CHP Sözcüsü Öztrak: ''Bildiri, sarayın dehlizlerine uzanan, FETÖ tarzı bir kumpas''

Öztrak, ''Esnafa, işçiye, işsize, emekliye, Merkez Bankası'nın kasasına darbe yapanlar, bir komedyayı sahnelemeye başladılar. Ununu elemiş, eleğini asmış amirallerin, kaleme aldıkları bir açıklama üzerinden darbe mağduriyeti çıkarmaya uğraşıyorlar'' dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, "CHP Ekonomi Masası" üyeleriyle ziyaret ettikleri Adıyaman'da düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin her yanından feryatlar yükseldiğini, ancak bu dertlere derman olması gereken hükümetin milleti duymadığını, görmediğini söyledi.

Ülkede bilimle, akılla, adaletle kavgalı bir yönetim olduğunu anlatan Öztrak, ''Bunun bedelini de milletimiz, canıyla, boşalan cüzdanı arasına sıkışarak, kaybettiği huzuruyla ödüyor'' dedi.

Hükümetin yanlış politikaları sonucu Türkiye’yi küresel salgının yeni merkez üssü yaptığını kaydeden Öztrak, şöyle konuştu:

''Nüfusuna oranla en yüksek vaka sayısı bizde. Günlük vaka sayıları 55 bini aştı. 60 binlere gidiyor. Günlük vefat sayıları ise 250’yi aşmaya başladı. Peki, buraya nasıl geldik? Erdoğan’ın şahsım hükümetinin, tedbirleri zamanında almaması, Bilim Kurulunu dekor yapması, aşı tedarikinde gecikilmesi sonucunda bugün bulunduğumuz yerdeyiz. Ve elbette AK Parti Genel Başkanının; milletin sağlığını hiçe sayıp, partisinin kongrelerini lebalep doldurması, bir de üstüne bununla caka satarak, millete kötü örnek olması sonucunda, bu noktaya geldik. Gezdiğimiz bazı ilçelerde, vaka sayılarının, AK Parti kongresinden sonra patladığı söylendi. AK Parti’nin büyük kongresini yapmasının üzerinden, tam 15 gün geçti. Son 15 günde aşısı, yani çaresi olan bir virüs yüzünden, 2 bin 739 yurttaşımızı kaybettik. Memlekette darbe mi arıyorsunuz, darbe işte budur. Bu milletimizin sağlığına, canına yapılan bir darbedir. Virüs Allah’tan, ama tedbir almak da kuldan. Aşılamada da büyük adaletsizlikler yaşıyoruz. Kim öncelikli, kim ayrıcalıklı, bunlar birbirine karışmış vaziyette. Lokantalar, restoranlar, kafeler, kahvehaneler, bir yılı aşkın süredir belini zaten doğrultamıyordu. Kongre salonlarını lebalep dolduranlar, kahvehane ve düğün salonlarını, salgın gerekçesiyle boşalttıkça boşaltıyor.''

Emeklinin bayram ikramiyesi 1500 TL olsun

Son bir yılda, yumurtanın yüzde 64, ayçiçek yağının yüzde 60, mısırözü yağının yüzde 55, mercimeğin yüzde 45, tavuk etinin yüzde 45 zam gördüğünü ifade eden Öztrak, söyle devam etti:

''Bunlar TÜİK ’in makyajlı rakamları… Çarşıda, pazarda yangın bundan çok daha büyük. Esnaflarla konuştuğumda diyorlar ki, gelen malın fiyatındaki artış çok daha fazla ama vatandaş alsın diye bir kısmını sineye çekiyoruz. Daha ne kadar sineye çekecek esnaf bunu? Milletimiz her şeyin farkında. Halkımızın yarısı, mutfaktaki enflasyon yüzde 40’ın üzerinde diyor. Anket yapmışlar sormuşlar çünkü millet çarşıda, pazarda ne harcadığını gayet iyi biliyor. Milletin cebi yalan söylemiyor. Erdoğan şahsım hükümeti, enflasyonu da düşük göstererek, başta emekliler ve memurlar olmak üzere, sabit gelirli her kesime darbe üstüne darbe vuruyor. Artık insanlarımız pazardan kırıntı peynir alarak nefsini köreltiyor. Zeytin ise taneyle sofraya konur oldu. Etin tadı çoktan unutuldu. Fırınlarda ekmek fiyatının yanına, bir de şimdi 'bayat ekmek' fiyatı eklendi. Ondan sonra 17 yıl boyunca onu yaptık, bunu yaptık. Tabii ki yapacaksın. Daha fazlasını yapmalıydın. Bu kadar para yağdı dünyada. Nereye gitti bu paralar?  'Milletin boğazından kuru ekmek geçiyorsa, aç değildir' diyorlar. Milleti bayat ekmeğe muhtaç ediyorlar. Ama saraydakiler götürüyor salkımı, millete de veriyor talkını… Saray beslemelerinin, yönetim kurullarındaki ücretlerini, Avroya endekslemesini biliyorlar. Yandaşlarının geçilmeyen köprü ve otoyol ücretlerini, dövize endekslemeyi de biliyorlar. Madem öyle, emeklinin de bayram ikramiyesini dolara, Avroya endekslesenize. Emekli ikramiyesine üç yıldır zam yapılmıyor. Bu üç yılda hiç mi enflasyon olmadı? 2018’den bu yana 1000 liralık bayram ikramiyesi, enflasyon karşısında eriyip, kuş oldu. 1000 liranın yarısını, enflasyon canavarı kaptı, götürdü. Biz onun için diyoruz ki; Ramazan bayramında emekliye, en az 1500 lira ikramiye verin.''

''128 milyar doların mıntıka temizliği'' 

''Milletin çocuğu, çalışacak tek bir iş bulamazken, saray sosyetesinin mahdumlarına, bir değil, iki değil, tamı tamına 41 yönetim kurulu üyeliği ayarlanıyor'' diyen Öztrak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Bunların altlarındaki Mercedes makam arabalarına, Alman Başbakanı Merkel bile binemiyor. Ne demiş atalarımız? Aç doyar, açgözlü doymaz. İşte saray sosyetesinin hali bu… Gözleri doymuyor. Burunları da pudra şekerinden çıkmıyor. Bunların büro elemanları, şoförleri paranın altında ezilirken, milletin çoluğunun çocuğunun midesi, açlıktan eziliyor.
Kayınpeder, damat bir oldular. Merkez Bankası kasasındaki 128 milyar doları buharlaştırdılar. Daha dün açıklandı. 2 Nisan itibariyle, Merkez Bankasının döviz kasasında; 45,3 milyar dolar açık var. Kasada para kalmamış. Yetmemiş üstüne birde 45,3 milyar dolar borç yapılmış. Bugün Türkiye’nin durumu, benzer ekonomilerden daha kötüyse, kırılgan ekonomiler içinde Türkiye en başa güreşiyorsa bunun en önemli sebeplerinden biri de bu. Dışarıdan para gelmediği zaman kasada da para yok, her şey alt üst oluyor. Bu arada 128 milyar doları soran bürokratın başı da gidiyor… Önceki Merkez Bankası Başkanı, 'buharlaşan 128 milyar doların hesabını bir araştırın' deyince 132 günde koltuğundan oldu. 128 milyar doların akıbeti araştırılmasın diye başkan değiştirildi. Yetmedi başkan yardımcısı da değiştirildi. Şimdi de para politikası kurulu üyeleri ve banka meclisi üyeleri de değiştiriliyor. Anlaşılan 128 milyar doları buhar edenler, arkada iz bırakmamak için mıntıka temizliği yapıyor. Bu da ancak Afrika’daki darbe rejimlerinde olur. Peki, bu darbenin sorumlusu kim? Tabii ki Erdoğan’ın şahsım hükümeti. Ama milletimize sözümüz söz. Ne yaparsanız yapın. CHP iktidara geldiğinde ilk yapacağımız işlerden biri, bu 128 milyar doların ne olduğunu sormak, sorumlularını da yargı önüne çıkarmak.''

''Darbeci arıyorlarsa aynaya baksınlar''

Öztrak, şöyle devam etti:

''Esnafa darbe yapanlar, işçiye darbe yapanlar, işsize darbe yapanlar, emekliye darbe yapanlar, Merkez Bankasının kasasına darbe yapanlar, milleti inim inim inletenler son bir haftadır kabak tadı veren bir komedyayı sahnelemeye başladılar, yeniden sahneliyorlar. Ununu elemiş, eleğini asmış amirallerin, kaleme aldıkları bir açıklama üzerinden, darbe mağduriyeti çıkarmaya uğraşıyorlar. Mağduriyet çıkarmaya çalışsalar neyse, bir de bu emekli amiraller, 'Kılıçdaroğlu’ndan emir aldı' diyerek, bize de iftira atıyorlar. Yetmiyor bu amirallerin ailelerini de fişliyorlar. Bu fişlemeleri de basına sızdırıyorlar. Hem de böyle göz önünde, göstere göstere, açıklaya açıklaya. Bunu göstere göstere yapan kim? Elbette Erdoğan şahsım hükümeti. Ama bunu da ancak darbeciler yapar. Erdoğan, komplo ve kumpas uzmanı darbeci arıyorsa, sarayındaki 'altun' varaklı aynalara bakacak. Dün, emekli amirallerin açıklamasını, basına sızdıran hükümete yakın gazeteci, önemli bazı itiraflarda bulunmuş, ne yaptığını açıklamış. Demiş ki, bu duyuru, yayımlanmadan önce, Erdoğan’ın bir bakanının da elindeymiş. Yani ortada sarayın dehlizlerine kadar uzanan, FETÖ tarzı bir kumpas kurulduğu ayan beyan görülüyor. Bu kumpasa figüran olmayan herkese de, baskı uygulanıyor. Türkiye Emekli Subaylar Derneği, sarayın senaryosuna figüran olmayınca hakkında hemen denetim başlatılıyor. Türkiye bu yöntemleri, bu usulleri, bu kumpasları daha önce de gördü, yaşadı. Biz zaten boşuna demiyoruz. Fethullah Gülen okyanus ötesinde, ama yöntemleri halen iktidarda. Türkiye’de askeri darbe dönemi kapanmıştır. Bunu sadece biz demiyoruz. Daha önce Erdoğan da söyledi. Ama Türkiye’de halen, askeri darbeden tedirgin oluyorsanız. İktidara tavsiyemiz, emekli amirallerden değil, sarıklı amirallerden, sarıklı generallerden korkacaksınız. Son darbe girişiminde bulunanların, 2014’e kadar Erdoğan’a yol arkadaşlığı yapan, sarıklının generalleri olduğunu biz unutmadık. Zaten saray rejimlerinde darbeler dışarıdan olmaz, içeriden olur. Darbe en yakınınızdan gelir. İşte Ürdün’de yaşananlar. Ürdün Kralı, kendi canından, kendi kanından olan eski veliaht prensi, darbe yapacak diyerek, eve hapsetti. Pek çok Ürdünlü gözaltına alındı. Veliaht prens, Krala sadakat yemini ederek kurtulabildi. Kral da 'fitnenin başını erken ezdik' diyerek, prensi şimdilik affetti.
Yani Sayın Erdoğan, halen bir darbe korkunuz varsa, bunu dışarılarda aramayacaksınız, Sarayınızın içine ve en yakınlarınıza dikkatlice bir bakacaksınız. Hatta sarayınıza bekçilik yapanlara bir dikkatle bakacaksınız. Sarayın bekçisinin, geçmişte muvazzaf generallere 17 sayfalık mektup yazıp, sizi şikâyet etme gibi bir huyu olduğunu unutmayacaksınız. Kendisinin, muvazzaf generallerle yaptığı mektup arkadaşlığı, bir dönem gazete manşetlerindeydi. Unuttuysanız o gazete manşetlerine bir kere daha bakacaksınız.''

Muhittin Doğan / Ajans Bizim / Türkiye / ADIYAMAN

 

09 Nis 2021 - 21:11 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?