Sekseninden sonra…

Benim Anıl’ım tutturdu “Dede sana bir tablet alayım” diye. Aslanım nedir o, filan demeye kalmadı, tutuşturdu elime tableti.

Dilimizde “Kırkından sonra…” diye başlayan bir söylem var. Aptalca bir söz. İnsanın içindeki cevheri karartan, insanın girişim ruhunu yok eden bir anlam içeriyor. Ne demekmiş kırkından sonra saz çalmaya başlayan kıyamet günü çalarmış.

Övünmek gibi olmasın ama, bu sözün aptalca olduğunun kanıtı sadece ben olabilirim. Danimarka diliyle tanıştığımda ben elli yaşın hemen eşiğindeydim. Danimarka’da ben bu ülkenin dilini kullanarak ekmek paramı kazandım ve kazanıyorum.

Bilgisayar yaygınlaştığında ben altmışıma yaklaşmıştım. Kitaplarımı yazı makinesiyle ve de çoğu kez elimle yazmaktan canım çıkıyordu. Beyhan’ım ve Levent’im bir gün eve bilgisayar getirip çalışır hale getirdiklerinde onlara gönül koydum. Bunu “Kim kullanacak?” dedim.

Otuz yıl dolmak üzere… Bu gün ben bilgisayar olmasa ben de olmam gibi düşünüyorum. Ne yazıyorsam bilgisayarımla yazıyorum. Nereye gidiyorsam, benim Beyhan hem bilgisayarını, hem de kendini köpek sanan o Müsli gibi şeyi taşıyor. Ben bilgisayarımı taşıyorum.

Bir ara hem dizüstü vardı bende, hem de koca kafalısından… Sonra evin tertip ve düzeni denilince Hayruş benim çalışma odamda yer alan masamın üstünü de hatırladığından bilgisayarlardan kocaman olanı elden çıkardık. Bu ülkede elden çıkarmak çöpe atmak oluyor, bu gerçek de böyle biline. Şimdi sadece dizüstü bilgisayarım var.

Şimdi bu satırları okurken birisinin “sen de az dağınık değilsin haa…” diye mırıldandığını ve kıs kıs güldüğünü görür gibiyim. O kadar da değil efendim, o kadar da değil.

Derken efendim, geldik bugüne… Sekseninci yaşıma iki buçuk çentik kalmış. Benim Anıl’ım tutturdu “Dede sana bir tablet alayım” diye. Aslanım nedir o, filan demeye kalmadı. Onun kendi tabletinden denemeye çalıştım. Baktım, hoşuma gitti.

Şimdi bir de tabletim var. Hatta adı bile var, Yaren… A’yı biraz uzun okuyun. Teşekkürler.

Sorun bitti mi? Yaren’i bırakıp gittiklerinden sonra oncağız bana baktı, ben ona baktım. Nasıl açılacağını bile bulamadım. Anıl’ın işi var, okulu var. Beyhan üniversitede Master yapıyor, o da kırkının üzerinde. Tam yaşını yazarsam tafra yapıyor. Levent’in işi başından aşkın.

Hayruş’um kalıyor, o da bencileyin teknoloji özürlüsü… Ailemizi tanıyorsanız “Kaan” ın kaldığını bileceksiniz. Kaan 2000 doğumlu. Yaşı konusunda anlaşamıyoruz. Ben 31 Ekim 2013 günü on dördüne girdiğini söylüyorum. O “Dedeciğim ben on üç yaşındayım” diyor.

Ona söyledim. “Yaren” i kullanmayı bana öğretmesi için pazarlık etmeye kalkıştım. “Sıfır lira isterim” demez mi, bayağı yeşerdim. Canım benim. Anıl da öyle. Ne zaman ayakkabılarımı onun önünde giyecek olsam, oturur bağların bağlar. “Yavrucuğum zahmet etme” dememe de izin vermez. “Dede sen yıllarca bizim pabuçlarımızı giydirdin, şimdi sıra bizde” der.

Ve ben başladım Kaan’dan Yaren’in hünerlerini öğrenmeye… Bilgisayara ilk başladığım günlerin acemiliğini yaşadım. O zaman da her on dakikada bir “Levent yetiş bak bir şeyler oldu” diye çağırırdım. Oysa hiçbir şey olduğu yokmuş.

Bugünkü kadar ayrıntıları da güvenlikli değildi. İki yüz sayfa tutan bir kitabımın kaydı yanlış bir düğmeye bastım diye kaçtı kayboldu. Bereket şimdilerde o tehlike yok. Bilgisayar kırk kez soruyor. “Sil dedin, siliyorum ha, siliyorum bak… Son kararın mı?” filan.

Her neyse, şimdiki halde Türkiye’de akıllı telefonu bulunan yakınlarımla bilgisayar üzerinden “Yaren” imi kullanarak bedava telefonla görüşmenin yöntemini buldum. Şimdi iş kaldı, benimle konuşacak dostları ve yakınlarımı bulmaya. Ne demişler, Alah kerim.

Tablet hocamdan memnun muyum? Çocuğum güzel öğretiyor. Sağol Kaan’ım.

Zeynel KOZANOĞLU / www.haberhurriyeti.com

#gallery-1 {margin: auto;}#gallery-1 .gallery-item {float: left;margin-top: 10px;text-align: center;width: 33%;}#gallery-1 img {border: 2px solid #cfcfcf;}#gallery-1 .gallery-caption {margin-left: 0;}/* see gallery_shortcode() in wp-includes/media.php */

zeynel_kozanoglu

zeynel_kozanoglu2

09 Kasım 2013 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?