Aşağısı Sakal, Yukarısı Bıyık

Hafta sonu güzel hava ve evde sıkılan halkımızın kontrol edilmesi için yerinde bir karar ile 2 gün için sokağa çakma yasağı ilan edildi. Bu kararın ö...

Büyütmek için resme tıklayın

Hafta sonu güzel hava ve evde sıkılan halkımızın kontrol edilmesi için yerinde bir karar ile 2 gün için sokağa çakma yasağı ilan edildi.

Bu kararın önceden açıklanmamış olması da bence yerinde bir karardı.

Ancak genelgenin gecikmesi sorun oldu.

Zaten evlerinde gergin ve sıkılmış bir şekilde bekleyen halkımız bir anda sokaklara alışveriş amacı ile çıktı.

İzolasyon falan da kalmadı.

İç işleri Bakanımızın da ifade ettiği 250.000 kişinin, belki çok daha fazla, bu izolasyon kuralını ihlal etmesi pandemi yönetimi açısından çok önemli bir handikaptır.

Bunun ne kadar olumsuz etkisi olacağını şimdiden ön görmek mümkün değildir. Ancak karara baktığımızda, bu kararı eleştiren kişiler, insanlarımızın panik yaparak alışverişe gideceklerini öngörememesini oldukça şiddetli bir şekilde eleştirmiştir.

Peki şöyle bakalım bir de olaya.

Karar 21'den sonra, yani market veya alışveriş yapılabilecek yerlerin kapalı olması gereken saatten sonra açıklanması, karar mekanizmaların doğru bir kararı değil mi?

Ayrıca iki saat Onbeş dakika ile de evinde o saatlerde olamayan kişilerin evlerine dönebilmesi için de yeterli bir zamandı ve bunun da yapılması gerekiyordu bence.

Burada eleştirilecek nokta genelgenin geç açıklanması olabilir elbette.

Yasak ve genelge aynı anda açıklansa ve bunu devlet büyüklerimizden biri halka sesleniş şeklinde yapmış olsaydı, belki de bu manzaraların oluşmasına engel olabilirdi.

Ayrıca Sağlık Bakanı'mızın ve Bilim Kurulu'nun da bu yasaktan haberlerinin olmadığı iddiaları, eğer doğru ise yine devlet işleyişi ve pandemi yönetimi açısından çok önemli bir hata olarak kabul edilebilir.

Sonuçta ben bu kararı duyduğumda hiç panik yapmadan, devletin temel ihtiyaçlarımızın karşılayacağı konusundan hiçbir tereddütüm olmadı ve genelgeyi bekledim.

Sonuçta da panik yapılacak bir durum da olmadığı ortaya çıktı.

Biraz acele alınmış bir karar olsa da, hafta sonu evde sıkılan halkımızın güzel havaların etkisi ile dışarı çıkma eğiliminde olacağını düşündüğüm için yerinde bulmuştum. Ancak planlama eksiklikleri de olduğu, çalışanların ulaşım sorunlarının çok da düşünülmemiş olduğu, belediyelerin bilgilendirilmemiş olduğu gibi örneklerle anlaşılmaktadır.

Ancak bir de madalyonun diğer kısmına bakalım.

Bir kaç gün önce açıklanması konusu, eleştiriri yapanların savunduğu uygulamaydı.

Şimdi hayal edelim, hafta sonu sokağa çıkma yasağı olacağı ilan edilseydi, acaba bu alışveriş çılgınlığının boyutları 250.000 kişi ile sınırlı kalır mıydı?

Benim görüşüm milyonlar sokaklarda olur, haddinden fazla stoklama tarzında alışveriş yapar, izolasyon kuralları belki çok daha kötü bir şekilde ihlal edilmiş olacaktı.

Ancak madalyonun hangi tarafından bakarsak bakalım, bizleri yönetenlerin mutlaka eleştiri alacağı kaçınılmaz olacaktı.

Kanımca burada iki önemli noktayı atlamadan, her yaşadığımız olumsuzluklardan sonuçlar çıkararak yolumuza devam etmeliyiz.

Birincisi bu kararların sosyoloji ve psikoloji uzmanları ile birlikte değerlendirilerek verilmesi diğeri ise buradan çakacak analizler ile toplumumuza en uygun kararı alırken oluşabilecek olumsuzluklara karşı tedbirlerimizi almaktır.

Bakınız yakın tarihimizde toplumumuzun büyük kısmı başka nedenlerle sokağa çıkma yasağını deneyimlemiştir.

Her köşede bir güvenlik gücü, başınızı bile dışarı çıkaramayacağınız ve hatta vur emri ile donanmış güvenlik güçleri ile korkunç bir yasak imajı.

Oysa pandemilerde uygulanan yasakların, darbe dönemlerinde veya toplumsal olaylarda uygulanan yasaklardan büyük bir farkı vardır.

Ancak hafızalarımız hep kötü günlere götürür bizi. Bu da bizim halkımıza özgü bir refleks davranıştır. Bunu Sosyoloji ve Psikoloji uzmanları elbette daha  net uyarabilir ve bu yanlış uygulamalar yapılmazdı diye düşünüyorum.

Unutmayalım, hiç kimse kendi ayağına kurşun sıkmaz.

Bu yanlışların altında kötü niyet aramanın da anlamı yoktur. Sonuç çıkarmak önemlidir. 

Tartışmaların sertliği bizleri bu savaşta geriye götürmekten başka bir işe yaramayacağı da açıktır.

Bir bütünlük içinde ortak bir uyum sağlayarak bu beladan kurtulacağız.

Bunun için tek yapmamız gereken İZOLASYON İZOLASYON
İZOLASYON

Sağlıkla kalın

Prof. Dr. Bülent Karabulut

12 Nis 2020 - 20:55 İzmir/ Bornova- Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?