Kadınlar kendilerini tehlikeli erkeklerden nasıl koruyabilir?

Kendi canını baştan kurtarmak için erkeğin iyi kalpli, iyi huylu yani insancıl olduğunu anlaman gerekiyor. Yoksa sonraki günler işkenceye döner...

Kadınlar kendilerini tehlikeli

erkeklerden nasıl koruyabilir?

(Sosyal Psikolog NaliniAmbady ile 2000'de yapılmış söyleşinin bir bölümünden. Çeviren:Kajol Zinta.)

- Sayın Nalini konu kadın - erkek ilişkilerine gelince sormak istiyorum. Gündemden düşmeyen bir konu. Dünyada kadınlar eşlerinden zulüm görüyor. Veya ilişkilerinde baskılanıyorlar. Ve daha da korkuncu katilleri eşleri, nişanlıları veya sevgilileri oluyor. Kadınlar kendilerini tehlikeli erkeklerden nasıl koruyabilir? Bu konuda neler önerilebilir? Sanki kadınlar ilişkilerinde veya evliliklerinde yaşadıkları korku filminin oyuncusu.

- Öncelikle şunu diyebilirim. Dünyada kadın - erkek ilişkilerini belirleyen koşullar birbirine benziyor. Yerel kültürler değişse de benzer insan tipleri benzer kalıplarda yetişiyor.

- Benzeyen kalıplar kadınların mutlak yazgısı mı oluyor?

- Evet. Bu yazgı benzer ortamlarda yeşeriyor…

- Açar mısınız?

- Erkeğin yetiştiği ortam. Ailesi ve çevresi. Babası bir olumsuz örnekse. Yani dozu fazla olmasa bile baskıcı ise, olumsuz örnek. Buna bir de çevresinin kadına bakışı eklenince… Bu durumda erkek olarak kendisini baskıcı veya kadının egemeni olarak algılıyor.

- Yönetmeye çalışıyor mu diyorsunuz?

- Kadının her şeyine karışır. Giyiminden makyajına kadar… Eşi sorunlarını anlatamaz. Anlatsa da dinlemez. Eşiyle konuşmaz. Düşüncelerine de karşı çıkılamaz. Her şeyin doğrusunu o bilir. Karşı çıkılması şiddete yol açabilir. Hele ayrılmak. Ayrılmak o erkeğin kişiliğine saldırmaktır. Narsistliğe yol açabilir.

- Narsistlik mi?

- Çünkü o anda geçerli olan sadece kendi kurallarıdır. O kurallar da yetiştiği ortamın yasalarından gelir. Güdülecek gözüyle baktığı kadının hiçbir hakkı yoktur. Hep kendileri haklıdır. Kadını dinlemez. Hele ki kadını başlık parasıyla aldıysa… Artık kadın onun malıdır. Başlık parası, “kadın olan eşini” ailesinden mal gibi satın almaktır. Ona göre kadın kendisine karşı çıkamaz.

- Kafesteki özgürlük.

- Kafesteki özgürlükten de beter. “Kadın kendi kalıplarına uydurmaya çalıştığı malıdır” demiştim. Kalıbı yani ortamı değiştiremeyiz. Nasıl değişir bilemiyorum. Savunma davranışlarımızı değiştirebiliriz. Zırh giyerek.

- Zırh mı? Zırhı kadını hasıl koruyabilir?

- Çok basit bakabilirim. Evden çıkacağım. Yağmur başladı. Şemsiye almalıyım. Şemsiye beni koruyacaktır. Islanmayacağım. Veya hava soğuk. Sıkı giyinmeliyim. Yağmuru ve soğuk havayı tanıyorum. Ne yapacağımı biliyorum. İki önlem. Şemsiye ve sıkı giyinmek.

- Kadınlar gelecekte şiddet göreceği tehlikeli erkeği nasıl tanıyabilir?

- Veya gelecekteki katilini. Kadınlar alacağı önlemi baştan öğrenebilir. Savunma yöntemlerini okuyup bilmesi gerekiyor…

- Kadınlar saldırgana karşı hangi savunma yöntemlerini öğrenmeli?

- Psikolojik savunma.

- Psikolog mu olacaklar?

- Tanıyacak kadar. Tedavi edecek kadar değil. Ayrıca ileride anne olarak çocuk yetiştireceğim. Olumsuz örnek olmamak için de öğrenmeliyim. Size kalmadan ben sorayım: “Ama bu da zor olmaz mı?”. Olmaz.

- Neden olmaz?

- Erkeğin iyi kalpli, iyi huylu yani insancıl olduğunu anlamam gerekmiyor mu? Kendi canımı baştan kurtarmış olacağım. Ölmek istemiyorum. Neden işkencecimle katilimle evleneyim?

- Anladım. Peki neler onlar?

- Basitçe sıralayacağım. Ancak ayrıntılı okuyup öğrenmeliler. Hem böylece kadınlar herkesle daha sağlıklı, sorunsuz ve mutlu ilişkiler de kurabilir. En başta kadınlar, kadınların beden dilini öğrenmeli. Erkeklerin de beden dilini öğrenmeli.

- Hangi göstergeleri var?

- Erkeklerle ilişkilerimde iki maddelik anayasam olmalı. Ve iki maddelik anayasamı hiç değiştirmeyeceğim: Madde bir; Erkeğe hiçbir umut verecek hiçbir söz etmemeliyim. Madde iki; Erkeğin algısında bana yaklaşabilecek hiçbir pencere açmamalıyım. Taki…

- Taki…

- Taki adı ne olursa kuracağım ilişkinin nitelikleriyle adı belli oluncaya kadar. Bana daha fazla yaklaşamayacağını her davranışımla algılatmayım.

- Nasıl olacak? Ya ondan hoşlanıyorsam?

- Hoşlanmasam da aynı tutumu takınmalıyım. Sözgelimi marketteyim. Kasiyer erkek. Erkek kasiyerle durum gereği ne kadar iletişim kuruyorsam, tanımadığım erkekle de durumun gerektirdiği kadar iletişim kurmalıyım. Veya tezgâhtar da örneklerden biri. İletişimimi kişiselleştirmemeliyim. Gülünecek şey olursa da en çok belli belirsiz sırıtabilirim. Gülümsememeliyim. Göz kenarlarım kırışmamalı. Dudaklarım düz olmalı.

- Buna buzlu cam diyebilir miyiz?

- Doğru tanımladınız. Bir buzlu cam. Beni net görmemeli.

- “Size buz gibi birisi!” diyecek. Örneklendirir misiniz?

- Desin. Buz gibi olmak zırhım. Zırhımı aşamayacak. Örnekleyebilirim. Gözlerimin içi gülmemeli. Kendisine bana dokunamayacağı uzaklıkta bulunmalıyım. Karşılıklı konuşurken öne doğru eğilmemeliyim. Dahası bedenimi erkeğe doğru kesinlikle çevirmemeliyim.

- Bu nasıl olacak?

- Erkeğin bulunduğu yere bacak bacak üstüne atmayacağım. Yürümek durumundaysak, bedenimi ve yüzümü kesinlikle erkeğe doğru çevirmeyeceğim. Böylece karşılıklı bakışmış olmayacağım. Hele sesimin tonu. Tek düze olmalı. Bir şeyin fiyatını sorar gibi.

- Bu kadar mı?

- Bu kadar değil. Kadın olarak beden dilini okuyup araştırmalıyım. Erkeklere bilmeden bir çağrı göndermemeliyim. Sözgelimi bileklerimin içlerini de göstermemeliyim. Kulaktan aşağıya boyun bölgemi de göstermemeliyim. Hele hele saçlarımla oynayıp kulağımın arkasına atmamalıyım. Erkekten hoşlanmasam da anlamlarını bilmezsem, bu hareketleri bilinçsiz yapabilirim. Ama erkek bu davranışları kendisine çağrı olarak algılayabilir. “Sınırlarımı geçebilirsin” diye algılamaması için kadın beden dilini öğrenmeliyim.

- Sınırlar derken…

- Sınırlar zırhım. Biz kadınların sınırları. Her kadın kendi alanının kırmızı çizgilerini çizmeli. Hep üstünde olmalı zırhı.

- Herkese göre değişiyor.

- Evet. Herkesin ki değişik. İnanılan bütün değerlerimiz. Bütün ahlak kurallarımız. Bütün inanç kurallarımız. Bütün toplumsal değer yargılarımız. Siyasetten sanat görüşlerimize kadar. İlgi alanlarımıza giren ve bizi, biz yapan tüm değer algılarımız. Kendi kişisel alanıma kadın da olsa girmesine izin vermemeliyim.

- Yani yaşamda olmazsa olmazlarımız mı?

- Kendimizi kendimiz yapan değerleri bilmeliyiz. Kırmızı çizgimizi çizmeliyiz. Hoşlandığım bir erkek bile olsa kırmızı çizgimle çelişiyorsa gene bir belli uzaklıkta tutmalıyım… Hoşlansam da hoşlanmasam da sınırlarımı kimse zorlayamaz. Sınırlarımı yani zırhımın içinde ne varsa ve gerekiyorsa, istersem ben değiştiririm. Bir başkasının istediği gibi yaşarsam artık ben olmam. Kuklası olurum. Ve söylediği her şeyi sorgulamalıyım. Soruşturmalıyım.

- Ya çelişmiyorsa?

- Çelişme çelişmeme söz konusu değil burada. İletişimimi sürdüreceğim kişiyi tanısam da buzlu camı aradan kaldırmayacağım. Buzlu cam benim zırhım. Sınırlarımı koruyor.

- Yanlış anlamadıysam, sonsuz yakınlık yok.

- Şöyle diyelim. Sınırlarımın içerisinde yakınlık yok. O ortamın ve durumun gerektiği kadar iletişim. O iletişim kadın erkek herkes için geçerli.

- Bu durumda özellikle ödün vermeyen olarak mı bilinmeli kadın?

- Ve erkeğin tanıdığım kadar yaklaşmasına izin vermeliyim. Her bakımdan ve her anlamda tanıyıncaya kadar bana dokunamayacağı uzaklıkta tutmalıyım. Bana buzlu camdan ötürü yaklaşamayacağını algılamalı.

- Bunu algılatmak kolay değil.

- İşte o nedenle önce bunu nasıl algılatacağımı ben öğrenmeliyim... Kadın ve erkek beden dilini öğrenmeliyim. Erkeğin yetiştiği ortamı öğrenmeliyim. Aile ilişkileri sağlıksız ise, evlilikten anlayışı da sağlıksız olabilir. Bunu öğrenmeliyim. Hayvan sevgisini ve hayvanlara karşı davranış biçimini öğrenmeliyim. Narsistliği öğrenmeliyim. Arkadaş çevremizden öğrenmeliyim. Kadınlara bakışını öğrenmeliyim… İnsanlarla iletişimini öğrenmeliyim… Yardımsever mi? Paylaşımcı mı? Alçakgönüllü mü? İnsancıl mı? Böylece bana zarar vermeyecek bir erkekle evlenebilirim. Beni mezara gönderecek katille değil.

- Bunlar yetiyor mu?

- Beni kendi kalıplarına sokup, yönetecek birisi olup olmadığını anlamalıyım. Evlilik iki kişilik oyun. Cezaevi değil. Bence evlilik için sağlık testi gibi evlilik ilişkisinde de akli ehliyet testi yapılmalı.

- Sanırım bu kadar.

- Bu kadar.  Özetlersem; “hoşlanmak ve yakışıklılık” evlilik ölçüsü değil diyebilirim. Erkeklerin “evlenene kadar yüzünü göstermeme tuzağı”na düşmek istemiyorsam hava durumunu öğrenmeliyim… Yağmurlu olacaksa şemsiye almalıyım. En baştan önlemeliyim.

- Erkek tüm bu engellemeleri aşabilir mi?

- Kişilik konusunda kimse engelleri aşma rolünü oynayamaz. “Düşüncelerini sorabilirim, sorgulayabilirim”. Bir yerde kendisiyle çelişir. Bilinçlenmiş hiçbir kızı , hiçbir kadını yani bilinçli sorgulayanı aldatamaz!

- İşyerlerinde çalışma ortamı psikolojisine geçebilir miyiz?

- Buyurun….

20 Nis 2020 - 16:03 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?