‘Yalancı bir üniversite kuruluyor’

CHP İzmir Milletvekili Prof. Dr. Hülya Güven, Meclis’te yaptığı konuşma ile Türkiye’nin sağlık çıkmazını masaya yatırdı.

CHP İzmir Milletvekili Prof. Dr. Hülya Güven, Meclis’te yaptığı konuşma ile Türkiye’nin sağlık çıkmazını masaya yatırdı ve bu çıkmazlara rağmen Sağlık Bakanlığı’nın ‘kocaman’ bir şirket kurduğunu savundu.

www.haberhurriyeti.com / SAĞLIK
615 sıra sayılı Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) Kurulmasıyla İlgili Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı hakkında konuşma yapan Güven, tasarıyla hekimlerin zorunlu hizmet yükümlüğündeki adaletsizlikten sağlığın özelleştirilmesine pek çok konuyu gündeme getirdi.

‘SAĞLIK TAMAMEN ÖZELLEŞİYOR’

Güven, “Bu tasarıyla, sanki mevcut üniversitelerimiz, mevcut enstitülerimiz, TÜBİTAK hiçbir şey yapmamış hatta TÜSEB için planlanan hedefleri de yapma kapasitesinde değillermiş gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor.Bugüne kadar üniversitelerimizin yeterince desteklenmesi ve giderek artan sorunlarına çözüm aranması gerekirken Sağlık Bakanlığına bağlı kocaman bir şirket kuruluyor. Aslında yapılmak istenenin sağlığı tamamen özelleştirecek bir yapıya dönüştürme çalışmaları olduğu çok açık. Bu tasarıyla kurulacak şirkete yurt içinde, yurt dışında şirket kurma ve şirketlere ortak olma yetkisi veriliyor. Bu durum sağlığın ticarileştirilmesi ve özelleşmeye gitmek değil midir? Aynı zamanda yine bu sistemde tüm sağlık çalışanlarının da taşeronlaştırılacağı görülüyor çünkü 17’nci maddeyle her türlü hizmet alımı TÜSEB için serbest bırakılmaktadır. Buna elbette sağlık çalışanları da dâhil olacaklar” dedi.

‘ZORUNLU HİZMET KİME ZORUNLU?’

Hekimlerin zorunlu hizmet yükümlülüğü sorununu bir araştırma önergesi ve bir kanun teklifi ile Meclis’e taşıyan Güven, yaptığı konuşmada zorunlu hizmetle ilgili ayrıntıları da anlattı: “Pratisyen olarak iki yıl, uzman olunca iki yıl, yan dal uzmanlığı yaparsa iki yıl daha zorunlu hizmet yapan bir hekim ancak 40 yaşına gelince hayatını düzene koyabilecektir. Ancak, uzmanlık eğitimini yurt dışında yaptıysanız size zorunlu hizmet yok, doğuya gitmek de yok. Burslu çocuklar da korunduğuna göre, zorunlu hizmet kimlere? Zorunlu hizmette amaç ne idi? Doğuya, en ücra köşelere hekimlerin gidebilmelerini sağlamaktı ama getirilen yasalarla herkesin eşit olarak zorunlu hizmet yapmamaları sağlanıyor, yıldırım hızıyla doçent, profesör olma yolları açılıyor. Artık, bu koşullarda hükümetin ‘hekim bulamıyoruz’ dememesi gerekir. Tüm bu deyişlerin bir şeylere kılıf uydurmaktan ibaret olduğunu görmekteyiz. Aslında, yokluğu yaratan hükümetin kendisi. Zorunlu hizmet konusu tamamen gözden geçirilmesi gereken bir konudur; eşitlik sağlanmalıdır. Belki de kısaltılmalı, hatta tamamen ortadan kaldırılmalıdır. Cezalandırıcı değil, teşvik edici olmalıdır.”

‘YALANCI BİR ÜNİVERSİTE KURULUYOR’

TÜSEB’in kuruluşu, işleyişiyle sağlık sistemini başka yöne çekme, özelleştirme ve sağlığın ticarileştirilmesi çalışmalarının yürütülmesi olduğunu belirten Güven, Meclis’ten bu tasarıdan vazgeçilmesini istedi. Güven, şu çarpıcı bilgileri de paylaştı: “Hâlâ bebek ölümlerini, çocuk anneleri, anne ölümlerini, engelli bebek doğumlarını, yetersiz ambulans hizmetlerini, bulaşıcı çocuk hastalıklarını, iş cinayetlerini, kadın cinayetlerini önleyemezken; paraları olmadığı için ilacını, tıbbi malzemelerini alamayan yurttaşlarımız varken İstanbul’da yalancı bir üniversite kuruluyor. Sayın Bakan “Tıbbi teknolojiye ulaşmada sorunumuz yok” demişti ama bugün engelliler tıbbi malzemelerine ulaşamıyorlar. Bir şaşılık ameliyatı için çocuklar iki yıl beklemek zorunda kalıyorlar. TÜSEB çözüm olacak mı? Yurttaşlar tedavi için TÜSEB’e ödeyecek parayı nereden bulacak?”

14 Kas 2014 - 11:11 - Gündem