Üç ayaklı sandalye. İkinci ayak; sağlık çalışanları

Sevgili okurlarım, geçen hafta devletin Covid-19 mücadelesindeki başarısının ilk ayağının hikayesini sizlerle paylaşmıştım. Bu hafta ise köşe yazımı...

Sevgili okurlarım, geçen hafta devletin Covid-19 mücadelesindeki başarısının ilk ayağının hikayesini sizlerle paylaşmıştım. Bu hafta ise köşe yazımı sağlık çalışanlarına ayırdım.

1987 yılında başladığım tıp hayatım bu güne kadar akademinin en üst düzey seviyesi olan Profesör doktorluğa yükselerek devam ediyorum.

Hekimlik mesleğime başladığım ilk günden bugüne kadar, hatta bundan sonrada değişmeden devam edecek görüşüm şudur: Sağlık ordusu bir bütündür, bunda doktor hemşire, personel ayrımı yapılmaz.

Herkesin çok önemli görevleri var ve herkesin yaptığı görevlerin çok önemli değeri ve önemi var.

Bunu gönülden bu şekilde hissettiğim için yazma gereksinimi duydum.

Aslında sağlık çalışanlarının ülke tarihinde başarılarını saymak veya yazmakla bitmez.

Sağlık çalışanlarını tek kelime ile ifade edersek, vatansever, işlerine aşık, manevi değerleri yüksek, söz konusu insan hayatı olunca gözü işinden başka birşeyi görmeyen, tutku ile işlerine bağlı, ahlaklı, insan sevgisi ile dolu kahramanlardır.

Deprem, sel, gibi felaketlerde yazılan destanları hepiniz bilirsiniz.

Pandemi döneminde de bu değişmedi.

Hani bizde kelle koltukta savaş denir ya.

Tam da bunun örneğini verdiler.

Hiç düşünmeden ön cephelere koştular, ölümü akıllarına bile getirmeden saatlerce o ağır kıyafetlerin içinde, yüz ve kuşakları yara bere içinde, o giysilerin içinde bitap düşmüş vaziyette çalıştılar aylardan beri.

Ölen hastaları ile kendilerinden bir parça ölmüş gibi üzülen, iyileşen hastalarıyla da onları yaşama döndürme sevinç ve mutluluğunu çığlıklarla kutlayan, candan, dost, vefakar insanlardır onlar.

Haftalarca çocuklarından ağrı kalmanın sıkıntısını, yaptığı işin gururu ile aşmayı başaran harika insanlardan oluşan muhteşem bir ordudur sağlık çalışanları.

Bu dönemde halkı ile bütünleştikleri gibi, kendi aralarında da çok iyi organize olmuş, çok başarılı işlere imza atmışlardır.

Türk halkı onlarla ne kadar gurur duysa azdır.

Bu fedakarlığı ve vefakarlığı halkımız çok iyi algılamıştır, sevgi gösterileri ve alkışlar, toplumun her kesimindeki alınan destek mesajları bizleri çok onurlandırmıştır.

Devletimizin de bizlere her fırsatta övgüyle bahsetmesi ilk defa gördüğüm bir durumdu.

Devletin, halkımızdan daha farklı bir şekilde sağlık çalışanlarını onurlandıracak pekçok şeyi yapma gücü var, birazdan benim kişisel önerilerim, umarım devlet büyüklerimizin nezdinde kabul görür ve hayata geçirilir.

CNN international’in Cerrahpaşa için yaptığı programda spikerin söylediği “Türk doktorların Çelik gibi kalpleri var” sözü, ülkemde sağlık çalışanlarının ne kadar deneyimli ve çalışkan, soğukkanlı, problem çözmeye ve kriz yönetmeye alışık olduklarının bir ifadesiydi.

Amerikalı ünlü bir onkoloji Profesörünün bana söylediği, "Biz Çin’li ve Türk meslektaşlarımızı çok takdir ediyoruz” sözü hala kulaklarımdadır.

Neden diye sorduğumda, Çinlilerin aşırı çalışkan, Türklerin ise çalışanlığının yanısıra inanılmaz bir kriz çözme yeteceğine sahip olduklarını ve çok iyi eğitim aldıklarını söylemiştir.

Ben hemşire ve diğer sağlık personeli kadrolarının da işlerinin ehli olduğunu düşünüyorum.

Ülkemiz sağlıkta dönüşüm yapmak zorundaydı, çok da başarılı oldu diyebilirim.

Ancak bu sistemin en büyük gereksinimi sağlık çalışanlarıydı.

İşte bu güzel reformlar yapılırken sağlık çalışanları unutuldu.

Sistem kurgulandı, sağlık çalışanları şartlar ne olursa olsun bu sisteme adapte edildi.

Bir nevi yama yapıldı kurulan sisteme.

Özlük hakları, maaş, çalışma saatleri, mecburi hizmetler, bozulan aile düzenleri, yaralanan ve öldürülen sağlık çalışanlarına rağmen çıkarılmayan, şimdilerde eksik de olsa çıkarılan sağlıkta şiddet yasası ile biraz olsun rahatladık ama, eskiden bu çalışanların aslanlara yem edildiklerini, ezildiklerini, sevilmedikleri, üvey evlat gibi hissettiklerini biliyorum.

Çalışma adeleti bile rencide oldu. Aynı özlük haklarına sahip iken, birileri muayenehane açabildi, birilerine Anayasa Mahkemesi açamazsın dedi.

Aslında bu resmen anayasanın eşitlik ilkesinin ihlali idi.

Maalesef bu kararda Anayasa mahkemesinden çıkmıştı.

Pandemi döneminde bir dönem ekonomik sıkıntılar yaşayan tam gün çalışan hekimlere özel hasta muayenesi yasaklanırken, ki bence de doğru karardı, muayenehanesi olan meslektaşlarımızın bir kısmı bizimle omuz omuza çalışmak yerine öğlen 12'lerde yüklü miktarda para kazanacağı muayenehanelerine gidebildiler gözümüzün içine baka baka.

Sevgili okurlarım.

Bu olay eminim sizler içinde çok trajik.

Ama aynen bu şekilde oldu maalesef.

Bizler ise bu duruma üzüldük ama bizlere verileceği söylenen tavan ücretler yattı mı yatmadı mı diye hesaplarımıza bakma gereksinimi bile duymadık.

İşimiz paradan daha önemliydi.

Pandemi sonrasında devletimizden talebim, bu anayasal haksızlığı bir an önce adil bir çözümle gidermesi olacaktır.

Moralsiz, üzgün ve umutsuz olan, darbe yiyen, dövülen, sövülen bu kişiler, pandemi döneminde yine eskisi gibi tereddüt etmeden savaşa başladı Corona virüs ile.

Öldük, sakat kaldık, ağır hastalıklar geçirdik, yorulduk, tükendik, yine dayak yedik, küfür yedik,  inanın umurumuzda olmadı.

Savaşımız son hızlıyla devam etti.

Yoğun bakıma giderken Ege'de bir meslektaşımız, "çocuklarımı okutun" vasiyetinin, bizi o gün ne kadar düşürdüğünü anlatamam.

Şimdiye kadar sadece alkış ve övgü dışında, tavandan ödenecek ücretler konusunda olumlu adımlar atılmış olsa da bence yetersizdir.

Bu insanların maddi ve manevi olarak çok daha yüksek oranda onurlandırılması gerekir.

Benim devletimden dileklerim, tüm sağlık çalışanları adına dileklerim şunlardır; 

1 Vefat eden tüm sağlık çalışanlarının isimlerinin, ayrım olmaksınız, vefat ettikleri ilde bir sağlık kuruluşunlarına verilmeli.

2. Uzun dönem hastanede yatan ve sonrasında da rehabilitasyon süreci nedeni ile uzun süre işine gidemeyen sağlık çalışanlarının kayıplarının maddi ve manevi olarak tazmin edilmeli.

3. Ölen sağlık çalışanlarına görev şehidi, zarar gören ve enfekte olanlara da Gazi payesi verilmeli

4. Geçici ekonomik iyileştirmeler değil, kalıcı iyileştirmeler yapılması. Ancak bu dönemde sağlık çalışanlarının ekstra maddi destek almalarının sağlanmalı.

5. Özlük hakları için sivil toplum örgütleri ile ortak toplantılarla bir yol haritası belirlenmeli.

6. Şiddet yasasının eksik yönlerinin tamamlanması için çalışma başlatılmalı.

7. Çalışma barışının sağlanması için kurumların içindeki eşitsizliklerin bir an önce giderilmesine yönelik çalışmalar yapılmalı.

8. Çalışma saatleri ve hasta yükünün fazla olması nedeni ile ilave personel desteğine yönelik çalışmalar yapılmalı.

9. Görev Şehidi olarak kabul ettiğimiz sağlık çalışanlarının çocuklarına eğitim hayatlarının sonuna kadar eğitim bursu verilmeli.

Tüm bunlar, kendi kişisel görüş ve önerilerimdir.

30 yıldan beri içinde bulunduğum sağlık sistemi içinde gördüğüm, tartışmasız doğrularlardır.

Dünyanın en iyi sağlık sistemini kursanız bile, sağlık çalışanlarının gücü, sistemin en önemli gücü olmaya devam edecektir.

Bunu unutmadan bir an önce, bu muhteşem kahramanları onurlandırmak, devletimizin boyun borcudur ve gerekenleri en kısa sürede hayata geçireceklerine eminim.

Çünkü pandemi sürecinin herkese pek çok şey öğrettiği kanaatindeyim.

Mutlu bir hafta sonu, Coronasız günler dilerim

Prof. Dr. Bülent Karabulut / www. haberhurriyeti.com 

02 May 2020 - 17:00 - Sağlık


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

03

Gül Esen - Sağlık çalışanlarına müteşekkiriz. Canları pahasına bu savasi verirken ölümü göze almalari karşısında hiç bir tazminat fazla değildir doktor ve sağlıkcilarimiza....

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Mayıs 01:43
02

Yalcın Bilgiç - Hocam sizler gibi cesur yürekli doktorlar iyiki var. Herşey için tüm çalışan sağlık görevlilerine sonsuz teşekkürler.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Mayıs 23:01
01

Ümran Mengi - Noktası virgülüne haklı ve doğru tespitler , pandemi sözkonusu dahi değilken hasta yakını olarak 6 yıl tanık olduğum hocamızın takdire şayan özverili çalışmalarının aynı zamanda hemşire ve personelin üstün emekleri her türlü maddi ve manevi ödüle , hak teslimiyetine layıktır... #iyiki varlar ?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Mayıs 22:26


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?