Kılıçdaroğlu: ''Çifte standart devlet yönetiminde olmaz''

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''Çifte standart, devlet yönetiminde olmaz'' dedi,  ''ülkenin yönetilemediğini, herkesin terörist, herkesin darbeci ilan edildiğini'' söyledi. 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''Çifte standart, devlet yönetiminde olmaz'' dedi,  ''ülkenin yönetilemediğini, herkesin terörist, herkesin darbeci ilan edildiğini'' söyledi. 

Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında,  ''Kontrolünü kaybetmiş, Türkiye'yi yönetemiyor, ağır sorunların altında ezilen, çaresizlik üreten, çaresizliğini örtbas etmek için sağa sola saldıran, yapay gündemlerle toplumu meşgul etmek isteyen bir siyasi yönetimle, bir kişinin yönetimiyle, bir tek kişiyi hükümetiyle karşı karşıyayız. Cumhuriyet tarihinde ilk kez böyle bir tabloyla karşı karşıyayız'' diye konuştu. 

İzmir'de Aslı Özkısırlar'ın hastanede yatacak yer olmadığı için tedavi olamadığını, hayatını kaybettiğini anlatan Kılıçdaroğlu konuşmasında, Kayseri'de maskeyi nizami takmadığı gerekçesiyle ceza kesilen ve bunu ödeyecek durumu olmadığı için zor duruma düşen 16 yaşındaki kızın durumunu da aktardı. 

Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

''Bir de şuna bakın: Şu tablo neresi? Ak Parti'nin Kongresi. Ya maskesiz bir sürü adam var. Ceza yazan var mı buraya? Yok. Kim bunların dayıları? Sarayda oturanlar, beşli çeteler; dolarla avroyla oynayanlar bunların dayıları. Bunlara ceza yok ama 16 yaşında Kayseri'deki Sidar'a 900 lira ceza. Bunu vicdan kabul eder mi? Ak Parti'ye oy veren kardeşlerime sesleniyorum: Bunu vicdan kabul eder mi? Ahlak kabul eder mi bunu? 16 yaşındaki kıza 900 lira, bunlara sadece alkış, sadece alkış. Bunları doğru kabul etmiyoruz. Çifte standart, devlet yönetiminde olmaz.''

Kılıçdaroğlu, Bilim Kurulu'nun koyduğu kurallara siyasi iktidarın da uyması gerektiğini belirterek, "Ben bilim insanıyım, ben siyasetçi değilim. Kuralları koydum, buna uyuyorsa hayhay. Uymuyorsan, kusura bakma; beni sadece burada göstermelik olarak tutamazsın" demesi lazım. Ama tam tersi oluyor. Oturmuşlar oraya, Bilim Kurulu ayrı havadan, ne dediğini kimse bilmiyor. Sağlık Bakanı ayrı telden çalıyor. Saray ise zaten, 'kaç kişi ölürse ölsün, yeter ki benim koltuğun sağlam olsun' diyor. Bu mudur devleti yönetmek?'' diye sordu. 

''Onun gözünde esnaf yok ki''

Esnafın durumunun ülkeyi yönetenler tarafından bilinmediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Geçinemiyor adam. Kirayı ödeyemiyor adam. Saraydakiler bunu biliyor mu? Bilse ne olur, bilmese ne olur? Onun gözünde esnaf yok ki zaten. Esnafı şöyle görüyor: Nasılsa vururum ensesine tokadı, alırım oyumu. Ama bu esnaf artık eski esnaf değil. Bu esnaf sana sandıkta hesabını soracak; ben bunu gayet iyi biliyorum'' diye konuştu. 

Kılıçdaroğlu, değişik kentlerden gelen şikayetlerden örnekler aktararak, ''Bu tabloya Bahçeli de destek veriyor, ülkücüleri bunun dışında tutuyorum. Ülkücü kardeşlerimin ne yaptığını gayet iyi biliyorum. Çok rahatsız olduklarını da gayet iyi biliyorum. Bahçeli ayrı... Bütün bu yoksulluğun değirmenine su taşıyan kişidir. Bir daha söyleyeyim, bütün bu yoksulluğun değirmenine su taşıyan kişidir'' dedi. 

Son 14 ayda en az 124 bin 910 esnafını iflas ettiğini anlatan Kılıçdaroğlu, çiftçinin, emeklinin durumunun da onlardan geri kalmadığını söyledi. Kılıçdaroğlu, ''Emekli kardeşlerimin de oturup düşünmesi lazım. 2 maaş ikramiyeyi alman için verdiğimiz mücadeleyi düşünün. Emekli ikramiyesini en az bin 500 lira yapacağız'' dedi. 

Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

''Ya gençlerimiz ve işsizlerimiz; bunların hali ne olacak? 19 yıl devleti yöneteceksin, 19 yıl, 10 milyon 287 bin işsiz olacak. 10 milyon 287 bin işsiz yaratacaksın, sonra da çıkıp, 'bu memleketi ben güzel yönetiyorum' diyeceksin. 10 milyonu aşkın işsizin olduğu bir yerde hangi güzellikten bahsediyorsun sen? Üniversiteyi bitirmiş pırıl pırıl çocuklar; senin bu çocukları, bu evlatlarımızı umutsuzluğa sevk etmeye hakkın var mı ya? Böyle bir hak sana verildi mi? Senin durumun iyi, saraydakilerin durumu iyi, çocuklarının durumu iyi, beslemelerin durumu iyi; herkes birden fazla maaş alıyor, birden fazla yerden maaş alıyor. Üniversiteyi bitirmiş, üstelik en iyi okulları bitirmiş olanlar işsiz. İşsizliğin ne olduğunu acaba Erdoğan biliyor mu?''

''Millet yemiyor artık''

''Zulümle yönetiyorlar. Herkesi terörist ilan ediyorlar, herkesi darbeci ilan ediyorlar'' diyen Kılıçdaroğlu, ''İşleri güçleri CHP'ye saldırmak, Cumhuriyet Halk Partisi'ne saldırmak. Geçen bir toplantıda söyledim, hep bize saldırıyorlar. Ya biz ne zaman iktidar olduk tek başımıza, ne zaman olduk? Hani iktidar olalım da bizi eleştirin. Şimdi olacağız ama halkın desteği ile olacağız, milletin desteği ile olacağız. Türkiye Cumhuriyeti Devleti nasıl adaletle yönetilirmiş, bütün dünyaya göstereceğiz'' şeklinde konuştu. 

Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

''Bütün bunlar olurken, 'vay efendim Türkiye'de darbeciler var.' Ne darbesi ya, ne darbesi kardeşim? Montrö Sözleşmesi dolayısıyla emekli büyükelçiler açıklama yaptı, tık yok. Emekli amiraller açıklama yaptı, mal bulmuş mağribi gibi 'vay efendim yeniden darbe.' Ne darbesi kardeşim, ne darbesi kardeşim? Ne paranoyası kardeşim bu? Bütün bunların üstünü örtmek için. Esnafın derdi dile gelmesin, çiftçinin derdi dile gelmesin, işsizlik sorunu konuşulmasın, çiftçi sorunuyla baş başa kalsın, milletin dikkatini bir yere çekelim; koro halinde... Yahu zaten bunlar daha önce defalarca gazetelerde yazıldı, televizyonlarda söylendi. Sen çıkıp baştan, en baştan: 'Ne Montrö Sözleşmesi kardeşim? Ne Lozan'ı kardeşim? Lozan da, Montrö de bizim güvencemizdir, Türkiye'nin güvencesidir' desen, zaten bir şey olmayacak. Sesini çıkarmıyorsun. Kalkıyorsun, ondan sonra da: 'Vay efendim, nasıl olur bu? Bunlar darbeci.' Yok kardeşim, geçti onlar. Kimse yemiyor artık bu numaraları, millet de yemiyor artık bu numaraları.''

''Bir de Erdoğan'ı övelim''
Kılıçdaroğlu, konuşmasının sonunda şunları söyledi: ''Hep Erdoğan'ı eleştiriyoruz, bir de Erdoğan'ı övelim: O kadar da olmaz yani. Açıklama yapmış Erdoğan: 'Vatanı satmak, kendi dirayetsizliğiniz, kendi iş bilmezliğiniz yüzünden ülkeyi kriz üzerine krize sokmakla olur' diyor. 'Dirayetsizliğiniz, iş bilmezliğiniz yüzünden ülkeyi krizden krize sokuyorsanız, bu vatanı satmaktır' diyor. Vatanı satmak demek, vatana ihanet etmek demektir. Erdoğan'ın bu sözünü tutacağım, Allah'ın izniyle iktidar olduğumuzda, bu vatan hainlerinin hepsinden hesap soracağım.'' 

Süfyan Kızılarslan / Ajans Bizim / Türkiye / ANKARA

06 Nis 2021 - 21:47 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?