Sağlıkta şiddetin önlenmesi

Meclis'e sunulan, sağlıkta şiddetin engellenmesi ve şiddete başvuranların cezalandırılmasına yönelik kanun teklifinin, korona virüs önlemleri kapsamı...

Meclis'e sunulan, sağlıkta şiddetin engellenmesi ve şiddete başvuranların cezalandırılmasına yönelik kanun teklifinin, korona virüs önlemleri kapsamında sağlık çalışanlarına yeni haklar getirmesi amaçlanmaktadır.

Son yıllarda sağlık çalışanlarına, hasta ve/veya hasta yakınları tarafından, görevleri başında uygulanan şiddet olaylarının artması sebebiyle, yaklaşık olarak 1,5 yıl önce, TBMM Genel Kurulu’na sağlıkta şiddetin engellenmesine yönelik kanun teklifi sunulmuştur.

Aradan geçen bu sürede 20 bin sağlık çalışanının daha şiddete uğramış olması, aslında bu teklifin ne kadar elzem olduğunu bizlere göstermektedir. Zira, bu teklifin yasalaşmadığı her gün, sağlık çalışanlarının vücut bütünlüğü için tehlike arz etmektedir.

Korona virüs salgını dolayısıyla, bizler devletin çağrısına kulak vererek evlerde kalırken, sağlık çalışanları hayatlarını tehlikeye atmak pahasına sahada canla başla bizler için çalışmaktadır. Bu özverili çalışmalarından dolayı O’nlara bir nebze de olsa destek olmak, yanlarında olduğumuzu göstermek amacıyla, tüm Türkiye 3 gün boyunca sağlık çalışanlarını alkışlamıştır.

Tek amaç uğruna, tüm Türkiye tarafından verilen bu destek her ne kadar takdire şayan olsa da, bu 3 günün sonunda yine sağlık çalışanları yalnız bırakılmış ve tam anlamıyla hayal kırıklığına uğratılmıştır.

Çünkü, 08/04/2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen sağlıkta şiddetin engellenmesi ve şiddete başvuranların cezalandırılmasına yönelik kanun teklifi, Meclis’te oy çokluğuyla reddedilmiştir!

Sağlık çalışanlarına şiddetin önlenmesi adına, kanun koyucular tarafından somut bir adım atılmayacaksa, 3 gün boyunca yapılan o alkış gösterisinin de O’nlar için hiçbir anlam ifade etmediğini söylememiz gerekir.

08/04/2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda oy çokluğuyla reddedilen yasa tasarısı “Sağlık personeline, yerine getirdiği sağlık hizmeti nedeniyle yapmaması gereken bir işi yapması veya yapması gereken bir işi yapmaması için emir veren, baskı yapan, nüfuz icra eden veya her ne suretle olursa olsun hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs eden kimselerin hapis cezası ile cezalandırılması, verilen cezanın paraya çevrilememesi ve şiddetin ölümle sonuçlanması durumunda, failin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılması” gibi hükümler içermekteydi.

Sağlıkta şiddet ve hatta cinayetler ile kaybedilen sadece sağlık çalışanlarımızın hayatları değil; halkın sağlığı ve sağlıklı geleceklerin de kaybıdır. 

Bu durumun dolaylı olarak tüm toplumun sağlığını tehdit ettiği görülmektedir. Bu sebeple, bu veya bu hükümleri içeren başka bir teklifin, bir an önce yasalaşması, toplumun ihtiyari değil zorunlu bir ihtiyacıdır.

Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önlemesi kapsamında, hali hazırda her ne kadar teklifin reddedilmesi sebebiyle özel bir yasamız bulunmasa da; mevcut yasalarımızla sağlık çalışanlarımızın gerek yaşama haklarını gerek vücut bütünlüklerini gerekse de onur ve haysiyetlerini korumak adına, her zaman yanlarında olduğumuzu önemle belirtmek isteriz.

Unutulmamalıdır ki; “Alkış korumaz, yasa korur!”

Av. Çiler Nazife KOŞAR

09 Nis 2020 - 19:29 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?