlerinin daha fazla ekonomik sıkıntıyla karşı karşıya kalmasına neden oldu. Halk eğitim, sağlık, barınma gibi temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldi. Emekçi sınıfı ile sermaye arasındaki uçurum daha da arttı.

Ancak enerji ve maden şirketleri ve inşaat sektörü aralıksız çalışmaya devam ediyor. Şirketler karlarına kar katarken çalışanları yaşam savaşı veriyor. Krizin yükü halkın, emekçinin sırtına yükleniyor. Ekonomik krizin yanı sıra ekolojik kriz ve iklim krizi de en çok emekçileri, yoksulları, kadınları, çocukları ve göçmenleri vuruyor. Bilimsel yaklaşımdan uzak, siyasi ve ekonomik çıkarların gözetildiği popüler politikalar yüzünden salgın daha fazla yayıldı. Sağlık emekçilerinin talepleri göz ardı edildi ve “ölüyoruz, tükeniyoruz” çağrıları yanıtsız bırakıldı. Çok sayıda sağlık emekçisi ve ayrıca çok sayıda yurttaşımız yanlış politikalar yüzünden yaşamını yitirdi. Canları pahasına her gün çalışmak zorunda bırakılan emekçiler de haklarını alamadı.

Kapitalizm daha fazla kâr amacıyla, emeği sömürdüğü gibi doğayı da sömürmeye devam ediyor. Salgın sürecinde krizi fırsata çeviren iktidar ülkenin her yanında doğayı ve yeraltı ve yer üstü kaynaklarını talancı şirketlere peşkeş çekti. Corona virüsün ortaya çıkışının doğanın tahribi ile bağlantılı ve yabana müdahale olduğu bilinmesine rağmen pandemi sırasında sermaye ve iktidar sokağa çıkma kısıtlamalarını fırsat bilerek ihalelere, maden ruhsatları ve enerji üretim lisansları vermeye, ÇED süreçlerine ve hukuki süreçlere, acele kamulaştırma kararlarına devam etti.

Kazdağları, İkizdere, İkizköy gibi her yerde orman katliamları sürüyor. Sularımız enerji ve maden şirketlerinin emrine tahsis ediliyor. Yaşam alanlarını ve geçim kaynaklarını korumak isteyen halka sokağa çıkma yasağı nedeniyle cezalar kesilirken şirketlerin iş makinaları kolluk kuvvetleri nezaretinde çalışmaya devam ediyor. Buna rağmen yerel halkın mücadelesi de aralıksız sürüyor. Şirketlere karşı duran halka İkizdere’de olduğu gibi biber gazları ile müdahale ediliyor ve saldırılıyor. Yaşam savunucuları gözaltına alınıyor.

Kızılcaköy’de, Kirazlıyayla’da, İkizköy’de, İkizdere’de ve daha pek çok yerde kadınlar her zaman mücadelenin en önünde yer alıyor. Kadınlar bir yandan havasına, suyuna toprağına sahip çıkarken diğer yandan da pandemi nedeniyle daha fazla bakım yüküne maruz kalıyor ve evlere hapsediliyor. Ücretsiz ev içi emeği görünmez kılınıyor. Diğer yandan da ataerkil zihniyet tarafından baskı, şiddet, tacize, tecavüze ve cinayetlere maruz kalıyor. Kadın cinayetleri artık bir cinskırım boyutuna gelmişken kadınların mücadelesi sonucu kazanımları olan “İstanbul Sözleşmesi” bir gecede Cumhurbaşkanı kararı ile feshediliyor.

Emeğin, kadının ve doğanın sömürüsünün nedeninin ataerkil kapitalizm olduğunu biliyoruz. Doğa ve yaşam savunucuları olarak, emek ve demokrasi güçleri ve kadın hareketi ile birlikte bu sömürü düzenine karşı mücadelemizi omuz omuza yürüteceğiz.

Sömürüsüz yeni bir yaşam düzeninin inşaası için umudumuzu kararlılıkla daha da büyütüyoruz.

YAŞASIN 1 MAYIS! YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ

Ekoloji Birliği

01 May 2021 - 15:03 - Çevre


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?