SüRPRiZ YAŞANIYOR… (58)

Her zamanki toplantı yerinde Tami sırrını açıklamaya başladı: “Bizler cinayetler konusunda büyük bir yanlışlık yaptık. Bu cinayetlerin hiç biri planlanmış değil. Bu cinayetlerin hiç birini “Karasurat” denilen adam işlemiş değil.”

Patitan’da hayat tekdüze devam ediyordu.

Tadsız ve tuzsuz.

“Karasurat” ve ailesi galiba uğursuz geldi diye Patitan’dan ayrılmak zorunda kalmıştı. Eşi ve kızı ile siteyi terkedip bir başka semte taşınırken son olarak oturduklari dairelerine göz atıyorlardı.

Mernuş hala “Karasurat” hakkında kötü düşünemiyordu. Yavrularının ölümünden tek sorumlu olarak görünen bu katil zanlısına karşı içinde hiç kin yoktu. Sanki tüm sinirleri ameliyatla alınmış biri gibiydi. “Bu adam katil olamaz” duygusunun esiri olmuş gibiydi.

Acıyordu artık “Karasurat” denilen adama. Sakat kalmasından değil. Belki siteden taşınmasına üzülüyordu.

“Karasurat” yaşamı sırasında belki başka bir suç işlemişti ve bunun bedelini trafik kazalarıyla ödemişti. Bilemiyordu. Hiç bir şeyden emin değildi artık…

Duvarın dibinde oturmuş, kendisine yıllarca emek veren, tüm hayvanlara kol-kanat germeye çalışan ailenin oturduğu daireye baktı.

Pencerede kimse yoktu.

Bu sırada Ceren’in sesi duyuldu Patitan’nın tam ortasında:

“Tami geldiiii… Tami yaşıyorrrr…Tami aramızdaaaa…”

Onun müjdesini arkadaşı Ayfer’in söyledikleri izliyordu:

“Tami hastaymış meğer. Zübeyde Teyze ona günlerce bakmış…Kakılmış’ın odasında kalmış…”

Tami gerçekten bitkin görünüyordu.

Mernuş ve Hayta buna sevinmişlerdi sevinmesine ama kayboluşundan bu yana geçen süre içinde haber verilmemesine kızmışlardı.

Sonuçta Tami hastalandıktan sonra, ikiyüz metre uzaktaki bir sitede kalmış ama haber alınamamıştı.

Tami uzun süre sessiz kaldı Patitan’a geldikten sonra.

Kendi yuvasında geçirdi günlerini…

Patitan’da kendisini koruyan çocukların getirdikleri bol vitaminli mamalarla beslendi Tami.

Bir gün Mernuş’un yattığı kulübeye geldi… Çok üzgündü… Bir Mernuş’a baktı, bir Hayta’ya:

“Üçümüz arasında kalacağına söz verirseniz size önemli bir sırrımı açıklayacağım” dedi aniden…

Mernuş ve Hayta merak içindeydiler.

“Söz veriyoruz” dedi her ikisi de…

Tami kimsenin duymaması için üçlü toplantıyı Anayasa Park’ındaki şelale altında yapılmasını istedi.

Sonra hep beraber parka gittiler.

Her zamanki toplantı yerinde Tami sırrını açıklamaya başladı:

“Bizler cinayetler konusunda büyük bir yanlışlık yaptık. Bu cinayetlerin hiç biri planlanmış değil. Bu cinayetlerin hiç birini “Karasurat” denilen adam işlemiş değil.”

Bu sözler “Ülkede, yeni nükleer santralde infilak” haberi kadar etki yarattı denebilir.

Hayta neyse ama Mernuş heykel gibiydi adeta. Yine kanı çekilmiş olmalıydı.

“Nasıl yani” dedi bir ara.

“Hadi anlat o zaman katil kim” diye kükredi Mernuş.

Böylesine şiddetli ve keskin bir öfke gösterdiğine hiç rastlanmamıştı.

Tami çok korktu Menuş‘un bu tepkisinden. Sonra sakin sakin anlatmaya devam etti:

“Beni koruyan, hamilik yapan Zübeyde hanım teyze, Kakılmış adlı köpeği ile bizleri sık sık şehir dışına gezmeye götürürdü. Ben bunun sitede duyulmasını hiç istemedim. Ama Zübeyde Teyze çok acemi bir şoför. Acemi şoförlüğü bir yana kendisine “katil sürücü” de denebilir…”

Mernuş sözünü kesti hemen Tami’nin:

“Bu ne demek?”

Tami devam etti:

“Bu şu demek. Bir kaç olay yaşadık Kakılmış ile birlikte. Biri Çayyolunda diğeri Gölbaşı’na girerken.. Zübeyde Teyze bu gezilerde iki köpeğin ölmesine neden oldu. Köpekleri dikkatsizlik yüzünden ezip öldürdükten sonra her seferinde olay yerinden kaçtık. Kırıkkale tarafında da bir kediyi ezmiş. Bunu Kakılmış söyledi, ben görmedim.”

Hayta atıldı:

“Peki bizim Patitan çevresinde sabıkası olmuş mu?”

Tami bu soru üzerine bir ara tereddüt geçirdi. Düşündü. Hatta uzun bir sessizlik oldu.

Mernuş kızdı bu kararsızlığa:

“Çıkar ağzındaki baklayı…”

Tami başını yukarı kaldırdı. Gözlerini Mernuş ve Hayta’dan kaçırdı ve anlattı son gelişmeleri:

“Evet son cinayeti yani Benek’in öldürülmesi sırasında ben ve Kakılmış da arabanın içindeydik. Mesa’daki evden çıkıp Patitan’ın önünden geçtiğimiz sırada Benek aniden arabanın önüne fırladı. Zübeyde Teyze fren yapamadı. Çarptı ve sonra durmadan kaçtık. Atatürk Orman Çiftliğine gittik. Orada bize yeni aldığı mamaları verdi Zübeyde Teyze. Ve sık sık tembih etti. Son olayı kimseye söylemeyin, söylerseniz sizin için iyi olmaz diye de bizi korkuttu.

Mernuş “Lanet olsun böyle dünyaya” diyerek ayağa kalktı.

Çok kızgındı. Çok öfkelenmişti. Hem Tami’ye, hem de Zübeyde denen kadına.

Kendisine “melek” süsü veren kadının gerçek yüzü ortaya çıkmıştı.

Ama çok geç.

Hayta “O zaman diğer cinayetleri de Zübeyde Teyze işlemiş olabilir. Bu ihtimal güçlü. Kadın, her gün deliler gibi araba kullanmış buralarda” deyince Tami gözlerine yere indirmek zorunda kaldı bu kez.

Mernuş yine Tami’ya döndü:

“Sen herşeyi biliyorsun. Biliyorsun ve susuyorsun. Hiç mi vicdan azabı çekmiyorsun? Bu sitede herkes seni korudu. Herkes senin için pervane oldu. Diyelim ki bana hiç bir borcun yok. Peki Patitan halkına hiç mi borcun yok.”

Tami son sözlerini söylemek zorunda kaldı:

“Evet Benek’in ölümünü size anlatmamakla hata ettim. Ama öncekileri yani diğer cinayetleri de “Karasurat” işlememiş. Bunu yeni öğrendim. Zübeyde Teyze’nin beni evine alıp tedavi ettiği sırada Kakılmış anlattı bana. Bütün kedilerin ölümüne neden olan Zübeyde Teyze imiş meğer…”

Bu itiraftan ve gerçeklerin gün ışığına çıkmasından sonra Mernuş tek kelimeyle dağılmıştı.

Paramparça olmuştu. Yüreği lime limeydi.

Katilin kimliğinin ortaya çıkması belki önemliydi ama ondan daha önemlisi yavrularının pisi pisine ölmesi içini çok yakmıştı.

Somut bir gerçek vardı herkesin önünde.

Herşey geride kalmıştı artık.

(devam edecek)

www.haberhurriyeti.com / Sezai BAYAR

ÖNCEKİ BÖLÜMLERİ AŞAĞIDAKİ LİNKLERDEN OKUYABİLİRSİNİZ

NEDİR BU ACI? (57)

28 dakika önce yazıldıPatitan’da son günlerde Mernuş’un yanından hiç ayrılmayan küçük arkadaşı Hayta, kadınların sık sık toplantı yaptıkları çardak altındaki

BENEK HAKKINDA…(56)

Mernuş, yavrularını öldüren katilin kim olduğunu kendi mantığına göre tahmin ediyordu..

EFSANELERE DAiR…(55)

Çuval operasyonu Patitan’da acaba gerçekleştirilememiş miydi?

“ÇOĞALIN” ÇAĞRISINA TEPKi…(54)

Bugün burada toplanmamızın birinci nedeni faili meçhul cinayetlerin ortaya çıkarılması isteğimizi hükümete duyurmak. Her gün bir yavrumuz

AB “KISIRLAŞTIRIN” ERDOĞAN “DOĞURUN” DİYOR (53)

Erdoğan’ın çok çocuk istemesi bir yana, gösterdiği gerekçeye ne demeli…

KATLİAMCILARA CEZA…(52)

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ailelere yönelik çağrı yaparken “Herkes üç çocuk doğursun” tavsiyesinde bulunması kısırlaştırılmayı

“BU DÜZEN ER GEÇ DEĞİŞECEK…”(51)

Üç evladını cinayete kurban veren bağrı yanık, kederli ve acılı annenin+ “İlahi adalet varsa eğer, bunu dağıtanın adil davranacağına inanıyorum. Bu inancımı hala koruyorum” diyerek gözyaşı dökmesi çiğerleri dağlıyordu…

KANLI PATi iZLERi (50)

Cinayetlerin üzerindeki sır perdesi neden kaldırılamıyor

Cızırtı (49)

Sokaklarda hayvanların kaka yapmaları yasaktı. Bula bula ana caddeyi pisletmek ne anlama geliyordu ki. İnsanlardan bir anlamda intikam mı

WEB Sayfası bloke…(48)

F-Tipi cezaevlerini insanlar için yaptılar ama orada tek başına kalan mahkumlar hiç mutlu olmadılar, ölüm oruçlarını sürdürdüler, kimileri de öldü.

Yavruları “ev”lendirdik…(47)

Benek gelişmelerden habersizdi. Acaba yavrularından ayrılacağını, onların sıcacık yeni bir yuvaya uçacaklarını hissetmiş miydi?

Bebelere isim…(46)

Yavrunun yüzünde, Arap şeyhlerini andırır bir çizgi taşıdığını da eklemek isterim. Bir tek uzun entarisi (!) eksikti sanki.

Erbakan Hoca’ya nasıl votka içirdik (45)

Ankara gazeteciler Cemiyetini ziyaret eden Milli Nizam Partisi Genel Başkanının istediği portakal suyunun içine muziplik olsun diye bir miktar votka

Nankör kedi (!) Çankaya’da mı ? (44)

Yıl 2001…Milli Güvenlik Kurulu toplantısında gergin anlar. Cumhurbaşkanı Necdet Sezer, Başbakan Ecevit’e anayasa kitapcığı fırlattı. Anında tepki

Eve giren köpek ve “nankör kedi”…(43)

Alman Haber ajansının servis ettiği habere göre bir kedinin sahibi ekmeğine yağ sürerken elinden güya bıçağını düşürmüş. Düşen bıçak ayak

Hayvan Siyaset Belgesi…(42)

Tarçın, yabancıların irticai faaliyetlerde bulunmak için bahçeye sızmaya çalıştıklarına dikkat çekti. İranvari bir şeriat devleti kurma yanlılarının

HKKK Toplanıyor…(41)

Gizliliğe uyulmazsa alınan kararlar dışarı sızabilir. Hatta ajanlar harekete geçebilir. Nesillerinin tamamen ortadan kaldırılmasını isteyen iç ve dış

Yaşam felsefesi…(40)

Torunlar, yeni yetmeler salonun her yanında cirit atıp, koltukların üstünde oyunlar oynarken, Yudum’un asistanı trafik kazası geçirmiş bir kediye acil

Cennetten gelen iki misafir…(38)

Benek’in doğumu sırasında bahçedeki hayvanları biraz ihmal eder gibi olduk haklı olarak. Minik yavruların dünyamıza karışması, gözdemiz olan

Benek anne mi oluyor yoksa ?(37)

Görülmeye değer bir manzara. Annelerinin memelerini bulamayan, gözleri görmediği için kardeşleriyle birbirine sarılan yavrular iyi kötü süt emmek için

“Çuval ” operasyonu…(36)

Açıkcası “savaş” ilan etmişlerdi bize. Irak’ı sebepsiz işgal etmiş Amerikan güçlerini kendilerine “model” kabul etmiş zihniyetten korkulurdu.

Dünyada mekan, Ahrette iman…(35)

Mernuş, yavruları ve diğer kediler, mehtaplı bir gecede zifiri karanlığın içine düşmüş gibi algıladılar son durumu. Ve kendilerini dımdızlak gibi

“Merhamet ve Adalet İstiyoruz” (34)

“Merhamet, vicdan ve adalet bir gün size de gerekebilir.. Kesinlikle torpil ve himaye istemiyoruz. Pozitif ayrımcılıktan nefret ediyoruz.Sakın ha, eskiden

“İlahi Adalet” … (33)

“Karasurat”ın arabası Söğütözü yakınında büyük bir kaza yapmıştı. Bariyerlere çarpan arac hurda haline gelmiş, kendisi hemen ameliyata

Hayvan Hakları Yasası…(32)

Necati son gelişmeden habersizdi. Arkadaşları dünyaya gözlerini açar açmaz bir aile buluyorlar, doğada korunuyordı. Geziyorlar, koşuyorlar,

Hafiyeler (!) İz Peşinde…(31)

İnsanlıktan nasibini almamış, psikopat, ruh sağlığı zedelenmiş bu mahluklar, değil hayvan sevgisini, insanlara, yakınlarına ve akrabalarına karşı dahi sevgi duygusunu açığa çıkarmaktanacizler. Bu tip varlıklara akıl ve sevgi “damlalıkla

Yönetimden “köpek” taktiği. (30)

Tami son derece sevecen bir yaratıktı. Herkese aynı mesefade duran ve herkese aynı sıcaklıkta yaklaşan bir köpek. Hatta bazılarına göre “yılışık”

Manukyan’ın kızları gibi…(29)

Mernuş dişi kedileri uyarıyordu: doğum kontroluna dikkat edin. Şu anda nüfus patlamasına neden olmanın zamanı değil. Yıllarca vergi rekortmenliğini

Nerden çıktı bu Tami ? (28)

Tami kürsüden inerken yine kaküllerini düzeltmek zorunda kalmıştı. Sitenin bir köşesinde yerleşmeye niyetli olan Tami’nin kediler şurasına katılması

Hayvanlar Şurası…(27)

Cinayetlerin çözümünü devletten bekleyemeyiz. Devlet kendi söküğünü dikemeyen terzi durumunda. Susurluk Skandalı ve daha niceleri. Son 10

“Katiller nerede?” (26)

Bu cinayetlerin göbeğinde Patitan dışından müdahale olmuşsa, işin içinde “derin devlet” var demekti. Oysa derin devlet daha çok insanlar ve onların

Bir cinayet daha mı? (25)

Doğada yaşamaya alışkın olan hayvanların, her türlü canlı mahlukatın yine doğanın koşullarına ayak uydurarak, kendilerinde o gücü bularak

Kediler Doğulu, köpekler Batılı mı? (24)

*Peyami Safa, Fatih-Harbiye adlı romanında Doğu-Batı farkını ele alırken -bu aynı zamanda idealizm ve maddecilik çatışması- kedi ve köpek cinsini ayrı

Polonya Yahudileri gibi…(23)

Kedileri beslemeye başladığımız günden sonra kendimizi ve bize yakın olanları, İkinci Dünya Savaşı’nda işgale uğramış Polonya’da yaşayan Yahudi

Kayıp anaları ve Mernuş…(22)

Ülkede binlerce faili meçhul cinayetlerin, kayıpların olması, bu nedenle bağrı yanık anaların, Cumartesi Anneleri’nin, çocuklarını şehir şehir aramak

Kediler ve Susurluk komedisi…(21)

İnsan hakları filan hikaye. İhlaller gırla gidiyor. Hukukun üstünlüğü değil, üstünlerin hukuku hala geçerli. Kendileri için hak ve özgürlükleri yaygın hale

Pamuk nerde ?..(20)

Komşumuzun minik kızı Ayfer acı haberi verdi: “Pamuk park yerinde hareketsiz duruyor, gördünüz mü? Ölmüş müdür acaba?”

Kedilerin önsezileri…(19)

*Komşularımızdan biri sabah erkenden bağırıyordu. “Kediler arabamın tüm boyasını kazıdılar. Nedir başımıza gelenler. Bunları defedelim gitsinnn.”

Kediler Örgütleniyor… (18)

Sıra bugüne kadar kaybolan, öldürülen iki komşu kedinin başına gelenlerin ne olduğunu öğrenmeye gelmişti.Acaba bu ölümlerde “derin devlet’in

Kediler kongresinde tartışma …(17)

Hem dünyaya geliyoruz, hem yaşam hakkı tanınmıyor. Hem varsınız deniyor, hem yoksunuz. Bu nasıl bir kısır döngüdür? Sorunlarımız var, çözmüyorlar.

Kedi cilveleri… (16)

Bahçeye gelen yabancı kediler arasında “mahallenin aşiftesi” siyah benekli beyaz kediye “ Nataşa” adını uygun görmüştük nedense. Nataşa’nın önüne

Kedileri bekleyen tehlikeler…(15)

Geri kalmış ülke politikacıları dünyanın her köşesinde, “Önce politikacı, sonra insan, daha sonrası hayvanlar” tezini savunuyorlardı. Çünkü

Peri Bacası yıkan başkan (14)

Hristiyanlık öncesi dönemde Güzel Atlar Ülkesi adıyla bilinen Kapadokya yöresinin tarihi ve kültür varlığı olan peri bacalarından birinin yıkılması demek, tarihin “yıkılması” demek. Tarihin “silinmesi” demek.

Katliama müthiş tepki var..(13)

Kütük haline getirdiğiniz o ağaç gövdeleri cehenmem ateşiniz olur inşallah

Ağaç katliamı ve sonrası… (12)

Sitenin yeni bayan başkanınından kedilere karşı operasyon beklerken, otuz yıllık tam 39 ağaçı kökünden kestirmesi bizim için büyük yıkım oldu.

Bayan Başkan koltuğa oturunca…(11)

Yumuşak yürekli olacağını sandığımız bayan başkan “demir yumruklu leydi”yi oynamaya başlamıştı bile….

Şenlikli (!) kongre….(10)

Sanki ABD’nin Irak’ı işgal kararından sonra askerlerin bu ülkeye Türkiye üzerinden girmeleri için hazırlanan teskere oylanıyordu Patitan kongresinde.

“Etnik koloni” işi zorlaştırıyor…(9)

Yavrular yavaş yavaş serpilmeye başladığı için sorumluluğumuz artmış durumdaydı.

Pembe memeli kedi… (8)

Patitan’da derin bir sessizlik hakim. Bu, halkın kedileri benimsediği anlamına gelmiyor. Homurdananlar var, ama aile olarak bizler “duymazlıktan gelelim,

Bebelerrrrr… (7)

Hangi hayvan olursa olsun, tüm hayvanların doğal ortamlarında yaşamalarının doğru olduğuna inanıyordum. Hala da bu düşüncemin arkasındayım.

Mernuş kimden hamile kaldı? (6)

Mernuş’un giderek büyüdüğünü farketmeyişimiz. Çevre apartmanlar arasında turlara çıktığını biliyorduk Mernuş’un. Gizli gizli bir şeyler çevirdiğini hisseder gibiydik.

Mernuş ile tanıştığımız an…(5)

Yüzü, gözleri, duruşu, sessizliği öylesine güzel, öylesine etkileyiciydi ki…

Ana kuzusu olamadı… (4)

*Mernuş, sokak kedisi olarak bir duvar dibinde doğdu, sokak kedisi olarak yaşam mücadelesine atılmak zorunda kaldı..Hayatından hiç şikayetçi değildi.

Gözlerin gözlerime değince… (3)

Kendimi galiba insan gibi hissediyorum kimi zamanlar. Ama bir değişmez gerçek var ki hayvanım ve öyle yaratılmışım.

Farklıdır benim memleketim…(2)

*Şu anda adımınızı attığınız bu minik alanın adı Patitan’dır. Pati’leri ile anılan hayvanların vatanı. Kediler dünyası burası.

Hayvan sevgisi meğer bulaşıcıymış…(1)

KEDİ… Önsöz… Hayvan sevgisi meğer bulaşıcıymış…(1) Hayvanlar âlemine doğru şöyle “yüksek yoğunlukla” yönelmeye, kedilerle ilgili bir şeyler yazmaya karar verdiğimde, hayvan sevgisinin bana çocukluğumda ailemden bulaştığını anladım…

20 Mart 2019 - Çevre


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019 yılının en iyi dizisi sizce hangisiydi?