En Büyük Kadın Mukallitimiz: Altan Karındaş

Ünlü sanatçımız Altan Karındaş, yakalandığı kovid-19'u yenemedi. Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yoğun bakımda uzun süre tedavi gören ve bugün yaşamını yitiren Karındaş 93 yaşındaydı.

Ülkemizde sanat karşısındaki davranışları dindeki gibi sünnet, vacip ve farz şeklinde derecelendirseydik bir sanatkârın ölümünün ardından konuşmak, yazmak ve onun sanat kabiliyetini anlatmak hiç şüphe yok ki bizde farz olurdu. Şöyle gazetelerin, dergilerin arşivlerini bir karıştırınız; bir sanatkâr hakkında yazılmış en güzel, en şeref verici yazıların o öldükten sonra yazıldığını görürsünüz. Öldükten sonra göklere çıkarılan sanatkârın kulakları maalesef bu methiyeleri yaşarken duymamıştır. Peki ya bu derecelendirmede bir sanatkârın piyesine gitmek, iyi bir temsilinde salonları hıncahınç doldurmak ne ile ifade edilir? Emin olun bu memlekette sünnet bile değildir!

Cumhuriyet tarihinin en büyük kadın oyuncularından biri olan Altan Karındaş’ı bir Dünya Kadınlar Günü arefesinde kaybettik! Herkes bugün onu Zeki Müren faktöründen sebep Robert Anderson’un “Çay ve Sempati” piyesindeki “Laura” rolü ile ansa da Altan Karındaş İstanbul seyircisi tarafından esas daha evvel sahnelenen Jacques Deval’ın “Bu Akşam Semerkand’da” piyesinde canlandırdığı “Aslan terbiyecisi kadın” rolüyle tanındı (Aynı piyeste ‘Azrail’ rolündeki Samiye Hün’ün performansı da Türk Tiyatro tarihimizin en iyi performanslarından biri olarak tarihe geçmiştir. Öyle ki Samiye Hanım, makyajsız oynamasına rağmen, üç farklı suretteki Azrail olarak her sahneye gelişinde seyirciyi hakiki bir Azrailmişçesine korkutmayı başarmıştır.). Evvelce Muhsin Ertuğrul’un dikkatini çekmeyi başaran Altan Karındaş, Muhsin Bey’in Darülbedâyi’den ayrıldıktan sonra kurduğu “Küçük Sahne”ye girmiş, burada Heyecan Başaran, Lale Oraloğlu, Münir Özkul, Sadri Alışık gibi büyük ama o vakitler henüz genç ve toy olan sanatkârlarla beraber temsiller vermiştir. Genç Altan Karındaş o zaman başlayan sanat hayatını birçok büyük başarıyla ve binlerce avuç dolusu alkışla genişleterek lâyıkıyla sürdürmüştür. 1968’de Münir Özkul’la beraber oynadıkları Sâdık Şendil’in “Kanlı Nigar” isimli piyesinde canlandırdığı Nigar rolü, onun hem alaturka hem de alafranga tarz oyunculukta ne kadar mâhir olduğunu göstermiştir. Televizyon geldiğindeyse artık o bütün ülke çapında bilinen bir sanatkârdır!

Altan Hanım doğuştan bir sanatkârdı. Tıpkı Komik Şevki Bey ile kantocu Mari Ferha Hanım’ın kızı olan Şevkiye May gibi, operetçi Lütfullah Sururi ve Suzan Lütfullah’ın kızı olan Gülriz Sururi gibi sanatkârlığı kan yoluyla kazanmış bir kabiliyetti. Babası Karındaş Mahmut Bey, devrin meşhur mukallit ve monologlarındandı (Duymayanlar için söyleyeyim, monolog, tek başına taklitlerden istifade ederek bir fıkra, yahut küçük hikâye anlatan sanatkâra verilen isimdir.). Hatta devrinde bayağı meşhur olmalıdır ki plaklar doldurmuştur. Tiyatro tarihi mevzuunda iyi bir arşive ve meraka sahip olan sayın Osmantan Erkır, Mahmut Bey’in taklit plaklarını bulmuştu. Altan Hanım’ın tâbiriyle babası “sandık boşaltan” yani her türlü taklidin altından başarıyla kalkan bir mukallitti. İçtimâî muhitlerde ve dost sofralarında aranılan bir komikti. Sahneye de çıkmıştı. İşte Altan Karındaş sahne tozu yutmuş böyle bir babanın kızıydı ve ilk sanat pırıltılarını da onun ışığından alarak kazanmıştı. Altan Karındaş babasından aldığı bu pırıltıyı daha da büyütecek ve zamanla Cumhuriyet tarihimizin en büyük kadın mukallidi olmayı başaracaktı. Öyle ki bizatihi şahit olmuştum, bundan birkaç sene evvelki bir görüşmemizde hiç duraksamaksızın, peş peşe tıpkı bir Alman, bir İngiliz, bir Rus, bir Yugoslav, bir Fransız, bir İtalyan, bir Rum ve bir Ermeni gibi Türkçe konuşmuştu! Rum taklidiyle Ermeni taklidini bırakacak olursak bizde diğer gayrimüslim taklitlerini yapan erkek mukallit dahi mevcut değildir!

Altan Karındaş’ın “Alman” taklidi o derece başarılıydı ki ‘Alman’ rolü mevcut olan devrin birçok piyesinde, bu rolü oynaması için akla ilk gelen sanatkâr dâima Altan Karındaş olmuştur. Yalnızca gayrimüslim taklitlerinde değil, çocuk taklitlerinde de çok iyi olan Altan Karındaş, yalnız çocuk taklidi yaptığı gazino gösterileri icra edip milleti güldürmeye muvaffak olmuştur. Bu taklidinin çok tutması üzerine “Bir Küçücük Aslancık” varmış isminde bir piyes yazdırmış ve memleketin dört bir yanında bu piyesle beraber turne yapmıştır.

İnsan taklitlerini başarıyla canlandıran Altan Karındaş, meşhur meddahlar gibi hayvan taklitlerinde de muvaffaktı. Hem de öyle sadece bildiğimiz hayvan taklitlerinde değil! Ülkemizin en büyük mukallitlerinden olan sayın Fatih Mühürdar bana Altan Hanım ile yaşadığı bir hatırasını nakletmişti. Bu hatırasında kendisinin meşhur olduğu, Öztürk Serengil’in sunduğu “Gülünüz, Güldürünüz” kabiliyet yarışmasında jüri koltuğunda oturan Altan Karındaş, çok beğendiği Fatih Mühürdar’a balık taklidi yapmasını öğretmişti!

Evet, yanlış duymadınız; balık taklidi! Dudaklarını büzebildiği kadar büzüp, iki dudağı oynatmak suretiyle… Daha sonra gözlerini arkaya doğru kaydırıp, çekip balığın başka bir çeşidi olan “Japon balığı” taklidini de yaptığını ilave etmişti! Altan Hanım’ın en büyük hususiyeti bu mukallit tarafıydı ve bizde bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar kadın mukallitler arasında o bir markaydı!

Altan Karındaş, oyunculuğu şöyle dursun büyük bir tiyatrocuydu. Tiyatrocuydu diyorum çünkü o birçok şeyin erkek egemenliği altında olduğu memleketimizde tiyatro kumpanyası sahibesi olan kadınlardan birisiydi… Halide Pişkin’in açtığı bu yolda, Lâle Oraloğlu gibi, Ayfer Feray gibi, Nisa Serezli gibi, Seden Kızıltunç gibi kendi adıyla tiyatro açıp oynayabilen bir aktris!

Sevgi paylaştıkça çoğalıyordu ya, Altan Karındaş da aşka varan tiyatro sevgisini memleketin dört bir tarafına turneler yaparak seyircileriyle paylaştı, çoğalttı… Yurdumuzun birçok köşesinde ilk tiyatro tecrübesini Altan Karındaş’la tadan kişi sayısı hiç de az değildir! Altan Hanım bu özelliğiyle, Atatürk’ün inkılâplarıyla ön-ayak olduğu modern, girişimci Türk kadını karakterinin belirgin bir örneğiydi. Aydındı, cesurdu, inançlıydı… Bugün dahi birçok kadına rol model olabilecek biriydi...

Ömrünün son senelerinde kırgındı. Samimi bir sevgi sıcaklığı arıyordu. Bu sıcaklık arayışı onu ülkemizin en sıcak köşelerinden olan Ege’ye itti. Bu sıcak, ılıman iklim ona huzur verdi. Bir turne ile geldiği Marmaris’i çok sevmişti ve artık kararını vermişti: ahir ömrünü burada geçirecekti! Marmaris’te belediyenin huzurevine yerleşti. Covid-19 sebebiyle, bu virüsün ilk yayıldığı yerlerden olan huzurevlerinden kaçmak istedi. Turunç’ta bir ev tutup, orada hayatının kalan kısmını geçirdi. Gene de maalesef Covid-19 illetinden kaçamadı… Hastaydı da; organları beyni gibi yorgun, kalbi gibi kırıktı… Başarılarla dolu uzun ömrünü ardında bırakıp başka bir dünyaya göç etti… Temennim odur ki aradığı mutluluğu gittiği yerde bulsun. Kendisine Ebced hesabıyla ölümüne düşürdüğüm bir tarihle veda ediyorum:

“Neş’eden hiç eser yok, söylenir hep ölümden,

Bir haber geldi eyvah; sevenin gönlü yandı!

Geldi güldürdü ancak gitti Altan Karındaş:

Kahkaha dindi, bir yas söndü, perde kapandı…” Hicri 1442=Milâdî 2021

Erdem Beliğ Zaman / [email protected]

06 Mar 2021 - 22:21 - Kültür Sanat


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

02

Fatih Mühürdar - Tebrikler sevgili Erdem kardeşim o kadar güzel anlatmışsınki Altan ablamı.. Bana 10 çok çok iyi diyen bu büyük ustayı ziyaret eden halini hatırını soran sana çok teşekkür ediyorum İyi ki senin gibi bilgili birikimli sanatın ve sanatcının dostları var.Seni hep ne hikmetense nayifliğinle beyefendiliğinle Haldun Taner üstadımıza benzetiyorum .kalemin güçlü yazdığın oyunların hep sahnelerde olsun.sevgiler..

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 07 Mart 01:41
01

Emrah Soğukpınar - Gün içinde Altan Karındaş hakkında yazılmış, en doyurucu ve hakkını teslim edici yazı bu oldu. Gönlüne sağlık sevgili Erdem

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 06 Mart 22:58


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?