GEÇİM İLE SEÇİM

''Hiç unutmam, geçmişte bir seçimdi, içimizde birileri sen tut Bey’in demediği partiye oy ver. Adam küstü bize, o yıl tütünün yarısı elimizde kaldı da götürüp Yukarı Tepe’de yaktıydık hepsini!”

Çocukluk yıllarımda:
“ Su testisi su yolunda kırılır!” derlerdi. Kezlerce denenmiş bu deyime uygun olarak , Çeşme’nin çeşmelerinde benim de kırdığım yürükler olmuştur!
Şimdilerde naylon bidonlarla gidiyor pınarlara teyzeler, yengeler:
“ Huri Hala! Nasılsın, ne eder ne yaparsın?”
Huri Hala bir yandan testisini doldururken, öte yandan dönüp yüzüme baktı:
“ Sen de kimsin ülen?”
“ Tanımadın değil mi Halacığım? Ben Şehriban’ın torunu Mustafa’yım!”
“ Nee?” diye ünledi Hala. “ Sen bu kadar büyüyüp adam mı oldun gari?”
“ Oldum!” dedim.
Yavaş yavaş pınarın başından kalkıp, benim başıma çöktü:
“ Hangi Şeriban’ın torunusun sen?”
“ Sarı Süleyman’ın Şehriban!”
“ Nee?” diye bir kez daha ünledi Hala. “ Sen hatırlamazsın ama anan seni doğurduğunda göbeğini ben kesmiştim!”
Sarıldım, eliniöptüm. Üstü başı mis gibi kekik kokuyordu.
“ Kekik yağı çıkarıyoruz bu günlerde de, ondan!” dedi.
“ Huri Hala!” dedim. “ Yarın genel seçim olacak, oyunu kime vereceksin?”
Tepeden inercesine sorduğum bu soru nedeniyle olacak, yüzüme dik dik bakıp dudak büktü:
“ Benim okumam yazmam yok a oğlum!” dedi. “ Adam ne derse onu yaparım!”
Huri Hala’nın Adam dediği adam, altmış yıllık kocası Zekeriya Dayı! İpin ucundan tutmuş, ineği avluya çekmeye çalışıyor:
“ Bu inek değil, inatçı bir keçi!” diyor. “ İçeriye girince dışarıya çıkmak istemez, dışarıya çıkınca da içeriye girmez!”
Aynı soruyu Zekeriya Dayı’ya soruyorum:
“ Ben!” diyor Dayı, “ üç yıl bile okumadım okulda. Babam: ‘ Okuyup da toktor mu olacaksın? dedi. Al hayvanları götür otlat, akşama doğru getirirsin. Hayvanları tam getir, sen gelmesen de olur! Bundan ötürü aklım pek siyasete ermez. Muhtar neresi derse, götürüp oraya atarım oyumu!”
Muhtar Tahir Efendi eniştem olur. Sevil Hala’mın kocası.
“ Enişte!” dedim. “ Kime vereceksin oyunu?”
“ Her seçim öncesi Kaza’dan Hüsamettin Bey gelir buraya!” dedi. “ Bilirsin ya, ne üretirsek o alır elimizden. Cebimize attığı parayla da, yarı tok yarı aç yılımızı yıl ederiz. Hüsamettin Bey hangi partiye derse, götürüp ona atarız oyumuzu. Hiç unutmam, geçmişte bir seçimdi, içimizde birileri sen tut Bey’in demediği partiye oy ver. Adam küstü bize, o yıl tütünün yarısı elimizde kaldı da götürüp Yukarı Tepe’de yaktıydık hepsini!”
Hüsamettin Bey’i Kaza’daki ofisinde buldum. Bu ofis lafını ben uydurmadım, Hüsamettin Bey ısrarla dükkanına Ofis diyordu.
“ Ülen sen ne çabuk büyüyüp de adam olmuşsun?” diye sordu bana. “ Sen Muhtar Tahir’in yeğeni değil misin?”
“ Öyleyim!” dedim.
“ Bak oğlum!” dedi Hüsamettin Bey. “ Okumuş da Adam olmuş oğlum! Bu memlekette adına demokrasi denen bir tiyatro oynanır. Bizleri de dört beş yılda bir sahneye çıkarırlar. Köylülerden topladığım ürünü verdiğim şehirli tüccar takımı: ‘ Hüsamettin Bey, seçimde oyunuzu bize verirseniz elinizdeki ürünü alırız!’ derler. Biz de gider paşa paşa oyumuzu dedikleri partiye atarız!”
Şehirli tüccar takımıyla görüşmem kolay olmadı. Hüsamettin Bey’in adı işimi biraz kolaylaştırdı da arka arkaya sıraladıkları sorulara yanıt yetiştireceğim diyeanamdan emdiğim süt burnumdan geldi. Kim mişim, neymişim? Hangi amacın peşindeymişim? Bazı doğruları öğrenip de turşusunu mu kuracakmışım?
Sizi bilmem ama benim kurduğum turşular demokrasi yolunda helal olsun!

CAVİT KÜRNEK

18 Haziran 2018, ÇEŞME

18 Haziran 2018 - Ekonomi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?