Tıp dünyasının ilk bilim insanları

Hipokrat, Dioscorides, Theophrastus ve Galen kimdir? Hipokrat, hastalıklara ilişkin batıl inanç düzenine karşı çıkarak, hastalıkların doğa kanunlarıyla ilişkisi olduğunu ortaya koymuş ve tıbbı filozofi ve dini inanışlardan ayırıp ilmi esaslara bağlamıştır

+3
Haber albümü için resme tıklayın

Hipokrat

Hipokrat’ın M.Ö. 460 yılında Ege Denizi’nde bulunan bugünkü adıyla Kos olan İstanköy Adası’dan dünyaya geldiği bilinmektedir. Osmanlı dönemi kitaplarında ismi ‘’Bokrat’’ veya ‘’İbakrat’’ olarak geçer. Yaşadığı dönemde bilimsel gelişme ve felsefe ile sımsıkı bağı olan hekimlik gözde olsa da, genel inanış hastalıkların sebebinin kötü ruhlar veya insanlara kızan tanrıların onlara gönderdikleri bir ceza olduğu yönündeydi. Hipokrat ise hastalıklara ilişkin batıl inanç düzenine karşı çıkarak, hastalıkların doğa kanunlarıyla ilişkisi olduğunu ortaya koymuş ve tıbbı filozofi ve dini inanışlardan ayırıp ilmi esaslara bağlamıştır. Hipokrat’ın tarafından yazdığı kabul edilen “Corpus Hippocraticum” adlı yapıtta tıp bir bilim olarak ele alınmış ve ilkeleri işlenmiştir. Hipokrat'ın bu eseri 2000 yıldan fazla bir süredir doktorluk eğitiminde temel eserlerden biri olarak okutulmuştur.

O dönemde doktorlar, adını Yunan hekimlik tanrısından alan, ‘’Asklepiadlar’’ adı verilen loncalarda toplanır, loncaya kabul edilecek genç doktorlardan ise bir yemin etmeleri istenirmiş. Günümüze ulaşıncaya kadar birçok değişikliğe uğramış olan bu yemin Hipokrat'tan sonra oğlu ya da bir öğrencisi tarafından yazıya geçirilmiştir. Bu metne göre tıp bir "sanat" olarak tanımlanmış, bu sanatı icra edecek kişilerin bu yemine bağlı kalmaları belli etik çerçevelerinde şart koşulmuştur.

Hippocrate'ın eserlerinde bulunan drogların miktarı 400 kadar olup bunların çoğunu bitkisel kökenli droglar oluşturmaktadır. Hippocrate tedavide pehrize çok önem verirdi. Müshil olarak Mahmude, Hintyağı, Ebucehil karpuzu, Çöpleme gibi kuvvetIi müshilleri ancak mecbur oldukça, Sütleğen, Defne, Lahana ve Kavun gibi hafif müshilleri ise daha sık kullanırdı. İdrar arttırıcı olarak Sarımsak, Soğan, Pırasa, Salatalık, Kavun, Karpuz, Rezene; uyutucu olarak Haşhaş, Adamotu, Afyon veya Banotu tohumu, boğaz hastalıklarında Kekik, Nane, Kereviz, gibi bitkilerden hazırlanan gargaraları, çıbanIarı olgunlaştırarak ağrıyı dindirmek için merhemler veya kokulu bitkiler (Mersin yaprağı, Gül çiçeği, Ak zambak çiçeği) ile bir müddet maserasyona bırakılmış zeytin yağı kulIanmıştır.

Dioscorides

Yunan hekim ve farmakolog Pedanius Dioscorides, Kozan ilçesinin kuzeyinde bulunan Anazarba şehrinde doğmuş bir grek hekimidir. Padanius trukma adıyla da tanınır. Osmanlı dönenıi kitaplarında adı ‘’Skoridos’’ olarak geçer. ‘’De materia medica’’ adlı eseri ile modern botanik terminolojinin en önemli klasik kaynağını ve 16 yüzyıl boyunca önde gelen farmakolojik metinini ortaya koymuştur. Çalışma, günümüz standartlarında bir eczacının sıradan el kitaplarından biri gibi gözükse de, modern zamanlara kadar tıbbi uygulamada kullanılan çoğu ilacı içermekteydi ve 1500 yıl kadar tedavi alanında ve tedavi kitapları yazarlarınca ana kaynak olarak kullanılmıştır. Dioscorides'in kitabındaki her bitki ve tıbbi maddenin sunumu çok kapsamlıydı. Bitki isimleri ve onların illüstrasyonları içeriyordu; bitki habitatı ve botanik açıklamaları; ilacın özellikleri, eylemleri ve kullanımları; varsa olumsuz yan etkiler; uygulama ve dozaj önerileri; otların veya ilaçların hasat edilmesi, hazırlanması ve depolanması ile ilgili talimatlar; nasıl tespit edildikleri; ve varsa ilacın veya bitkinin veterinerlik kullanımları kitapta işlenmiştir. Materia Medica'yı tedavici edici ilaç gruplarına ayıran ilk kişiydi. İlaçların organize edildiği bu format, eczacılık bilimini tıp bilimi ile ilişkilendirdi. Ayrıca gelecekteki ilaçların tedavi edici yönde gruplar halinde düzenli bir şekilde yerleştirilmesini sağladı. Dioscorides aynı zamanda, organizasyonel formatının bir kere öğrenildikten sonra farmakolojik bilginin öğrenilmesini ve korunmasını kolaylaştıracağını ileri sürdü.

Theophrastus

550'den fazla bitki türünü araştırdı ve bitkilerin yapılarına, büyümelerine ve üremelerine, dünyadaki çeşitlerine;farklı ağaçların gövdelerine ve iklimin üzerindeki etkilerine; yabani ve kültür bitkilerine, sınıflandırılmasına ve kullanımlarına büyük ilgi gösterdi.

Kitaplarından en önemlileri iki büyük botanik incelemedir: Bitkiler Üzerinde İncelemele (Latince: Historiae Plantarum) ve Bitkilerin Tarihi Hakkında (Latince: De Causis plantarum). Yazdığı kitaplar ile Antik çağ ve Orta Çağ'da botanik bilimine en önemli katkıyı sağlamıştır. Historiae Plantarum kitabı, botanik dünyasının sistematiğe oturmuş ilk kitabıdır; bu çalışmaların yarattığı etki o kadar güçlüdür ki, botaniğin babası olarak bilinir.

Theophrastus, kitaplarında bitkileri tek tek açıklamamış, onları bir bütün olarak incelemiştir. Bir diğer önemli isim olan Dioscorides'in bitkilerin sadece tıbbi kullanımlarına odaklanan De Materia Medica'sından farklı olarak, Theophrastus, bitkileri çok daha kapsamlı bir bilimsel sınıflandırma oluşturmaya çalıştı. Theophrastus, kitabı Historiae Plantarum'da bitkileri tanımlamayı ve onlar hakkında mevcut tüm bilgileri toplamayı hedeflemiş, ardından De Causis plantarum’da ortak veya ayırt edici özelliklerini açıklayarak devam etmiştir. Böylece, Theophrastus, bitkiler arasındaki tüm farklılıkları, ana kategorileri ayırt ederek ve bu kategorilerin her biri içinde ardışık alt bölümler çizerek ortaya bir metod koydu; bu metod, bitkilerin bölümlerinin, morfolojilerinin ve üremelerinin yanı sıra habitat ve yetiştirme ile ilgili faktörlerin yakından incelenmesini içeriyordu.

Galen

Claudius Galen, Yunan bir anne- baba oğlu olarak Bergama'da (günümüz Türkiye'si) doğdu. Yunanistan'da, İskenderiye'de ve Küçük Asya'nın diğer bölgelerinde okudu ve memleketine dönerek Bergama'daki gladyatör okuluna başhekimlik yaptı ve yaraları tedavi etme konusunda çok deneyim kazandı. Galen, tıbbi araştırmada deneysel yöntemin yaratıcısıydı ve yaşamı boyunca, vücudun nasıl çalıştığını anlama arayışı doğrultusunda hayvanları parçalara ayırdı.

Elde ettiği anatomik raporlar esas olarak maymunların kadavralarına dayanmaktaydı. İnsan vücudunu keşfetmek için hayvanları kullanmanın nedeni, yaşadığı dönemde insanlar üzerinde kadavra incelemelerinin kilise tarafından yasaklanmış olmasıydı. Galen, öğrencilerini, insan vücudunu daha iyi tanımaları için ölü gladyatörlere veya yıkanmış bedenlere bakmaya teşvik ederdi. Anatomik ve fizyolojik gözlemlerinden bazıları doğruydu - örneğin, idrarın böbrekte oluştuğunu kanıtladı. En önemli keşfi, dolaşımı keşfetmemiş olmasına rağmen damarların hava değil, kan taşıdığıydı. Tedavi ilmine ait 50 kadar eser yazmıştır. Galen, hekimliği kadar, yaptığı ve kullandığı ilaç tertipleri ile de tanınmıştır ve bunlardan müshil tertipleri ve tiryak formülü çok meşhur olmuştur. Galen, kullandığı ilaç tertiplerini kendi hazırladığından dolayı, hekim olduğu kadar eczacı olarak da kabul edilmektedir. 500 kadar bitkisel, hayvansal ve mineral drogun tarifini yapmış ve etkilerini belirtmiştir.

Arapça çevirisinde kimyon ve dereotu

*********************

Adamotu

HAZIRLAYAN: Su Zeynep Demirbala

22 Şub 2021 - 00:27 - Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?