“Tarımın kurtuluşu kooperatifle olur”

Tariş'e ve Tariş üyelerine yapılan bir saldırı değil, tümüyle Türkiye'nin tarımına yönelik bir saldırı. Bu yeni de değil, 1980'li yıllardan beri de sürüyor.

İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu, Ödemiş TARİŞ Pamuk’ta tasfiye haberini gündeme getiren Haber Hürriyeti Gazetesi’ni kutladı.

www.haberhurriyeti.com / EKONOMİ
Haber Hürriyeti Gazetesi’nin geçen hafta gündeme getirdiği, ” TARİŞ’in Ödemiş Pamuk Satış Kooperatifi üyelerine tasfiye haberi” üreticiden tüketiciye, yöneticiden vekile kadar herkesi derinden etkiledi. Tarım politikaların acilen gözden geçirilmesi ve yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirten CHP İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu, “Kooperatifleri düzenledikleri kumpaslarla borç batağına sürüklediler. Onlara destek olacak, teşvik sistemini getirecek yasaları çıkarmadılar. Tarımda ihracatçı durumdayken, ithalatçı konuma düştük. Şimdi ürettikleri ürünlerle ülkemize döviz kazandıran bu kooperatiflerin kıymetli mülkleri tek tek satılıyor” dedi.

İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu’nun sorularımıza verdiği cevaplar şöyle:

SORU: Sayın Mustafa Moroğlu Tariş’te büyük bir sıkıntı var. Pamuk birliği üyelerini üyelikten atıyorlar. Tasfiye ediyorlar. Üretici de zor durumda kalıyor. Müdür vekili arkadaşımız da başka bir alanda faaliyetimizi sürdürebiliriz diyor. Süt ve süt ürünlerini toplayıp satabilir ve bu şekilde eskisinden daha da güçlü hale gelebiliriz diyor. Tariş’in elinde satılacak olan çok değerli taşınmazlar da var. Bunların bazıları satılma aşamasında. Bunlardan hatırı sayılı miktarda gelir gelecek ve borçlarını ödeyip ellerinde sermaye bile kalacak. Bu üreticilerin haklarının gasp edilmemesi için ne önerirsiniz? Ne yapmaları lazım?

-Bu sadece Tariş’e ve Tariş üyelerine yapılan bir saldırı değil, tümüyle Türkiye’nin tarımına yönelik bir saldırı. Bu yeni de değil, 1980’li yıllardan beri de sürüyor bu. Ben Tariş iplik fabrikasında ve pamuk depolamada iki yıl çalışmış biriyim. O yıllarda rahmetli Erdinç Gönenç Tariş genel müdürümüzdü. Tariş o yıllarda sadece 1 milyon dolarlık iplik ihraç ediyordu. Bunun yanında üzüm vardı kombine yağ depolama vardı. Tariş büyük bir kooperatifti ve köylülerimiz için ve onların ürettiklerinin fiyatlarını dengelemek için çok önemli bir kuruluştu. Şimdi Tariş’in arazileri satılıyor.

SORU: Kooperatifçilik özendirilemez mi?

-Şu anda köylünün birlikteliğini sağlayacak olan kooperatifleri destekler verileceğine onların birlikteliğine köstek olacak yasalar çıkartılıyor. Biz kooperatiflerle ilgili Tariş’i çok iyi bilen Oğuz Oyan hocamızla birlikte öneriler sunduk. “Borçları ertelensin ve faizleri silinsin” dedik ama bunları dinlemedikleri için kooperatiflerimiz borç batağında sürüklenmeye devam ediyor.

SORU: Tarımın kurtuluşu kooperatifleşmede ve devletin planlı bir üretimi kooperatifler vasıtası ile yürütmesine bağlı değil mi?

-Sözleşmeli tarımı İzmir Büyükşehir Belediyesi övünülecek şekilde çok iyi yapıyor. Bunu Tire Süt Kooperatifi’nde gördük. Bayındır Çiçek Kooperatifi’nde gördük. Ödemiş Bademli’de Fidancılık Kooperatifi’nde gördük.
Tarım politikaları yüzünden üretim engellendiği için bu üyeler yükümlülüklerini yerine getiremiyorlar.
Burada sorumlu olan Tarım Bakanlığı’dır. Güçlü bir tarım politikası ile çözülebilir.
Haber Hürriyeti’nin gündeme taşıdığı bu durum gazetecilik adına büyük bir başarıdır. Bu yüzden sizi kutluyorum ayrıca. Çünkü Türkiye’deki tarımı kurtaracak veya batıracak olan bir politikadır. Yani kooperatifleri önemsemezseniz, onlara destek olmazsanız Türkiye’de tarım batar. Şu anda durum budur.
Kooperatiflere destekler verilirse Türkiye tüm dünyaya tarım ürünleri ihraç eden ülke durumuna gelir. Şu anda tarım ürünleri ithal eden ülke konumundayız. Üretmezsen ithal edersin. Öyle bir duruma gelindi ki, ithal etmek için hayvancılık da, pamukçuluk da, soya fasulyesi de öldürüldü.

Türkiye’nin kalkınması inşaat sektörüne ve sanayileşmeye bağlı deniliyor. Bunu neden tarımda da düşünmüyorlar. Tarımda da büyütmeyi hedeflersen ithal etmekten kurtulursun.

SORU: Peki, hayvancılıkta ne durumdayız?

-Hayvan kredileri çok büyük kazıktır aslında. Faizsiz gibi gösteriliyor ama faizi baştan alınıyor. Satmak istendiğinde de aldığının yarısına satamıyor.

SORU: Pamuk üretimi neden bitti. Ya da bitme noktasına geldi?

-Destek verilmediği için pamuk üretmiyor ithal ediyoruz. En kaliteli pamuk bizim yörelerimizden elde ediliyor. Yunanistan, Amerika gibi birçok ülke yapıyor ve biz onlardan alıyoruz.
Bizde sosyal devlet anlayışı çok değişti. Kömür vermekle sosyal devlet olduklarını sanıyorlar. İş alanı yaratacaksın. Çalıştırmak için çaba harcayacaksın. Köylüyü de bu duruma getirdiler. Çalışamaz hale getirdiler. Pamuk, tütün, bitirildi. Şimdi de üzümü de bitirmeye çalışıyorlar.
Kooperatife yapılan saldırıyla başbakana saray yapma arasında bile bağ var.

SORU: Kooperatiflerde üretilenler aracısız olarak, şehirdekilerle buluşturulmaz mı? Bu, büyük bir fiyat avantajı sağlayıp vatandaşın mutfak giderlerini azaltmaz mı? Demek istediğim şu ki, ben buna Gariban Market modeli diyorum. Eskiden İzmir Büyükşehir belediyesinin uyguladığı, sonradan TANSAŞ adını alan Tansa modeli vardı. Bu tür girişimler tekrar hayata geçirilemez mi?

-Köylünün ürettiği ürünlerin fiyatlarının çok iyi olması gerekiyor. Bu nasıl olur? Tansa modelleriyle olur, profesyonel satış teknikleri olur. Kooperatiflere ihracat için teşvik verilir, kooperatiflerden ürün alanlara teşvik verilir. Bunların hepsi yapılabilir. Yeter ki senin felsefen, köylüye ürettiği üründen kar ettirmek olsun. Bunu da yaparken tüketicinin sırtına da bir yükleme yapmayacaksın. Bunu da vergi adaleti ile sağlayacaksın.

-Yarımada bölgesi için düşünceleriniz.

Doğal dokusu bozulmadan turizme açılmalı, her şey yerli yerinde olmalı, belli bir strateji içinde olmalı. Nereye balık çiftliği kurulacağını, nereye rüzgar enerjisinin nereye kurulacağını belirlenmeli. Yerelleşme önemli ve bu işlerin daha iyi yapılmasını sağlar bu işlerin yerel yönetimlere devredilmesi lazım.

-Şaraplık üzümden bahsettiniz. Bunun için dünya markası bir şarap yaratılabilir. Aslında Kavacık üzümlerimiz var bizim. Kavacık çok önemli bir yer. Burası iki türlü önemli. Bir çok kaliteli üzümler yetiştiriliyor ve İzmir’in arseniksiz su havzasının bulunduğu bölge. Bu bölgedeki altın aramalarıyla ilgili sıkıntı var. Tepemizde insanlar altın çıkarıyorlar ve bu üstelik kavurma sistemiyle.

-Bu konuda pek teknik bilgim yok o yüzden iztemezükçü olmak da istemiyorum. Raporlar çok önemli ama raporların güvenliği pek yok. Raporlara güvensek çok daha iyi etüt edilir her şey. Bütün bunları yok edecek tek şey hukuk. İyi yasalarla iyi şeyler yapılabilir.

O raporları veren kurumlar güvenilir olsa, çevreci de ona uyar, siyasetçi de ona uyar, belediye başkanı da ona uyar, bakan da ona uyar. Bizde öyle değil. Bakan yaptıysa ben yaptım oldu, belediye başkanı yaptıysa ben yaptım oldu. Bazı çevreciler çevreci olmaktan çıkmış ve siyasi şov yapmak için yapıyor. Birşeyi de çok dejenere yapıp işin fetişizmine kaçarsan da bir anlamı kalmıyor.
Kısacası, herkesin güvenebileceği kurumlar yok oldu. Mesela ÇED raporuna güvenimiz yok şimdi.

Enerji çok önemli ve bunun bilincine ulaşılması lazım ama doğru bir şekilde yapılmalı bu.

Siyasetçi, rahmetli Uğur Mumcu’nun da dediği gibi bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayacak ve inanmadığı halde halkın hoşlandığı şeyleri söylemeyecek. Nerde ne yapacağını araştırarak yapacak.

26 Eylül 2014 - Ekonomi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?