Çevre Bakanlığı'na soruyoruz: Yaşam Hakkı Bakanlık Sırrı olabilir mi?

Muğla İli Doğal Sit Alanları Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırması Projesi sonuç raporu hazırlandı. Ancak rapor 4 yıl boyunca kamuoyundan gizlendi. Şimdi sormak gerekiyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürlüğü bir bilimsel raporu kamuoyundan neden gizledi.Yaşam hakkı Bakanlık sırrı olur mu?

Haber albümü için resme tıklayın


Tarih 2015'ti.
Ocak ayı.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürlüğü, "canlıların yaşam haklarını korumak, doğal güzelliklerin talan edilmesini õnlemek"  amacıyla  Muğla İli Doğal Sit Alanları Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırması Projesi Eğitim ve Bilgilendirme toplantısı gerçekleştirmişti.
Toplantıda Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürü Osman İyiada,  Muğla ilinin doğal sit alanları ve bu alanların bilimsel verilerle değerlendirilmesine dikkat çekerek kesin korunacak hassas alanlarını, nitelikli doğal koruma alanlarını, sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanlarını yeniden değerlendireceklerini söylemişti.
Bilim insanlarından, akademisyenler, bürokratlar 80 kişilik bir heyet flora, fauna ve en­de­mik açıdan incelemeler yapacak ve bilimsel bir rapor hazırlayacaktı. 
Rapor eğer  bir ala­nın doğal SİT'ten çık­ma­sı­nı söy­lü­yor­sa bu alan o ka­te­go­ri­den çı­kar­tı­la­cak. Ancak ko­run­ma­sı ve ge­lecek ne­sil­le­re ak­ta­rıl­ma­sı ile il­gi­li bir değer varsa o ala­n da,  orada ya­şa­yanların mağ­du­ri­yet­le­ri­nin gi­de­ril­me­si için ted­bir­ler alınarak, korunacaktı.
Heyet arazide incelemeler yaptı, endemik bitkilerden iç su balıklarının yaşamına kadar ayrıntılı araştırma sonrası MUĞLA İLİ DOĞAL SİT ALANLARININ EKOLOJİK TEMELLİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJESİ SONUÇ RAPORU'nu hazırladı.
Ancak bu rapor nedense kamuoyundan sır gibi saklandı.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tam 4 yıl boyunca Muğla'nın koyları, sit alanları ile ilgili yeni kararlar alırken, bu raporu gizledi.
Ne doğaseverlere, ne avukatlara, ne de Muğla Büyükşehir Belediyesi'ne, ne de ilçe belediyelere verdi.
İsteyene de "İnsanların evleri herkese açık mıdır? Bakanlığımızın kendine saklayacağı şeyler vardır” yanıtını verdi.
Bu gelişmeler doğal olarak bakanlıkla ilgili güvensizliği ve şüpheleri artırdı.
Yaşam hakkı ve doğanın korunması ile ilgili bir rapor neden kamuoyundan gizlenir?
Yoksa bakanlık sit alanlarının derecelendirmesinde bu bilimsel rapora aykırı işler mi yapıyordu?
Sonunda Datça Alavara Koyu’nun doğal sit alanı tespit kararının iptali talebiyle Muğla ve Datça Belediyeleri’nin açtığı, MUÇEP üyesi 30’dan çok kişinin müdahil olduğu davada, idare mahkemesinin kararı üzerine Muğla’nın tamamını kapsayan Rapor, Bakanlık tarafından dava dosyasına gönderilir.
Dört yıldır gizlenen 200 sayfalık rapor, sonunda ortaya çıktı.
Şimdi belediyeler, çevreciler ve avukatlar  MUÇEP'in internet sayfasında yayınladığı  200 sayfalık raporu didik didik inceliyorlar.
Bakalım altından ne çıkacak?

Bu arada Muğla Çevre Platformu'nun raporu internet sayfasında paylaştıktan sonra şu açıklamayı yaptı
"Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürlüğü Raporu’nun Muğla Doğal Sit alanlarında çalışmak isteyen herkesin çalışmasına açık olması için:
Dört yıldır verdiğimiz mücadelelere rağmen, “Bütün canlıları hatta cansızları ilgilendiren bir konuda çok güzel çalışma yapıyorsunuz ama bu bilimsel raporu biz neden bilmiyoruz? Bu nasıl bir sırdır? Bilim sır olur mu? O zaman endişe ve güvensizlik başlıyor. Cevabı aylardır bekliyoruz” sorusuna aldığımız tarihe geçecek cevap, “İnsanların evleri herkese açık mıdır? Bakanlığımızın kendine saklayacağı şeyler vardır” şeklindeydi. Biz bu cevaba rağmen raporu, dört yıl sonra hukuksal yoldan elde ettik.
Yıllar sonra ulaştığımız bu raporu kamu ile paylaşmayı bir görev biliyoruz:

İŞTE BİLİMSEL RAPORUN GÜNIŞIĞINA ÇIKIŞ SERÜVENİ

• 19. 07. 2012 tarihinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından “Korunan Alanların Tespit, Tescil Ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik “ yayınlanır. Mevcut 1. Derece, 2. Derece, 3. derece doğal sitler yerine geçmek üzere, yeni doğal sit kategorileri belirlenmesi ve tanımlarının yapılmasını takiben, yönetmeliği somut olarak uygulamaya koymak üzere, yeni kategorileri esas alan Dört Mevsim Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma işi ülke çapında 21 bölge için ayrı ayrı ihaleye çıkarılır.
• 28. 06. 2013 tarihinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı-Müsteşarlık Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından, “Muğla İli Doğal Sit Alanlarının Ön Değerlendirmesi Projesi Hizmet Alımı İhalesi” ilan edilir. İşin yaklaşık maliyeti 548.000 TL’dir.
• 29. 09. 2013 tarihinde, Ak-Tel Mühendislik Eğitim Turizm Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. 142.000 TL teklifle ihaleyi alır, 29. 12. 2013’te ön değerlendirme raporunu teslim eder.
• 21. 07. 2014’te “Muğla Doğal Sit Alanlarının Dört Mevsim Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Projesi Hizmet Alımı” ihalesi 354.353 TL ile ilan edilir.
• 13. 08. 2014 tarihindeki ihaleyi 276.440 TL ile Enisa Gayrimenkul Yatırım Danışmanlık Ltd. Şti. alır. Ancak ileriki tarihlerde kurulacak olan Muğla Çevre Platformu, Enisa Ltd’nin işi başkasına pasladığını, taşeron kullandığını ortaya çıkarır! Taşeron, CRK PLANLAMA adında bir firmadır (Firma sahibi, raporlarda adı düzenleyen ekip arasında yer alan, U.C.’dır ) ve sözleşmede taahhüt edilen hizmet işi bitirme süresine uyulmayarak, yaklaşık 10 ay gecikme ile 20. 09. 2015 tarihinde bitirilir ve Bakanlığa teslim edilir.
• 23. 09. 2016 tarihinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlık İl Müdürlüğü, Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne, “Gizli” ibaresi ile “Doğal Sit Alanlarında Dört Mevsim Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Projesi”ni gönderip, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin inceleyip, görüşünün bildirilmesini ister. Ancak raporun kendisi yoktur. Sadece 31 paftadan oluşan haritalar yollanmıştır. Bu taslak raporu kendisi masaya yatıran Muğla Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyelerinin de aynı şeyi yapması amacıyla elindeki tüm belgeleri gönderir ve onlardan görüş ister. Ancak, Büyükşehir Belediyesi’nin cevabının ulaşmasından önce, Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nda raporla ilgili karar alınmıştır.
• 05. 11. 2016’da Mimarlar Odası Muğla Şubesi‘nin düzenlediği Oktay Ekinci’yi anma günü etkinliklerinde Bodrum Kent Konseyi, Gökova Ekolojik Yaşam Derneği ve diğer katılımcılar bu durumdan haberdar olur ve harekete geçilir.
• 08. 11. 2016 tarihinde toplanacak olan Muğla Belediyesi Meclis toplantısına tüm ilçe kent konseyleri, STÖ’leri davet edilir ve Muğla Belediye Meclisi’nde oy birliği ile (Ak Parti, CHP, MHP) bu haliyle taslak! Proje reddedilerek, öneriler sunulur.
• 04. 12. 2016’da Akyaka’da Muğla’nın bütün ilçelerinden gelen çeşitli örgütlerin temsilcileri ve bireylerden oluşan 75 kişilik bir grup Bakanlığın çalışmasında kamuoyunun, sivil toplum örgütlerinin bilgilendirilmediği, plan değişikliklerinin bilimsel gerekçelerinin paylaşılmadığı; halkın ve sivil toplum örgütlerinin dışlanarak, bazı doğal koruma alanlarının gerek sit derecelerinin düşürülerek, gerek koruma statülerinin tamamen kaldırılarak yapılaşmanın önünün açılmasının kabul edilemeyeceği konusunda fikir birliğine vararak Muğla Çevre Platformu’nun kurulması kararını alır.
• 08. 01. 2017’de Marmaris’te yapılan toplantıda MUÇEP adı kesinleşir ve Muğla Çevre Platformu doğal sitlerin değişimi ile mücadele etmek amacı ile kurulmuş olur.
• 8. 01. 2017 ‘de MUÇEP üyeleri bilgi edinme haklarını kullanarak “Bimer”e başvururlar. Doğal sit alanları değişikliklerinin hangi bilimsel gerekçelerle yapıldığına dair bilgi isterler. Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürü’nün basına yaptığı “sivil toplum örgütleri ile paylaşıyoruz” açıklamasına rağmen, Bimer’den gelen cevapta “çalışmalar devam etmekte olup söz konusu proje sonuçlanmadan herhangi bir bilgi verilememektedir” denir. Oysa proje sonuçlanmış hatta uygulamalara başlanmıştır.
• 11. 02. 2017’de Muğla Mimarlar Odası, Muğla’da “DOĞAL MİRASIMIZ-DOĞAL SİT ALANLARI” adlı panel düzenler. MUÇEP “Doğal Sit Alanlarında Statü Değişiklikleri. Değerlendirmeler ve Öneriler ” sunumu ile toplantıya damgasını vurur.
• 05. 02. 2017’de MUÇEP Change.org kampanyası başlatarak projeye imza atan 14 bilim insanına imzalarını çekmeleri için çağrı yapar. Kampanya sonunda 20.000 imza Ankara’da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bir grup MUÇEP’li tarafından teslim edilir.
• 15. 03. 2017’de MUÇEP, TBMM 26. Dönem Milletvekillerimize açık mektup yollar.
• MUÇEP’ten bir heyet Ankara’da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü ve Orman Bakanlığı’nın ilgili müdürlükleri ile görüşmeler yaparak, rapor hakkındaki çalışmalarını sunar. Ancak yine “bilimsel rapor” kendilerine verilmez.
• 19. 10. 2017’de Bodrum Kent Konseyi’nin daveti üzerine Bodrum’a gelen Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürü Kemalettin Tekinsoy’un; MUÇEP üyelerinin “Bütün canlıları hatta cansızları ilgilendiren bir konuda çok güzel çalışma yapıyorsunuz ama bu bilimsel raporu biz neden bilmiyoruz? Bu nasıl bir sırdır? Bilim sır olur mu? O zaman endişe ve güvensizlik başlıyor. Cevabı aylardır bekliyoruz” sorusuna verdiği cevap ise, tarihe geçecek niteliktedir.
“İnsanların evleri herkese açık mıdır? Bakanlığımızın kendine saklayacağı şeyler vardır. Fakat sizleri burada dinliyoruz, not alıyoruz ve sizinle neticeleri paylaşacağız” denmiştir.
• 28. 06. 2017’de MUÇEP’i temsilen bir heyet, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi -AKPM- Halk Sağlığı ve Sürdürülebilir Gelişme Alt Komisyonu’nun daveti ile Strazburg’da düzenlenen toplantıya katılır. Toplantıda Doğal Sit değişikliklerinin hazırlanış sürecinde işlenen uluslararası sözleşme ihlalleri dile getirilir. AKPM, TC Hükümetine mektup göndererek kamuoyu ile paylaşılmayan Muğla Dört Mevsim Ekolojik Temelli Araştırma Raporu’nun kopyasını ve MUÇEP’in iddiaları ile ilgili savunma ister. Rapor AKPM’ye de gönderilmez. TC Hükümeti adına AKPM’ye gönderilen 3 akademisyenden oluşan bir delegasyon sadece sözlü olarak komisyona savunmasını yapar.
• SONUÇ OLARAK: 2020 Ağustos’ta, Datça Alavara Koyu’nun doğal sit alanı tespit kararının iptali talebiyle Muğla ve Datça Belediyeleri’nin açtığı, MUÇEP üyesi 30’dan çok kişinin müdahil olduğu davada, idare mahkemesinin kararı üzerine Muğla’nın tamamını kapsayan Rapor, Bakanlık tarafından dava dosyasına gönderilir.

Şimdi sormak gerekiyor.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürlüğü bir bilimsel raporu kamuoyundan neden gizledi.Yaşam hakkı Bakanlık sırrı olur mu?

15 Eyl 2020 - 17:37 - Çevre


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?