Yaşasın 23 Nisan

"Ya istiklâl! Ya ölüm" Böyle haykırdık bütün dünyaya ve mazlum milletler adına..Hem de yüz yıl önce, tamı tamına. "Tek dişi kalmış canavara"  meydan o...

Haber albümü için resme tıklayın

"Ya istiklâl! Ya ölüm" Böyle haykırdık bütün dünyaya ve mazlum milletler adına..Hem de yüz yıl önce, tamı tamına. "Tek dişi kalmış canavara"  meydan okuduk. Özgürlük ve bağımsızlık için, kanımızın son damlasına kadar savaştık. Ölmeyi göze aldık, tutsak olmaktansa. Çok çetindi yolumuz. Belimizi büküyordu, yokluk ve yoksulluk. Onca yıl süren savaşların ardından. Cephelerdeydik hep, Balkanlar'da, Çanakkale'de ve dahi Trablusgarp ve Yemen'de.

"Padişahımız Efendimiz" uğruna çarpışıyorduk Mehmetçikler olarak. Yarı aç, yarı toksak da, vatan sağ olsundu. Yeter ki Padişahımız çok yaşasındı.

Kaderin cilvesine bakın ki.. Kaderse eğer.."Hasta Adam"dı artık, anlı-şanlı-kudretli Osmanlı, Avrupa'nın gözünde. Yataklara düşmüştü, onulmaz şekilde. İşgal altındaydı İstanbul. Çekirge sürüsü gibiydi, sömürgeci işgalciler. Başlarında ağababaları İngilizler.. Kol kola girmişlerdi Fransızlar, İtalyanlar ve dahi niceleri. Bekleşiyorlardı hastanın başında, akbabalar, leş kargaları misali. Gözleri dönmüştü bir kere. Bırakmak istemiyorlardı Osmanlı'nın mirasını.. Bu memleketin has evlatları biz Türklere. Altı da üstü de altındı bu yurdun. Türklere bırakılmayacak kadar değerliydi. Geldiğiniz yerlere süreceğiz sizi, diyorlardı. Ortaasya'dır sizin yeriniz.

Yağma yoktu. Bırakılamazdı onlara bu vatan, göz göre. Kim oluyorsunuz siz, pis işgalci, rezil sömürgeciler. Ne sandıydınız bizi. Tarih sahnesindeyiz biz beş bin yıldan beri. Siz kim oluyorsunuz ki..Yalnız mı sandınız bizi. Bir Anafartalar kahramanımız var ki..Adını bizden iyi bilirsiniz..Çanakkale'den kovan kimdi sizi..Unutmuş olamazsınız..Hep birlikte söyleyelim, haydi! MUSTAFA KEMAL!!!

 "GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER! dedi, o mübarek ağzıyla. Karadeniz'le dost oldu, Bandırma Vapuru'nda. Giderek kıyı kıyı, ayak bastı Samsun'a, 1919'un 19 mayıs sabahında. Güneş daha parlak doğdu o sabah. Makus talihini yenecekti Anadolu'nun. Durmak yok. Vardı hemen Amasya'ya Havza üzerinden. Zaten yolunu gözlüyordu Anadolunun yiğit çehreleri. Hazırlandı Amasya Tamimi. Erzurum ve Sivas'a uğramadan bitmezdi bu iş. Toplandı kongreler. Birlikte karara varılacaktı. Olur mu tek başına. Şunları şunları yapacağız, Ağalar, Beyler, Efendiler. Denildi ki hep ağızdan, sonunda. Vatan tehlikededir. İstanbul, İzmir işgal altındadır. İşgalci İngiliz savaş gemilerinin topları saraya çevrilmiştir. Padişahımız-Efendimiz, "Misak-Milli" diyen Kuvvay-ı Milliye yurt severlerin hain ilan etmiştir. Tiz kelleleri getirile, buyurmuşlardır. Diyecek miyiz "Eyvallah"

"Tabii ki hayır, Paşam! Yolumuz birdir. Senin yolun!"

Öyleyse: "YA İSTİKLÂL! YA ÖLÜM!

"Bir de Ankara'ya varalım!

Bir meclis toplayalım orada. Seçilsin her ilden mebuslar. Düşsünler Ankara yollarına. Milletçe tek bir çatı altında karar vermek lâzım gelir! Haydi, kalın sağlıcakla!" Buyurdu MUSTAFA KEMAL PAŞA.

Düştü Paşa, Ankara yollarına bir kış günü. 1919'un 27 Aralık günü kucaklaştı Ankaralı'larla.


Şehrin dışında toplanmıştı halk, karşılamak için Paşayı.

Öyle bir coşku ki, sanki tanışıyorlar sanırsınız yıllardan beri. Mekân tuttu Ziraat Mektebini. Zaman yoktu. Bir meclis kurmalıydı. Milletçe karar vermeliydi. Telgraf telleri başladı çalışmaya. Haber uçuruyorlardı Anadolu'nun dört yanına. Tez yoldan seçip göndersinler diye temsilcilerini. Öyle ya.. Mustafa Kemal o. Milletine danışmalıydı. Padişah değildi ki.. Milletçe karar verilecekti.. Kopup geldi delegeler, birer ikişer..Anadolu'nun dört bir yanından. İstanbul'dan gelenler de vardı: Halide Edip, Adnan Adıvar, İsmet Paşa.. Sömürgecibaşı İngilizlerin basıp, kapattıkları Meclis-Mebusan'ın kaçabilen üyeleri.

Acelesi vardı Mustafa Kemal'in. Bir meclis kurmalıydı, halkıyla beraber. Ortak kararlar alınacaktı. Memleket yangın yeriydi. Bir yanda işgalciler..Öte yanda Padişahın eşkiyaları..Ankara'ya yürüyorlardı. Ateş püskürüyordu Sadrazam Damat Ferit. Emriniz olur diyordu, İngiliz Yüksek Komiserine.

Ve nihayet..O gün gelip, çatmıştı. 23 Nisan 1920!

Mustafa Kemal Paşa'nın sabırsızlıkla beklediği büyük gün. Cuma, mübarek gün. Cuma namazı hep birlikte kılındı, Hacı Bayram Camisi'nde. Dualar edldi. Kurbanlar kesildi. 1.Büyük Millet Meclisi açıldı, coşku ve hayır dualarla.

Bir devrimdi bu. Türk tarihinin en büyük devrimlerinden biri. Ulusu ilgilendiren her konuda kararların oylanıp, onaylanacağı kutsal bir çatı. 1. Meclisin başkanlığına seçilen Mustafa Kemal Paşa, bütün zaferlerin ve devrimlerin meşalesini buradan ateşleyecekti..Milletiyle birlikte. Haykıracaktık, bütün dünyaya ve hep bir ağızdan: "Ben, ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış! Şaşarım.

Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım"

Evet! Dostlar!

Ne mutlu bizlere! Böyle bir bayramımız var! Hem de çocuklara armağan edilmiş, Ulu Önder Atatürk tarafından.

Coşkuluyuz. Umutluyuz.

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun! Ne mutlu TÜRKÜM diyene.

Anlatımızı bir şiirle bitirmeye ne dersiniz?

www. haberhurriyeti.com / İbrahim Güleç

***

23 NİSAN

Bugün bir başka aydınlık gökyüzü,

Bir başka ağaçların, evlerin yüzü.

Bugün çocuklar güzel.

Elimizden tutan her el daha sağlam

Daha mavi gökyüzü.

Bayraklar daha yakın.

Bakın! Geçiyor yarının büyükleri.

Şarkılar tutuyor gökleri.

Adnan ARDAĞI

*** 

23 NİSAN


Nasıl bayram etmez, sevinmez insan,

23 Nisan bu, 23 Nisan.

Türklük gerilemiş, çaresiz kalmış,

Götürmüşken dünyaya şeref, şan.

Kalmış bir sultanın keyfine işler.

Nice yıllar olmuş Türkler perişan.

Gittikçe, kuvvetsiz, çaresiz kalmış,

Dört yandan üstüne saldırmış düşman.

Milleti yüzüstü bırakıp, kaçmış,

Canının derdine düşmüş de Sultan..

Ansızın işlerin başına geçmiş,

Milletin bağrından kopan kahraman.

Başlamış bir ölüm-dirim kavgası,

Sultana isyan bu, cihana isyan.

Millet öyle büyük, baş öyle büyük,

Bakmış, parmağını ısırmış cihan.

Ana toprak için, al bayrak için,

Tepe tepe gövde, dere dere kan..

Türk hak edince egemenliği,

Açılmış önünde bir şanlı meydan.

Kimsenin keyfine boyun eğmek yok!

Toplandığı tarih, 23 Nisan.

Milletin adına Millet Meclisi,

Milletin isteği olsun her zaman.

  

Behçet Kemal ÇAĞLAR

23 Nis 2020 - 19:19 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?