Şoför şoföööör tamam da…

Azarlayan, insanlara tepeden bakan şoför de var, otobüse binen milleti yani 'illeti' ne yapacaksınız, daha otobüse nasıl binileceğini, nasıl inileceğini bilmeyen, otobüsün arkasının da gittiğini akıl edemeyen insan sürüsü, hangisini yazayım...

Azarlayan, insanlara tepeden bakan şoför de var, otobüse binen milleti yani ‘illeti’ ne yapacaksınız, daha otobüse nasıl binileceğini, nasıl inileceğini bilmeyen, otobüsün arkasının da gittiğini akıl edemeyen insan sürüsü, hangisini yazayım…

50 yıllık yaşamının 8’de 1’ini ‘otobüs’ kavramıyla geçiren bir sade TC vatandaşı olarak, yazmaya hakkım olduğunu sanıyorum.
Bu süreye beklemeleri de sayın.

Özel aracım olmadı olmayacak.

İp çekilince ‘Duracak’ yazan otobüsleri, arkada kapıdan binilip önden inilen günleri, önden başlayıp arkaya doğru ilerleyerek bilet kesen göbekli amcaları, bilet kontrolü yapan keskin bakışlı denetleyicileri gördük.
Biz onlarla büyüdük.

Saygı ve sevgi vardı.
Hoşgörü vardı.

Şöför kızınca cart diye koca el frenini çeker, aşağıya öyle inerdi.
Kafasına şemsiye inince hoop ayağa kalkmazdı.
Refleks mefleks senin işin o.
Koca otobüsü tehlikeye atamazsın birader.

Ben bugüne kadar her zaman % 51 şoförlerden yana oldum.
Kolay değil, türlü türlü insan var.
İti var uğursuzu var, adisi var, karaktersizi var.

Evde borusu ötmez, amirine el pençe divan durur.
Şoför görünce dayılığı tutar.
Herkes o an, ona bakıyor ya.

Şoförler pskioteknik teknik testlerinden geçiyorlar.
Sanırım madde bağımlılığı testlerinden geçiriliyorlar.
Geçirilmeli de.
Ya vatandaş, yolcu ?

Şoförlerin de yolcunun da tepkisi, kavgası hep bir birikime bağlı.
Ya kendi yaşamına dair ya da otobüslerde yaşadıkları, gördüklerine bağlı olarak.

Şoför içiyorsa, çekiyorsa.
Vatandaş da çekiyordur, içiyordur.
Bilen var mı ?
Nasıl olsa testten geçiren yok.

Bi kere en başta söyleyeyim.
Şoförler ‘kıskanılıyor’ olay bu.
İmrenerek, gıpta ederek, kıskanarak bakıyorlar..
Kendinin o koltukta olması gerektiğine inanıyor.
Niye, niçin, neden ?

Çünkü.
Şoför arkadaş, sendikalı.
Maaş çok çok iyi.
Özlük hakları var, bolca dinlenmesi var.
Yoğunluk, dikkat edeceği saat 06-08 ila 17-19 arası.
Hepsi bu.
Maça çıkar gibi psikolojini düzenle, o kadar.

Kıskanılıyor dedik ya.
Bazı şoför arkadaşlar pek mi hırlı ?
Bi havalar bi havalar, görmelisiniz.
Arkadaş sanki atomu parçaladı, kansere çare buldu.

Ters ters cevaplar, tuhaf laf geçirmeler.
Güneş olmasa da gözlük mutlaka.
Dayı dayı yürüyüşler.
Yolda ceple konuşmalar.
Uyarana ‘Sen bana karışamazsın’ dangalıkları.
O zaman ona görev veren karışsın.
‘O da insan’ diyorsan ilk ve son duraklarda konuşsun.

O eğitimler de.
İnsanca yaklaşımı, sevgiyi, saygıyı, hoşgörüyü anlatın.
İnsanların kafasında bin türlü düşünce var.

Az önce kanser olduğunu öğrenen de otobüse biniyor.
Evine haciz gelen de.

Ama şoför, sakin olmalı.
İşi bu, mesleği bu, görevi bu.

Bakkal mesela.
Her müşteriye höt zöt yapsa, azarlasa bir daha o dükkana giren olur mu ?

Şoför arkadaş ‘Nasıl olsa kovulmam, beni kimse atamaz, arkamda kapı gibi sendikam, sözleşmem var’ diyor.
Kafa bu, mantık bu.
Kabalığı bundan.
Vatandaşı küçümsüyor, aşağılıyor.
Kendi muhteşemmiş gibi.
‘Sonradan görme’ yani.

Şiddeti asla sevmem, küfürü de.
Ama benim gibi adam bile deliriyor.

Otobüs kalkmış durak harici, iki durak arasında.
Havalı, süslü hanfendi o muhteşem parmağını kaldırdı.
Baktım şoför zart diye durdurdu, koca otobüsü.
O frenle yaşlı başlı yorgun insanlar hooop öne.
Centilmenliğinden filan değil, aldanmayın sakın.
Beklentisi var herhalde.
O havalı gacı teşekkür bile etmeden arkaya ilerledi.
Şoförün yüzü Kemeraltı Çarşısı gibi oldu.
Oooh canıma değsin.

Gidiyoruz.
Çok değil iki durak sonra.
Kapıları kapattı, otobüs hareket etmeye başladı.
Yaşlıca bir teyzem ağır aksak hem de önden gelmeye çalışıyor, zor zahmet.
Gördü, görmemesini mümkün değil.
Görmemezlikten geldi.
El kaldırdı teyzem.
İnanır mısınız, durmadı.

Hey heyler tepeme çıktı, duramam haksızlık adaletsizlik karşısında.
Mini etekliye dur, 70 yaşındaki teyzeme durma.
Yok öyle yağma.

Gittim yanına hatırlattım.
Öyle bir bakışı vardı ki.
Uyanık geçinen aptal mı desem, aklını şeytani işlerde kullanan şarlatan mı ?
Çözemedim.
Sustu kaldı.

Küfür etmeye gerek yok.
5 kelimeyle lafı soktum, çıkardım.
Hakemlik öğretti.

Şoför böyle de yolcu pek mi hırlı ?

Otobüse nasıl binilir, nasıl inilir, ne yapılır, nasıl davranılır.
Bilmeyen insanlar sürüsü.

Otobüsün orta kısmına yerleşir hepsi.
Arkaya ilerlemek yok.
Dürtmeyince gitmezler.
Sanki otobüsün arkası aynı yere gitmiyor.

Saygısız, hoşgörüsüz, sevgisiz bir toplum, bir millet, yok yok resmen illet.
Şoför o milletten değil mi ?
Var mı farkımız ?

Bu nedenle de.
Eğitim şart.
İzan şart.
Hoşgörü şart.

Ama herkese.
Ama her keseye.
Eğitim şart.

www.haberhürriyeti.com / Metin AYDINOĞLU

26 Eylül 2016 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?