Bir dost kaybettim

Tanju her sohbet masasının müdavimidir ve hiç alkol almadığı halde iki lafın belini en ustaca kıranlardan birdir…

Yüreğim yanık. Hüzünlüyüm…

Dostum, arkadaşım, abim, kankam Tanju Cılızoğlu'nu kaybettim…

Son yolculuğunda yalnız bıraktım onu… Beni affet…

Hep tartışır dururduk Tanju ile ama dostluğuna sıkı dosttu…

Bir gazete çıkarma sırasında kesişti yollarımız… Oysa onu çok önceden tanırdım, ama selamlaşmanın ötesinde bir dostluğumuz yoktu..

 Huysuz ve geçimsiz biri diye bilinirdi…

Öylemiydi; hayır… Yanlışı ve eğriliği sevmezdi.. Dostluğuna ise diyecek bir söz yoktu…

Birine güvenirse ve kendisi ile tartışmayı becerebilecek birini bulunca da sonuna kadar dosttu…

Yazdığımız her satırı konuşur tartışırdık…

Onun kitabından alıntı yapanlar, adını bile zikretmeden kullanırlar, Tanju da bunlara bile ses çıkarmazdı…

Efsanevi Dışişleri Bakanı’nın anılarını kitaplaştırırken “Dersim İsyanı”nın perde arkasını dönemin Başbakanı Demirel’in de onayı ile yazmış ve Seyit Rıza ve torununun idamı gerçeğini tarihe en doğru şekliyle not etmişti.

Bir çok kişi kitapta yer alan bu gerçeği bile sahiplenmeye çalıştı; “neden suskunsun” diye sorduğumda da “demek ki onların böyle bir şeye ihtiyaçları vardı” demek olgunluğunu göstermişti..

İsmet İnönü’nün cumhurbaşkanlığını çocukluğunda yaşamış o günlerden kalan anılarını da tarihe not ettirmişti…  

Pek hoş anılar değildi..

Son eserine “Güzel yaşadım” demişti,  ama gençlik yılları 68 kuşağının en çileli günlerinden geliyordu. Kitabındaki bir not bu çileli günlerin anlatısı gibiydi; Tanju “yazmadıklarımı yaşamadım sayıyorum” demişti kitabının ön sözünde…

Bir de ön sözde bu kitabın yayınlanmasının nedeni “ Mehmet Aycan ve Volkan Yüksel” diye yazarak bizi de onore etmişti.…

Kitaptaki küçük bir hatayı da  Tanju’dan kısa bir süre önce korona belasından kaybettiğim dostum-arkadaşım Emin Karaca yakalamış ve beni bu hatayı görmediğim için fırçalamıştı; “Tanju yazarken dalabilir sen niye görmedin” diye serzenişte bulunmuştu…

Bir TV programında moderatör Tanju idi. Bir milletvekili ve hatırlayamadığım bir kişi daha vardı programda.

Aslında konuklar moderatörle  tartışmazlar ama biz her nedense tartışmıştık o gün… Program bittiğinde kanaldaki insanlar bize bakıyordu.

Ne oldu bir hata mı yaptık diye sordum Tanju’ya.

O da dedi ki; bu programda benim söylediğime kimse itiraz etmez (gülerek) sözüm kanundur. Bir sen itiraz ettin. O yüzden buradakilerin bugün kahramanı sensin.

“Güzel yaşadım”da anlatmıştı; bir anekdot ta şöyle;Tanju hapishanededir. Bir gün hapishane müdürü Tanju’yu çağırır. Son derece nazik ve saygılıdır. Tanju’ya bir mektup uzatır: Mektup çok uzun yıllar önce kaybettiğimiz bir ağabeyimiz Ayhan Yetkiner’den gelmiştir. Mektubun içeriği mealen şöyledir;

“Tanju Başbakanımız İsmet İnönü ile görüştüm. Senin durumunu anlattım. Çok üzüldü. Geçmiş olsun diyor. Yakında çıkar inşallah dedi. Sana da 200 lira harçlık gönderdi Onu da zarfa koydum.”

Elbette hapishaneye gelen her mektup açıldığı için müdür bey bu içerikten haberdardır ve nezaketi de bu nedenledir.

Elbette mektup Ayhan Yetkiner abimizin ince bir zekasının ürünüdür…

“Ayhan Abiye 200 lirayı geri ödedin mi” diye sordum,Tanju da; Başbakan İnönü göndermiş niye geri vereyim diye aynı incelikte bir cevap vermişti.

Beni çağırırken söylediği şey hep kulağımda; gel de iki kadeh parlatalım iki lafın belinin kırar, biraz tartışırız…

İşin en ilginci Tanju hayatı boyunca içki içmemiş belki nasıl bir şey bu diye dudağını ıslatmıştır.

Bir gün Tanju’nun ender bürakratik günlerin birinde genel müdürün de yer aldığı bir yemekte herkes içki içerken Tanju’nun içki içmediğini gören genel müdür kulağıma eğilerek “Tanju ben varım diye mi içmiyor” diye sordu.

Bende “Yok  Tanju sizden çekindiği için değil içki kullanmadığı için içmiyor. Zaten o bir şey yapacaksa masada olanların titrine bakmaz. Yakında onu daha iyi tanırsınız” dedim..

Genel müdürle birkaç gün sonra karşılaştığımızda “ya bakan bir mesaj göndermiş bana değil Tanju’ya rica etmiş bu nasıl iş” dedi. Bende “şimdi Tanju’yu tanıdınız müdür bey” diye yanıtladım.

Tanju her sohbet masasının müdavimidir ve iki lafın belini en ustaca kıranlardan birdir…

Hatta meyhane masasına oturduğumuzda garson içkiyi hep onun önüne koyardı. Sonra biz onun önünden alırdık.

Tanju bir entelektüeldi. Aykırı bir kişilikti. Cehalete tahammülsüzdü… İyi bir Atatürkçüydü… Sosyalist duruşu sağlam, kalemi akıcıydı.  Sosyalist kimliğinden hiç vazgeçmedi ve taviz vermedi.  Ama kimseyi de reddetmedi.

Yanıldığını söyleyebilecek kadar da fikri namusu vardı..

Eşi Gamze  Kocaeli Üniversitesi’nde doçent ve kızı Dilara ODTÜ’de araştırma görevlisi.

Sanatçı Işıl Yücesoy ile evliliğinden olan Kızı Meneviş’te ABD’de asistan prof.

Kız kardeşi, Tülin Ayata Hanım prof. unvanlı bir akademisyen.

Tanju unutulacak dost değil. Bundan sonra da kadehimi onun şerefine de kaldırmayı unutmayacağım…

Volkan dostla birlikte onu hep yad edeceğiz…

Farkındayım ve hüzünlüyüm, dostlar çok hızlı bir şekilde bizi terk ediyor…

Giderek yalnızlaşıyoruz…

Ali Galip, Bekir Coşkun, Ünal İnanç, Emin Karaca ve Tanju ve diğerleri…

Dostların acelesi vardı sanki; ama hepside arkasına iyi isimler ve izlenimler bıraktı gitti.

Tanju, şimdi yeni dostlarıyla birlikte.. Mutlaka orada da bir tartışma çıkarmıştır kesin…

Rahat uyu sevgili arkadaşım…

Mehmet AYCAN / mehmetayc@gmail.com

24 Oca 2021 - 13:46 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?