Çanakkale'den Samsun'a... Mustafa Kemal'den Atatürk'e!..

      1915 yılında, Anafartalar kahramanı Mustafa Kemal’in eşsiz dehasıyla, Çanakkale’yi geçilmez kılan Osmanlı Ordusu; ne yazık ki, Almanlarla birlik...

      1915 yılında, Anafartalar kahramanı Mustafa Kemal’in eşsiz dehasıyla, Çanakkale’yi geçilmez kılan Osmanlı Ordusu; ne yazık ki, Almanlarla birlikte girdiği1. Dünya Savaşı’ndan(1914-1918) yenik çıkmıştı. Osmanlı Devleti, İtilaf Devletleriyle, (İngiltere, Fransa, İtalya) 30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Mütarekesini imzalamak zorunda kaldı. Bu anlaşmanın maddelerine göre,  Osmanlı Ordusu terhis edilecekti. 300 binden fazla asker silahlarını teslim etmek zorundaydı.Memleketin büyük çoğunluğu, işgal gerçeğiyle karşı karşıyaydı. Neredeyse on yıldan beri, pek çok cephede sürüp giden savaşlar yüzünden, ordu ve halk, yorgun, yoksul  ve umarsız duruma düşmüştü.

       600 seneden fazla bir zaman; İmparatorluğu, kendi mülkü gibi ve kıskançlıkla(!) yöneten Osmanlı hanedanı, iktidarına hiçbir zaman halkı ortak etmemişti.  Seçim yapmak, meclis kurmak, milli egemenliği üstün kılmak gibi kaygı ve düşüncesi hiç olmamıştı.Ama, şimdi; başta İngiltere olmak üzere,  İşgalci İtilaf Kuvvetleri Sarayın kapısına gelip dayanmışlardı.Saray’ın iktdarına ortak olmak, hatta bu iktidarı gaspetmek istiyorlardı. İşgal Kuvvetlerinin 55 parçadan oluşan dev bir donanmaları İstanbul’a demirlemişti.  Halife-Padişah Vahdettin ve  Sadrazam Damat Ferit, İşgal Kuvvetleri Komutanı İngiliz Yüksek Komiserinin emirlerini yerine getirmeye çalışıyorlardı. Halkın işgalcilere direnmesini istemiyorlardı. Kuvay-ı Milliyecileri de hain ilan etmişlerdi.

        Mondros Mütarekesi imzalandığı tarihte; MustafaKemal, Yıldırım Orduları Komutanı olarak Adana’da bulunuyordu. 13 Kasım 1918’deİstanbul’a döndüğünde, İşgal Orduları Donanmasını görünce, o ünlü sözünü söyler:’’Geldikleri gibi giderler!’’ Artık, İstanbul’da yapılacak bir şey kalmadığını bilmektedir.O,vatanın  kurtuluşu için çarelerdüşünürken, bir an önce Anadolu’ya geçmenin yollarını aramaktadır.

 Mustafa Kemal, bir anısında, Vahdettin’le arasında geçen bir konuşmayı şöyle nakleder:

  Vahdettin: ‘’-Paşa! Paşa! … Şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin. Bunların hepsi bu kitaba girmiştir. Bunları unut. Asıl şimdi yapacağın, hepsinden daha önemli olabilir.Paşa! Paşa! Devleti kurtarabilirsin!

  Mustafa Kemal: ‘’-Bana güvenmenize teşekkür ederim. Elimden gelen hizmeti esirgemeyeceğime, lütfen inanınız.’’

Bu konuşmanın ardından,  görevli olarakAnadolu’ya gönderilme durumu olabilir diye umutlanır. Uzun bir bekleyişten sonra, 2 Mayıs 1919 günü, geniş yetkilerle donatılmış olarak, Samsun’daki3. Ordu Müfettişliğine tayin edildiğini öğrenir. O tarihlerde Samsun’da 200 İngiliz askeri bulunmaktadır.Trabzon ve Samsun bölgelerinde, Türklerle Rumlar arasında anlaşmazlık ve çatışmalar meydana gelmektedir. İstanbul’daki İşgal Kuvvetleri Yüksek Komiserliği, Sadrazam’dan bu çatışmaların durdurulmasını istemektedir.

16 Mayıs cuma günü öğleden sonra, emektar Bandırma Vapuruyla, karargahını oluşturan arkadaşlarıyla birlikte İstanbul’dan ayrılır. 19 Mayıs pazartesi günü, sabah saat altı sularında, Samsun’a güneş bambaşka doğacaktır.Bu çetin yolculuk ve sonrasında, Mustafa Kemal’e eşlik eden kişiler:  Kurmay Albay Refet (Bele), Kurmay Albay Kazım (Dirik),  Dr. Albay İbrahim Tali (Öngören), Kurmay Yarbay Mehmet Arif (Ayıcı),Kurmay Binbaşı Hüsrev  (Gerede), Topçu Binbaşı Kemal (Doğan), Dr. Binbaşı Refik (Saydam), Yüzbaşı Mümtaz  (Tünay), Yüzbaşı Yaver Cevat Abbas (Gürer), Yüzbaşı İsmail Hakkı (Ede), Yüzbaşı Ali Şevket  (Öndersev), Yüzbaşı Mustafa Vasfi  (Süsay),  Üsteğmen Arif Hikmet (Gerçekçi), Üsteğmen Abdullah (Kunt), Teğmen Muzaffer ( Kılıç),  Birinci Sınıf Katip Faik (Aybars), Dördüncü Sınıf KatipMemduh (Atasev), Gemi Kaptanı İsmail Hakkıdır (Durusu).

 Bu, aslında hiç de güvenli olmayan bir yolculuk olmuştur. Son dakikada terslikler olacağından, yolculuk izninin geri alınacağından, Mustafa Kemal’in tutuklanacağından ve hatta  geminin batırılacağından bile endişe ediliyordu. Ama, onun hiçbir korkusu yoktu ve yolculuğa çıkmadan önce annesine.’’…İstanbul’da tutuklanmaktansa, bu gemiyle batıp boğulmayı tercih ederim. Ama, merak etme, hiçbir şey olmayacak!’diyecek kadar umutlu ve cesurdur.

 Samsun’a varır varmaz hazırladığı raporda; Samsun bölgesindeki asayişsizliğin sebebinin Rumlardan kaynaklandığını, Türklüğün yabancı mandasına tahammülü olmadığını, Yunanlıların İzmir’i işgale haklarının bulunmadığını belirtmekedir.

          Osmanlı Devleti çöküşün eşiğindedir! Buna karşın, yapılacak çok şey vardır. O, taa Harp Okulu yıllarından beri bu durumu bilmekte ve kurtuluş çareleri aramaktaydı. Amacı, çökmekte olan Osmanlı Devletini kurtarmak yerine, ulusal egemenliğe dayalı yepyeni bir devlet kurmaktır. Bu da, Ulusal Egemenliğe dayalı bir Cumhuriyet olacaktı, elbet. Çünkü O’na göre; ‘’Türk, esirlik kabul etmeyen bir millettir.’’ ‘’Türk Milletinin karakter ve adetlerine en uygun idare şekli, Cumhuriyet’tir.’’ ‘’Milli Egemenlik öyle bir nurdur ki; onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine üzerine kurulmuş müesseseler, her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.’’

        Bildiğimiz gibi, Çanakkale Zaferi, Kurtuluşa giden yolun ilk önemli aşamasıdır. Bu zaferi; Ankara’da Büyük Millet Meclisi’nin açılışı, Büyük Taarruz, İzmir’de düşmanın denize dökülmesi ve ardından Cumhuriyetin ilanı izleyecektir. Artık, bundan sonrası, ‘’  Parola; ‘’Ya İstiklal! Ya ölüm’’ dür.

 Evet, 1919 yılı mayısının 19. günü Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal Paşa Samsun’a ayak basmıştır. Pek çok ülkenin, yüzyıllara ancak sığdırabildiği yenilik ve devrimleri onbeş yıla sığdırmıştır.Çünkü, O, artık Mustafa Kemal ATATÜRK olmuştur.O’nun aramızdan ayrılmasından sonra, bir Belçika gazetesi olan Libre Belgique’teki şu tespit, ne kadar anlamlı ve önemlidir. ‘’ Milletine bu kadar az zamanda, bu ölçüde hizmet edebilen tek devlet adamı, ATATÜRK’tür.

        19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun!

İbrahim GÜLEÇ / www. haberhurriyeti.com

19 May 2020 - 03:51 İzmir- Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?