Yağmurdan sonra doğan güneş gibisin 9 Eylül…

İşte bu coşkuyu birileri gibi beyni ayyaş olmayan ben! Benimle birlikte de tüm İzmir halkı kutluyor. Kaldı ki… Kim ne derse desin yıllarca kutlanacak.

Her yıl yazsam da… Ayrı bir coşku ve ayrı bir heyecan taşıyorum. Nasıl olmaz ki… 92 yıl önce Gazinin ve Mehmetçiğimizin Kordon’dan süzülerek İzmir’e girişini, sanki orada bulunuyormuşum gibi, onların ve orada, o an bulunanların görselliğiyle aynı heyecanı duyuyorum…

Geçenlerde oturduğum yerin karşı tarafında, yani körfezin öte yakasında saymakla bitiremediğim ışıklar gördüm. Bu bana, Gazi’nin, İsmet Paşa’yla Belkahve’de bir konuşmasını hatırlattı; “İsmet, az önce İzmir’in ışıklarını saydım, 70 tane… Yani aşağı yukarı 60-70 adet ev var!”. İşte oturduğum alanda bunu hatırladım. Sonrasında da… Gelmiş, geçmiş iktidarların ve bilhassa da son iktidarın, Cumhuriyetin ilk on yılında yapılanlara alaycı bir üslupla gönderme yaparak (haddi olmadan), “ülkeyi, baştan sona demir ağlarla ördük!” sözcüklerine istinaden! Usum, 10 Ağustos sabahına götürdü beni… Ve o günlerin Nafıa Vekâleti (Bayındırlık Bakanlığı) bir rapor yayımlamıştı. Şunlar yazıyordu;

“Tahrip edilmiş olan rayları kesmek ve tekrar takmak suretiyle Büyük Çobanlar-Afyon Karahisar arasındaki 20 km’lik kısım 9 günde tamir edilmiştir ki, bu çalışmanın benzerinin mükemmel memleketlerde bile yapılması mümkün değildir…”

Ve bu sayede, taarruzun onuncu günü trenler B.Çobanlar’dan itibaren 120 km. ileride bulunan İslamköy civarına işleyerek ordunun erzak ve cephanesini yetiştirmiştir…

Gerçi, dünya teknoloji ortamına tam olarak yakınlaşamıyoruz! Ama o günlerin olmayan teknolojisi ve uygun olmayan zor denilebilecek şartları ile “ülkeyi baştan sona kadar demir ağlarla ördük…” sözlerinin lüksü, hem o günün vatanperver insanlarının ve hem de Gazinin rahatlıkla söyleyebileceği sözlerdir… Çünkü Gazi, ortamında bulunan genç bir garsona bile uşaklığı öğretmemişti… Çünkü Gazi yalan söylemeyi beceremezdi… Çünkü Gazinin, ne burnu, ne de boyu uzundu! Oysa ne hazindir ki ümmetçi bir topluma doğru yakınlaşıyoruz… Ve sonunda da kendimizi, ülkenin aymazlarına karşı, bir anlamda esir olup, onların karşısında asimile oluyoruz!

Bugün, biliyorum ki yıllar önce Türk süvarisinin ve Gazi ile beraber, İsmet Paşanın Kordon’da halkı selamlayarak Hükümet Konağı’na geçmeleri ve birilerinin dediği gibi iki kadeh rakı değil, iki sade kahve içmeleri, bu coşkuyu en güzel şekilde anlatmaktadır.

İşte bu coşkuyu birileri gibi beyni ayyaş olmayan ben! Benimle birlikte de tüm İzmir halkı kutluyor. Kaldı ki… Kim ne derse desin yıllarca kutlanacak. Hem Cumhuriyetimiz ve hem de İzmir gibi tüm Türkiye Cumhuriyeti’nde bulunan kentlerin kurtuluş günleri, aynı coşku ve heyecanla kutlanacak… Birilerine rağmen! Çünkü benim ne boyum, ne de burnum uzun… Ancak… Pinokyo yapısındakiler için bilemem!

Tüm İzmir halkının ilelebet kurtuluş günleri kutlu olsun…

09 Eyl 2014 - 10:29 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?