Kanun "yasak" diyor, jeotermalciler devam ediyor

ÇED raporu ve acele kamulaştırması iptal edildiği halde, Aydın Efeler'deki Jeotermal Enerji Santrali için kuyu bağlantıları yapılmaya devam ediyor. Şimdi akla gelen soru şu: Şirket bu cesareti kimden alıyor?

Büyütmek için resme tıklayın

Ege Çevre Platformu, AYDIN VALİSİ’NE VE ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI’NA SORUYORUZ

MAREN VE DİĞER JEOTERMAL ENERJİ ŞİRKETLERİ BU CESARETİ NEREDEN BULUYOR

Ege Çevre Platformu Jeotermal santrollerin çevre zararlarını ÇED raporu ve acele kamulaştırma iptal edildiği halde, Aydın Efeler'deki Jeotermal Enerji Santrali için kuyu bağlantıları yapılırken patlama yaşanmasını ve o zararlı suların çevreye yayılması üzerine açıklama yayınladı. EGEÇEP Eş Sözcüleri Bena Babaoğlu Ulutaş ve Prof. Ali Osman Karababa imzasıyla yayınlanan bildiride  Aydın Valiliği'ne ve Çevre Bakanlığına , "Bunlar cesareti kimden alıyor" diye sordu.

EGEÇEP Bildirisi şöyle:

Korona virüsünün tüm dünyayı sardığı, virüs bulaşmaması için herkesin evlere kapandığı şu günlerde, Maren şirketi durumu fırsat bilip, kaçak çalışmalarına devam ediyor. Dün, bir sondaj kuyusunda bağlantı yapılırken bir patlama olmuş ve jeotermal akışkan tüm çevreye yayılmaya başlamıştır. Akışkanın, yakındaki evlere kadar geldiği bildirilmektedir.

Bu konuda açıklama yapan Aydın Valisi ise, “bunun bir iş kazası olduğu, ilgili şirketin uyarıldığı” şeklinde sudan bir açıklamayla konuyu son derece hafife aldığını göstermiştir. Oysa yapılması gereken ilk şey, derhal çok yönlü bir soruşturma başlatılması ve şirketin faaliyetlerinin soruşturma sonuçlanıncaya kadar durdurulmasıdır.

Ayrıca, ÇED gerekli değildir belgesi olan KEN-1 JES’e bağlantı yapılmaya çalışılırken bu kazanın olduğunu açıklayan Vali, böyle sorumsuz bir müdahalenin, yeterli önlemler alınmadan nasıl başlatıldığı hakkında bir şey söylememektedir.

Olaya bilimsel yönden bakıldığında, uzun süre kapalı kalan kuyularda gaz birikmesi olması en temel bilgilerden birisidir ve bu işlemi yapanların bu temel, basit bilgiden bile yoksun olduğu açıktır.

Bu kadar bilgisiz personelle gerçekleştirilen çalışmaların, gelecekte çok daha büyük facialara neden olması ise hiç de uzak bir olasılık değildir.

Hatırlanacağı üzere, Alaşehir Kemaliye’de oluşan bu tür bir patlama yüzünden çok geniş tarım alanları kullanılamaz hale gelmiş, çevrede geçimini tarımdan sağlayan köylüler büyük ölçüde mağdur olmuşlardı.

Aydın’da da benzeri bir durumun yaşanmasını istemiyoruz.

EGEÇEP’in bileşeni olan Aydın Çevre Platformu (AYÇEP) tarafından verilen bilgilere göre:

1-  Bu sondaj kuyuları için verilen ÇED gerekli değil kararı dört yıl süren davalar sonucunda iptal edildiği halde çalışmalar sürdürülmektedir.

2-  Bu sondajdan girdi sağlayacak olan Jeotermal Enerji Santrali'nin (JES) Çevresel Etki Değerlendirme Raporu, Aydın Efeler Belediyesi Yılmazköy Mahallesi sakinlerinden 40 vatandaşın açtığı dava sonucu iptal edilmesine karşın, sondaj devam etmektedir.

3-  Bu sondajdan, santrala akışkan taşıyacak boru hattının geçtiği güzergahın yasalara aykırı olmasına, vatandaşın karşı çıkmasına  ve projeyle ilgili acele kamulaştırmanın mahkemece iptal edilmesine rağmen inşa edilmekte ısrarcı davranılmaktadır.

4-  AYÇEP’in, bu konularda verdiği dilekçelere yanıt bile verilmemektedir.

Aydın Valiliğine ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na soruyoruz:

1-  AYÇEP tarafından verilen bu bilgiler doğru mudur?

3-  Eğer doğru ise neden herhangi bir işlem yapılmamıştır?

3-  ÇED raporu ve acele kamulaştırma iptal edildiği halde, Maren şirketi bu cesareti nereden bulmaktadır?

4-  Maren şirketi’nin, açıkça suç oluşturan bu eylemlerine karşı adli işlem başlatılmış mıdır?

5-  Sahaya yayılan akışkan nedeniyle zarara uğrayan yöre halkının bu zararı nasıl karşılanacak ve bölge nasıl temizlenecektir?

6-  Bir daha benzer ve hatta daha büyük bir kaza oluşması nasıl önlenecektir?

Aydın Valiliği’ni  ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nı göreve çağırıyoruz:

1-  Aydın yöresinde açılan yüzlerce jeotermal sondaj kuyusu ve çalışan jeotermal santrallar yüzünden başta incir ve zeytin olmak üzere yöredeki tarımsal ürünlerin ciddi zarar gördüğü artık bilinmekte iken, bunlara yenilerinin eklenmesine göz yumulmamalıdır.

2-  Öncelikle, ÇED raporu iptal edilmiş olan Jeotermal Enerji Santrali derhal durdurulmalı, buna bağlı açılan, açılacak olan ve açılmakta olan sondajlar derhal iptal edilmeli, bölge eski haline çevrilerek sahiplerine iade edilmelidir. Aksi taktirde, oluşacak tüm sağlık sorunlarından ve zararlardan ötürü topluma karşı sorumlu olacağınızı kamuoyu önünde bildiriyoruz.

3-  Mevcut jeotermal sondajların ve JES’lerin çevre ve insan sağlığına etkilerinin; içerisinde yöre halkının ve konuyla ilgili tüm disiplinlerden bilim insanlarının bulunduğu bağımsız bir heyet oluşturularak ayrıntılı bir şekilde incelenmesini, bu çalışmalar sonuçlanıncaya kadar tüm sondaj ve JES’lerin faaliyetlerinin durdurulmasını talep ediyoruz.

4-  Yöre halkının, jeotermal konusundaki hassasiyetlerinin göz önüne alınmasını, uluslararası sözleşmelere göre halkın istemediği bir işletmenin çalıştırılmaması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor ve sizi, gereğini yapmaya çağırıyoruz. 

EGEÇEP YÜRÜTME KURULU ADINA

EŞ SÖZCÜLER

Bena BABAOĞLU ULUTAŞ / Ali Osman KARABABA

      

03 May 2020 - 13:19 - Çevre


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?