Gluten hassasiyetine karşı uygun diyet önemli

Gluten; buğday, arpa ve çavdar dahil olmak üzere birçok tahılda bulunan bir proteindir. Ekmek, makarna, pizza gibi hamur işleri, müsli, paketli gıdala...

Gluten; buğday, arpa ve çavdar dahil olmak üzere birçok tahılda bulunan bir proteindir. Ekmek, makarna, pizza gibi hamur işleri, müsli, paketli gıdalar, soslar, aynı zamanda ilaçlar, vitaminler ve bazı gıda takviyelerinde glüten bulunabiliyor. Gluten hassasiyeti, mide - bağırsak problemleri, depresyon, cilt problemi, kilo problemleri ve otoimmün hastalıklar da dahil birçok hastalığa sebep olabiliyor. Bağırsak duvarını onaran tedaviler ve diyetlerle bu hastalıklardan kurtulmak mümkün olabiliyor. Memorial Wellness Beslenme Danışmanlığı Bölümü’nden Dyt. Vildan Çelik, gluten hassasiyeti ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

Gluten proteinleri, sindirim sistemi enzimleri tarafından sindirilmeye karşı oldukça dirençlidir. Bu yüzden sindirim sistemi organlarını yorar ve özellikle bağırsaklara zarar verebilir. Sindirim sistemi organlarının tümü, vücudun sindirim sistemi kimyasalları ve enzimlerini üretme kabiliyetinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu mekanizma tehlikeye girdiğinde, sindirim süreçleri bozulmaya başlayarak etkisiz hale gelebilmekte ve bu durum kişiyi hasta edebilmektedir.

Tüketilen sağlıksız gıdalar ve ilaçlar bağırsak florasını olumsuz etkiliyor

Gluten hassasiyeti için daha çok şu kişilerde görülür gibi geniş çaplı araştırmalar henüz bulunmamaktadır. Bu durum hassasiyet, genetik olarak yatkınlık veya beslenme şekliyle ortaya çıkabilmektedir. İlk bağırsak florası kişiye bebekken annesinden geçmektedir ve bebeklikten itibaren tüketilen her gıda, maruz kalınan ilaçlar, toksinler vb. gibi faktörler bağırsak florasının bozulmasına yol açabilmektedir. Bütün bunlara ek olarak bilinmektedir ki, çölyak hastalığı ve glüten intoleransı son 50 yılda önemli ölçüde artmıştır. Bu artışın sebebinin büyük ölçüde buğdayın hibritleşmesi sonucu daha zor sindirilebilir hale gelmesi ve çok daha yüksek miktarda glüten içerdiği olduğu düşünülmektedir.

Gluten duyarlılığı çölyak hastalığından farklıdır

Kişi çölyak olmadığı halde glutenli bir gıda tükettiğinde rahatsız oluyorsa, gluten intoleransı var demektir. Gluten intoleransı için, “çölyaksız gluten duyarlılığı” denilebilir. Gluten duyarlılığı, çölyak hastalığından farklıdır. Bazı durumlarda çölyak hastaları kadar şiddetli semptomlar olmayabilir ancak ilerleyen safhalarda şikayetlerin şiddetinin artığı bilinmektedir. En büyük farkı çölyak hastalarında geri dönüşü olmayan bir durum söz konusuyken ve ömür boyu gluten içeren bir gıda tüketemezlerken, gluten duyarlılığında bağırsağı onararak, semptomları iyileştirmek veya hafifletmek mümkün olabilmektedir.

En çok ince bağırsağı etkiliyor

Gluten içeren besinlerle ilk karşılaşılan yer, enteron denilen ince bağırsakların içini döşeyen mukoza hücreleridir ki bunlara enterosit denir. Bu hücreler glutenin antijenik alt fraksiyonlarını tanıyıp, hemen arkalarında yerleşik olan bağışıklık sistemi hücrelerine bu antijeni sunarlar. Antikorlar, doku hasarına yol açan inflamatuar kimyasalların salgılanmasına neden olabilirler. Ayrıca antikorlar, moleküler taklit (moleküler mimikri) denilen bir işlemle, vücudun dokularıyla çapraz reaksiyona girerek otoimmün hastalıklar da denilen; Hashimato tiroidi, romatoid artrit, egzema, sedef, fibromiyalji gibi rahatsızlıklara neden olabilirler.

Glüten, geçirgen bağırsak sendromuna neden oluyor

Gluten, bağırsak astarında zonulin üretimini de etkileyebilir. Zonulin ise doğrudan geçirgen bağırsak sendromuna neden olan bir proteindir. Ek olarak; serotonin, dopamin, asetilkolin, epinefrin ve histamin gibi hücreler arasında iletişimi sağlayan kimyasalların (nörotransmiterlerin) üretiminde de değişikliklere neden olabilir. Gluten ayrıca sinir dokularına zarar verdiği görülen bir nörotoksindir. Nörolojik hastalara (otizm, ADD, bipolar, şizofreni, nöropati, epilepsi vb.) glütensiz bir diyetin iyi gelmesinin nedeni budur.

Depresyona cilt ve kilo problemlerine yol açabiliyor

Glutenin, ince bağırsağın yanında vücudu da genel olarak, çeşitli şekillerde etkilediği bilinmektedir. Bu, tanı koymayı zorlaştıran bir durumdur. Çünkü hastada mide- bağırsak problemlerinin yanı sıra; eklem ağrıları, depresyon, cilt problemi, yorgunluk, kilo problemleri, mod iniş-çıkışları, sisli beyin gibi semptomlar yaşanıyorsa ya da hastanın otoimmün hastalığı varsa yine muhtemelen gluten hassasiyeti de bulunmaktadır.Bunu tespit etmenin en önemli yolu klinik bulgular, aile öyküsü, eliminasyon diyeti ve bağırsak florası testidir. SFS testi ile bağışıklık hücrelerinin glutene karşı ürettiği IgA adlı antikorlar dışkıda saptanabilmektedir.

Glüten intoleransı bağırsak florası testiyle saptanabiliyor

Kan tahlilleri veya endoskopide glüten hassasiyeti çıkmamış olsa dahi, kişinin glutene karşı duyarlılığı çölyak düzeyinde olabilir. Test ile saptamanın en güvenilir yolu, SFS testi ile gaitada gliadin antikorlarına bakmaktır. Çünkü glutenin antijenik fraksiyonlarının ilk karşılaşıldığı yer bağırsak mukoza hücreleridir ve bu hücreler, bağışıklık sistemine gluten antijenlerini sunarlar. Bağışıklık sisteminin glutene karşı salgıladığı sekretuvar IgA adlı antikorları dışkı testleriyle saptamak en doğru ve güvenilir yöntemlerden biridir. SFS testiyle kişideki gluten hassasiyetinin seviyesi de belirlenebilmektedir. Sekretuvar IgA düzeyine kan testinden bakılarak kan dolaşımındaki glüten antikorları tespit edilebilmektedir. Ancak kanda glutene karşı üretilen antikorlar bulunabilmesi için bağırsak duvarının iyice geçirgen hale gelmesi gerekmektedir. Bu sebeple en güvenilir sonuç dışkı testlerinden gelmektedir.

Eliminasyon diyetleriyle bağırsak florası yenileniyor

Gluten intoleransı bulunan kişiler eliminasyon diyetleri yaparak şikayetlerinden kurtulabilmektedir. Bazı araştırmalar göstermiştir ki gluten hassasiyeti olan kişiler glüten içeren bir gıda tükettiğinde, olumsuz etkileri 6 ay kadar sürebilmektedir. Tedavi için uygulanan eliminasyon diyetinin kişideki olumlu etkileri ortalama 3 haftada gözlemlenebilmektedir. Aynı zamanda gluten intoleransı olan birinde, bağırsak florasını iyileştirmek amacıyla farklı tedavi protokolleri de mutlaka uygulanmalıdır.

Tedavide multidisipliner bir yaklaşım şart

Glutenden kaçınmak için mutlaka paketli gıdalarda etiket okumak ve yemeklerin içeriğini sorgulamak gerekir. Etiketlerde jelatinleşmiş nişasta, modifiye gıda nişastası, bitkisel protein gibi isimlerle yer alabilmektedir. Yenilen bir sostan veya katkı maddesinden ötürü hassasiyet oluşabilmektedir. Gluten duyarlılığının boyutunu doğru belirleyebilmek bütün bu sürecin temel anahtarıdır. Doktor ve diyetisyenin beraber çalıştığı multidisipliner bir yaklaşım bu tedavide şarttır. Bu sayede kişiye özel bir tedavi ile glüten kaynaklı oluşmuş hastalıkları iyileştirebilmek ve kişinin ileride ne sıklıkta gluten tüketilebileceğini belirleyebilmek mümkündür.

23 Eki 2020 - 02:24 İstanbul- Sağlık


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?