EFEMÇUKURU’NDA BÜYÜK KAYIP VAR

İzmir Kuyumcular Odası Başkanı Turgay Baransel, Haber Hürriyeti Gazetesi’ne çok önemli açıklamalarda bulundu. İzmir’de çıkarılan Altın’dan alınan yüzde 2 payın çok az olduğunu belirtti. RAPORLAR NE SÖYLÜYOR Az gelişmiş ülkelerde bile madenlerden yüzde 8-10 pay alındığını belirten Başkan Baransel, “Efemçukuru raporları sadece çıkan altının kayıtları var. Gümüş, bakır, çinko, Palatyum, pırlanta, elmas hiç mi yok …

İzmir Kuyumcular Odası Başkanı Turgay Baransel, Haber Hürriyeti Gazetesi’ne çok önemli açıklamalarda bulundu. İzmir’de çıkarılan Altın’dan alınan yüzde 2 payın çok az olduğunu belirtti.

RAPORLAR NE SÖYLÜYOR

Az gelişmiş ülkelerde bile madenlerden yüzde 8-10 pay alındığını belirten Başkan Baransel, “Efemçukuru raporları sadece çıkan altının kayıtları var. Gümüş, bakır, çinko, Palatyum, pırlanta, elmas hiç mi yok orada” diye sordu.

ALTIN ÇOK KAZANDIRDI

Son beş yılda yatırım araçları içinde en çok altının kazandırdığını da belirten Baransel, “Fiyatı 90 TL olan altın şu an 275 TL oldu. Sahtecilere dikkat edin. Altın alırken kuyumcudan kart da alın” diye konuştu.

İzmir Kuyumcular Odası Başkanı Turgay Baransel’in kuyumcuların sorunlarından, sahte altına, kalpazanlıktan, ayar merkezine kadar birçok konuda sorularımıza verdiği cevaplar şöyle:

Sayın Başkan İzmir’de altın sektörünün sorunlarını özetlemek gerekirse neler?

Bu sorunlar sadece İzmirle ilgili değil, Türkiye’yi ilgilendiren bir konu. Şu anda son beş seneye göre değeri en çok artan Altın oldu. Fiyatı 90 TL olan altın şu an 275 TL ve 5 senede 180 TL zam geldi. Bu defa kalpazanlar ortaya çıktı. Devletin Parasını Devlet basıyor. En büyük para 200 TL, bir ata 1900 TL. Kalpazan 5 TL bile bassa 24 yılla yargılanıyor. Ata lira, Çeyrek, yarım bassa dolandırıcılıktan serbest kalıyor. Bunu bilen sahtekarlar, piyasada çirit atmaya başladı. Bu durumda vatandaş kandırılıyor ve mağdur ediliyor. Diyelim ki düğününüz var ve size altınlar takılıyor. Sonra kuyumcuya geldiğinde, kuyumcu anlıyor ve “Bu yarım , çeyrek sahte “ diyor. Vatandaş bu defa, “Vay efendim kuyumcular sahtekar” diyor. Bakın bunlar kuyumcuda bulunmuyor. Bir kuyumcuda bunlar bulunsun içeri tıktırırız. Esnaflığının idam fermanını imzalarız. Şimdi bunları geçtik bir Suriyeli sorunu var. Önüne gelen kuyumcu dükkanı açmaya başladı. Çıraklık, kalfalık, ustalık belgesi yok. Neymiş efendim, İstanbul’da bir şirketi varmış, öyle olunca gelip burada maliyeye kaydolup dükkan açıyor. Bakın burada büyük sıkıntı var. Sattığı ürünler 21 ayar. Türkiye’de 21 ayar ürün yok ki. Bunu alan vatandaş da kazık yiyor, bazen kuyumcu bile dikkat etmezse o da kazık yiyor. Ayar okunmuyor üzerinde. Bir de son günlerde demo ürünler vitrine girmeye başladı piyasaya. O nedir? Adamın bileziği, yok. Bileziğe sarı, pirinçten, gümüşten yaptırıp ürünleri vitrine koymuş. Bir bakıyorsunuz, kuyumcuda her şey var. Var ama bunların hiçbiri altın değil. Bununla ilgili acilen bir Kuyumcular Yasası gelmeli.

Kuyumcu nedir, ne satar ne alır?

Kuyumcu alır ve satar. Çıkmış iki-üç tane avukat ve firma, bizim markaları satamazsınız diyor. Şimdi vatandaş ürünü almış ama bir süre sonra sıkışmış. Gelip bunu satıyor. Kuyumcu da bunu alıp vitrine koyuyor. Bunları satarken işçilik koymuyorsun vatandaş da kazanıyor. Yok bunları gören firmalar, “vay efendim siz bunu nasıl satarsınız” diye şikâyetçi oluyor ve bir sürü cezalar gelmeye başladı. Bunların içinde işgüzar ve yabancılara çalışan avukatlar var. Düşünsenize bir tane Bulgari marka bir yüzüğünüz var çok da güzel, Aldınız veya size hediye edilmiş. Bunları kuyumcuya götürdünüz ve sattınız. Kuyumcu da bunları değerinde aldı ve vitrine koydu. Bir vatandaş da geldi ve almak istiyor. Kuyumcu işçilik ödemediği için mesela 300 lira aşağıya satıyor. Bu ürün vitrinde yakalandığı anda işlem yapılıyor ve hakimler de bu markalı ürün sen satamazsın diyor ve cezayı veriyor. Burada bir sorun var. Markanın üreticisi Yurt dışında. İzmir’de veya İstanbul’da şubesi yok. Sen sıkıştın, bunu nereye satacaksın. Kuyumcu da değil mi. Şu anki yasalar “Yok efendim, satamazsın” diyor. Peki vatandaş ne yapacak. Satmak için yurt dışına mı gidecek? Bit pazarında bir tane markalı ürünü satan adamı siz cezalandırabilir misiniz. Bu da aynı şey. Bununla ilgili başımız büyük dertte. Aslında kuyumculara uygulanabilecek bir sürü yaptırımlar var. Ama bu konuda hiçbir çalışma yok.

Sayın Cumhurbaşkanı’ndan randevu istedik. Geçen gün yine yazdım. İzmir’de bir altın madeni var ve onu Kanadalılar işletiyor. Partililer birbirini suçluyor. “Biz izin vermedik” diyorlar. Biz İzmirliyiz, öyle şey mi olur. “İzmir’in göbeğinde bir altın madeni var. Bu altın nasıl çıkıyor, nasıl işleniyor, nasıl satılıyor, ülkemiz nasıl zarar ettiriliyor bunları dile getirelim” dedim.

Orada çıkan maden eskiden Uşak’ta işleniyordu ve devletin gözetimi altındaydı. Şimdi orada işlenmiyor. “Oradaki sistem arızalandı” diyorlar ve çıkan cevheri Çin’e gönderip orada işliyorlar. “Ne kadar altın çıktı” diyorlar ki mesela 100 kilo. Devlete verdiği yüzde 2. Az gelişmiş ülkelerde bile bu oran yüzde 8-10 arasındadır. Acaba 100 kilo mu, yoksa 200 kilo mu altın çıktı? Kim denetliyor bunu. Bir tane çocuk koymuşlar. İstanbul altın rafinerisinde çalışan biri gözlemci olarak gönderilmiş. İzmir’de bu konuda kimse yok mu? Kuyumcular Odası’ndan istediniz mi böyle bir eleman. Bakınca altının ne kadar olduğunu bilecek yetişmiş ustalarımız kalfalarımız var. Orada çalışan 3-4 bin lira maaş alan bir memur, 280 milyarlık bir altının değerini nereden bilecek? Bu da İzmir’e en büyük zarar. Türkiyemize zarar. Ekonomiye çok büyük zarar. Buradan, hem İzmir’in, hem ülkenin kazanması için gerekiyor. O bölge dünyanın en güzel üzümlerinin yetiştiği bir yer. Kavacık üzümleri orada yetişiyor. Oraları katledildi. Altın Madeninde çalışanlar, o yörenin insanları o nedenle ses çıkarmıyorlar. 10 yıl sonra maden bittiğinde ne iş yapacak o yörenin insanları. O maden bizim… Zoruma giden şu. Bir kuyumcu olarak, Kuyumcular Odası Başkanı olarak, 1972’den beri bu işi yapan sanatkar olarak, bu madenden sadece altın mı çıkıyor? Raporlara giriyorsun, Altın. Burada gümüş yok, bakır yok, çinko yok. Palatyum yok, pırlanta yok. Elmas yok? Öyle bir maden ki sadece altın çıkıyor! Öbürleri nerede? Bunlar hep ülkemize, ekonomiye zarar.

Biz orada bir fon kurulsun. Yarın bu Kanadalılar gittiğinde oradaki insanlarımız için imkanlar yaratalım. Tekrar tarıma, bağcılığa döndürelim. Devlet madenden aldığını yüzde 2 yerine, yüzde 6 yapsın. Yüzde 2’si fona, yüzde 4’ü de devlete kalsın. Bunları dillendiriyoruz ama kimseye anlatamıyoruz derdimizi. İzmir’in hem Ak Partili, hem CHP’li milletvekillerine söyledim. Tamam ilgileneceğiz dediler. Nasıl ilgilenmek bu. “Kazdağlarına, Efem çukuruna kim ÇED raporu verdi” diyorlar. Adamlar 10 yıldır durmadan çalışıyor ve ülkemin madenlerini çıkarıyorlar. Milletvekillerinden umudumuzu kestik, Cumhurbaşkanına da sesimizi duyuramıyoruz.

Bunun için neler yaptınız?

Biz orada eylem yaptık. İşçiler konuşamıyor. Madenin kendi sendikası var. Sendikaya başvursan, sendika da bir şey yapmıyor zira Sendika da onların kontrolünde. Bütün işçilere kredi almışlar. Yöneticinin altında uçağı var. Altın çerceveli gözlükle, kolunda altın saatle dolaşıyor. Ben kuyumcuyum altın saat takmadım. İşin özü ülkemiz sömürülüyor ve buna dur diyecek kimseler çıkmıyor. O nedenle 5 milyon dolar borç bulmak için ülke ülke dolaşıyoruz.

Peki bu altın madenlerini geri alabilmek için neler yapılabilir?

Bu madenler o şirketlere verilmiş. Hiçbir şey yapamayız. İzmir’in, ülkenin kazanması için o sözleşmeler gözden geçirilebilir. Dünyada bu tür madenlerden devletlerin altığı pay yüzde 8-10 arasındadır. Maden şirketleri, ben işçi çalıştırıyorum, vergi veriyorum diyebilir. Tamam da kardeşim sen dünyanın en kıymetli madenini çıkarıyorsun.

Altın fiyatları bu dönemde nasıl bir seyir izler?

Altın fiyatları şu sıralar inişli-çıkışlı bir seyir izliyor. Çinliler dolardan çıkınca altın fiyatları yükselmeye başladı. Dünyada en çok sahte para dolar. Onun için herkes altına dönüyor. Ülkeler de altına dönüyor. Şu an en geçerli akçe altın.

Kısa vadeli yatırım için vatandaşlara ne önerirsiniz?

Altın uzun vadeli bir yatırım olmaktan çıktı. Kısa vade de pirim yapıyor.Yatırımcı, işlenmiş bir ürün almıyor, has olarak alıyor. Borsadan da faizden de çok kazandırdı altın. Son 5 senin en kazançlı yatırımı oldu altın.

Peki altın fiyatları artmaya devam eder mi?

Bilemezsiniz. Bir yerlerde bombalar patlar veya bir ülke 200 ton satar fiyatlar hemen değişir.

Kuyumculuk sektöründe merdiven altı var mı?

İzmir’de iyi durumdayız. Çoğunun denetimleri yapıldı, maliyeye kayıtları var. Mahalle aralarında varsa yakaladıkça, maliyeye kayıtlarını yaptırtıyoruz.

Denetleme yapabiliyor musunuz?

Çimer’den Kuyumcular Odasına bir yazı geldi, biz 30 ilçeyi de denetliyoruz. Denetlemelerin yüzde 70’i tamamlandı. “Kuyumcular düşük ayar altın satıyor” şikayetleri üzerine denetimler artırıldı. Denetlediğimiz yerlere 5 nüsha rapor hazırlıyoruz. İmalatçıları da denetliyoruz. 14 ayar toptancılarını da denetleyeceğiz.

Altında sahtekarlığı nasıl anlarız.

Bilinçli vatandaş kuyumcudan alış-veriş yapıyor. Dışarıda bijuteri olarak satılan bir sürü ürün var. Bilezik, çeyrek, yarım satıyor. Üstelik üzerinde Atatürk baskısı olan Ata lira satıyor. İnternette de bir sürü bulabilirsin. Devlet bunları önlemiyorsa, biz oda olarak ne yapabiliriz ki. Altını kuyumcudan alınız. Alış-veriş yaptığınız zaman kartını mutlaka alınız.

Yarın bir şaibeli durumda ben bu dükkandan aldım dediğiniz zaman kartını almışsanız kuyumcular odası hemen orayı denetler.

İzmir altın piyasasında İstanbul’dan sonra ikinci sıradaydı ama şimdi bunu Kahramanmaraş’a kaptırdı. Buna ne sebep oldu.

İstanbul bir Dünya pazarı ve çok yatırım yapıldı. İzmir’de biz fuar yapamaz olduk. Kahramanmaraş’ta, 30-40 esnafla fuar düzenlendiği zaman, Vaillik, Emniyet Müdürlüğü, Belediye, Ticaret Odası seferber oluyor. Elini taşın altına koyuyor. Biz İzmir’de fuar yaptığımız zaman tüm oda başkanlarını kendi bütçemizden karşılamak zorunda kalıyoruz. Afyondan, Denizli’den, Aydın’dan otobüslerle ziyaretçi getirip, kente katkı sağlarken, kimse bize destek olmuyor. Ne valilik, Ne Belediye, Ne ticaret Odası, Ne de sanayi Odası bize katkı vermiyor. Gelinlik fuarıyla, Mücevharat ve Altın fuarını aynı yerde yapalım bize yer verin dedik. Bizi en arkaya attılar. Bu tür fuarların Gaziemir’de değil kültürpark’ta yapılması gerekiyor. İnsanlar uçakla gelip Gaziemir’den fuara geçiyorlar ve oradan geri dönüyorlar. Yeni fuar alanında düzenlediğimiz sergiler bize katkı koymuyor. Bu konuyu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Tunç Soyer’e bir dosya halinde vereceğiz.

İzmir’in Kuyumculuk Sektöründe gerilere düşmesinin asıl nedeni nedir.

İstanbul bir Dünya piyasası oldu. Müthiş bir kuyumcular kenti kuruldu. Bütün dünya gelip alış-verişi oradan yapıyor. O nedenle fabrikasyon büyük yatırımlar yapıldı. Türkiye altıncılıkta dünyada birinci sırada ama fatura kesilmediğinden gerilerde gözüküyor. İtalya’nın bir sürü ürünü İstanbul’da üretiliyor. Rusya’ya satılan zincirler bile Türkiye’de üretiliyor. Bizden alıp pazarlayan İtalya birinci sırada gözüküyor.

Kuyumculuk sektöründe kalifiye eleman yetişmiyor? Bunun Nedeni nedir?

Eskiden ilkokulu bitirdikten sonra öğrenciler çalışmaya gelirdi. Şimdi ise liseyi bitirdikten sonra geliyor. 17-18 yaşındaki delikanlıya çay söyle dediğimiz zaman ters ters bakıyor. Biz çay da söyledik, su da taşıdık, hata yapınca tokat da yetik. Şimdi 18 yaşındaki çocuğa ne öğretebileceğiz ki. O nedenle eleman yetişmiyor, sanatkar yetişmiyor. Bizde yetişen çocuklar, resmini ver resmini yapardı.

Eleman eksikliğinden bahsediyorsunuz. İşkur’un desteklediği programlardan yararlandınız mı?

Eleman yok ki İş-Kur’un programından yararlanalım. Çırak yok. Yaz tatilinde birkaç eş-dostun çocuğu gelip gidiyor o kadar. Eğitim sisteminde bu açığı gördüler ve yeni düzenlemeler yapıyorlar. Eskiden ehliyeti olan adam kraldı. Şimdi bir üniversite diploması değil iki diplomalılar bile iş bulamıyor. Üniversite mezunları çoğaldı ama sanatkar sayısı azaldı. Sanatkar yetiştirmek istiyorsak, çıraklık eğitimi şart. Sanatkar olan çok para kazanıyor..

İki yıllık eğitim veren meslek yüksek okullarında sanatkar ustalar yetiştirilemez mi? Dokuz Eylül Üniversitesi’nin Gemeloji Bölümü’yle birlikte Ayar/ölçü merkezi kuracaktınız. O proje ne durumda.

Ayar/ölçü merkezi için tüm hazırlıklar tamam. İZKA’dan destek bekliyoruz. İyi bir proje olduğu için birinci sırada gözüküyor. Hem Ege Bölgesi’ne, hem insanlara hem de ülkeye faydalı bir merkez olacak. Gemeloji mezunu öğrencilerimize de iş ve staj imkanı sağlayacak. Her şey hazır iş. Seçimlerde Ayar evi sözümüz vardı. Ayar evini kurduk. Gemoloji Merkezini de kurunca iki sözümüzü de yerine getirmiş olacağız. Merkezde pırlantaların ölçümü yapılıp sertifika verilecek. Bu sertifikalar, Dokuz Eylül Üniversitesi, Kuyumcular Odası ve Ticaret Odası onaylı uluslar arası bir belge olacak. Bu sertikayı da en son teknoloji makinalarla ölçüm yapılarak verilecek.

29 Ekim 2019 - Ekonomi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi