Ne demeli şimdi

Emre ile Uğur’un annelerinin yürekleri kor halde. Bunlar aslında toplumun etrafında yanan çemberden sıçrayan kıvılcımların yangını...

NE DEMELİ ŞİMDİ?

Önce şunu söylemek istiyorum. Yaşanan hiç bir olay bireysel değildir. Toplum bireylerden oluşuyorsa ve toplumun bireylerinden biri öyle ya da böyle bir sorun yaşıyorsa bu dolaylı olarak toplumun da sorunudur.
Yani yanan yürekler, belki en son şehitlerimiz Emre ile Uğur’un anneleriyle yakınlarının yürekleri, ama aslında toplumun etrafında yanan çemberden sıçrayan kıvılcımların yangını bunlar. Çember daraldıkça sizin, benim, bir başkasının da canı yanacak. Biz o zaman anlayacağız ki, uyuyarak geçti sandığımız acılar aslında hep kapımızdaydılar. Birilerini yakmak için sırtlanların dansı sonrası oluşacak kapıların AÇILIMINI bekliyorlar.
Herkes şehit ailelerine başsağlığı dileyip, üzüntülerini paylaşmaya çalışıyor. Biliyorum ki o sözlerin hiç bir anlamı yok aslında. Sözleri kulaklar duyar, yürek yangınına faydası olmaz ki.
Şerefli her Türk erkeği gibi şerefleriyle askerliğini yapan iki candı onlar. İkisi de ana kuzusu. İkisi de aynı kaderin kurbanı.
Askerlik yan gelip yatma yeri değil ki, elbette kuduz köpeklerle de karşılaşacaklarını biliyorlardı. Ama nerden bileceklerdi ki, kuduz köpeklerin ipleri açılım yapalım niyetiyle AÇILIVERMİŞ.
Şimdi bu bağrı yanık annelere devlet makamlarındakilerin söyleyecekleri sözleri düşünüyorum. Ne desek yüreklerindeki yangın söner. Bir daha koklayamayacakları evlatlarına olan özlemleri diner. Kuruyan gözpınarlarına yeniden can gelir.
Bunlar provokatörlerin işi, aslında terör yok…
Biz açılım yaptık, açılımı sabote etmek isteyenlerin marifeti bu…
Aslında hepimiz kardeşiz…
Yazık onlardan da biri öldü…
Kandille bir konuşalım, sonucu size bildireceğiz…
Ortalığı velveleye vermeyelim şimdi süreç zarar görmesin…
Şehitler üzerinden prim yapmak isteyenleri sevindirmeyin…
Uzayıp giden bu cümlelerin evladını yitirmiş anne üzerindeki etkisini bana kim anlatabilir. Eskiden 3 evladı olan anne baba hiç uğruna evladını yitirdiyse, toplumun temel taşı olan aile kavramı hala anlam taşıyor mu sizce bu evde?
İşte temel taşlar yıllardır oynuyor yerinden. Canı acıyanlar, can acıtanlara öfke kusarken iki aslan parçası, iki fidan, iki ana kuzusu daha namert kurşunuyla toprağa düştü. Sadece silahı ateşleyen değil, o yaratıklara bu güç ve güveni verenlerden, askeri kışlasından çıkarmayanlara bütün bu olanlara seyirci kalan bize kadar herkes suçlu aslında. Ama nedense sadece VATAN SAĞOLSUN demekle yetiniyoruz.
Bilmem farkında mısınız ama uyumaya devam edersek korkarım yakında bunu da söyleyemeyeceğiz.

Beyhan Kozanoğlu Biçkin

21 Ağu 2014 - 00:13 - Yazarlar