Kilimanjaro’da bir Egeli

EÜ Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmaloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Semih Aydoğdu hobi olarak başladığı dağ tırmanışlarına bir yenisi daha ekliyor.

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmaloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Semih Aydoğdu hobi olarak başladığı dağ tırmanışlarına bir yenisi daha ekliyor.

www.haberhurriyeti.com / YAŞAM
Prof. Dr. Aydoğdu Ege Üniversitesi’nin 60. yıl kutlama çalışmaları kapsamında 5 bin 895 metre yüksekliğindeki Afrika Kilimanjaro Dağı’na tırmanacak. Prof. Dr. Aydoğdu Türk Bayrağını, Ege Üniversitesi bayrağını ve 60. yıl logosunu Afrika’nın zirvelerine taşıyacak.

SAF DOĞA İLE BAŞ BAŞA

Prof. Dr. Aydoğdu, “Bu işin çok zevkli olduğunu söylemek lazım. Kendinizle ve vücudunuzla baş başa oluyorsunuz. Vücudunuzun sınırlarını görüyorsunuz. Cep telefonu yok, internet yok, saf doğada kendinizle baş başasınız. Bu işi yaparken hevesinizin yanı sıra fiziki koşullarınızı da tartmanız gerekir. Bu işler şaka kaldıran işler değil. Hedefiniz doğru seçilmiş ve yapabileceğiniz nitelikte olmalı” diye konuştu.
Daha önce birçok tırmanış gerçekleştirdiğini belirten Prof. Dr. Aydoğdu, “Ege bölgesindeki dağlara tırmandım. Bunlar genelde çok yüksek olmayan 2 bin metrelik dağlardı. Aralarında 2 bin 200 metre ile Bozdağ’ı en yükseğiydi. Bunlara trekking olarak çıkılıyor. Ardından Doğu Karadeniz Dağlarına merak sardım. İzmir’de her sene deniz, kum görmekten sıkıldım. Doğu Karadeniz Yaylalarına gittim” dedi.
İlk zirvesini 3 bin 937 metrelik Kaçkar Dağında gerçekleştirdiğini belirten Prof. Dr. Aydoğdu, “Kaçkar Dağına ailecek çıktık. Türkiye’nin 4. büyük yüksek dağıdır Kaçkar. Bunu 7 yıl önce gerçekleştirdim. Ondan sonra bir Aladağlar geçişim oldu. Niğde tarafından girip Kayseri tarafından çıkıyorsunuz. 3 bin küsur metre civarlarında burası. Aladağlar içerisinde demir kazık tepesi var; Türkiye’nin çıkılması en zor dağından biridir. Yüksekliği 3 bin 700 metre. Çok yüksek olmamasına rağmen çıkılması zordur. Biz bu tırmanışı demir kazık olmadan ailecek yaptık. O zamdan beri benim kafamda Ağrı vardı. Bu hedefimi bir kaç yıl sonra gerçekleştirdim. Çünkü bu ciddi bir organizasyon gerektiriyor” dedi.

“SAĞLIK KOŞULLARI GÖZ ARDI EDİLMEMELİ”

Yüksek dağlara tırmanmanın ciddi bir organizasyon gerektirdiğini söyleyen Prof. Dr. Aydoğdu, “Ağrı dağı 5 bin 165 metre. Ben 53 yaşındayım ve bu bağlamda vücudumun buna el verip vermeyeceği için tereddütlerim olmuştu. Nitekim 2013 yılının Temmuz ayında bu hayalimi gerçekleştirdim. Ağrı Dağı zirvesine çıktığımda da üniversitemizin bayrağını da diktim. Ağrı Dağı sakin ve güneşli gibi duruyor olsa da, zirvede müthiş bir rüzgâr hâkim. 24 kişilik bir grupla çıktık biz dağa. Fakat bunlardan 17’si zirveye ulaşabildi. Dağda zirve önemlidir ama bazen organizmanız yetmeyebiliyor. Bütün dağlar zirve için çıkılır ama bazen sağlık koşullarınız buna el vermeyebilir. Eğer olmuyorsa da zorlamanın âlemi yoktur” dedi.
İlk yurtdışı dağ tırmanışını Afrika Kilimanjaro’da yapacağını söyleyen Prof. Dr. Aydoğdu, “Bu Ekvator’un hemen altındaki bir dağ. Kilimanjaro dört mevsim karlı, hatta buzlu bir dağ. 5 bin 895 metre yüksekliğindeki bu dağın en büyük özelliği teknik ekipman gerektirmeden çıkılabilecek en yüksek dağ olması. İyi bir trekkingciyseniz, sağlığınızda da her hangi bir sorun yoksa bu dağa çıkmanız mümkün olacaktır” dedi.
Kilimanjaro’nun volkanik bir dağ olduğunu söyleyen Prof. Dr. Aydoğdu, “Bu dağ tehlikeli etaplar içermiyor. Açıkçası ben de kendime güvenli yerler seçiyorum. Adrenalin içermeyen tırmanışlar gerçekleştirmeye çalışıyorum. Kilimanjaro bu anlamda çıkılabilinecek en yüksek dağ. Bundan sonra hedefimde tabi ki Himalayalar var” diye konuştu.
Kilimanjaro’nun 3 tepesinden biri olan Uhuru Özgürlük Tepesi’ne ulaşmak istediklerini söyleyen Prof. Dr. Aydoğdu, tırmanışını Türkiye’den uzman doktor bir arkadaşı ile gerçekleştireceğini söyledi.

“ZİRVE KEYFİ UZUN SÜRMÜYOR”

Prof. Dr. Aydoğdu, “Kilimanjaro’ya Moshi kasabasından çıkacağız. Bu tırmanış toplam 4 gece kamp şeklinde gerçekleşecek. Çadırlarda konaklayacağız. 5. gecede zirveye ulaşılması planlanıyor. Zirveye tırmanışlar genellikle gece geç saat sabah ilk saatlerde gerçekleşir ki, gün doğarken zirvede olmak amaçlanır. Bunun sebebi gün doğuşunu zirveden izlemek düşüncesi değil Öğle vaktine kadar kamp yerine inmiş olmanız gerekir. Çünkü öğleden sonra bütün yükseltilerde şiddetli rüzgârlar başlar. Zirvede de saatlerce çay, kahve içip oyalanayım oturayım gibi bir durum söz konusu olmuyor. Kısa bir süreliğine mutluluğu yaşar, fotoğrafınızı çeker inersiniz. Genelde geri dönüş daha hızlı olur. Çıkışın yarısı kadar bir süre. Dağ kazaların çoğu da inişte gerçekleşir. Bu yüzden yine de dikkat etmek gerekir” diye konuştu.
Tırmanışını 29 Eylül 2014 tarihinde yapmayı hedefleyen Prof. Dr. Aydoğdu, “Bu işler şaka kaldıran işler değil. Hedefinizi doğru seçmelisiniz, yapabileceğiniz nitelikte olmalı. Yapamıyorsanız zorlamanın gereği yok ama başardıysanız da tebrik etmek gerekir” diyerek sözlerini noktaladı. – İZMİR (Ege Ajans)

13 Eyl 2014 - 14:50 - Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?