YOL…

Hemen kimsenin kimseden haberdar olmadığı, ya da bir anlamda ‘adam sende… Gitmesem ne olur, bana ne… Nasıl olsa birileri suyun başında ve oturmuş karpuz yiyor! Düşüncesiyle… Oysa karpuz patlar, patlamasına da… Dostların patlaması daha kötü olur.

Haber albümü için resme tıklayın

Unutacağımız hiçbir şey kalmayana dek her şeyi unutabilsek tanrıyla karşılaşacağız ama oraya kadar unutmayı beceremiyoruz bir türlü… İnsan iniyor aşağı, ama bir noktada soluksuz kalıp yukarı sıçrıyor. Unuttuğun kadarı bile fazla bana kalırsa, boş laflar ediyorsun… Madem anılar bizim atıklarımızmış, unutmanın sonuna var, anlarsın… Tanrı senin yüzüne bakıyor muymuş? Her şeyin başına dönmek isteyen nedir biliyor musun, akıl ister bunu… Aklı da kendi haline bırakmamak gerekir, aptalca işlere kalkışır çünkü…

“… Uzun ince bir yoldayım…” derdi bir türküsünde sevgili ‘Şatıroğlu…’ Ve türkünün devamında, o günlerin zor koşullarını içeren, anlam yüklü ivmelerle şartları ne güzel anlatırdı. Evet, o şartlarda yollar upuzun, birbirine ulanan ve kimi yerlerde patikalar içindeydi. Oysa şimdi bizlerin yolları hep düz ve asfalt! Gideceğimiz, ulaşacağımız, dostlarımızın etkinliklerine ‘hatır olsun’ diye değil ama ona vereceğimiz destek sanırım bu anlamda da olur.

Hemen kimsenin kimseden haberdar olmadığı, ya da bir anlamda ‘adam sende… Gitmesem ne olur, bana ne… Nasıl olsa birileri suyun başında ve oturmuş karpuz yiyor! Düşüncesiyle… Oysa karpuz patlar, patlamasına da… Dostların patlaması daha kötü olur.

Biliyorum, yaz tatili nedeniyle dostlar hep bir yerde. Oysa yıllar öncesinde, bir Mart ayında ve bir dostumuzun etkinliğinde, salt üç kişi oturmuştuk koskoca salonda. Işıklar içinde olsun rahmetli Sezer olmasaydı… Yani demem o ki, yollarımız eskisi gibi tozlu topraklı değil. Düşünelim sanırım yollarımızı dikenli hale çeviren, tozlu topraklı bir hale yönelten biz miyiz acaba?

Biliyorum ve bu konuda eminim ki, birilerimiz tam bir eğitim almamış. Oysa eğitimi salt okumak ve bir yerlerle tahsil yapmak olarak görülüyor. Oysa yenemediğimiz ‘ego’ sanırım hep bencillikten, ben olma hırsından geliyor. Kimi dostlara üst perdeden bakma, ya da konuşma bence kompleksten geliyor. Aşamadığımız hala bir şeyler var. O zaman geriye kalan çirkin ve absürt düşüncelerin yoğunlaştığı saçma sapan bir gurur kalıyor…

Belirli bir yaşa geldim. Gelecek ve şu anki genç kuşaklara örnek teşkil etmeyi amaçlıyorum. Bu nedenle elimden geldiğince o kardeşlerimi ön plana çıkarmaya çalışıyorum. Benim, hiçbir sorunum yok. Genç yaşta çoğu şeylere ulaştım. Maddi manevi hiçbir kaygım yok. Şunu anlatmaya çalışıyorum. Ne bir reklama, ne de maddi bir tatmine ihtiyacım var. Salt ereğim, tüm dostlarla ve kardeşlerimle manevi bir tatminde buluşma… Oysa bakıyorum kimi benden yaşça büyük, usça küçük olduğuna inanmamayı düşündüğüm kimi kişiler, nedense bu ben’ciliğe takılıyor.

Yıllarca gençlerin içindeydim Üniversite de… Öğrendim ki, sevgiden çok saygı bekliyorlar. Ama otorite sanılan birileri ‘sen bundan anlamazsın!’ diyerek o genç kardeşimin canını sıktığı gibi, maalesef şevkini de kırıyor. Dönemimizin yolu artık patika değil, neden zorlaştırıyoruz ki!

Sanırım anlatmak istediğimi biraz olsun anlatmaya çalıştım. Yanlışım varsa düzeltin, ama bir araya gelip, bir şeyleri çözemezsek… İnanın yoruldum, bu nedenle her ayın sonunda olması gereken toplantı, Eylül ayının sonuna kaldı. Umarım manzara aynı olmaz. Çünkü aynı olduğu takdirde, buraya kadar deyip, hemen hiçbir şeyle ilgilenmeyeceğim. Yazamadığım ne bir romana, ne de bunca zaman verdiğim derslerle ilintili olarak aldığım notları kitaplaştırma düşüncesine, artık tekrar döneceğim. Ben bir şeyleri ve birilerini kendime sorun ederken, birilerinin de umursamaz tavırları rahatsız etmekte kişiliğimi. Çünkü ‘hatır’ diye bir şey kalmamış…

Gelelim dünkü toplantıya; Tarık Dursun K. Yazar evinin konuğu olarak betimlenen ‘Cihat Duman’ umduğumuz gibi bir kişilik değil, yani yukarıda ki satırların müsebbipleri için diyorum. Komplekslerini aşmış, egosunu adeta yerlere indirmiş değerli bir arkadaş… Toplantıya katılan ‘Bilge Öztoplu’, ‘Mesut Tim’, ‘Metin Aydınoğlu’ ve naçizane ben, hem tanışıp, hem de İzmir misafirperverliğimizi göstermek, onu da toplantımıza almak için oradaydık. Ummadığımız bir karşılaşma içindeydi. Her ne kadar o eve konuk olarak çağrılmışsa da, bizler de onun konuğuyduk. Ama misafirperverliğimizi göstermemiz gerekecekken, sağ olsun elinde kocaman bir karpuzla bizi karşıladı. Üstelik oturmuş kişiliğine yakın bir hareketle, hepimize tek tek servis yaptı. İnanın mahcubiyetim yerlerdeydi. Çünkü düşüncemizde bizlerin ona güzel bir hoş geldin ’i olmalıydı. Oysa bizler salt şiir yazmayı, öykü yazmayı veya roman yazmayı biliyoruz. İşte bu nedenle yenemediğimiz bir şeyler bellekte…

Ve toplantı, her zaman ki zamandan birkaç saat daha fazla oldu. Konuşmaların içeriği o denliydi ki, adeta hepimiz bu güzel ortama hazırlanmış ve donanımlıydık.

Bundan sonra lütfen yollarımızı ‘patika’ haline çevirmeyelim. Çevrenize bakın, belirli bir yaşa geldik. Bizleri örnek alacak onca gence, gülünç olmayalım!

Sevgili kardeşim ‘Cihat Duman’ bu inceliğin artık yerleşmiş. Eminim bu duygu yüklü kervanını çoğaltacaksın. Ve sana yolun açık olmasını, güzelliklerin hep yanında olmasını dilerim. Ve karpuz için de teşekkür eder / ederiz…

Konuşmalarımı ve söyleyeceklerimi şimdilik burada noktalayacağım. Samimi bir ortamda geçirdiğimiz toplantıya, umarım katılım bundan sonra daha iyi olur.

www.haberhurriyeti.com / MUSTAFA GÖKÇEK

#gallery-1 {margin: auto;}#gallery-1 .gallery-item {float: left;margin-top: 10px;text-align: center;width: 33%;}#gallery-1 img {border: 2px solid #cfcfcf;}#gallery-1 .gallery-caption {margin-left: 0;}/* see gallery_shortcode() in wp-includes/media.php */

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

28 Tem 2016 - 17:45 - Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?