DANSÖZ NANA!

Fotoğraf sanatçılığının yanı sıra, Türk Edebiyatı'nda unutulmaya yüz tutmuş 'Öykü' alanında 5. kitabını geçtiğimiz günlerde piyasaya süren 85 yaşındaki yazarımız Cavit Kürnek, 'anlayana' kabilinden yine ironi yaparak göndermede bulundu;

Madem ki söz Anneannemden açıldı, biraz daha sürdürelim o zaman:

Genellikle yalnız yaşayan Sakızlı Terzi Fatma Hanım’ ı ziyarete her gittiğimde, onu bitkin bulurdum.

Sanki biraz sonra ruhunu teslim edecekmiş gibi bir durum içinde olurdu.

” Neyiniz var Anneanne?”

” Sanki damarlarımda dolaşan kan değil de, yavan bir kuyu suyu!” derdi.

Beni Çeşme çarşısındaki büyük bir dükkana göndererek:

” Git bana bir kolyoz al!” derdi.

Yetmiş, seksen yaşında yaşlı bir kadın.

Üstelik çok zayıf, çelimsiz.

Getirdiğim salamura kolyoz balığının üzerindeki tuzu temizler, sonra bahçenin bir köşesinde yaktığı çalı çırpı ateşinde tütsülerdi.

Giderek balığı parçalara bölüp üzüm sirkesinin içine yatırırdı.

Beş on dakika sonra kolyoz balığının tümünü yer ve:

” Oh!” derdi. ” İşte kendime geliyorum. Şimdi kan basıncım normale dönecek. Beni bırakıp gitmek isteyen bedenim, yeniden yaşamayı seçecek!”

Hiçbir şey anlamadığımı anladığında:

” Bire çocuğum!” derdi.

” Tuz kan basıncımı yükseltiyor. Kana kavuşan yüreğim de beni yaşatmayı sürdürüyor!”
*.*.*.*

ldırı’da yaşayan bir dostum var:

Kadir Karadiken!

Teknesiyle her gün balık avına çıkıyor.

Babası zayıf, uzun boylu, üstelik mavi gözlü!

Bir sabah iş yerimize gelip, kendini bir iskemlenin üzerini attı.

” Ne oldu, ne oluyor?” diye sorduk, yanıt verecek mecali yoktu.

Yanında getirdiği torbadan üç beş tane limon çıkardı ve bir bir kestiği limonları yedi.

Az sonra kendine gelen Mustafa Amca:

” Cavit Bey!” dedi.

” Yine tansiyonum fırladı. Ben onu yerine oturtmasını bilirim. Yüksek tansiyona limon bire birdir!”

Az önce baygınlıklar geçiren Adam normale dönmüştü:

” Havalar yapıyor bunu!” diyordu.

” Bir gün sıcak, bir gün soğuk. Benim naturam bu kadar oynak havalara uymuyor. Çeşme’nin havası hava değil ki. Dansöz Nana mübarek!”

( Mustafa Amca’ya Allah rahmet eylesin!)

CAVİT KÜRNEK

06 Eylül 2018, ÇEŞME

DANSÖZ NANA KİMDİR?

Ayşe Nana, 2014 yılında78 yaşında yerleşik olduğu Roma’da bir süredir mücadele ettiği kanser nedeniyle hayatını kaybetti.İstanbullu bir Ermeni olan Ayşe Nana, 1950’lerden 1980’e kadar İstanbul, Roma veParis’te dansözlük yapmış, 80’lerden sonra tiyatrolar, dans okulları açmıştı.

5 Kasım 1958’de Roma’da Rugantino adında bir gece kulübündeki partide dansıyla hemİtalya, hem Türkiye gündemine oturmuştu. Nana’nın oma sosyetesinin uğrak yeri olan “Rugantino” gece kulübünde bir gece çıplak dans ederek büyük bir skandala neden olan ve Vatikan’ı öfkelendirdi. Partideki üstsüz fotoğrafları haftalık L’Espresso dergisinde yayınlanmış, Katoliklerin tepkisini çekmişti. “İzinsiz çalışmak ve müstehcen gösteri yapmak” gerekçesiyle gözaltına alınan Nana, adı öğrenilemeyen bir milyarderin kefaletini ödemesiyle sınır dışı edilmekten kurtulmuş, ardından gazeteci Saro Balsamo ile nişanlanmıştı. Nana, Fellini’ye de La Dolce Vita filmi için ilham vermişti.

Asıl adı Nana Aslanoğlu’ydu. Babası Fransız, annesi İstanbul Ermenisi. Dame de Sion’da okumuştu. Fransızcası iyiydi. Nuri Akıncı’nın 1952 yılında yönettiği, ‘aşk besteleri’ filminde oynadı. O zaman 16 yaşındaydı. Ayhan Işık’a aşık olmuştu, kan kusuyordu. Aşkına karşılık alamayan Nana ‘buralar bana dar geliyor’ dedi ve italya’ya gitti.

Gidiş o gidiş…

Sonraları İtalya’da ve ama aslında dünyada adından söz ettirecek bir dansöz olur Nana. Hatta Fellini anılarında La Dolce Vita filminde anlattığı karakterin Nana olduğunu anlatır yıllar sonra. İtalya’da maddi olarak refaha kavuşmuştur, bu gücünü Asala’ya yardım ederek de kullanılır, örgüte maddi anlamda desteği dışında o dönem verdiği demeçlerde de sürekli örgüte yönelik açıklamalar yapar. Türk vatandaşlığından çıkarılır.

Paparazzilik böyle doğdu

İstanbul Kurtuluşlu Ayşe Nana partide çıplak dans edince Paparazzilik mesleği doğumu gerçekleşmiş oldu. Usta yönetmen federico fellini’nin ‘‘tatlı hayat’’ filmine ilham kaynağı olan fotoğrafları çeken, yine aynı filmin ‘‘Paparazzo’’su Tezio Secciaroli’ydi. Haftalık l’espresso dergisi, 40 yıl arşivinde sakladığı yedi fotoğraftan beşini Tezio Secchiaroli’nin temmuz ayında ölümünden sonra kapak yaptı.

HABERHURRİYETİ

06 Eylül 2018 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi